Ezgi SARI
Ankara Kadın Platformu, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleşecek NATO Zirvesi’ öncesi bir basın açıklaması gerçekleştirdi. ne karşı basın açıklaması düzenledi.
Mülkiyeliler Birliği’nde yapılan açıklamada, NATO’nun politikalarının militarist ve patriyarkal zihniyetin bir parçası olduğu ve bu politikaların sonuçlarının en büyük bedelinin kadınlara, LGBTİ+’lara ve çocuklara ödetildiği vurgulandı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Kadınlar olarak biliyoruz ki savaş yalnızca savaş meydanlarında var olmaz. Savaş; kadın bedeni üzerinde kurulan tahakkümde, erkek şiddetinde, sömürüde, yoksullukta, doğanın talanında ve halkların iradesinin yok sayılmasında kendini yeniden üretir. NATO’nun temsil ettiği güvenlik anlayışı da halkların özgürlüğünü değil, iktidarların ve küresel sermaye çevrelerinin çıkarlarını koruyan bir düzeni tahkim etmektedir.
Ortadoğu’da onlarca yıldır süren savaşların, işgallerin ve çatışmaların yarattığı yıkımın arkasında sömürgeci politikalar ve küresel güç mücadeleleri bulunmaktadır. Filistin’den Afganistan’dan Suriye’ye, Rojava’dan İran’a kadar bölge halkları savaşların, ambargoların, müdahalelerin ve güvenlikçi politikaların ağır sonuçlarıyla karşı karşıya bırakılmıştır. Yerinden edilen, yoksullaştırılan, şiddete maruz bırakılan ve yaşam alanları yok edilen milyonlarca insanın hikâyesi, savaşın gerçek yüzünü ortaya koymaktadır.”
OPERASYONLAR KADIN VE LGBTİ+’YA KARŞI
Açıklamada geçtiğimiz günlerde yapılan ev baskınlarının güvenlik politikası değil, savaş politikalarına itiraz edenleri, demokratik muhalefeti ve kadın özgürlük mücadelesini susturmaya yönelik saldırılar olduğu belirtildi. Basın açıklamasında, gözaltıların kadın ve LGBTİ+ hareketini hedef aldığı belirtilerek, gözaltındakilerin derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
Operasyonlarda kadın mücadelesinde öne çıkan isimlerin gözaltına alındığına dikkat çekilerek, “Arkadaşlarımız olan Nursen Güvendir, Şevin Özden ve Elif Torun Öneren , Emel Memiş şahsında kadın hareketinin hedef alınması tesadüf değildir. Bu saldırılar yalnızca birkaç kadına değil; yıllardır erkek şiddetine, savaşa, yoksulluğa ve eşitsizliğe karşı mücadele eden örgütlü kadınların ve LGBTİ+ların iradesine yöneliktir” denildi.
SAVAŞA DEĞİL KADINLARA BÜTÇE
Açıklamada NATO Zirvesi için ayrılan bütçeye de tepki gösterildi. Kadınlar yoksulluğa, hastalığa ve şiddete mahkum edilirken savaşa milyarlar harcanmasının kabul edilemeyeceğinin belirtildiği açıklamada, şöyle denildi:
“Kadınların güçlenmesine yıllık sadece 186 TL, yani günde sadece 51 kuruş layık gören 2026 bütçe anlayışı, Ankara’daki NATO Zirvesi’ne ise tek seferde 10 milyar liraya yakın kaynak akıtıyor. Bu bir tercih meselesidir ve bu bütçe doğrudan kadınlardan, çocuklardan çalınmıştır! Tek bir SİHA gövdesi yerine 25 bin ilkokul çocuğuna tüm yıl ücretsiz yemek verilebilir, tek bir savaş uçağı bütçesiyle 520 ücretsiz kreş açılabilirdi. Dahası, havada tek seferde ateşlenen tek bir güdümlü füzenin 34 milyon liralık maliyetiyle 3 bin 700 kadının ücretsiz HPV aşısı garanti altına alınabilecekken, tek bir modern tankın 631 milyon liralık bedeliyle şiddete maruz kalan kadınlar için 15 adet tam teşekküllü sığınmaevi sıfırdan inşa edilebilirdi.
Bizlerden çalıp paraları akıttıkları NATO bir savaş örgütüdür. NATO Zirvesi adı altında ülkemize gelenler Epstien dosyaları ile isimleri anılan çocuk istismarı failleri ve binlerce insanın ölümünden sorumlu savaş suçlularıdır. Suçlu olan bizler değiliz. Suçlu olan hukuksuzca bizlere saldıran siyasi iktidardır. Ülkemizin topraklarını savaş suçlularına açanlar yıllardır bu memlekette eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren bizlere sokakları kapatmak istiyor. Yasaklarınızı tanımıyoruz. Bize huzur yoksa çocuk istismarı faillerine, kadın düşmanlarına ve savaş suçlularına da huzur yok.”
DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Kadınların özgürlüğünün savaşla değil barışla mümkün olabileceğini belirten açıklamada, Ankara’da kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik artan baskılara, gözaltılara, ev baskınlarına ve fiili yasaklara karşı kadın dayanışmasının büyütülmesi çağrısı yapıldı.
Kaynak: BirGün
