HomeTürkçe HaberlerGündemABD-İran ateşkesi Trump 'Bitti' demeden önce zaten neden çökmüştü?

ABD-İran ateşkesi Trump 'Bitti' demeden önce zaten neden çökmüştü?

Published on

spot_img

Hürmüz Boğazı, Lübnan ve yatırım fonu; Tahran ile Washington’ın hala karşılıklı tavizlerin getireceği ortak faydalara odaklanmak yerine, savaş sonrası düzeni şekillendirmek için sert bir rekabet içinde kilitli kaldığını gösteriyor. Bu da yıpratıcı çatışmadan çıkış yolunu bulmayı zorlaştırıyor.

Kaynak: BBC Türkçe

Latest articles

Kapalıçarşı vurgunun iddianamesi tamamlandı! Kara paranın rotası çıkarıldı

NESLİHAN KESKİN / Haber Merkezi - İstanbul Fatih’teki tarihi Kapalıçarşı’da 2019-2023 yılları arasında yürütüldüğü iddia edilen kara para aklama ağına ilişkin soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, dönemin Kapalıçarşı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fayik Özbey’in de aralarında bulunduğu 504 kişi şüpheli olarak yer aldı. Özbey hakkında “örgütlü olarak suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetme” suçlarından 11 yıl 3 aydan 36 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

Döviz, altın, kripto

Grafiklerde örgütün genel işleyişi, paravan şirketler üzerinden kurulan para transfer ağı, suç gelirlerinin döviz, altın ve kripto varlıklara dönüştürülme yöntemi ile ödeme sistemlerinin işleyişi ayrıntılı olarak gösterildi. Şemalarda ayrıca suç gelirlerinin dönüştürülmesinde kullanılan döviz ve altın büroları, gerçek kişiler ile şirketler arasındaki para trafiği ve örgütün finansal yapılanmasına ilişkin bağlantılar da yer aldı.

İddianamede, şüpheli Fayik Özbey’in Kapalıçarşı merkezli döviz, altın ve kripto varlık dönüşüm ayağında yönetimsel ve belirleyici konumda bulunduğu, örgüt lideri olduğu değerlendirilen Murat Dönmezoğlu’nun kontrolündeki paravan şirketlerden Özbey’in ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlere yüksek tutarlı para transferleri gerçekleştirildiğinin tespit edildiği belirtildi. Söz konusu işlemlerin gerçek ticari faaliyet görünümü altında suç gelirlerinin döviz, altın ve kripto varlık sistemlerine dönüştürülerek katmanlandırma amacını taşıdığı aktarıldı.

İddianamede, Venüs Döviz’in örgüt kontrolündeki paravan şirketlerden gelen suç gelirlerinin toplandığı ve dönüştürüldüğü ana finans merkezlerinden biri olduğu belirtildi. Şirketin 60 farklı şirketle para transfer ilişkisi bulunduğu, bu şirketlerden Venüs Döviz’e 5 milyar 551 milyon 885 bin 941 TL gönderildiği, buna karşılık aynı şirketlere yalnızca 12 milyon 143 bin 35 TL aktarıldığı kaydedildi.

Çarşı aklama merkezi

İddianamede, suç örgütünün kara para aklama yöntemlerini ortaya koyan grafik ve şemalara da yer verildi. Grafiklerde, yasa dışı yollarla elde edilen paranın sisteme nasıl sokulduğu, hangi aşamalardan geçirilerek aklandığı ve yurt dışına nasıl çıkarıldığı adım adım gösterildi. İddianameye göre suç gelirleri, ödeme kuruluşları, elektronik para şirketleri ve sanal POS sistemleri üzerinden dolaşıma sokuldu.Grafiklerde,paranın aracı kişiler üzerinden el değiştirdiği, nakit olarak tutulduğu ve son aşamada yurt dışına transfer edildiği bilgisine yer verildi.

12 milyar liralık para akışı

İddianamede, suç gelirlerinin yurt dışındaki banka hesapları, kripto cüzdanlar, forex işlemleri, fiziki nakit çıkışı ve ticari ödeme görüntüsü verilerek sistem dışına çıkarıldığı belirtildi. Genel işleyişi gösteren grafikte, 176 gerçek kişiden gelen yaklaşık 7.4 milyar liranın kripto varlık Tether’ye dönüştürüldüğü belirtildi. “Suç Örgütünün Genel İşleyişi” grafiğinde, para yatıran gerçek ve tüzel kişilerden sanal POS sistemine 12 milyar liralık para akışı yer aldı.

‘Paranın izi buraya geldi’

Dönemin Kapalıçarşı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fayik Özbey’in “Arkadan bir sürü şikâyet var abi”, “Bu paranın izi buraya geldi diyor”, “Belki bu güne kadar 15 dava olmuş” sözleri iddianamede yer aldı.

Ankara’nın misafirperverliği dünyaya güçlü mesaj verdi! Turizme NATO morali

DUYGU ERDOĞAN İSTANBUL -Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin hemen ardından Türkiye’nin ev sahipliği uluslararası arenada geniş yankı buldu. Dünya liderlerinin ağırlandığı bu zorlu etkinliğin işleyişi, ayrıntılı tüm akışın taraflar için kolaylaştırılması, Türk misafirperverliği dikkat çekti. Böylesine büyük çaplı ve detaylı bir zirvenin başarıyla gerçekleştirilmesi, küresel turizm arenasına da güçlü mesajlar verdi. Turizmciler, böylesine zorlu bir organizasyona ev sahipliği yapan Türkiye’nin özellikle MICE yani kongre turizmi kapsamında ciddi geri dönüşler alacağını ifade ediyor.

'EN ÜST DÜZEYDEYDİ'

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, organizasyonun yalnızca diplomatik açıdan değil, Türkiye’nin güçlü ve yüksek standartlarda hizmet sunabilen bir destinasyon olduğunu göstermesi bakımından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Toplantının aylar süren titiz hazırlıkların ardından başarıyla gerçekleştirildiğini vurgulayan Eresin, Ankara’daki otellerin, kongre merkezlerinin ve tüm hizmet sektörünün Türk misafirperverliğini en üst düzeyde sergilediğini söyledi.

NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmanın, Türkiye’nin istikrarına duyulan uluslararası güvenin önemli bir göstergesi olduğunu ifade eden Eresin, bunun turizm sektörü açısından son derece değerli bir referans niteliği taşıdığını söyledi.

ARKA ARKAYA ZİRVELER

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, “Dünya liderlerinin ağırlandığı; detaylı, zorlu, her bir dakikasının planlanması oldukça ciddi işler isteyen bir organizasyonun başarıyla yapılması, tüm dünyada gözleri üzerinize çeker. Buna bir de Türkiye’nin turizm gücü eklenince geri dönüşlerinin de hızlı olacağını düşünüyoruz” diye konuştu.Türkiye’nin MICE turizminin önemli merkezlerinden olan Antalya’da da uluslararası organizasyonların arka arkaya düzenleneceğini hatırlatan Kavaloğlu, “Ekim ayında 77. Uluslararası Uzay Kongresi, kasımda BM İklim Değişikliği Konferansı (COP31); Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacak. Böylesine büyük çaplı organizasyonlar küçük ve orta ölçekli etkinlikleri daha yoğun ülkemize çekecek” dedi.

'GÜCÜ TESCİLLENDİ'

Zirvenin Ankara’nın uluslararası kongre ve toplantı turizmindeki konumunu güçlendirdiğini belirten Eresin, başkentin gelişmiş altyapısı ve organizasyon kapasitesiyle büyük ölçekli uluslararası etkinliklere başarıyla ev sahipliği yapabilecek bir merkez olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Eresin şöyle devam etti: “Bu organizasyonun başarıyla gerçekleştirilmesinde emeği geçen başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile tüm ilgili bakanlıklarımıza, Ankara Valiliğimize, güvenlik güçlerimize ve misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlayan tüm turizm sektörü çalışanlarına teşekkür ediyorum. Türkiye, bu toplantıyla diplomatik gücünü değil, ev sahipliği kapasitesini ve turizmdeki uluslararası rekabet gücünü göstermiştir.”

YEMEK KÜLTÜRÜ KONUŞULDU

Zirvede en çok Türkiye’nin zengin mutfak kültürü ve dolasıyla yemekleri konuşuldu. Farklı yörelerden farklı lezzetler; liderler, bürokratlar ve yabancı basının dilinden düşmedi. Türkiye’nin dünya çapında şeflerinin elinden çıkan davet menüleri ise fark yarattı. Liderler gala yemeğini Şef Fatih Tutak hazırladı. Uluslararası heyetlere resmi davet için Şef Sinem Özler mutfaktaydı. First Lady’lere sunulan öğle yemeği ise Osman Sezener’in elinden çıktı. Aynı zamanda Michelin yıldızlı şefler, her bir tabakta Anadolu’nun farklı coğrafyalarının farklı izlerini masalara taşıdı. Bu gastronomi şovu, Türkiye’nin turizmi 81 ile yayma hedefleriyle uyumlu olarak dünya kamuoyunda yankı buldu.

Havalı selamlama kusursuz planlama

AYDIN HASAN / ANKARA - ABD Başkanı Donaldp Trump, 7 Temmuz’da hem ziyarette bulunmak hem de NATO Zirvesi’ne katılmak için Ankara’ya geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trump’ı Ankara Havalimanı’nda karşıladı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki karşılamada ise Trump’ın merasim kıtasını “Merhaba asker” diye selamlamasının hemen ardından Türk Yıldızları, tören alanınınüzerinden altı uçak ile selamlama geçişi yaptı. Bu görüntü, uçakların saniyelik zaman ayarlamasını nasıl yaptığı sorularına neden oldu. Milliyet’in aldığı bilgiye göre zamanlama ana hatlarıyla şöyle sağlandı:

Atatürk imzası

Fatih Danacı tarafından “Bir Yıldızın Doğuşu” isimli kitapta yazılanlara göre; uçakların gövdesinde pilot isimlerinin yanı sıra Atatürk’ün imzası bulunuyor. Havacılık terminolojisinde kanat sallama telsiz arızası anlamına gelirken, Türk Yıldızları’nın gösteri sırasında terste yaptığı bu hareket seyirciyi selamlamak için kullanılıyor.

MSB: Kusursuz senkronizasyon

Milli Savunma Bakanlığı, “İşte karşınızda, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kusursuz zaman yönetimi ve koordinasyonu. Gökyüzündeki bu kusursuz senkronizasyon, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yüksek disiplinini, üstün planlama yeteneklerini ve profesyonelliğini bir kez daha sergiledi” açıklaması yaptı.

Prova uçuşu yapıldı

Türk Yıldızları, 5 Temmuz’da 15.15-15.30 sıralarında prova uçuşu yaptı. Prova, Trump’ın program saatine uygun olarak gerçekleşti.

Geçiş, hassas bir zaman planlamasıyla icra edildi. Tören programı ayrıntılı şekilde analiz edilerek, geçiş anına kadar olan aşamalar detaylıca planlandı ve ilgili unsurlar arasında gerekli koordinasyon sağlandı.

1.5 dakikalık mesafe

Geçiş, “Merhaba asker” selamının tam 10 saniye sonrasında gerçekleşecek şekilde tasarlandı. Motor çalıştırma ve kalkış zamanlamasının hassasiyetle koordine edilmesinin ardından, geçiş noktasına kalkışı takiben 1 dakika 30 saniyelik mesafede bekleme yapıldı.

Yerdeki akış ve zamanlama telsizdentakip edildi. Türk Yıldızları Basın ve Halkla İlişkiler Subayı tarafından aktarılan bilgileri esas alan Tim Lideri, hava süratini hassas şekilde ayarladı.

Saniyeler seviyesindeki bu hassas zamanlama; detaylı planlama, etkin koordinasyon, disiplinli ekip çalışması ve üstün uçuş hassasiyetinin bir sonucu olarak hayata geçirildi.Türk pilotlarının yüksek eğitim seviyesini, zaman yönetimindeki titizliğini ve görev disiplinini ortaya koyan bu geçiş;bu önemli organizasyonda Türk havacılığının ulaştığı seviyeyi bir kez daha gözler önüne serdi.

En deneyimli pilotlarseçiliyor

1992’de kurulan Türk Yıldızları, Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde görev yapan ilk ve tek ulusal akrobasi gösteri ekibi. Konya’da 3. Ana Jet Üs Komutanlığında konuşlu bulunan 134. Akrobasi Filo Komutanlığı bünyesinde faaliyet gösteriyor. Filoda, 7 pilot görev yapıyor. Pilotlar, en deneyimli, yüksek uçuş saatine sahip, refleksleri en güçlü savaş pilotları arasından özel testlere tabi tutularak seçiliyor. Gösteri esnasında vücut ağırlıklarının 9 katına kadar çıkan G kuvvetine maruz kalan pilotlar, bazen 30 güne kadar uzayan yoğun gösteri trafiğinde ortalama 4 kilo kaybediyor.

Liderlere Ankara hatırası: Revolver

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderlere özel üretim revolver tabanca hediye etti. Üzerlerinde liderlerin isimleri bulunan silahlariçin ihracat belgeleri de düzenlendi. Litvanya Devlet Başkanı Gitanas Nauseda,hediye edilen MKE üretimi Gümüşay 357 Magnum tabancanın fotoğrafını paylaştı. Silahın bulunduğu ahşap kutuda Türkçe ve İngilizce “Gümüşay, ülkemizde üretilen ilk revolver tabanca” ifadeleri yer alıyor.

İngiltere Başbakanı Starmer, revolveri ülkesine götürmedi. İngiltere’ye ateşli silah sokulamadığından silahın ateş edemeyecek hale getirildikten sonra gönderilmesi bekleniyor. Kanada Dışişleri Bakanlığı da silahın ateşlenmemek üzere etkisiz hale getirileceğini duyurdu. Yetkililer, hediyenin bir kamu kurumu veya müzede sergilenmesinin değerlendirildiğini açıkladı.İtalya Başbakanı Meloni’nin hediyesininbaşbakanlıkta olduğu kaydedildi.

Silahın özellikleri

Gümüşay 357 Magnum, Colt’un çift hareketli revolveri Python modelinin tasarımından ilham alınarak üretilen, altı fişek kapasiteli bir toplu tabanca. Dayanıklı metal yapıyasahip. Çift bazlı güçlü barut yapısı sayesinde yüksek kinetik enerji üreten, kolluk kuvvetleri ve kişisel savunmada sıkça tercih edilen bir mühimmat kullanıyor. Şarjörlü tabancalardan farklı olarak, tutukluk yapma ihtimalinin olmaması ve her an atışa hazır olması tercih sebebi.

More like this

Kapalıçarşı vurgunun iddianamesi tamamlandı! Kara paranın rotası çıkarıldı

NESLİHAN KESKİN / Haber Merkezi - İstanbul Fatih’teki tarihi Kapalıçarşı’da 2019-2023 yılları arasında yürütüldüğü iddia edilen kara para aklama ağına ilişkin soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, dönemin Kapalıçarşı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fayik Özbey’in de aralarında bulunduğu 504 kişi şüpheli olarak yer aldı. Özbey hakkında “örgütlü olarak suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetme” suçlarından 11 yıl 3 aydan 36 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

Döviz, altın, kripto

Grafiklerde örgütün genel işleyişi, paravan şirketler üzerinden kurulan para transfer ağı, suç gelirlerinin döviz, altın ve kripto varlıklara dönüştürülme yöntemi ile ödeme sistemlerinin işleyişi ayrıntılı olarak gösterildi. Şemalarda ayrıca suç gelirlerinin dönüştürülmesinde kullanılan döviz ve altın büroları, gerçek kişiler ile şirketler arasındaki para trafiği ve örgütün finansal yapılanmasına ilişkin bağlantılar da yer aldı.

İddianamede, şüpheli Fayik Özbey’in Kapalıçarşı merkezli döviz, altın ve kripto varlık dönüşüm ayağında yönetimsel ve belirleyici konumda bulunduğu, örgüt lideri olduğu değerlendirilen Murat Dönmezoğlu’nun kontrolündeki paravan şirketlerden Özbey’in ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlere yüksek tutarlı para transferleri gerçekleştirildiğinin tespit edildiği belirtildi. Söz konusu işlemlerin gerçek ticari faaliyet görünümü altında suç gelirlerinin döviz, altın ve kripto varlık sistemlerine dönüştürülerek katmanlandırma amacını taşıdığı aktarıldı.

İddianamede, Venüs Döviz’in örgüt kontrolündeki paravan şirketlerden gelen suç gelirlerinin toplandığı ve dönüştürüldüğü ana finans merkezlerinden biri olduğu belirtildi. Şirketin 60 farklı şirketle para transfer ilişkisi bulunduğu, bu şirketlerden Venüs Döviz’e 5 milyar 551 milyon 885 bin 941 TL gönderildiği, buna karşılık aynı şirketlere yalnızca 12 milyon 143 bin 35 TL aktarıldığı kaydedildi.

Çarşı aklama merkezi

İddianamede, suç örgütünün kara para aklama yöntemlerini ortaya koyan grafik ve şemalara da yer verildi. Grafiklerde, yasa dışı yollarla elde edilen paranın sisteme nasıl sokulduğu, hangi aşamalardan geçirilerek aklandığı ve yurt dışına nasıl çıkarıldığı adım adım gösterildi. İddianameye göre suç gelirleri, ödeme kuruluşları, elektronik para şirketleri ve sanal POS sistemleri üzerinden dolaşıma sokuldu.Grafiklerde,paranın aracı kişiler üzerinden el değiştirdiği, nakit olarak tutulduğu ve son aşamada yurt dışına transfer edildiği bilgisine yer verildi.

12 milyar liralık para akışı

İddianamede, suç gelirlerinin yurt dışındaki banka hesapları, kripto cüzdanlar, forex işlemleri, fiziki nakit çıkışı ve ticari ödeme görüntüsü verilerek sistem dışına çıkarıldığı belirtildi. Genel işleyişi gösteren grafikte, 176 gerçek kişiden gelen yaklaşık 7.4 milyar liranın kripto varlık Tether’ye dönüştürüldüğü belirtildi. “Suç Örgütünün Genel İşleyişi” grafiğinde, para yatıran gerçek ve tüzel kişilerden sanal POS sistemine 12 milyar liralık para akışı yer aldı.

‘Paranın izi buraya geldi’

Dönemin Kapalıçarşı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fayik Özbey’in “Arkadan bir sürü şikâyet var abi”, “Bu paranın izi buraya geldi diyor”, “Belki bu güne kadar 15 dava olmuş” sözleri iddianamede yer aldı.

Ankara’nın misafirperverliği dünyaya güçlü mesaj verdi! Turizme NATO morali

DUYGU ERDOĞAN İSTANBUL -Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin hemen ardından Türkiye’nin ev sahipliği uluslararası arenada geniş yankı buldu. Dünya liderlerinin ağırlandığı bu zorlu etkinliğin işleyişi, ayrıntılı tüm akışın taraflar için kolaylaştırılması, Türk misafirperverliği dikkat çekti. Böylesine büyük çaplı ve detaylı bir zirvenin başarıyla gerçekleştirilmesi, küresel turizm arenasına da güçlü mesajlar verdi. Turizmciler, böylesine zorlu bir organizasyona ev sahipliği yapan Türkiye’nin özellikle MICE yani kongre turizmi kapsamında ciddi geri dönüşler alacağını ifade ediyor.

'EN ÜST DÜZEYDEYDİ'

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, organizasyonun yalnızca diplomatik açıdan değil, Türkiye’nin güçlü ve yüksek standartlarda hizmet sunabilen bir destinasyon olduğunu göstermesi bakımından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Toplantının aylar süren titiz hazırlıkların ardından başarıyla gerçekleştirildiğini vurgulayan Eresin, Ankara’daki otellerin, kongre merkezlerinin ve tüm hizmet sektörünün Türk misafirperverliğini en üst düzeyde sergilediğini söyledi.

NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmanın, Türkiye’nin istikrarına duyulan uluslararası güvenin önemli bir göstergesi olduğunu ifade eden Eresin, bunun turizm sektörü açısından son derece değerli bir referans niteliği taşıdığını söyledi.

ARKA ARKAYA ZİRVELER

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, “Dünya liderlerinin ağırlandığı; detaylı, zorlu, her bir dakikasının planlanması oldukça ciddi işler isteyen bir organizasyonun başarıyla yapılması, tüm dünyada gözleri üzerinize çeker. Buna bir de Türkiye’nin turizm gücü eklenince geri dönüşlerinin de hızlı olacağını düşünüyoruz” diye konuştu.Türkiye’nin MICE turizminin önemli merkezlerinden olan Antalya’da da uluslararası organizasyonların arka arkaya düzenleneceğini hatırlatan Kavaloğlu, “Ekim ayında 77. Uluslararası Uzay Kongresi, kasımda BM İklim Değişikliği Konferansı (COP31); Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacak. Böylesine büyük çaplı organizasyonlar küçük ve orta ölçekli etkinlikleri daha yoğun ülkemize çekecek” dedi.

'GÜCÜ TESCİLLENDİ'

Zirvenin Ankara’nın uluslararası kongre ve toplantı turizmindeki konumunu güçlendirdiğini belirten Eresin, başkentin gelişmiş altyapısı ve organizasyon kapasitesiyle büyük ölçekli uluslararası etkinliklere başarıyla ev sahipliği yapabilecek bir merkez olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Eresin şöyle devam etti: “Bu organizasyonun başarıyla gerçekleştirilmesinde emeği geçen başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile tüm ilgili bakanlıklarımıza, Ankara Valiliğimize, güvenlik güçlerimize ve misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlayan tüm turizm sektörü çalışanlarına teşekkür ediyorum. Türkiye, bu toplantıyla diplomatik gücünü değil, ev sahipliği kapasitesini ve turizmdeki uluslararası rekabet gücünü göstermiştir.”

YEMEK KÜLTÜRÜ KONUŞULDU

Zirvede en çok Türkiye’nin zengin mutfak kültürü ve dolasıyla yemekleri konuşuldu. Farklı yörelerden farklı lezzetler; liderler, bürokratlar ve yabancı basının dilinden düşmedi. Türkiye’nin dünya çapında şeflerinin elinden çıkan davet menüleri ise fark yarattı. Liderler gala yemeğini Şef Fatih Tutak hazırladı. Uluslararası heyetlere resmi davet için Şef Sinem Özler mutfaktaydı. First Lady’lere sunulan öğle yemeği ise Osman Sezener’in elinden çıktı. Aynı zamanda Michelin yıldızlı şefler, her bir tabakta Anadolu’nun farklı coğrafyalarının farklı izlerini masalara taşıdı. Bu gastronomi şovu, Türkiye’nin turizmi 81 ile yayma hedefleriyle uyumlu olarak dünya kamuoyunda yankı buldu.