HomeTürkçe HaberlerABD birlikleri Orta Doğu'ya ulaştı, savaşta 'yeni aşama' senaryosu yazıldı! 'Haftalarca sürebilecek...

ABD birlikleri Orta Doğu'ya ulaştı, savaşta 'yeni aşama' senaryosu yazıldı! 'Haftalarca sürebilecek operasyon'

Published on

spot_img

MİLLİYET.COM.TR – İsrail-İran-ABD arasındaki savaş 30. gününde sürerken, Pentagon’un, ABD Başkanı Trump’ın savaşı tırmandırmayı seçmesi halinde çatışmanın tehlikeli “yeni bir aşamasına” dönüşebilecek bir süreç kapsamında İran’da haftalar sürebilecek kara operasyonlarına hazırlandığı belirtildi.

Söz konusu gelişme, ABD’nin 3 bin 500 ABD askerinin olduğu “USS Tripoli” hücum gemisinin Orta Doğu’daki ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) görev alanına ulaşmasından sonra yaşandı.

‘ÖZEL OPERASYON KUVVETLERİ İLE BASKINLAR’

Washington Post’un haberine göre yetkililer, herhangi bir potansiyel kara operasyonunun tam ölçekli bir işgalin altında kalacağını ve bunun yerine Özel Operasyon kuvvetleri ile konvansiyonel piyade birliklerinin karışımından oluşan baskınları içerebileceğini söyledi.

Habere göre böylesi bir görev, ABD personelini İran’a ait insansız hava araçları ve füzeler, kara ateşi ve el yapımı patlayıcılar dahil olmak üzere çeşitli tehditlere maruz bırakabilir. Cumartesi günü itibarıyla Trump’ın Pentagon’un planlarının tamamını, bir kısmını ya da hiçbirini onaylayıp onaylamayacağı belirsizdi.

Uzmanlara göre Trump yönetimi son günlerde savaşın sona ermek üzere olduğunu ilan etmek ile savaşı büyütme tehdidinde bulunmak arasında gidip geldi.

‘ONLARA CEHENNEM YAŞATMAYA HAZIR’

ABD Başkanı, çatışmayı sona erdirmek için müzakere arzusuna işaret ederken, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Tahran’daki rejimin nükleer hedeflerinden vazgeçmemesi ve ABD ile müttefiklerine yönelik tehditlerini sona erdirmemesi halinde Trump’ın “onlara cehennemi yaşatmaya hazır” olduğunu söyledi.

Leavitt, “Başkomutana azami seçenek sunmak için hazırlık yapmak Pentagon’un görevidir. Bu, Başkan’ın bir karar verdiği anlamına gelmez” dedi.

HARK ADASI VE HÜRMÜZ BOĞAZI SENARYOSU

Yetkililer, yönetim içindeki görüşmelerde son bir ayda, Basra Körfezi’ndeki İran’ın önemli bir petrol ihracat merkezi olan Hark Adası’nı ele geçirilmesi ve Hürmüz Boğazı yakınlarındaki diğer kıyı bölgelerine yönelik, ticari ve askeri gemileri hedef alabilecek silahların bulunup imha edilmesine dönük baskınların da ele alındığını söyledi.

‘AYLAR DEĞİL, HAFTALAR SÜREBİLİR’

ABD basınına konuşan uzman bir isim, söz konusu hedeflerin gerçekleştirilmesinin muhtemelen “aylar değil, haftalar” süreceğini söyledi. Bir diğeri ise olası süreyi “birkaç ay” olarak belirledi.

‘TRUMP, ASKER GÖNDERMİYORUM’ DEMİŞTİ

Trump, 20 Mart’ta Oval Ofis’te yaptığı açıklamada gazetecilere, “Hiçbir yere asker göndermiyorum. Gönderecek olsam da size kesinlikle söylemezdim ama asker göndermiyorum” dedi.

Dışişleri Bakanı Marco Rubio, savaşın artan ekonomik maliyetlerinden endişe duyan ABD müttefiklerinin katıldığı bir toplantının ardından Fransa’da gazetecilere yaptığı açıklamada, bunun “uzun sürecek bir çatışma olmayacağını” söyledi.

‘KARA BİRLİKLERİ TÜM HEDEFLERE ULAŞABİLİR’

Operasyonun planlanandan ileride olduğu yönündeki sık kullanılan fakat belirsiz yönetim değerlendirmesini yineleyen Rubio, ABD’nin “kara birlikleri olmadan tüm hedeflerine ulaşabileceğini” ifade etti.

‘SON DARBE’ HAZIRLIĞI

Rubio’nun açıklamaları, Axios’un Pentagon’un İran’a karşı hem kara kuvvetlerini hem de geniş çaplı bir bombardıman kampanyasını içerebilecek bir “son darbe” hazırlığında olduğunu bildiren haberinin ardından geldi.

AXİOS VE WALL STREET JOURNAL’DAN ‘10 BİN ASKER KONUŞLANDIRMA’ İDDİASI

Axios ve The Wall Street Journal da son günlerde yönetimin, halihazırda bölgede bulunanlara ek olarak 10 bin kara askerinin daha Orta Doğu’ya konuşlandırılmasını değerlendirdiğini bildirdi.

ABD’NİN SAVAŞ KAYIPLARI

Geçtiğimiz ay içinde 13 ABD askeri çatışmalarda hayatını kaybetti. Bunların altısı Irak’ta bir uçak kazasında, altısı Kuveyt’teki Port Shuaiba’ya yönelik bir insansız hava aracı saldırısında ve biri de Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’ne yönelik bir saldırıda öldü.

Yetkililer, Orta Doğu genelinde en az yedi ülkedeki ABD tesislerini hedef alan İran’a ait misilleme saldırılarında 300’den fazla askerin insansız hava araçları ve füzeler nedeniyle yaralandığını, bunların en az 10’unun ağır yaralı olduğunu belirtti.

ANKETLERDE BELİRGİN FARK

Son anketlere göre, ABD muharip birliklerinin İran topraklarına konuşlandırılması ihtimali Amerikalılar arasında ciddi bir muhalefetle karşılaşıyor.

Associated Press ile NORC at the University of Chicago tarafından ortaklaşa yapılan bir ankete göre, katılımcıların yüzde 62’si İran’da kara birliklerinin kullanılmasına güçlü şekilde karşı çıkarken, yalnızca yüzde 12’si bunu destekliyor.

Katılımcılar, ABD’nin İran’daki askeri hedeflere hava saldırısı düzenleyip düzenlememesi konusunda ise daha eşit şekilde bölündü; yüzde 39 karşı çıkarken yüzde 33 destek verdi.

ABD askerlerinin Hark Adası’nı ele geçirebileceğine dair kamuoyundaki spekülasyonlara rağmen, Uzmanlar bu tür bir görevin önemli riskler barındırdığını söyledi. Analizlere göre, ABD kuvvetlerinin ada etrafına mayın döşemesi ve burayı İran’ı Hürmüz Boğazı’na yerleştirdiği mayınları temizlemeye zorlamak için bir baskı unsuru olarak kullanması daha güvenli olabilir.

‘O YERDE BULUNMAK İSTEMEZDİM’

Washington Post’a konuşan emekli bir ABD ordu subayı, “Iran’ın insansız hava araçları ve belki topçu ateşi yağdırma kapasitesi varken o küçük yerde bulunmak istemezdim” ifadelerini kullandı.

Emekli subaya göre daha akıllı bir kara görevi, ABD birliklerinin ticari ve askeri gemicilik için tehdit oluşturan bazı İran kıyı askeri tesislerini “temizlemesi” olabilir. Habere göre bu tesislerin bazıları şu anda tehdit altında olan hayati bir petrol sevkiyat rotası olan Hürmüz Boğazı yakınında, diğerleri ise muhtemelen kıyı boyunca daha kuzeyde bulunuyor.

“Bence birliklerin uzun süre belirli bir yerde konuşlanmaması daha iyi” diyen uzman isim, “Hareketlilik, kuvvet korumanın bir parçasıdır, hareket halinde olup baskınlar yaparlarsa, girip çıkarlar” ifadelerini kullandı.

‘PETROL ALTYAPISI ABD KUVVETLERİNE KARŞI KULLANILABİLİR’

ABD basınına konuşan emekli subay, “İran’ın elit gücü olan Devrim Muhafızları Ordusu’nun mevzilenip savaşması muhtemel ve bu güçler Hark Adası’ndaki değerli petrol altyapısını ABD kuvvetlerine karşı savunmalarının bir parçası olarak kullanabilir” dedi.

‘SAVAŞ OYUNLARI YAPILDI’

ABD ordusunun İran’da kara harekatı planlarına aşina başka bir eski üst düzey savunma yetkilisi, bu planların kapsamlı olduğunu söyledi. Uzman isim, “Savaş oyunları yapıldı” dedi ve “Bu son dakika planlaması değil” ifadelerini kullandı.

‘EN BÜYÜK ZORLUK…’

Yetkiliye göre İran topraklarının ele geçirilmesi, İran rejimini utandıracak ve gelecekteki müzakerelerde değerli pazarlık kozları yaratacaktır. Yetkili, en büyük zorluğun ele geçirilen bölgelerdeki ABD birliklerini korumak olacağını da ekledi.

Üst düzey savunma yetklisi, “Hark Adası’ndaki personeli korumak zorundasınız” dedi. “Zor olan bu. Ele geçirmek zor değil. Oradayken adamlarınızı korumak zor” ifadelerini kullandı.

3 BİN 500 ABD ASKERİ ORTA DOĞU’DA

ABD, 3 bin 500 ABD askerinin olduğu “USS Tripoli” hücum gemisinin Orta Doğu’daki ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) görev alanına ulaştığını duyurdu.

CENTCOM’dan yapılan açıklamada, geminin 27 Mart’ta Komutanlığın yetki alanına ulaştığı kaydedildi.
Açıklamada, hücum gemisinin 3 bin 500 denizci ve deniz piyadesinin yanı sıra nakliye ve taarruz savaş uçaklarına ev sahipliği yaptığı belirtildi.

Amerikan basınına göre, ABD, bölgeye halihazırda 5 bini deniz piyadesi, 2 bini hava indirme birliği olmak üzere 7 bin askerini yönlendirmiş durumda bulunuyor.

İsrail-İran-ABD savaşı 30. gününde! Tahran’dan misilleme: 2 dev tesis hedef alındı
Nükleeri vurursan Hürmüz’ü kapatırım! 2002’de tatbikat 24 yıl sonra kayıp: ‘ABD ordusu savunmasız’

Kaynak: Milliyet

Latest articles

Taşan çayın sularına kapıldı. 4 saatlik operasyonla kurtarıldı

Aydın'da taşan çayın sularına kapılan sürücü kurtarıldı.

Son dakika… Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 'Süreç bitmedi' diyerek bir ilçeyi uyardı: 6.5 büyüklüğünde deprem potansiyeli var

Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 1970 Gediz depreminin 56. yıl dönümü dolayısıyla Kütahya'nın Gediz ilçesinde düzenlenen konferansa katıldı. Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Kütahya ve çevresindeki fay hatlarını değerlendiren Üşümezsoy, özellikle Simav fayıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

İlginizi Çekebilir

Simav fayının stresini tam olarak boşaltmadığını belirten Üşümezsoy, bu fayın 6.5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Kütahya'daki deprem hareketliliğini "piyano tuşlarına" benzeten Üşümezsoy, asıl riskin Simav, Sındırgı ve Gediz hattında yoğunlaştığını vurguladı. Kütahya merkezin ise konumu itibarıyla daha düşük risk taşıdığını belirtti.

"6.5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM ÜRETME POTANSİYELİ BULUNUYOR"

2011 yılında meydana gelen Simav depremine de değinen Üşümezsoy, "5.9 büyüklüğündeki o deprem süreci bitirmedi. Yaklaşık 25-30 kilometre uzunluğundaki fayın tek parça kırılması halinde 6.5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunuyor. Simav'ın bu fayın üzerine kurulmuş olması riski artırıyor" dedi.

BÖLGEDE 'DEPREM FIRTINASI' UYARISI

Emet ve Yeşildere bölgesinde yaşanan sık sarsıntıların "deprem fırtınası" olarak nitelendirilebileceğini söyleyen Üşümezsoy, sıcak su kaynaklarının fay hareketlerini etkilediğini belirtti. Bu bölgede büyük bir depremden ziyade çok sayıda küçük kırılmanın yaşandığını ifade etti.

GEDİZ VE ÇEVRESİ İÇİN DİKKAT ÇEKEN DETAY

Gediz'in 1970 yılında meydana gelen büyük depremle enerjisinin büyük kısmını boşalttığını dile getiren Üşümezsoy, Sındırgı'daki fayların parçalı yapısının ise büyük depremleri sınırlayan bir etken olduğunu kaydetti.

28 Mart 1970 tarihinde Gediz'de meydana gelen ve 7.2 büyüklüğünde ölçülen depremde bin 86 kişi hayatını kaybetmiş, bin 260 kişi yaralanmış, ilçe merkezi ise daha sonra farklı bir alana taşınmıştı.

ABD birlikleri Orta Doğu'ya ulaştı, savaşta 'yeni aşama' senaryosu yazıldı! 'Haftalarca sürebilecek operasyon'
Galatasaray'a Zaniolo piyangosu! Bonservis bedeli belli oldu

Her savaşta geri dönen uçak! 'Uçağı olan silah' için son cephe İran mı?

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları hâlihazırda devam ediyor. İran ise bu saldırılara cevap olarak Orta Doğu’da bulunan ABD üslerini ve İsrail’i füzeler vedronesistemleriyle hedef alıyor. Açık kaynaklara yansıyan bilgilere göre ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında ağırlıklı olarak F-15, F-35 ve F-18 gibi savaş uçakları kullandığı görülüyor. Ancak son dönemde bu uçakların arka planında kalmış olan ve aslında savaşın başından bu yana aktif olarak kullanılan başka bir savaş uçağı ön plana çıkmaya başladı: A-10ThunderboltII yakın hava desteği uçağı. Temelde bir tank avcısı olan ve uzun yıllardır emekli edilmeye çalışılan A-10 uçakları, hâlihazırda ABD’nin Irak ve Hürmüz Boğazı’nda İran’a karşı yürüttüğü operasyonda önemli bir rol oynamaya başladı. A-10 uçaklarının savaş bölgesinde faaliyetlerini tekrar artırmasının ardından Amerikan kamuoyunda bu uçağın emekli edilmemesi yönünde çağrılar artmaya başladı. Uzmanlara göre “Önce silah sonra uçak” mantığıyla tasarlanan A-10, 1980’li yıllardan bu yana benzer bir döngüyü yaşıyor. ABD ordusunun daha önce 2030 yılına kadar elindeki tüm A-10 uçaklarını emekli etmek yönünde planlar yaptığı biliniyor. Ancak İran’da yaşanan gelişmelerin ardından A-10’un geçmişte yaşadığı “emeklilik döngüsü” bir kez daha tekrar edebilir.

Alıntı Metni

SOĞUK SAVAŞ SONA ERİNCE GÖZDEN DÜŞTÜ

ABD ordusunun yakın hava desteği uçağının seçilmesi için açılan ihaleye Hughes,Philco-Ford, GeneralAmericanTransportationve GeneralElectricşirketleri yanıt verdi. Yapılan testlerde finale GeneralElectricvePhilco-Ford şirketleri kaldı. İhale sona erdiğinde kazanan, GeneralElectricşirketinin GAU-8/AAvengertopu olmuştu. Projede kullanılacak silahın seçilmesinin ardından bu silahın hangi uçak gövdesi üzerinde olacağına yönelik yarışma başladı.FairchildRepublic(YA-10) veNorthrop(YA-9) prototiplerinin yarıştığı ihalede kazanan YA-10 oldu. İlk uçuşunu 1972 yılında yapan YA-10, 1976 yılından itibaren ABD ordusunda A-10 adıyla hizmete girdi.

İsrail-İran-ABD savaşı 30. gününde! Tahran'dan misilleme: 2 dev tesis hedef alındı



GAU-8/AAvengertopu

A-10, ana silahı olan GAU-8/AAvengeradlı, dakikada 3 bin 900 mermi ateşleyen 30 mm’lik yedi namluluGatlingtopunun etrafında inşa edildi. Tank avcısı olarak adlandırılan topun kendisi yaklaşık 280 kilogram ağırlığındaydı ve mühimmat yüklendiğinde bu ağırlık bin 800 kilograma kadar çıkıyordu. Mühendisler, uçağın iniş takımını GAU-8/A topuna yer açabilmek için sağa doğru kaydırmıştı. Uçak, pilotun etrafını saran bir zırh korumasına sahipti. A-10 eşine az rastlanır şekilde önce silah, sonra uçak mantığıyla tasarlanmıştı ve birçok kişinin gözünde silahı olan bir uçak olarak değil, uçağı olan bir silah olarak görülüyordu. Ancak A-10, tüm bu özelliklerine rağmen hizmete girdikten kısa süre içinde tartışma konusu hâline gelmişti. 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından askerî bütçelerde büyük kesintilere gidilmişti ve birçok ülke bu ortamda tek görevleri olan uçakları tercih etmek yerine çok rollü savaş uçaklarını tercih etmeye başlamıştı. A-10 uçaklarının hizmet dışı bırakılmasına yönelik tartışmalar başlamıştı. Ancak tam da bu tartışmaların yaşandığı sırada Orta Doğu’da etkisi zaman zaman hâlâ hissedilen bir olay patlak vermek üzereydi: Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak, Kuveyt’i işgal etmişti ve ABD bu işgale sert bir müdahale etmeye hazırlanıyordu.

Alıntı Metni

“EMEKLİLİK DÖNGÜSÜ”NE GİRDİ

1990’lı yılların ortasında ABD Hava Kuvvetleri, A-10 uçaklarını hizmet dışı bırakmak için tekrar planlama yapmaya başladı. Ancak tam da bu noktada Balkanlar’da yaşanan karışıklıklar sebebiyle ABD’nin bölgede yapacağı konuşlandırmada A-10 uçaklarına yeniden görev verildi. Balkanlar’a konuşlandırılan uçaklar, Bosna ve Kosova’da yakın hava desteği ve ileri hava kontrolü sağladı. Takvimler 2001 yılını gösterdiğinde, tıpkı Orta Doğu’nun kaderi gibi A-10’un da kaderi değişti. 11 Eylül saldırıları sonrasında ABD, Afganistan ve Irak’ta geniş çaplı bir işgale başladı ve A-10 uçakları bu işgaller sırasında karadaki birlikleri desteklemek için önemli rol oynadı. Emekli edilmek istenen A-10’lar bir anda kara birliklerinin favorisi hâline gelmişti ve hemen her çatışmada yakın hava desteği sağlaması için talep edilmeye başlanmıştı. ABD Hava Kuvvetleri’nin A-10 uçaklarını emekli etme isteği bir döngü içerisine girmişti. Bu yönde yapılan her planlamanın ardından yaşanan bir savaş ya da acil durum, bu uçakların kullanılmasını zorunlu kılıyordu ve A-10 bu görevleri başarılı şekilde tamamladığı için kongre üyeleri uçakların hizmet dışı bırakılmasını engelliyordu. Bu döngü 2010’lu yıllara kadar devam etti.

Kriminal hayatın kaçınılmaz sonu




A-10 pilotlarının eğitim yaptığı sahada bulunan hedef zırhlı araç

2014 yılında ABD Hava Kuvvetleri bu uçakları bir kez daha emekli etmek ve bu uçaklardan doğacak maliyeti F-35 uçakları için kullanmak istedi. Ancak A-10 uçakları Suriye, Irak ve Afganistan’da görevlerine devam ediyordu ve ordu uçağın performansından memnundu. Bu sebeple hizmet dışı bırakılmak istenen uçaklar modernizasyon programına alındı ve bir kez daha emekli edilmekten kurtuldu. 2021 yılında ABD Hava Kuvvetleri’nin A-10’ları hizmetten çıkarma planı bir kez daha kongre tarafından engellenmiş olsa da 2024 yılında bu uçaklar için yolun sonu görünmeye başladı. 2024 yılında A-10 tanıtım filosu son gösteri uçuşunu yaptı. Aynı yıl 42 uçak hizmetten çekildi. 2025 yılı planlamasında da 56 uçağın hizmetten çıkarılması için gerekli çalışmalar yapıldı ve 2026’da kalan son 162 adet A-10’un da hizmet dışı bırakılmasıyla bu uçakların döneminin sonlandırılması hedeflendi.

Alıntı Metni

A-10 DÖNGÜSÜ GERİ Mİ DÖNÜYOR?

ABD Hava Kuvvetleri’nin hizmetten çıkarmaya başladığı A-10 uçaklarına yönelik son tartışmalar, ABD’nin İsrailile birlikteİran’a karşı gerçekleştirdiği saldırılarla yeniden alevlendi. A-10 uçakları, 28 Şubat’tan bu yana geçen süre boyunca F-15, F-35 ve F-18 uçaklarının gölgesinde kalmış olsa da savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliğini tehlikeli hâle getirmesiyle tekrar ön plana çıktı. ABD Genelkurmay Başkanı General DanCaine, geçtiğimiz hafta Pentagon’da düzenlediği basın toplantısında, “A-10Warthogşu anda çatışmalara katılıyor ve Hürmüz Boğazı’nda İran’a ait hızlı saldırı botlarını avlayıp imha ediyor.” dedi ve uçakların daima göreve hazır olduğunu ifade etti.


A-10 uçakları halihazırda ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü operasyonlarda görev alıyor

ABD merkezliDefenceOneisimli internet haber sitesine konuşan Washington merkezli düşünce kuruluşuStimsonCenter’ın kıdemli araştırmacısı ve ulusal güvenlik reform programı direktörü DanGrazier, A-10 uçaklarının İran’a yönelik saldırılara katılmasının bir uyarı olduğunu ifade ederek bu uçakların hizmette kalmaya devam etmesi gerektiğini ifade etti.Grazier, A-10 uçaklarının maliyet etkin çözümler sunduğunu ifade ederek, “F-35, ulusal güvenlik yapısının orta yaş krizine girip Ferrari satın alması gibiydi. A-10 ise, yedek parça bulabildiğiniz sürece düzenli bakımla hizmet vermeye devam edecek olan o eski, güvenilir bir kamyonete benziyor.” dedi.

Alıntı Metni
Asıl felaket petrol değil internet...
Galatasaray'a Zaniolo piyangosu! Bonservis bedeli belli oldu

Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 29 Mart 2026

Son depremler... Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler.. 29 Mart 2026 deprem son dakika haberleri haberin detayında... Artçı deprem mi oldu? Son deprem büyüklüğü ne kadar? Yakınımdaki depremler nelerdir? Anlık deprem mi oldu? Son dakika canlı deprem Türkiye haritası.. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ve AFAD deprem haberleri.. İstanbul'da deprem mi oldu? Ankara'da deprem mi oldu? İzmir'de deprem mi oldu? Hangi illerde deprem oldu ve hissedildi? Bugün deprem mi oldu? Deprem ne zaman ve kaç şiddetinde oldu? En son hangi bölgede deprem oldu? Deprem haberleriyle ilgili en çok merak edilenlerin cevabı haberde..

More like this

Taşan çayın sularına kapıldı. 4 saatlik operasyonla kurtarıldı

Aydın'da taşan çayın sularına kapılan sürücü kurtarıldı.

Son dakika… Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 'Süreç bitmedi' diyerek bir ilçeyi uyardı: 6.5 büyüklüğünde deprem potansiyeli var

Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 1970 Gediz depreminin 56. yıl dönümü dolayısıyla Kütahya'nın Gediz ilçesinde düzenlenen konferansa katıldı. Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Kütahya ve çevresindeki fay hatlarını değerlendiren Üşümezsoy, özellikle Simav fayıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

İlginizi Çekebilir

Simav fayının stresini tam olarak boşaltmadığını belirten Üşümezsoy, bu fayın 6.5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Kütahya'daki deprem hareketliliğini "piyano tuşlarına" benzeten Üşümezsoy, asıl riskin Simav, Sındırgı ve Gediz hattında yoğunlaştığını vurguladı. Kütahya merkezin ise konumu itibarıyla daha düşük risk taşıdığını belirtti.

"6.5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM ÜRETME POTANSİYELİ BULUNUYOR"

2011 yılında meydana gelen Simav depremine de değinen Üşümezsoy, "5.9 büyüklüğündeki o deprem süreci bitirmedi. Yaklaşık 25-30 kilometre uzunluğundaki fayın tek parça kırılması halinde 6.5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunuyor. Simav'ın bu fayın üzerine kurulmuş olması riski artırıyor" dedi.

BÖLGEDE 'DEPREM FIRTINASI' UYARISI

Emet ve Yeşildere bölgesinde yaşanan sık sarsıntıların "deprem fırtınası" olarak nitelendirilebileceğini söyleyen Üşümezsoy, sıcak su kaynaklarının fay hareketlerini etkilediğini belirtti. Bu bölgede büyük bir depremden ziyade çok sayıda küçük kırılmanın yaşandığını ifade etti.

GEDİZ VE ÇEVRESİ İÇİN DİKKAT ÇEKEN DETAY

Gediz'in 1970 yılında meydana gelen büyük depremle enerjisinin büyük kısmını boşalttığını dile getiren Üşümezsoy, Sındırgı'daki fayların parçalı yapısının ise büyük depremleri sınırlayan bir etken olduğunu kaydetti.

28 Mart 1970 tarihinde Gediz'de meydana gelen ve 7.2 büyüklüğünde ölçülen depremde bin 86 kişi hayatını kaybetmiş, bin 260 kişi yaralanmış, ilçe merkezi ise daha sonra farklı bir alana taşınmıştı.

ABD birlikleri Orta Doğu'ya ulaştı, savaşta 'yeni aşama' senaryosu yazıldı! 'Haftalarca sürebilecek operasyon'
Galatasaray'a Zaniolo piyangosu! Bonservis bedeli belli oldu

Her savaşta geri dönen uçak! 'Uçağı olan silah' için son cephe İran mı?

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları hâlihazırda devam ediyor. İran ise bu saldırılara cevap olarak Orta Doğu’da bulunan ABD üslerini ve İsrail’i füzeler vedronesistemleriyle hedef alıyor. Açık kaynaklara yansıyan bilgilere göre ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında ağırlıklı olarak F-15, F-35 ve F-18 gibi savaş uçakları kullandığı görülüyor. Ancak son dönemde bu uçakların arka planında kalmış olan ve aslında savaşın başından bu yana aktif olarak kullanılan başka bir savaş uçağı ön plana çıkmaya başladı: A-10ThunderboltII yakın hava desteği uçağı. Temelde bir tank avcısı olan ve uzun yıllardır emekli edilmeye çalışılan A-10 uçakları, hâlihazırda ABD’nin Irak ve Hürmüz Boğazı’nda İran’a karşı yürüttüğü operasyonda önemli bir rol oynamaya başladı. A-10 uçaklarının savaş bölgesinde faaliyetlerini tekrar artırmasının ardından Amerikan kamuoyunda bu uçağın emekli edilmemesi yönünde çağrılar artmaya başladı. Uzmanlara göre “Önce silah sonra uçak” mantığıyla tasarlanan A-10, 1980’li yıllardan bu yana benzer bir döngüyü yaşıyor. ABD ordusunun daha önce 2030 yılına kadar elindeki tüm A-10 uçaklarını emekli etmek yönünde planlar yaptığı biliniyor. Ancak İran’da yaşanan gelişmelerin ardından A-10’un geçmişte yaşadığı “emeklilik döngüsü” bir kez daha tekrar edebilir.

Alıntı Metni

SOĞUK SAVAŞ SONA ERİNCE GÖZDEN DÜŞTÜ

ABD ordusunun yakın hava desteği uçağının seçilmesi için açılan ihaleye Hughes,Philco-Ford, GeneralAmericanTransportationve GeneralElectricşirketleri yanıt verdi. Yapılan testlerde finale GeneralElectricvePhilco-Ford şirketleri kaldı. İhale sona erdiğinde kazanan, GeneralElectricşirketinin GAU-8/AAvengertopu olmuştu. Projede kullanılacak silahın seçilmesinin ardından bu silahın hangi uçak gövdesi üzerinde olacağına yönelik yarışma başladı.FairchildRepublic(YA-10) veNorthrop(YA-9) prototiplerinin yarıştığı ihalede kazanan YA-10 oldu. İlk uçuşunu 1972 yılında yapan YA-10, 1976 yılından itibaren ABD ordusunda A-10 adıyla hizmete girdi.

İsrail-İran-ABD savaşı 30. gününde! Tahran'dan misilleme: 2 dev tesis hedef alındı



GAU-8/AAvengertopu

A-10, ana silahı olan GAU-8/AAvengeradlı, dakikada 3 bin 900 mermi ateşleyen 30 mm’lik yedi namluluGatlingtopunun etrafında inşa edildi. Tank avcısı olarak adlandırılan topun kendisi yaklaşık 280 kilogram ağırlığındaydı ve mühimmat yüklendiğinde bu ağırlık bin 800 kilograma kadar çıkıyordu. Mühendisler, uçağın iniş takımını GAU-8/A topuna yer açabilmek için sağa doğru kaydırmıştı. Uçak, pilotun etrafını saran bir zırh korumasına sahipti. A-10 eşine az rastlanır şekilde önce silah, sonra uçak mantığıyla tasarlanmıştı ve birçok kişinin gözünde silahı olan bir uçak olarak değil, uçağı olan bir silah olarak görülüyordu. Ancak A-10, tüm bu özelliklerine rağmen hizmete girdikten kısa süre içinde tartışma konusu hâline gelmişti. 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından askerî bütçelerde büyük kesintilere gidilmişti ve birçok ülke bu ortamda tek görevleri olan uçakları tercih etmek yerine çok rollü savaş uçaklarını tercih etmeye başlamıştı. A-10 uçaklarının hizmet dışı bırakılmasına yönelik tartışmalar başlamıştı. Ancak tam da bu tartışmaların yaşandığı sırada Orta Doğu’da etkisi zaman zaman hâlâ hissedilen bir olay patlak vermek üzereydi: Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak, Kuveyt’i işgal etmişti ve ABD bu işgale sert bir müdahale etmeye hazırlanıyordu.

Alıntı Metni

“EMEKLİLİK DÖNGÜSÜ”NE GİRDİ

1990’lı yılların ortasında ABD Hava Kuvvetleri, A-10 uçaklarını hizmet dışı bırakmak için tekrar planlama yapmaya başladı. Ancak tam da bu noktada Balkanlar’da yaşanan karışıklıklar sebebiyle ABD’nin bölgede yapacağı konuşlandırmada A-10 uçaklarına yeniden görev verildi. Balkanlar’a konuşlandırılan uçaklar, Bosna ve Kosova’da yakın hava desteği ve ileri hava kontrolü sağladı. Takvimler 2001 yılını gösterdiğinde, tıpkı Orta Doğu’nun kaderi gibi A-10’un da kaderi değişti. 11 Eylül saldırıları sonrasında ABD, Afganistan ve Irak’ta geniş çaplı bir işgale başladı ve A-10 uçakları bu işgaller sırasında karadaki birlikleri desteklemek için önemli rol oynadı. Emekli edilmek istenen A-10’lar bir anda kara birliklerinin favorisi hâline gelmişti ve hemen her çatışmada yakın hava desteği sağlaması için talep edilmeye başlanmıştı. ABD Hava Kuvvetleri’nin A-10 uçaklarını emekli etme isteği bir döngü içerisine girmişti. Bu yönde yapılan her planlamanın ardından yaşanan bir savaş ya da acil durum, bu uçakların kullanılmasını zorunlu kılıyordu ve A-10 bu görevleri başarılı şekilde tamamladığı için kongre üyeleri uçakların hizmet dışı bırakılmasını engelliyordu. Bu döngü 2010’lu yıllara kadar devam etti.

Kriminal hayatın kaçınılmaz sonu




A-10 pilotlarının eğitim yaptığı sahada bulunan hedef zırhlı araç

2014 yılında ABD Hava Kuvvetleri bu uçakları bir kez daha emekli etmek ve bu uçaklardan doğacak maliyeti F-35 uçakları için kullanmak istedi. Ancak A-10 uçakları Suriye, Irak ve Afganistan’da görevlerine devam ediyordu ve ordu uçağın performansından memnundu. Bu sebeple hizmet dışı bırakılmak istenen uçaklar modernizasyon programına alındı ve bir kez daha emekli edilmekten kurtuldu. 2021 yılında ABD Hava Kuvvetleri’nin A-10’ları hizmetten çıkarma planı bir kez daha kongre tarafından engellenmiş olsa da 2024 yılında bu uçaklar için yolun sonu görünmeye başladı. 2024 yılında A-10 tanıtım filosu son gösteri uçuşunu yaptı. Aynı yıl 42 uçak hizmetten çekildi. 2025 yılı planlamasında da 56 uçağın hizmetten çıkarılması için gerekli çalışmalar yapıldı ve 2026’da kalan son 162 adet A-10’un da hizmet dışı bırakılmasıyla bu uçakların döneminin sonlandırılması hedeflendi.

Alıntı Metni

A-10 DÖNGÜSÜ GERİ Mİ DÖNÜYOR?

ABD Hava Kuvvetleri’nin hizmetten çıkarmaya başladığı A-10 uçaklarına yönelik son tartışmalar, ABD’nin İsrailile birlikteİran’a karşı gerçekleştirdiği saldırılarla yeniden alevlendi. A-10 uçakları, 28 Şubat’tan bu yana geçen süre boyunca F-15, F-35 ve F-18 uçaklarının gölgesinde kalmış olsa da savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliğini tehlikeli hâle getirmesiyle tekrar ön plana çıktı. ABD Genelkurmay Başkanı General DanCaine, geçtiğimiz hafta Pentagon’da düzenlediği basın toplantısında, “A-10Warthogşu anda çatışmalara katılıyor ve Hürmüz Boğazı’nda İran’a ait hızlı saldırı botlarını avlayıp imha ediyor.” dedi ve uçakların daima göreve hazır olduğunu ifade etti.


A-10 uçakları halihazırda ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü operasyonlarda görev alıyor

ABD merkezliDefenceOneisimli internet haber sitesine konuşan Washington merkezli düşünce kuruluşuStimsonCenter’ın kıdemli araştırmacısı ve ulusal güvenlik reform programı direktörü DanGrazier, A-10 uçaklarının İran’a yönelik saldırılara katılmasının bir uyarı olduğunu ifade ederek bu uçakların hizmette kalmaya devam etmesi gerektiğini ifade etti.Grazier, A-10 uçaklarının maliyet etkin çözümler sunduğunu ifade ederek, “F-35, ulusal güvenlik yapısının orta yaş krizine girip Ferrari satın alması gibiydi. A-10 ise, yedek parça bulabildiğiniz sürece düzenli bakımla hizmet vermeye devam edecek olan o eski, güvenilir bir kamyonete benziyor.” dedi.

Alıntı Metni
Asıl felaket petrol değil internet...
Galatasaray'a Zaniolo piyangosu! Bonservis bedeli belli oldu