Bazı öğrencilerin “ücretsiz gezi” vaadiyle AKP Gençlik Kolları’nın Kocaeli’nde düzenlediği gençlik şölenine götürülmesi ile 35 bin kişilik stadyumda 100 bin gencin toplandığının öne sürülmesi sonrası başlayan tartışmalar sürüyor.
Gazeteci İsmail Saymaz’ın aktardığına göre; AKP Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar, “etkinliğin muhalif medya tarafından hedef alındığını” öne sürerek, “Tesettürlü kardeşlerimiz de vardı, seküler tarzı benimseyen kardeşlerimiz de vardı. 1 milyonun üzerinde genç üyemiz var. Başına silah dayayarak, zorla götürülmüş falan, tamamen manipülasyon üzerinden okunan bir şey” dedi.
Bazı öğrencilerin “ücretsiz gezi” vaadiyle etkinliğe götürüldüğü yönündeki iddiaları reddeden Acar, organizasyona katılan gençlerin etkinliğin AKP’ye ait olduğunu bildiğini öne sürdü.
Acar, “Otobüslerimizin üzerinde AK Parti logoları vardı. Nereye gittiklerini biliyorlardı. Bu çocuklar şöyle giyiniyor, bizden uzak dursunlar gibi bir yaklaşım kabul edilebilir değil” dedi.
ESER YENENLER AÇIKLAMASI
Saymaz’ın, “İmamoğlu’na destek veren Eser Yenenler’in sunucu olarak tercih edilmesi çok eleştirildi” sözleri üzerine konuşan Acar, Yenenler’in tercih edilmesinin tamamen profesyonel bir süreç olduğunu savundu.
Acar, “Asıl Eser Yenenler’e sormak lazım. AK Parti’nin programında neden bulunmak istemiş? O gün ‘Her şey çok güzel olacak’ deyip bugün neden AK Parti’nin programında sunuculuk yapmak istemiş?” dedi.
Acar, “Özellikle Yenenler’in İmamoğlu’nu destekliyor formatı üzerinden yaklaştığımız bir mesele değil. Tamamen profesyonel bir süreç. Gençlik kollarımız gençlerle temas edebilecek, o dili tutabilecek tasarrufta bulunmuş, gelmiş bize danışmış. Ortak çerçevede uygun bulunmuş” ifadelerini kullandı.
“100 BİN GENÇ VARDI”
35 bin kişilik stadyumda 100 bin gencin toplandığının ileri sürülmesine ilişkin de konuşan Acar, stat dışında da yoğun kalabalık olduğunu savundu. Acar, “Ben de oradaydım, herkes fotoğraflarını paylaştı. Kapının önünde de ciddi bir kalabalık vardı” ifadelerini kullandı.
“Dindar nesil” tartışmasına yanıt
Muhafazakar kesimden gelen “dindar nesil” ve “Asım’ın nesli” eleştirilerine ilişkin de konuşan Acar, AKP’nin kendisini belirli bir ideolojik alanla sınırlamadığını savundu.
Acar, “AK Parti bir siyasi hareket. Nasıl ki CHP, kendini daha çok Atatürkçü Düşünce Derneği ve benzeri yapılarla buluşturuyorsa bizim de TÜGVA, TÜRGEV ve İlim Yayma Vakfı gibi STK’larımız var. TÜGVA organizasyonlarında dindar nesil vurgusu görünür kılınabiliyor. Biz siyasi hareketin içinde belirli bir yere hapsolma niyetinde değiliz” dedi.
AKP’nin “milli ve manevi” çerçevede toplumun farklı kesimleriyle buluşmaya devam ettiğini söyleyen Acar, “Milli olan herkesle milli-manevi çerçevede buluşmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
GRUP TOPLANTILARI AÇIKLAMASI
Acar, AKP grup toplantılarında bakanların gazetecilerin sorularını yanıtlamayacağı yönündeki iddialara ilişkin de açıklama yaptı. Son dönemde grup toplantılarında yoğunluk yaşandığını belirten Acar, “Foto muhabirleri, televizyoncular ve gazeteciler bakanlarımızdan grubun önüne geçebilecek manşetler almak istiyor. Dedik ki, ‘O gün Cumhurbaşkanımızın günü. Kakofoniye gerek yok’” dedi.
Acar, grup toplantılarında yalnızca AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına odaklanmak istediklerini belirterek, bakanların çıkışta değerlendirme yapabileceğini söyledi.
“SÜLEYMAN SOYLU İLE İLGİSİ YOK”
Bu kararın Süleyman Soylu ile yaşanan tartışmalar nedeniyle alındığı iddiasını da reddeden Acar, “Hiç alakası yok ama bu ve benzeri görüntülerin önüne geçmek gerekiyor. Bakanlarımızın durup dururken anlamsız bir münakaşaya girmesi bizi üzer” ifadelerini kullandı.
“ERSİN BEYAZ’IN DURUMUNU BİLMİYORUM”
İYİ Parti’den istifa eden İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz’ın AKP’ye katılacağı iddialarına ilişkin soruya da yanıt veren Acar, “Hiç duymadım. İstifa ettiğini de bilmiyorum. Geleceğine dair bilgim yok” dedi.
Acar’ın Saymaz’ın sorularına verdiği yanıtlar şu şekilde:
“AK Parti, eleştirilere nasıl bakıyor?
Burası bir merkez partisi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 50+1’i gerektiriyor. Kitle partisiyiz, lider partisiyiz, doğru. İslamcı kesimi içinde barındıran ve ideolojisini muhafazakar demokratlık üzerine konumlandırmış bir partiyiz.
Biz gencin her türlüsüyle teveccüh görmüş bir parti olduğumuz için 50+1’e ulaşabiliyoruz. Oradaki görüntülerin muhalif medyada böyle vurularak paylaşılıyor olmasını anlamsız buluyoruz. Orada tesettürlü kardeşlerimiz de vardı, seküler tarzı benimseyen kardeşlerimiz de vardı. 1 milyonun üzerinde genç üyemiz var. Başına silah dayayarak, zorla götürülmüş falan, tamamen manipülasyon üzerinden okunan bir şey.
Konsere diye yola çıkarıp…
Yok öyle bir şey. Otobüslerimizin üzerinde logoların, AK Parti kurumsallarının olduğu, nereye gittiklerini bildikleri, davet edilmiş insanlar. Asla öyle bir arka plan söz konusu değil. Gençler bizim gencimiz. Bu çocuklar şöyle giyiniyor, bizden uzak dursunlar gibi bir yaklaşım kabul edilebilir değil. Cumhurbaşkanımız gençlere önem veriyor. Genel geçer bir algı var, “AK Parti gençlerden oy alamıyor.” Stadyumda görünen tablo ortada.
Kendi tabanımızın hassasiyetini, eleştirilerini tabii ki alıyoruz ama onlar da şunu demiyor: “Diğerlerini görürken bizi görmüyorsunuz.” Böyle bir şey yok. Geçen Burcu Köksal katılım gösterdi. Daha önce Özlem Çerçioğlu. Diğer partilerden gelmiş isimler var. Burası bir merkez partisi. Cumhurbaşkanımız her kesime o mesafeyi kırarak yaklaşmaya çalışan biri. Dost uyarısında bulunuyoruz şeklinde, sureti haktan diye tabir edebileceğim, bizdenmiş gibi görünüp eleştiri yapmak isteyen, gençlik kollarımızı ademe mahkum etmek isteyen, kızan insanlar olabilir. Eleştirilerini değerli bulup başımızın üstüne koyuyoruz. Ne tabanımızdan uzaklaşıyoruz ne değerlerimizden ne de başka bir yere açılım yapıyoruz. Biz zaten buyuz, AK Parti zaten bu. Daha önceki bütün statlarda bu görüntüler vardı.
İmamoğlu’na destek veren Esen Yenenler’in sunucu olarak tercih edilmesi çok eleştirildi.
Asıl Eser Yenenler’e sormak lazım. AK Parti’nin programında neden bulunmak istemiş? O gün “Her şey çok güzel olacak” deyip bugün neden AK Parti’nin programında sunuculuk yapmayı istemiş?
Belki ücret karşılığıdır.
Olabilir. Problem yok. Belki o gün de ücret karşılığını tutan bir zemin söz konusuydu, bilemem. Kimsenin hakkına girmek istemem.
AK Parti’nin İmamoğlu’na destek veren ismi çağırması…
Özellikle Yenenler’in İmamoğlu’nu destekliyor formatı üzerinden yaklaştığımız bir mesele değil. Tamamen profesyonel bir süreç. Gençlik kollarımız gençlerle temas edebilecek, o dili tutabilecek tasarrufta bulunmuş, gelmiş bize danışmış. Ortak çerçevede uygun bulunmuş.
Emine Erdoğan’la alay eden fenomenin kürsüye çıkarılması da çok tartışıldı.
Evet, orada bir kusurlu hareket olmuş.
O kusurlu bir hareket mi?
Hanımefendiyle alay etmiş olan birinin orada bulunmuş olması bir ihmaldir. Eğer tespit edilseydi, bırakın alayı, en ufak imayı bile hissetsek gençlik kollarımız gerekeni yapardı. Netice itibariyle dünden itibaren yapılan eleştirilere bakıyorum. “Eser Yenenler’i neden aldınız, bu sanatçılar olur mu?” Her renkten sanatçı var, gençler memnundu. Ortam coşkuluydu.
Fenomenin Cumhurbaşkanı’na ödül vermesi…
Cumhurbaşkanına ödül vermedi. Bir resim vermiş. Bir talepte bulunmuş, biz de onaylamışız. Gençlik kollarımız tasarrufta bulunmuş. Spontane gelişen bir şey. Tabanımız kızmakta haklı mı? Son derece haklı. Buna kızılır, eyvallah. Hanımefendinin hassasiyetinin korunmasıyla alakalı noktada böyle bir durum olmuş olabilir. Biz “Nasıl görülmedi” diye paylaşımda bulunduk. Dediler ki “Başkanım ödül verilmesi söz konusu değil, kız resmini verdi.” Keşke fark edilseydi, müsaade etmezdik.
Şunu söyleyeyim: Bunlar Türkiye’de son dönemde kutuplaştırma üzerinden tutulmak istenen süreçlerin tamamına gölge düşürmek ve beslenmekten başka bir şey değil. 100 bin genç. Şimdi diyeceksin ki “Nasıl 100 bin? 35 bin stadın kapasitesi var.” Kapının önünde de…
Salonun içindekinin iki katı kadar dışında mı vardı?
Vardı. Ben de oradaydım, herkes fotoğraflarını paylaştı. Amacımız neydi? Cumhurbaşkanını ve gençleri bir arada tutmanın bir gününü formatlamak. Bütün yıl organizasyonlarda bulunanları finalize edeceğimiz şekilde sezonu kapatmak. Şimdi yaz sezonunda teşkilat çalışmaları başka bir formatta devam ediyor.
Biz CHP gibi Toma’ların önüne gençleri göndermiyoruz, birarada bulunarak yol yürüyoruz. Partimizin tüm organlarında gençlikle beraber yürüyoruz.
Muhafazakar kesimdeki “Dindar nesil” ve “Asım’ın nesli” eleştirilerini nasıl yorumluyorsunuz?
AK Parti bir siyasi hareket. Siyasi hareketin paydaşları olabiliyor. Nasıl ki CHP, kendini daha çok Atatürkçü Düşünce Derneği ve buna benzer dernek ya da vakıflarla buluşmayı tercih ediyorsa bizim de TÜGVA, TÜRGEV ve İlim Yayma Vakfı gibi STK’larımız var. TÜGVA organizasyonlarında dindar nesil vurgusu görünür kılınabiliyor. Siyasi hareketin içinde belirli bir yere hapsolma niyetimiz olmadığı için, tüm Türkiye’yi yöneten bir iradenin karşılığını devlet olarak AK Parti adına somutlaştırıyoruz. STK’lar ideolojik perspektif koyabiliyor. Biz onlarla da birlikte olabiliyoruz. Milli olan herkesle milli-manevi çerçevede buluşmaya devam ediyoruz.
AK Parti grup toplantısında bakanların gazetecilerin sorularına cevap vermeyeceği bilgisi doğru mu?
Şöyle oldu: geçtiğimiz grup toplantılarında Cumhurbaşkanımızın önünde kalabalıklaşan çok fazla fotoğrafçı oluyor. Foto muhabirleri, televizyoncular ve gazeteciler bakanlarımızdan grubun önüne geçebilecek manşetler almak istiyor. Dedik ki, “O gün Cumhurbaşkanımızın günü. Kakofoniye gerek yok. Çıkışta istediğiniz değerlendirmeyi yapabilirsiniz ama grup toplantısında sadece Cumhurbaşkanımız beyanat verecek.”
Süleyman Soylu olayı mı etkiledi bunu?
Hiç alakası yok ama bu ve benzeri görüntülerin önüne geçmek gerekiyor. Bakanlarımızın durup dururken anlamsız bir münakaşaya girmesi bizi üzer tabii ki. O gün sadece Cumhurbaşkanımızın söylediklerine odaklandığımız bir pozisyonda olmak istiyoruz.
İyi Parti’den istifa eden İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, AK Parti’ye mi katılıyor?
Hiç duymadım. İstifa ettiğini de bilmiyorum. Geleceğine dair bilgim yok. “
Kaynak: BirGün
