14 Nisan 2004… Basın tarihinde eşine az rastlanır bir örnek yaratarak yola çıktığımız o unutulmaz gün. İşte o ilk günden bugüne iktidarın, kirli güç odaklarının ya da sermaye gruplarının el vermesiyle gelmedik; yalnızca ve yalnızca onurlu insanların dayanışmasıyla geldik.
Siyasal ve ekonomik ablukalar, ardı arkası kesilmeyen yargı süreçleri, susturma ve yıldırma operasyonları… Bizim için her yeni gün, muktedirlere karşı bir meydan okumayla başlıyor ve öyle de devam ediyor. Evet, yolumuz çetin, yükümüz ağır ve sorumluluğumuz büyük.
Yola çıkarken işimizin kolay olmayacağını çok iyi biliyorduk. Türkiye’nin en karanlık dönemlerinden birinde gazetecilik yapmak bizlere düştü. Bugün baskıcı zihniyet ülkeyi baştan aşağı kuşatırken, gazeteciler de hayli hırpalanıyor. Bu abluka karşısında gerçek gazeteciler, gazeteciliği yaşatmak için direniyor. Hedef olma, tehdit edilme ve hatta hapse girme pahasına… BirGün bu atmosferde sadece bir medya organı olarak faaliyetini sürdürmekle kalmadı, aynı zamanda bir ‘direniş mevzisi’ne dönüştü.
***
İlk günden bu yana pusulamız değişmedi. Sözümüzü her zaman halkın gerçeği ve kamu yararı belirledi.
Saray’a, tek adamlara karşı “demokrasi” dedik,
“Özgürlük ve laiklik” dedik, aydınlanmanın ışığını savunduk.
“Barış, eşitlik ve adalet” dedik, haksızlığa uğrayan herkesin sesi olduk.
“Emek” dedik; madencinin, tarladaki çiftçinin, fabrikadaki işçinin mücadelesine ortak olduk.
Ezilenin, sömürülenin yanında durduk. Gelecekleri çalınmak istenen gençlerin isyanına, yaşamları için direnen kadınların çığlığına mikrofon uzattık.
Ranta, talana ve doğanın sömürülmesine karşı “toprak” dedik, “hava” dedik, “su” dedik…
Kısacası memleketin çıkarı neredeyse, orada durduk.
***
Bu amansız kuşatmada ayakta kalabildiysek, bunu okurumuzun sarsılmaz dayanışmasına borçluyuz.
BirGün; holdinglerin milyarlık reklam bütçeleriyle değil, binlerce insanın kısıtlı gelirinden artırarak verdiği destekle, öğrencilerin cebindeki son harçlıkla yaptığı aboneliklerle ve gazete emekçilerinin fedakârlıklarıyla var oldu. Evet, bu bağlamda BirGün bir direniş öyküsü, aynı zamanda gazetecilik açısından bir başarı hikâyesidir.
BirGün sadece direnmedi; iktidarın devasa medya aygıtları ve güdümlü kalemleriyle gerçeklerin üzerinde oluşturmaya çalıştığı o yoğun sis perdesini de yaptığı haberlerle dağıttı.
Onlar örttü, biz açığa çıkardık. Onlar yalana sarıldı, biz hakikati haykırdık. Sayıları, paraları, ekranları bizimkinden çoktu; ama onlar kaçtı, biz kovaladık! Haksız kazançları ve halkın cebine uzanan elleri deşifre ettik.
Bu mücadeleyi günün koşullarında, değişen ve farklılaşan medya dünyası içinde verdik. Matbaanın kokusuyla başladığımız yolculuğumuza internet haberciliğini ve dijital yayıncılığı ekleyerek ilerledik.
BirGün artık 24 saat kesintisiz yaşayan, milyonlarca okura, izleyiciye, takipçiye ulaşan etkili bir medya kurumu… Bunu biz tek başımıza yapmadık; bunu adına “DAYANIŞMA” dediğimiz o “sihirli” ve devrimci eylemin etrafında kenetlenerek, birlikte başardık.
***
Altını bir kez daha kalın kalın çiziyoruz: Patronsuz olduğumuz için özgürüz. Arkamızda bir patronun ihale hesapları olmadığı için cesuruz. Bu gazeteyi var eden okurlarımız gerçeğin gücüne inandığı, adalete susadığı için korkusuzuz.
İşte bu yüzden BirGün, sadece bir gazete değil; halkın haber alma hakkının, gerçeğe dokunma özgürlüğünün kalelerinden biri olarak sahipleniliyor.
Bu karanlık günler bitecek. Bu kadim topraklarda gerçek bir demokrasinin, eşitliğin, barışın ve özgürlüğün hüküm sürdüğü günlere hep birlikte tanıklık edeceğiz. Ve aydınlık günlere kadar bir an bile durmayacağız, bir adım bile geri çekilmeyeceğiz, asla teslim olmayacağız. Bir arada, omuz omuza her zorluğun, her engelin üstesinden geleceğiz.
O yüzden çağrımız sadece sizedir, bu ülkenin güzel yürekli insanlarına…
Onca zorluğa rağmen gerçekleri eğip bükmeden dile getirmekten vazgeçmediğimiz bu yolculukta yanımızda olmaya devam edin. Hakikatin sesini kısmak, memleketi tamamen karanlığa boğmak isteyenlere karşı dayanışmanın ve kolektif iradenin gücünü gösterin.
BirGün’e sahip çıkın,
BirGün’e abone olun, hakikati çoğaltın.
BirGün varsa haberin var!
BirGün’e abone olarak gazetecilik mücadelemize destek vermek için buraya dokunun.
Kaynak: BirGün
