Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Bu ölümler göz göre göre geldi

Bu ölümler göz göre göre geldi

Siyasal İslamcı rejimin kadınlara ve kadın haklarına yönelik saldırıları her geçen gün artarken caydırıcı cezaların verilmemesi ve kadınların koruma taleplerinin yanıtsız kalması failleri cesaretlendiriyor. Dün Ankara’dan Zonguldak’a pek çok kentte kadın katilleri hâkim karşısına çıktı, yürütülen soruşturmalarda da gelişmeler yaşandı. Avukatlar alınmayan önlemlere dikkat çekti ve “Bu ölümler göz göre göre geliyor” diyerek tepki gösterdi.

Kadın cinayeti davalarının bir adresi de Zonguldak oldu. Kilimli’de boşanma aşamasında olduğu Tülay Ündeş ile kayınvalidesi Zaide Alkaç’ı ateşli silahla öldüren Yusuf Ündeş’e 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Zonguldak 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında sanık Ündeş’in savunmasının ardından mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme, faile, Tülay Ündeş’e karşı ‘eşe ve kadına karşı kasten öldürme’, Zaide Alkaç’a yönelik ise ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti, sanığın cezasında takdiri indirim de uygulamadı.

BAŞVURULAR GÖZ ARDI EDİLDİ

Duruşmanın ardından öldürülen Tülay Ündeş’in babası Halil Alkaç, kızının birçok kez uzaklaştırma kararı aldığını, birçok kez de şikâyetçi olduğunu söyledi. Kızının başvurularının göz ardı edildiğini anlatan Alkaç, “Bu ölüm göz göre gelen bir ölümdü” dedi. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nden avukat Hande Gündoğdu ise deliller incelendiğinde cinayetin tasarlandığını anlattı. Gündoğdu, “Yine de en üst sınırdan cezalar verildi. Cinayete ilişkin bahanelerini delillerle çürüttük” dedi. Failin farklı suçlardan sicilinin kabarık olduğunu da anımsatan Gündoğdu, kadının katledilmeden önce uzaklaştırma kararı için başvurduğunu ancak başvurusunun reddedildiğini söyledi. Gündoğdu, şöyle devam etti: “Aslında bu dava, sistemdeki en büyük yarayı bir kez daha deşti: Koruma kararlarının sadece kağıt üzerinde kalması ya da hiç verilmemesi. Tülay, hayatta kalmak için devlete başvurmuş, ‘Beni öldürecek’ demiş ama talebi reddedilmiş. Eğer o koruma kararı verilseydi ve etkin bir şekilde uygulansaydı, bugün Tülay ve annesi aramızda olabilirdi. Bu karar, yani hiçbir indirim uygulanmadan en üst sınırdan ceza verilmesi, bu tür cinayetleri işlemeye meyilli kişiler için bir nebze de olsa caydırıcı olabilir. Ama asıl çözüm, kadınların yaşam hakkını koruyacak önleyici mekanizmaların tavizsiz uygulanması.”

∗∗∗

MAHKEME KARARINDA ‘CANAVARCA HİS’ YOK DENİLDİ

Erkek şiddeti ve kadın cinayeti davalarında ve yürütülen soruşturmalarda dün gelişmeler yaşandı. Gelişmelerden bazıları şöyle:

• Ankara Etimesgut’ta boşanma aşamasında olduğu 38 yaşındaki Selma Kara’yı evinde 58 bıçak darbesiyle öldüren 42 yaşındaki İsmail Kara’ya ‘Eşe ve kadına karşı kasten öldürme’ suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Gerekçeli kararda, sanığın çok sayıda bıçak darbesi vurmasının tek başına ‘canavarca his’ unsurunu oluşturmayacağı belirtildi.

• Aydın’da, 8 Mart’ta oğlu İbrahim Akgün tarafından katledilen Meryem Akgün cinayetine ilişkin yürütülen soruşturmada gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan İbrahim Akgün’ün arkadaşı Fırat Balcıoğlu da gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Balcıoğlu’nun evinde yapılan aramada, üzerinde kan bulunan bir mont ele geçirildi. İnceleme sonucu, monttaki kan izinin Meryem Akgün’e ait olduğu belirlendi.

• Ankara’da 9 Temmuz 2025 tarihinde mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan Keziban Demirci’nin kaldığı konteynerde katledilmesi ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede Demirci’nin çocuğu N.B.D.’nin de ağır yaralanması nedeniyle “kadına karşı tasarlayarak kasten öldürmeye yardım” ve “çocuğu tasarlayarak öldürmeye teşebbüse yardım” suçlarından 6 fail hakkında ceza talep edildi.

To read the full story from the source: BirGün

Advertisement
Advertisement

Related News

All news →
Advertisement