HomeTürkçe HaberlerGündemİzmir kültür konuşuyor

İzmir kültür konuşuyor

Published on

spot_img

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sanata ve sanatçılara yaklaşımı okurlarımızın yabancısı değil. Tunç Soyer’den koltuğu devralan Cemil Tugay her nedense Soyer döneminde başlatılan pek çok proje gibi sanat alanındaki çalışmalara da belediye desteğini kestiğini duymayan kalmamıştır herhalde (CHP yöneticileri duymuş mudur bilemem). Başkanın sanatla ilişkisini gayet güzel anlatan bir başka örmek, gazetemizde Cuma günü yayınlanan haber-ilan… İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çeşitli alanlarda oluşturduğu konsey ya da kurulların anlatıldığı ‘Başkan Tugay kentin tüm dinamiklerini harekete geçiriyor’ başlıklı ilandan öğrendiğimize göre oluşturulan konseyler şunlar: Yapay Zeka Konseyi, Gastronomi ve Gıda Konseyi, Tarım ve Çevre Konseyi, Eğitim Konseyi, Yapı Teknolojileri Konseyi, Turizm Konseyi, Spor Konseyi. Bir de kurullar var: Arkeoloji Kurulu, Körfez Ekoloji Kurulu, Zeytin Kurulu. Herhalde bir ‘Sanat Konseyi’ oluşturmayı düşünmemişler. 

İzmir’in ‘ortak akıl’la kalkınacağını söyleyen başkanın ‘İzmir Kültür Konuşuyor’ (İzmir Talks Culture) mottosu ile bir Kültür Politikaları Çalıştayı düzenleyerek bu eksikliği gidermeyi planladığı söylenebilir. Herhalde öyledir dedim ve merakla ‘Kültür Politikaları Çalıştayı’na gittim. Meğerse kapalı bir çalıştaymış. Kapıdaki davetli listesinde adım yoktu. İzmir’e dört uluslararası etkinlik (Edebiyat-Sinema Buluşması, Film ve Müzik Festivali, Akdeniz Sinemaları Buluşması, Mizah Festivali) kazandırmış bir derneğin (Kültürlerarası Sanat Derneği) çağrılı olmamasına şaşırmadım elbette, çünkü bu etkinliklerin hepsinde Soyer’in imzası vardı… Ben de gazeteci şapkamla girdim içeri ve çalıştayı başından sonuna izledim.   

SANATSIZ KÜLTÜR ÇALIŞTAYI

Çalıştaya sunulan, UCLG Kültür Komitesi işbirliği ile hazırlanan ‘Kültür Politikaları Belgesi Taslağı’ altı eksen üzerine yapılandırılmıştı: 1. Kültürü Bir Hak Olarak Tanımlamak ve Kültüre Erişim, 2. Kültür Yönetimi ve Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi, 3. Kültür Ekonomisi ve Yaratıcı Endüstriler, 4. Kültürel Mirasın Korunması ve Yeniden İşlevlendirilmesi, 5. İklim Krizi, Ekoloji ve Kültür Politikaları’, 6. Dijitalleşme, Yeni Teknolojiler ve Kültür Politikaları Görüldüğü üzere ‘Sanat’ sözcüğüne gerek görülmemiş. Eş zamanlı gerçekleştirilen, ekolojiden arkeolojiye kültürün farklı katmanlarını konu alan bu tematik oturumlardan yalnızca ikisinde (Yaratıcı Ekonomiler ve Kütür Yönetimi) sanat alanından birkaç kurum temsilcisi yer alıyordu: ARKAS Sanat, Teos Kültür, Darağacı İnsiyatifi, Balconnection Project, Bergama Tiyatro Festivali, İstanbul Kültür Sanat Vakfı, Mersin’den Sanathane, UNESCO Milli Komisyonu, Institut français, Goethe Institut, İtalyan Kültür ve Dostluk Derneği…  

İzmir’in yazarları, çizerleri, tasarımcıları, sinemacıları, tiyatrocuları, müzisyenlerine gerek duyulmamıştı anlaşılan. İzmir üniversitelerinin Güzel Sanatlar Fakülteleri, Devlet Opera ve Balesi, İzmir Devlet Tiyatrosu, İzmir Şehir Tiyatrosu, Bornova Belediye Tiyatrosu, Ege Tiyatrolar Birliği, TMMOB Mimarlar Odası, Türkiye Yazarlar Sendikası, İKSEV gibi sanat kurumları ve sivil toplum kuruluşları da gereksizdi! Ana oturum konuşmacıları arasında sanat alanlarından tek bir konuşmacı yoktu. Son oturumun moderatörü Ercan Kesal ve açılış konuşmalarından birini yapan (ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin neden artık UCLG’de olmadığını sorgulayan) eski Kültür Bakanlarımızdan yazar Suat Çağlayan dışında…  

Çalıştay’ın en önemli eksiklerinden biri İzmir ilçeleri belediye başkanlarının ve kültür yöneticilerinin davet edilmemiş olmasıydı. Tugay dışında Çalıştay’da konuşan iki belediyeci daha vardı: UCLG’nin bölgesel konseyi MEWA’nın Kültür ve Turizm Komitesi üyesi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve Atina Belediyesi Başkan Yardımcısı ve OPANDA (Atina Belediyesi Kültür, Spor ve Gençlik Kurumu) Başkanı Roxani Bei. Çalıştayın iki yabancı konuğu daha vardı: Kültür Politikalarında Küresel Eğilimler başlıklı bir konuşma yapan UCLG Kültür Komitesi Koordinatörü Dr. Jordi Pascual (Barselona) ve Hırvatistan’dan IRMO (Kalkınma ve Uluslararası İlişkiler Kurumu) Danışmanı Daniela Angelina Jelincic. Kültür Politikaları Çalıştayı’nın ilk gününde ayrı bir salonda düzenlenen B40 Balkan Kentleri Ağı’nın ‘Yerel Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Çalışma Grubu’nun toplantısına hangi ülkeler katıldı bilemiyorum, o toplantıyı izlemediğim için…   

UCLG’DEN İYİ UYGULAMALAR

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kültür Sanat Dairesi’ne bağlı ‘Akdeniz Akademisi’nin düzenlediği Kültür Politikaları Çalıştayı kapsamında UCLG Kültür Komitesi’nin İyi Uygulamalar veri tabanından yararlanarak hazırlanan ‘Kültür Politikalarında İyi Uygulamalar: Dünyadan Örnekler’ kitabının yayınlanması olumlu bir çalışmaydı. Kitapta, ‘Kültürel Haklar’, ‘Kültürel Miras, Çeşitlilik, Yaratıcılık’, ‘Kültür ve Eğitim’, ‘Kültür ve Çevre’, ‘Kültür ve Ekonomi’, ‘Kültür Eşitlik ve Sosyal İçerme’, ’Kültür, Kentsel Planlama ve Kamusal Alan’, ‘Kültür ve Bilgi’, ‘Kültürün Yönetişimi’ başlıkları altında dünyadan iyi örneklere yer verilmiş. 

Belediyenin Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay’ın moderatörlüğünde gerçekleşen kapanış oturumunun konuşmacısı ODTÜ’nün efsane hocası, Emeritus Profesör İlhan Tekeli idi. Tekeli, yaratıcı düşünceye herkesin katkı yapabileceği bir çerçevenin gerekliliğini ve kültürü herkesin farklı biçimde tanımladığını, aslında iki tür kültürden (antropolojik kültür ve yüksek kültür) söz etmek gerektiğini vurguladıktan sonra, belediyenin hazırladığı ‘Kültür Politikaları Belgesi Taslağı’ndaki yanlışları tek tek sıraladı. Yerel kalkınma yerine ‘yerinden kalkınma’nın temel alınması gerektiğini, getirilen politika önerilerinin ülkenin geneline ilişkin önerilerden farklı olmadığını, İzmir’in özeline ilişkin politikalar geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Profesör Tekeli, Çalıştayda ‘Akdeniz kültürü’nden söz edilmemesini bir eksiklik olarak değerlendirdi. 

Kaynak: BirGün

Latest articles

SAHA 2026 sona erdi: Üç günde 8 milyar dolarlık sözleşme

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul’un organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı sona erdi. Fuarın kapanış toplantısı, SAHA İstanbul Başkan Yardımcısı ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Genel Müdürü İlhami […]

Yunan basınında Ankara-Atina analizi! Savunma sanayiinde ‘ezici fark’

MİLLİYET.COM.TR - Yunanistan merkezli Business Daily, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde kaydettiği ilerlemeyi ele aldığı analizinde, Ankara’nın özellikle İHA/SİHA üretimi, zırhlı araçlar ve seri üretim kapasitesiyle küresel ölçekte yükselen bir güç haline geldiğini yazdı.

Haberde, Yunanistan ile Türkiye arasındaki savunma sanayii farkının "giderek açıldığı" değerlendirmesine yer verildi.

‘TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİİNDE KÜRESEL OYUNCUYA DÖNÜŞTÜ’

Haberde, Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda dikkat çekici bir dönüşüm gerçekleştirdiği belirtilerek, ülkenin özellikle insansız hava araçları alanında uluslararası ölçekte önemli bir aktör konumuna geldiği ifade edildi.

Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar TB2 ve Bayraktar Akıncı sistemlerinin Ukrayna, Libya ve Suriye’deki çatışmalarda kullanıldığı hatırlatılan haberde, bu durumun Türkiye’ye "gerçek savaş koşullarında edinilmiş operasyonel deneyim" avantajı sağladığı kaydedildi.

Ayrıca ASELSAN ve Roketsan gibi şirketlerin elektronik sistemler, füze teknolojileri, deniz platformları ve ileri savunma teknolojileri alanlarında Türkiye’nin kapasitesini ciddi ölçüde artırdığı ifade edildi.

‘ANKARA’NIN STRATEJİSİ: SERİ ÜRETİM VE İHRACAT’

Analizde, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişinin tesadüfi olmadığı vurgulanırken, sektörün özellikle 1970’lerin ikinci yarısından itibaren sistemli biçimde büyütüldüğü, 2005 sonrası dönemde ise dönüşümün hızlandığı belirtildi.

Yunan ekonomist ve eski bakan Tasos Giannitsis’in "Greece 1953–2024: Time and Political Economy" adlı çalışmasına atıf yapılan haberde, Türkiye’nin silah üretim geleneğinin 18. yüzyıla kadar uzandığı ifade edildi.

Haberde, Türkiye’nin bugün "düşük ve orta teknoloji yoğunluklu ürünleri büyük ölçeklerde üretebildiği", aynı zamanda ABD, Rusya ve diğer ülkelerden tedarik edilen ileri teknoloji sistemleri de kullandığı kaydedildi.

Türkiye’nin İHA, zırhlı araç, mühimmat ve deniz sistemlerinde Avrupa’daki birçok ülkeden daha hızlı ve büyük ölçekli üretme kapasitesi kazandığı ifade edildi.

‘YUNANİSTAN ALEYHİNE EZİCİ FARK’

Haberde, Türkiye ile Yunanistan arasındaki temel farkın yalnızca askeri operasyonel kapasite değil, bu kapasiteyi destekleyen sanayi ve üretim altyapısı olduğu vurgulandı.

Tasos Giannitsis, iki ülke arasındaki farkı "Yunanistan aleyhine ezici" olarak nitelendirirken, Türkiye’nin ihracat odaklı ve üretim kabiliyeti yüksek bütünleşik bir savunma sanayii ekosistemi oluşturduğunu belirtti.

İHA ALANINDAKİ FARK DİKKAT ÇEKTİ

Haberde, Yunanistan’da yerli İHA geliştirme tartışmalarının yıllardır sürdüğü ancak henüz seri üretim aşamasına ulaşılamadığı ifade edildi.

Türkiye’nin ise aynı dönemde kapsamlı bir İHA ailesi geliştirdiği, bunları ihraç ettiği ve aktif çatışma bölgelerinde kullanarak hem teknik deneyim hem de uluslararası görünürlük kazandığı belirtildi.

Yeni nesil TSK
İngiliz basınından Financial Times, Türkiye'nin kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN'ı yazdı! 'Dünyanın en büyüklerinden'

Hakan Safi’ye sürpriz destek!

Fenerbahçe 7 Haziran’da olağanüstü seçimli genel kurula gidecek. Sarı-lacivertlilerde başkan adayları çalışmalarını hızlandırdı. Fenerbahçe’de şu ana kadar Hakan Safi ve Aziz Yıldırım adaylığını açıkladı. 2 isim de yönetimlerini belirliyor. Fenerbahçe’nin eski yöneticilerinden Abdullah Kiğılı, yaklaşan seçim öncesi yaptığı açıklamalarla gündem oldu. Kiğılı, “Ben Hakan Safi’nin yanında yer aldım. Çünkü Fenerbahçe’de artık gençlerin yönetimde olması, bizim […]

Dünya bekliyor!

ABD ve İran arasında bir barış anlaşmasına varılmasına yönelik çabalar sürerken, gözler Tahran’dan gelecek yanıta çevrilmiş durumda. Bir yandan dolaylı müzakere sürerken, diğer yandan Hürmüz’de çatışmalar yaşanması durumu daha da karmaşık hale getiriyor. İran güçleri ile ABD donanması arasında son günlerde meydana gelen çatışmalar, ateşkes anlaşmasını uygulamaya konulduğundan bu yana en kritik sınavla karşı karşıya bıraktı.

İlginizi Çekebilir

ABD Başkanı Donald Trump ise Tahran’ın yanıtını bekliyor. İran’ın ABD’nin çatışmaları sona erdirmeye yönelik teklifine yakında yanıt vermesini beklediklerini aktaran Trump, İranlıların müzakereleri kasıtlı olarak yavaşlattığına inanıp inanmadığı yönündeki soruya ise “Yakında öğreneceğiz” yanıtını verdi. Trump, İran’ın ABD ile bir anlaşmaya varmaması halinde, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünü tesis etmeyi amaçlayan “Özgürük Projesi” operasyonunu daha kapsamlı olarak yeniden başlatabileceklerini belirterek, “Bir anlaşma imzalanıp süreç tamamlanmazsa farklı bir yol izleyeceğiz. Bence Özgürlük Projesi iyi bir proje, ama bunu başarmanın başka yolları da var. İşler yolunda gitmezse Özgürlük Projesi’ne geri dönebiliriz, ama bu durumda ‘Özgürlük Projesi Artı’ olur. Yani Özgürlük Projesi’ne başka tedbirlerin de eklendiği bir versiyon olur” dedi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise İran’dan henüz resmi yanıt almadıklarını belirterek, “Umarım bu bizi ciddi bir müzakere sürecine sokar” dedi.

İran sorguluyor

İran tarafı ise yaşanan çatışmaların ardından müzakerelerin gidişatını sorguluyor. İran’ın Ankara Büyükelçiliği, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD’nin Fars Körfezi’ndeki faaliyetleri ve Amerikalı yetkililerin söylemlerinin diplomasi sürecine ilişkin kuşkuları artırdığını söylediğini açıkladı. Arakçi’nin, “Amerikan tarafının yıkıcı yaklaşımının diplomasi sürecini zayıflattığını ve İran halkının Amerikan tarafının niyetlerine yönelik güvensizliğini derinleştirdiğini” ifade ettiği belirtildi. İranlı Bakanın, mevcut diplomatik sürecin ilerletilebilmesi için “karşı tarafın yasa dışı saldırıları ile maksimalist ve mantıksız yaklaşımlarının durdurulmasının gerekli olduğunu” söylediği bildirildi.

Gülistan Doku’nun annesinden buruk istek: ‘Benim hediyem bir mezar taşı’

Petrol sızıntısı var!

Uydu görüntüleri İran’ın ana petrol ihracat terminali olan Hark Adası çevresinde büyük petrol sızıntıları olduğunu gösteriyor. Yaklaşık 52 kilometrekarelik alana yayıldığı belirtilen sızıntı, hem çevresel felaket hem de enerji güvenliği açısından ciddi endişeleri beraberinde getirdi. Sızıntının kesin nedeni henüz netlik kazanmazken, bölgedeki bir arıza ya da altyapının yetersizliği nedeniyle durumun ortaya çıkmış olabileceği ifade ediliyor. Ablukanın İran’ın petrolü depolama kapasitesini zorladığı belirtildi.

‘Hamaney karar almada etkili’

ABD istihbaratı, İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in, üst düzey İranlı yetkililerle birlikte savaş stratejisinin şekillenmesinde kritik bir rol oynadığını değerlendiriyor. CNN’in ABD istihbaratına yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, şu anda parçalanmış rejim içindeki yetki belirsizliği sürüyor, ancak Mücteba Hameney’nin İran’ın savaşı sona erdirmek için ABD ile yürüttüğü müzakereleri yönlendirmeye yardımcı olduğu tahmin ediliyor.

More like this

SAHA 2026 sona erdi: Üç günde 8 milyar dolarlık sözleşme

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul’un organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı sona erdi. Fuarın kapanış toplantısı, SAHA İstanbul Başkan Yardımcısı ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Genel Müdürü İlhami […]

Yunan basınında Ankara-Atina analizi! Savunma sanayiinde ‘ezici fark’

MİLLİYET.COM.TR - Yunanistan merkezli Business Daily, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde kaydettiği ilerlemeyi ele aldığı analizinde, Ankara’nın özellikle İHA/SİHA üretimi, zırhlı araçlar ve seri üretim kapasitesiyle küresel ölçekte yükselen bir güç haline geldiğini yazdı.

Haberde, Yunanistan ile Türkiye arasındaki savunma sanayii farkının "giderek açıldığı" değerlendirmesine yer verildi.

‘TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİİNDE KÜRESEL OYUNCUYA DÖNÜŞTÜ’

Haberde, Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda dikkat çekici bir dönüşüm gerçekleştirdiği belirtilerek, ülkenin özellikle insansız hava araçları alanında uluslararası ölçekte önemli bir aktör konumuna geldiği ifade edildi.

Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar TB2 ve Bayraktar Akıncı sistemlerinin Ukrayna, Libya ve Suriye’deki çatışmalarda kullanıldığı hatırlatılan haberde, bu durumun Türkiye’ye "gerçek savaş koşullarında edinilmiş operasyonel deneyim" avantajı sağladığı kaydedildi.

Ayrıca ASELSAN ve Roketsan gibi şirketlerin elektronik sistemler, füze teknolojileri, deniz platformları ve ileri savunma teknolojileri alanlarında Türkiye’nin kapasitesini ciddi ölçüde artırdığı ifade edildi.

‘ANKARA’NIN STRATEJİSİ: SERİ ÜRETİM VE İHRACAT’

Analizde, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişinin tesadüfi olmadığı vurgulanırken, sektörün özellikle 1970’lerin ikinci yarısından itibaren sistemli biçimde büyütüldüğü, 2005 sonrası dönemde ise dönüşümün hızlandığı belirtildi.

Yunan ekonomist ve eski bakan Tasos Giannitsis’in "Greece 1953–2024: Time and Political Economy" adlı çalışmasına atıf yapılan haberde, Türkiye’nin silah üretim geleneğinin 18. yüzyıla kadar uzandığı ifade edildi.

Haberde, Türkiye’nin bugün "düşük ve orta teknoloji yoğunluklu ürünleri büyük ölçeklerde üretebildiği", aynı zamanda ABD, Rusya ve diğer ülkelerden tedarik edilen ileri teknoloji sistemleri de kullandığı kaydedildi.

Türkiye’nin İHA, zırhlı araç, mühimmat ve deniz sistemlerinde Avrupa’daki birçok ülkeden daha hızlı ve büyük ölçekli üretme kapasitesi kazandığı ifade edildi.

‘YUNANİSTAN ALEYHİNE EZİCİ FARK’

Haberde, Türkiye ile Yunanistan arasındaki temel farkın yalnızca askeri operasyonel kapasite değil, bu kapasiteyi destekleyen sanayi ve üretim altyapısı olduğu vurgulandı.

Tasos Giannitsis, iki ülke arasındaki farkı "Yunanistan aleyhine ezici" olarak nitelendirirken, Türkiye’nin ihracat odaklı ve üretim kabiliyeti yüksek bütünleşik bir savunma sanayii ekosistemi oluşturduğunu belirtti.

İHA ALANINDAKİ FARK DİKKAT ÇEKTİ

Haberde, Yunanistan’da yerli İHA geliştirme tartışmalarının yıllardır sürdüğü ancak henüz seri üretim aşamasına ulaşılamadığı ifade edildi.

Türkiye’nin ise aynı dönemde kapsamlı bir İHA ailesi geliştirdiği, bunları ihraç ettiği ve aktif çatışma bölgelerinde kullanarak hem teknik deneyim hem de uluslararası görünürlük kazandığı belirtildi.

Yeni nesil TSK
İngiliz basınından Financial Times, Türkiye'nin kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN'ı yazdı! 'Dünyanın en büyüklerinden'

Hakan Safi’ye sürpriz destek!

Fenerbahçe 7 Haziran’da olağanüstü seçimli genel kurula gidecek. Sarı-lacivertlilerde başkan adayları çalışmalarını hızlandırdı. Fenerbahçe’de şu ana kadar Hakan Safi ve Aziz Yıldırım adaylığını açıkladı. 2 isim de yönetimlerini belirliyor. Fenerbahçe’nin eski yöneticilerinden Abdullah Kiğılı, yaklaşan seçim öncesi yaptığı açıklamalarla gündem oldu. Kiğılı, “Ben Hakan Safi’nin yanında yer aldım. Çünkü Fenerbahçe’de artık gençlerin yönetimde olması, bizim […]