HomeTürkçe HaberlerGündemMustafa Keser’in sahnede anlattığı fıkra siyasi kriz yarattı: Sert tepkiler var

Mustafa Keser’in sahnede anlattığı fıkra siyasi kriz yarattı: Sert tepkiler var

Published on

spot_img

Sanatçı Mustafa Keser’in sahnede anlattığı ve “Kayserili ile Yahudinin farkı” ifadesini içeren fıkra, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Kısa sürede büyüyen tartışma, siyasi isimlerin de dahil olmasıyla krize dönüştü.

AKP’li Çopuroğlu’ndan tepki: “Kınıyorum”

AKP Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Keser’in sözlerine sert tepki gösterdi. Çopuroğlu, “Dinimizle alay etmek de Kayseri’ye ve Kayserililere laf söylemek de kimsenin haddi değildir” ifadelerini kullanarak sanatçıyı eleştirdi.

Keser: “Yanlış anlaşıldım, özür gerektirecek durum yok”

Tepkilerin ardından açıklama yapan Mustafa Keser, sözlerinin çarpıtıldığını belirtti. Sahne sanatçısı olduğunu vurgulayan Keser, herhangi bir şehre ya da topluluğa hakaret etmesinin söz konusu olmadığını ifade etti.

Kayseri’de planlanan 15 Mayıs konserinin iptal edildiğini duyuran Keser, buna rağmen özür dilemesini gerektiren bir durum olmadığını savundu. Keser, “Özür dilenecek bir durum olsa on kere de dilerim. Ancak ortada böyle bir durum yok” dedi.

MHP’li Ersoy’dan sert sözler

Tartışmaya MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy da dahil oldu. Ersoy, Keser’in açıklamalarına sert tepki göstererek sanatçıyı eleştirdi.

Keser’in ifadelerini “saygısızlık” olarak nitelendiren Ersoy, sanatçının Kayseri’de sahne almasına karşı olduklarını belirtti. Ersoy’un açıklamalarında yer alan sert ifadeler, tartışmanın daha da büyümesine neden oldu.

Sosyal medyada başlayan tartışma, sanat ve siyaset dünyasını karşı karşıya getirirken, konuya ilişkin farklı kesimlerden tepkiler gelmeye devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi

Kaynak: Elips Haber

Latest articles

AB, Türkiye'nin kıymetini bilsin

Başkan Erdoğan, AB'nin hakkaniyetsiz kararlarına tepki gösterdi: “Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından fazladır. AB, ya Türkiye'nin gücünü çıkış fırsatı olarak görecekler ya da geleceğini karartmasına müsaade edecekler.”

İsrail tarafından alıkonulan Sumud aktivisti Hüseyin Oral, Milliyet.com.tr'ye konuştu! Şok Yunanistan iddiası: 'Kemiklerimiz sızladı'

MİLLİYET.COM.TR / PIRIL CENNET- İsrail'in Gazze ablukasını kırma ve yaşamsal insani yardım ulaştırmayı amaçlayan KüreselSumudFilosu 2026 Bahar Misyonu, 12 Nisan'da İspanya'nın Barselona kentinden Akdeniz'e açılmıştı.

İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki katılımlarla filo, 39 farklı ülkeden aralarında Türklerin de bulunduğu 345 katılımcıyla 26 Nisan'da yeniden yola koyulmuştu. Ancak İsrail ordusu, 29 Nisan gece saatlerinde Girit Adası açıklarındaki uluslararası sularda hukuk dışı müdahalede bulunarak, aktivistleri taşıyan teknelere saldırmıştı.

Gazze'ye 600 deniz mili uzaklıkta, Yunan kara sularından birkaç mil açıkta düzenlenen saldırıda, İsrail ordusu 177 aktivisti alıkoyup kötü muamelede bulunmuştu. Filoda bulunan Türk vatandaşı Hüseyin Oral, İsrail askerleri tarafından gördüğü işkenceyi tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’den Pırıl Cennet’e anlattı.

‘KURAL BU’

Oral, gemilerine saldırı anını anlatırken “Pazar günü İtalya’dan yola çıktık. Gemide diğer aktivist arkadaşlarla tanışıp konuşurken 15-20 dakika sonra ilk önce internette kesintiler olmaya başladı. Anormal bir durum olduğunu fark ettikten sonra olası bir İsrail saldırısından şüphelendik. Hemen resimler vesaire paylaştık hesaplarımızdan ve internetimizin kesildiğine dair bilgilendirme yaptık. Bu sıra etrafta botlar belirlemeye başladı, iyice bize doğru yaklaşıyorlardı. Bazı arkadaşlarım ‘Bu normal bir şey değil, bize yaklaşıyorlar. İsrail askerleri olabilir. Eğer gemiyi basarlarsa diz çökeceğiz, hiçbir şekilde müdahale etmeyeceğiz. Kural bu’ dediler” ifadelerini kullandı.

‘SİLAH DOĞRULTTULAR, HAREKET EDEMEDİK’

Sonrasında İsrail askerlerinin gemilerine çıktığını anlatan Oral “Bize ışık ve silah doğrulttuktan sonra diz çökmemizi ve İsrail askeri olduklarını söylediler. Hepsi komando gibiydi, üzerleri askeri teçhizat doluydu. Sadece gözleri gözüküyordu ve yüzleri maskeliydi. Yanılmıyorsam aralarında birkaç tane kadın asker de vardı. Bize diz çöktürdükten sonra ‘Buranın kaptanı, sorumlusu kim?’ diye sordular. Sonra bizi yavaş yavaş geminin ön tarafına gönderdiler. Oraya üzerimize silahları doğrultup oturttular. Kesinlikle hareket edemedik, bize çok kötü muamele ettiler” dedi.

‘TERS KELEPÇELERLE HAPİSHANE GEMİSİNE GÖTÜRDÜLER’

İsrailli askerlerin kendilerini alıkoyduktan sonra konteynerden bir hapishane gemisine götürdüklerini anlatan Oral “Bizi ters kelepçelerle bağladılar. Hasta olan arkadaşlarım vardı, acil ilaç kullanmaları gerekiyordu ancak o ilaçları vermediler. Sonrasında bizi botlarla teker teker kendi gemilerine götürdüler. Gemileri büyük ihtimalle askeri bir gemiydi ama konteynerler koymuşlar ve adeta bir hapishaneye çevirmişler. Etrafı dikenli tellerle çevrelemişler. Tepemizde askerler silah zoruyla bizi bu gemiye bindirdiler. Ters kelepçeli bir şekilde ilerledik. ‘Kesinlikle sağa sola bakmayacaksınız’ diyorlardı” diye konuştu.

‘BİZDEN RESMEN KORKUYORLARDI’

Üstlerindeki kazakları ve montları çıkarmak zorunda kaldıklarını belirten Oral “İsim listesi yaptılar, tek tek her birimizi yazdılar ve pasaportlarımızı aldılar. Kazaklarımızı, montlarımızı çıkarttırdılar sadece tişörtle kaldık. Sonrasında bizi bahsettiğim dikenli tellerle çevrili konteynerlerin içine gönderdiler. Kollarımıza numara bağladılar, tek kolumuz hala kelepçeliydi. Çok az su verdiler, bir de içinde çok az peynir olan ekmekleri çuvallara doldurmuşlar. Kapıdan önümüze çöp poşeti fırlatır gibi atıp kendileri geri çıktı. İlginç olan şuydu: İsrail askerleri silahlı, teçhizatlı yani ellerinde her şeyleri var. Onlardan asla korkmadık ama onlar bizden resmen korkuyordu. Bize ekmek atarken bile hani aslanın önüne bir şey atıp kaçarsınız ya aynen öyle davranıyordu. Hallerine güldük” dedi.

‘KEMİKLERİMİZ SIZLADI’

Konteynerlerin içindeki durumdan da bahseden Oral “Yerlerde sadece minderler vardı. İnce bir sünger gibilerdi. Yerler su gibiydi, özellikle ıslatmışlar. Sonradan da gördük zaten. Sabahları yerlere bir şeylerden su püskürtüyorlar sırf ıslak ve nemli kalsın diye. Çok kalabalıktık içeriye sığamadık. Bir kısmımız dışarıda yatmak zorunda kaldı. Gece hava çok soğuktu, her yerimiz ıslaktı. İnsanlar donmamak için sürekli hareket etmeye çalışıyordu. Üzerimizde sadece tişörtle resmen buz tuttuk. İki geceyi böyle geçirdik, adeta kemiklerimiz soğuktan sızladı” ifadesinde bulundu.

‘BÖYLE İŞKENCE GÖRÜLMEMİŞTİR’

İsrailli askerlerin Filistinli aktivist Saif Abukeshek’i konteyner hapishaneden çıkarıp başka yere aldıklarını anlatan Oral “Saif’i bizim bulunduğumuz yerden çıkardılar. Onu İsrail’e götürecek olmalarından şüphelendik. Bu arada nereye gittiğimizi biz de bilmiyorduk. Hiçbir şey söylemiyorlardı. Saif’i götürdüklerinde protesto ettik ama tabii bir sonuç alamadık. Daha sonra diğer aktivist arkadaşımız Thaigo Avila’yı zorla darp ederek götürdüler. O esnada Girit Adası’na yaklaşmışız. Arkadaşlarımızı almadan gitmeyeceğimizi söyledik ve direndik. Ancak direnince hepimizi darp ettiler. Kiminin kolunu kırdılar, kiminin kaburgasını kırdılar, kiminin burnunu kırdılar. Hepimizi sürükleyerek konteynerden çıkardılar. Böyle bir işkence görülmemiştir” dedi.

‘İSRAİL VE YUNANİSTAN ARALARINDA ANLAŞMIŞTI’

Girit Adası’na yaklaştıklarında isim listesine göre Yunan botlarına teslim edikleri anlardan ve yaşadığı hırsızlıktan bahseden Oral “Bize diz çöktürüp, listeye göre Yunanlara teslim ettiler. Bu arada benim bir çantam vardı. Çantanın içinde 1000 euronun üzerinde param ve ayrıca ehliyetim vardı. İsraillilere ‘Çantamı vermeyecek misiniz?’ diye sordum. ‘Yunanlara verdik’ dediler. Yunan botuna bindiğimde oradakilere çantamı sordum ‘Evet, verdiler’ diye cevap verdiler. Adaya ayak bastığımızda tekrar çantamı istediğimde ‘Bizde çanta falan yok. Yanlış anlamışsın’ dediler. Burada çok açık ve net bir şekilde şunu gördük: Yunanlılar ve İsrailliler ortaklaşa çalışıyorlardı, kesinlikle kendi aralarında anlaşmışlardı” diye konuştu.

‘GÜCÜMÜZÜ BÖLMEK İSTEDİLER’

Adaya indiklerinde üç otobüs ve bir ambulans olduğunu hatırlayan Oral “Ambulansta doktor bile yoktu sadece bir tane hemşire vardı. Göstermelik bir pansuman yaptı. Bizi ayrı otobüslere bindirip ayırmak, gücümüzü bölmek istediler. Ama arkadaşlarımız bunu fark etti ve ‘Beraber gideceğiz’ dediler. Bir kısmımız yaralı olduğumuz için hastaneye götürdüler, diğerlerini havalimanına götürürken yine bölmeye çalışmışlar. Havalimanı otobüsündeki arkadaşlar fark edince kısa bir mesafe kala kapıları tekmeleyip inmiş ve yürüyerek havalimanına gitmişler, orada eylem yapmışlar” dedi.

‘GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDEKİ UÇAK KALKMADI’

Kendisinin hastaneye gidecek otobüste olduğunu söyleyen Oral, sosyal medyada paylaşılan videosunun çekildiği anları “Hollandalı bir hanımefendi bizim indirileceğimiz yeri öğrendiğini, haber aldığını söyledi. Kendi başına gelip bizim otobüsün önünü kesti ve elinde telefonla koşa koşa içeri girdi. Hemen o sırada bizim görüntülerimizi çekti. Sonra hemen paylaştı. Sumud Delegasyonu’na da iletti ve çok çabuk yayıldı. Gerçekten çok güzel bir şey yaptı. Sonra hastaneye geçtik, orada gün boyu tedavimiz sürdü. Bazı arkadaşlarımız İstanbul’a uçakla dönüş yaptı. Biz de hastanede kaldıktan sonra Sumud ekibinin ayarladığı bir bina vardı, oraya götürüldük ve iki gün kadar kaldık. İstanbul’a döneceğim gün ise uçağım rötar yaptı. İlginçtir ki gözümüzün önünde uçağı görüyorduk ancak resmen kalkmadı. Kalkmayınca mecbur burada kaldım” diyerek anlattı.

NE OLMUŞTU?

İsrail ordusu, Yunan kara sularına dönen bir grup tekne dışında, diğer teknelere de zarar verip yolculuk edilemeyecek hale getirdi. 31 aktivisti yaralayan İsrail ordusu, filo yöneticisi 2 aktivist dışında grubu, 1 Mayıs'ta Yunanistan’ın Girit Adası'na bıraktı. Aralarında Türk vatandaşlarının bulunduğu aktivistlerin bir kısmı ülkelerine dönerken, Yunan kara sularında halen onlarca KüreselSumudFilosu teknesi misyonun devamı için bekliyor.

Dünyanın en tehlikeli tren yolculuğu! 27 saldırı, yüzlerce can kaybı: 'Binmeye devam ediyorlar”

Çin'de havai fişek fabrikasında korkunç patlama! 21 ölü, 61 yaralı

Çin'in Hunan eyaletinde havai fişek üretimi yapılan fabrikada meydana gelen şiddetli patlamada 21 kişi hayatını kaybetti, 61 kişi yaralandı.

Sigara satışına kimlik şartı

Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, Japonya'da uygulanan ‘kimlikle sigara satışı' modeli üzerinde çalışıldığını açıkladı. Birinci, Türkiye'nin kişi başı 17 adet ile Endonezya'dan sonra en çok sigara tüketilen ülke olduğunu açıkladı.

More like this

AB, Türkiye'nin kıymetini bilsin

Başkan Erdoğan, AB'nin hakkaniyetsiz kararlarına tepki gösterdi: “Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından fazladır. AB, ya Türkiye'nin gücünü çıkış fırsatı olarak görecekler ya da geleceğini karartmasına müsaade edecekler.”

İsrail tarafından alıkonulan Sumud aktivisti Hüseyin Oral, Milliyet.com.tr'ye konuştu! Şok Yunanistan iddiası: 'Kemiklerimiz sızladı'

MİLLİYET.COM.TR / PIRIL CENNET- İsrail'in Gazze ablukasını kırma ve yaşamsal insani yardım ulaştırmayı amaçlayan KüreselSumudFilosu 2026 Bahar Misyonu, 12 Nisan'da İspanya'nın Barselona kentinden Akdeniz'e açılmıştı.

İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki katılımlarla filo, 39 farklı ülkeden aralarında Türklerin de bulunduğu 345 katılımcıyla 26 Nisan'da yeniden yola koyulmuştu. Ancak İsrail ordusu, 29 Nisan gece saatlerinde Girit Adası açıklarındaki uluslararası sularda hukuk dışı müdahalede bulunarak, aktivistleri taşıyan teknelere saldırmıştı.

Gazze'ye 600 deniz mili uzaklıkta, Yunan kara sularından birkaç mil açıkta düzenlenen saldırıda, İsrail ordusu 177 aktivisti alıkoyup kötü muamelede bulunmuştu. Filoda bulunan Türk vatandaşı Hüseyin Oral, İsrail askerleri tarafından gördüğü işkenceyi tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’den Pırıl Cennet’e anlattı.

‘KURAL BU’

Oral, gemilerine saldırı anını anlatırken “Pazar günü İtalya’dan yola çıktık. Gemide diğer aktivist arkadaşlarla tanışıp konuşurken 15-20 dakika sonra ilk önce internette kesintiler olmaya başladı. Anormal bir durum olduğunu fark ettikten sonra olası bir İsrail saldırısından şüphelendik. Hemen resimler vesaire paylaştık hesaplarımızdan ve internetimizin kesildiğine dair bilgilendirme yaptık. Bu sıra etrafta botlar belirlemeye başladı, iyice bize doğru yaklaşıyorlardı. Bazı arkadaşlarım ‘Bu normal bir şey değil, bize yaklaşıyorlar. İsrail askerleri olabilir. Eğer gemiyi basarlarsa diz çökeceğiz, hiçbir şekilde müdahale etmeyeceğiz. Kural bu’ dediler” ifadelerini kullandı.

‘SİLAH DOĞRULTTULAR, HAREKET EDEMEDİK’

Sonrasında İsrail askerlerinin gemilerine çıktığını anlatan Oral “Bize ışık ve silah doğrulttuktan sonra diz çökmemizi ve İsrail askeri olduklarını söylediler. Hepsi komando gibiydi, üzerleri askeri teçhizat doluydu. Sadece gözleri gözüküyordu ve yüzleri maskeliydi. Yanılmıyorsam aralarında birkaç tane kadın asker de vardı. Bize diz çöktürdükten sonra ‘Buranın kaptanı, sorumlusu kim?’ diye sordular. Sonra bizi yavaş yavaş geminin ön tarafına gönderdiler. Oraya üzerimize silahları doğrultup oturttular. Kesinlikle hareket edemedik, bize çok kötü muamele ettiler” dedi.

‘TERS KELEPÇELERLE HAPİSHANE GEMİSİNE GÖTÜRDÜLER’

İsrailli askerlerin kendilerini alıkoyduktan sonra konteynerden bir hapishane gemisine götürdüklerini anlatan Oral “Bizi ters kelepçelerle bağladılar. Hasta olan arkadaşlarım vardı, acil ilaç kullanmaları gerekiyordu ancak o ilaçları vermediler. Sonrasında bizi botlarla teker teker kendi gemilerine götürdüler. Gemileri büyük ihtimalle askeri bir gemiydi ama konteynerler koymuşlar ve adeta bir hapishaneye çevirmişler. Etrafı dikenli tellerle çevrelemişler. Tepemizde askerler silah zoruyla bizi bu gemiye bindirdiler. Ters kelepçeli bir şekilde ilerledik. ‘Kesinlikle sağa sola bakmayacaksınız’ diyorlardı” diye konuştu.

‘BİZDEN RESMEN KORKUYORLARDI’

Üstlerindeki kazakları ve montları çıkarmak zorunda kaldıklarını belirten Oral “İsim listesi yaptılar, tek tek her birimizi yazdılar ve pasaportlarımızı aldılar. Kazaklarımızı, montlarımızı çıkarttırdılar sadece tişörtle kaldık. Sonrasında bizi bahsettiğim dikenli tellerle çevrili konteynerlerin içine gönderdiler. Kollarımıza numara bağladılar, tek kolumuz hala kelepçeliydi. Çok az su verdiler, bir de içinde çok az peynir olan ekmekleri çuvallara doldurmuşlar. Kapıdan önümüze çöp poşeti fırlatır gibi atıp kendileri geri çıktı. İlginç olan şuydu: İsrail askerleri silahlı, teçhizatlı yani ellerinde her şeyleri var. Onlardan asla korkmadık ama onlar bizden resmen korkuyordu. Bize ekmek atarken bile hani aslanın önüne bir şey atıp kaçarsınız ya aynen öyle davranıyordu. Hallerine güldük” dedi.

‘KEMİKLERİMİZ SIZLADI’

Konteynerlerin içindeki durumdan da bahseden Oral “Yerlerde sadece minderler vardı. İnce bir sünger gibilerdi. Yerler su gibiydi, özellikle ıslatmışlar. Sonradan da gördük zaten. Sabahları yerlere bir şeylerden su püskürtüyorlar sırf ıslak ve nemli kalsın diye. Çok kalabalıktık içeriye sığamadık. Bir kısmımız dışarıda yatmak zorunda kaldı. Gece hava çok soğuktu, her yerimiz ıslaktı. İnsanlar donmamak için sürekli hareket etmeye çalışıyordu. Üzerimizde sadece tişörtle resmen buz tuttuk. İki geceyi böyle geçirdik, adeta kemiklerimiz soğuktan sızladı” ifadesinde bulundu.

‘BÖYLE İŞKENCE GÖRÜLMEMİŞTİR’

İsrailli askerlerin Filistinli aktivist Saif Abukeshek’i konteyner hapishaneden çıkarıp başka yere aldıklarını anlatan Oral “Saif’i bizim bulunduğumuz yerden çıkardılar. Onu İsrail’e götürecek olmalarından şüphelendik. Bu arada nereye gittiğimizi biz de bilmiyorduk. Hiçbir şey söylemiyorlardı. Saif’i götürdüklerinde protesto ettik ama tabii bir sonuç alamadık. Daha sonra diğer aktivist arkadaşımız Thaigo Avila’yı zorla darp ederek götürdüler. O esnada Girit Adası’na yaklaşmışız. Arkadaşlarımızı almadan gitmeyeceğimizi söyledik ve direndik. Ancak direnince hepimizi darp ettiler. Kiminin kolunu kırdılar, kiminin kaburgasını kırdılar, kiminin burnunu kırdılar. Hepimizi sürükleyerek konteynerden çıkardılar. Böyle bir işkence görülmemiştir” dedi.

‘İSRAİL VE YUNANİSTAN ARALARINDA ANLAŞMIŞTI’

Girit Adası’na yaklaştıklarında isim listesine göre Yunan botlarına teslim edikleri anlardan ve yaşadığı hırsızlıktan bahseden Oral “Bize diz çöktürüp, listeye göre Yunanlara teslim ettiler. Bu arada benim bir çantam vardı. Çantanın içinde 1000 euronun üzerinde param ve ayrıca ehliyetim vardı. İsraillilere ‘Çantamı vermeyecek misiniz?’ diye sordum. ‘Yunanlara verdik’ dediler. Yunan botuna bindiğimde oradakilere çantamı sordum ‘Evet, verdiler’ diye cevap verdiler. Adaya ayak bastığımızda tekrar çantamı istediğimde ‘Bizde çanta falan yok. Yanlış anlamışsın’ dediler. Burada çok açık ve net bir şekilde şunu gördük: Yunanlılar ve İsrailliler ortaklaşa çalışıyorlardı, kesinlikle kendi aralarında anlaşmışlardı” diye konuştu.

‘GÜCÜMÜZÜ BÖLMEK İSTEDİLER’

Adaya indiklerinde üç otobüs ve bir ambulans olduğunu hatırlayan Oral “Ambulansta doktor bile yoktu sadece bir tane hemşire vardı. Göstermelik bir pansuman yaptı. Bizi ayrı otobüslere bindirip ayırmak, gücümüzü bölmek istediler. Ama arkadaşlarımız bunu fark etti ve ‘Beraber gideceğiz’ dediler. Bir kısmımız yaralı olduğumuz için hastaneye götürdüler, diğerlerini havalimanına götürürken yine bölmeye çalışmışlar. Havalimanı otobüsündeki arkadaşlar fark edince kısa bir mesafe kala kapıları tekmeleyip inmiş ve yürüyerek havalimanına gitmişler, orada eylem yapmışlar” dedi.

‘GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDEKİ UÇAK KALKMADI’

Kendisinin hastaneye gidecek otobüste olduğunu söyleyen Oral, sosyal medyada paylaşılan videosunun çekildiği anları “Hollandalı bir hanımefendi bizim indirileceğimiz yeri öğrendiğini, haber aldığını söyledi. Kendi başına gelip bizim otobüsün önünü kesti ve elinde telefonla koşa koşa içeri girdi. Hemen o sırada bizim görüntülerimizi çekti. Sonra hemen paylaştı. Sumud Delegasyonu’na da iletti ve çok çabuk yayıldı. Gerçekten çok güzel bir şey yaptı. Sonra hastaneye geçtik, orada gün boyu tedavimiz sürdü. Bazı arkadaşlarımız İstanbul’a uçakla dönüş yaptı. Biz de hastanede kaldıktan sonra Sumud ekibinin ayarladığı bir bina vardı, oraya götürüldük ve iki gün kadar kaldık. İstanbul’a döneceğim gün ise uçağım rötar yaptı. İlginçtir ki gözümüzün önünde uçağı görüyorduk ancak resmen kalkmadı. Kalkmayınca mecbur burada kaldım” diyerek anlattı.

NE OLMUŞTU?

İsrail ordusu, Yunan kara sularına dönen bir grup tekne dışında, diğer teknelere de zarar verip yolculuk edilemeyecek hale getirdi. 31 aktivisti yaralayan İsrail ordusu, filo yöneticisi 2 aktivist dışında grubu, 1 Mayıs'ta Yunanistan’ın Girit Adası'na bıraktı. Aralarında Türk vatandaşlarının bulunduğu aktivistlerin bir kısmı ülkelerine dönerken, Yunan kara sularında halen onlarca KüreselSumudFilosu teknesi misyonun devamı için bekliyor.

Dünyanın en tehlikeli tren yolculuğu! 27 saldırı, yüzlerce can kaybı: 'Binmeye devam ediyorlar”

Çin'de havai fişek fabrikasında korkunç patlama! 21 ölü, 61 yaralı

Çin'in Hunan eyaletinde havai fişek üretimi yapılan fabrikada meydana gelen şiddetli patlamada 21 kişi hayatını kaybetti, 61 kişi yaralandı.