Dersim Katliamı’nın üzerinden 89 yıl geçti. Katliamın gerçekleşmesinin önünü açan 4 Mayıs 1937’deki Bakanlar Kurulu’nun ‘Tunceli Tenkil Harekâtı’ kararının 89’uncu yılı nedeniyle katliamda yaşamını yitirenler bugün Dersim’de anıldı.
Dersim Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla Sanat Sokağı’nda bir araya gelen yüzlerce kişi, sloganlar eşliğinde Seyid Rıza Meydanı’na kadar yürüdü.
Yürüyüşe, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe’nin yanı sıra milletvekilleri, belediye eş başkanları, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Burada bir basın açıklaması gerçekleştirildi.
Açıklamada konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, şunları söyledi:
“Dersim’de yitirdiğimiz bütün canları saygı ve minnetle anıyorum. Bu coğrafya çok sayıda Alevi katliamına tanıklık etti. Koçgiri, Dersim, Çorum, Sivas, Gazi… Suriye’de İştebrak ile başlayan ve yakın zamanda Lazkiye ve sahil kentlerinde süren Arap Alevilerine dönük yine çok büyük bir katliama tanıklık ettik. Bu katliamlarda yitirdiğimiz bütün canları bir kez daha saygıyla, minnetle anıyorum. Unutmayacağız, unutturmayacağız. Bu söz basit bir slogan değil. Bu söz bir ajitasyon değil. Bu söz, gerçek bir tarihsel hesaplaşmanın ve yüzleşmenin olması gerektiğini ifade ediyor. Bizler Dersim’i ve bütün Alevi katliamlarını asla unutmayacağız, unutturmayacağız.”
“ASİMİLASYON POLİTİKALARINDAN VAZGEÇİLMELİ”
Devletin ve iktidarın Alevilere yönelik asimilasyon politikasından vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, “Alevilik, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlanacak bir kenar süsü değildir. Alevilik basitçe ifade edilecek bir kültürel tanım değildir. Alevilik bir inançtır. Alevilerin ibadethaneleri cemevleridir” dedi.
“KATLİAMLA YÜZLEŞİLMELİ”
Dersim Katliamı ile yüzleşilmesi ve Dersim halkından özür dilenmesi gerektiğini belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı şöyle konuştu:
“Aleviler katliamlara boyun eğmedi. Dersim halkı onurunu korudu. Birçok katliama rağmen Aleviler onurunu ve inancını sonuna kadar korudu ve korumaya da devam edecek. Hangi yöntemle Alevilerin üzerine gelirseniz gelin kendi inançlarını korumaya devam edecek. Dersim halkı başta olmak üzere Alevi toplumunun ortak taleplerini bir kez daha burada sıralamak istiyorum. Dersim Katliamı ile yüzleşilmelidir. Meclis’te bir yüzleşme komisyonu ve hakikati araştırma komisyonu derhal oluşturulmalıdır. Dersim halkından hakiki bir şekilde özür dilenmelidir. Özür dileyecek olan da gelip burada tertelenin yıldönümünde alternatif bir çalışma yürütmez. Bu alternatif çalışma anlayışından vazgeçmek gerekiyor. Asimilasyon politikasından vazgeçilmelidir. Dersim halkından hakiki bir şekilde özür dilenmelidir.”
“DERSİM İSMİ İADE EDİLMELİ”
Dersim’in adının 1935 yılında “Tunceli” olarak değiştirildiğini hatırlatan Hatimoğulları, Dersim adının iade edilmesi ve Seyit Rıza ile katliamda hayatını kaybedenlerin mezar yerlerinin açıklanması çağrısı yaptı:
“Kefensiz yatan Dersimliler var. Dersim Katliamı’nda yitirdiğimiz canlarımızın mezar yerleri açıklanmalıdır. Seyid Rıza ve yol arkadaşlarının hem mezar yerleri hem de bütün kayıpların isimleri açıklanmalıdır. Aynı şekilde yine devletin belgelerinde olduğunu bildiğimiz Dersim’in Kayıp Kızlarının nerede olduğu açıklanmalıdır. Dersim’in Kayıp Kızları, Dersim toplumuyla ve Dersim’le tekrar buluşturulmalıdır. Dersim ismi iade edilmelidir. Tunç elinin değil, gerçekten barış elinin konuşması gereken bir dönem. Bizler burada Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının gereklerini yerine getirmeye çalışırken, Alevi canlarımız başta olmak üzere bu topraklarda yaşayan bütün halklardan ve inançlardan insanların kendi inancını, anadilinde eğitimini ve her türlü özgürlüğünü eşit ve özgür bir şekilde yaşayabileceği bir coğrafyayı kurmanın sözünü veriyoruz. Dersim’i unutmadık, unutmayacağız. Bütün canlarımızı bir kez daha saygı ve minnetle anıyorum.”
Resmi verilere göre 13 bin kişi hayatını kaybetti
1937 ve 1938 yıllarında Dersim’de yaşanan katliamda resmi kayıtlara göre 13 bini aşkın kişi hayatını kaybetti. Ancak kimi kaynaklar katledilenlerin sayısının en az 70 bin olduğunu belirtiyor. Yine katliam döneminde on binlerce kişi farklı kentlere sürgün edildi. Harput’ta kurulan özel mahkemede yargılanan Seyid Rıza, oğlu Resik Hüseyin ve arkadaşları, 15 Kasım 1937’de idam edildi. Katliamın üzerinden 89 yıl geçmesine rağmen ne Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri ne de tarihi “Dersim’in kayıp kızları” olarak geçen kadınların akıbetleri açığa çıkarıldı.
Kaynak: BirGün

