Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) yılın üçüncü faiz kararını açıkladı. Buna göre PPK politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37’de sabit tuttu. PPK ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit bıraktı.
TCMB Başkan Yardımcılarından Cevdet Akçay’ın görevinden ayrılmasının ardından toplantı, Fatih Karahan başkanlığında gerçekleştirildi. TCMB ocak ayında yılın ilk toplantısında 100 baz puanlık faiz indirimine gitmişti. Ardından mart toplantısında ise faizi sabit bırakmıştı. TCMB’nin bir sonraki toplantısı 11 Haziran tarihinde gerçekleştirilecek.
TCMB karar metninde, enflasyonun ana eğiliminin Mart ayında gerilediği belirtilirken, öncü veriler Nisan ayında yükselişe işaret etti. ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile enerji fiyatlarında yaşanan oynaklığa dikkat çekilerek, enflasyon üzerindeki maliyet baskısının yakından izlendiği ifade edildi.
YAVAŞLAMA SİNYALLERİ
Banka ayrıca, iktisadi faaliyette yavaşlama sinyallerinin güçlendiğini kabul etti. Ekonomi yönetimine yönelik eleştiriler ise yalnızca muhalefetle sınırlı değil. Yeni Şafak’ın haftabaşında “Şimşek’in enflasyonla mücadele programı çöktü” manşeti, hükümet içindeki görüş ayrılıklarının kamuoyuna yansıması olarak yorumlandı. Bu manşetin etkileri sürerken gazete PPK toplantısı günü “Faiz, Karahan’ın keyfi kararını bekliyor” manşetiyle çıkarak bu kez de TCMB Başkanı Fatih Karahan’ı hedef aldı.
Enflasyonu düşürme ve faizleri kademeli olarak geri çekme konusunda beklenen sonuçların alınmaması, AKP içinde Şimşek’e yönelik eleştirileri görünür hale getiriyor. Parti içinde bir kesim, sıkı para politikasının büyümeyi baskıladığı ve siyasi maliyet ürettiğini dile getirirken ekonomi yönetimi programın zamana ihtiyaç duyduğunu savunuyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, artan tepkilere üstü kapalı yanıt vererek, “Kalıcı büyümenin yolu düşük enflasyondan geçer” dedi. Şimşek, Türkiye’de, 2023’te 120 milyar dolar seviyesinde ciddi bir dış ticaret açığı bulunduğunu kaydederek, finansmana, dış finansmana erişimde sıkıntıların olduğunu anımsattı: “Ülkenin bir ödemeler dengesi stresine girmemesi, enflasyonun 3 haneye gitmemesi için çok ciddi bir çaba gösterilmesi gerekiyordu. Çok kolay söylemler var, ‘enflasyon şuradaydı da şimdi buraya gelmiş’, tamam da bu program olmasaydı enflasyon nereye giderdi sorusunu tabii sormak için biraz kafa yormak gerekiyor. Kolaycı yollar her zaman tercih ediliyor” dedi.
Ekonomi politikalarında teknik hedeflerle siyasi beklentiler arasındaki gerilimin önümüzdeki dönemde daha da belirginleşeceğine işaret ediyor.
Kaynak: BirGün
