Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Başekonomist topu ‘çırağa’ attı

Başekonomist topu ‘çırağa’ attı

Ekonomi Servisi

Tek adam rejiminin 2023 genel seçimlerinde zevahiri kurtarmak için başvurduğu ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’na atadığı Mehmet Şimşek, IMF’nin işaretleriyle yürürlüğe koyduğu programda tıkandı. Emek düşmanı iktidarın sermaye ile dostluğunu pekiştirmek için seçtiği ve ismine “dezenflasyon programı” denen ekonomik paketin çalışmadığı artık gizlenemiyor. Şimşek’in kendisi dahi durumun farkında, ABD’de, IMF ve Dünya Bankası zirvelerinde yaptığı konuşmalarda “Riskleri azaltmaya ve fırsatları çeşitlendirmeye yatırım yapmak zorundayız. Seçeneğimiz yok, şoklarla karşılaştık” diyor.

İktidarın içinde de eleştirilen Şimşek için çizdiği pembe tablonun tozu dağıldı. İktidarın, seçimde bir kez daha oy devşirmek ve sallanan tek adam rejiminin devamını sağlamak için başvurmayı planladığı kamu kaynaklarının da önüne yine savaş geçiyor. Sosyal yardımları “siyaseten” artırmak ve kredi kullanımını kolaylaştırıp geçici rahatlama yaratacak önlemler gibi seçim ekonomisi hamlelerinin önüne ABD-İsrail’in Ortadoğu’da fitillediği savaş ateşi geçmiş görünüyor. Resmi verilerin dahi saklamaya gücünün yetmediği somut gerçeklik ise ortada duruyor: Rejiminin Şimşek’le uyguladığı program işlemiyor.

∗∗∗

BANTLAR BOŞ, GÜVEN YOK

TCMB Nisan ayı imalat sanayi kapasite kullanım verilerini yayımladı. Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı, bir önceki aya kıyasla 0,5 puan artarak Nisan 2026’da ancak yüzde 73,8 seviyesine ulaşabildi. Çarklar Nisan’da da tam kapasite çalışamadı. En düşük kapasite kullanım oranları yüzde 59,7 ile deri, yüzde 62,9 ile içecek ve yüzde 65,3 ile makine ve ekipman sektörlerinde görüldü. Tüketim mallarında kapasite yüzde 71,5’e gerilerken dayanıklı tüketim mallarında oran yüzde 68,9 oldu. Üretemeyen sanayinin ekonomiye güvensiz bakışı devam ediyor. Verilere göre reel kesimin güveni Nisan’da aylık 1,4 puan gerileme kaydederek 98,6 seviyesinde, olumsuz gerçekleşti. İmalat sanayinin ekonomiye güveni, 7 ayın en düşük seviyesini gördü.

∗∗∗

İŞSİZLİK ZİRVEDE

Ülkenin kronik sorunu işsizlik, Şimşek programının beslediği bir canavara dönüştü. TÜİK’in işsizlik oranı dahi ülkeyi OECD 4’üncüsü yaptı. Gerçek işsizlik ise Şubat ayında pandemi dönemindeki zirvesine yakın biçimde yüzde 29,9 olarak hesaplandı. Sanayide ücretli çalışan sayısı son bir yılda 156 bin 976 kişi geriledi. Emek yoğun sektörlerde istihdam daralması on binleri işsiz bıraktı. Sadece tekstil, giyim ve deri ürünleri imalatında ücretli çalışan sayısı bir yılda 121 bin 68 kişi azaldı.

∗∗∗

PİYASA DA ŞİMŞEK’TEN UMUTLU DEĞİL

İktidarın koruyup beslediği sermaye de krizden etkilenmeye başlayınca Şimşek’e sırtını döndü. Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığı’na atanmasından bu yana programa en çok güvenen piyasa da inancını yitirdi. Kârdan zarar etmeye başlayan sermaye sınıfının beklentileri kötümserleşti. TCMB’nin piyasa katılımcıları anketine göre, geçen ay yüzde 2,11 olan nisan ayı enflasyon beklentisi, yüzde 2,93’e çıktı. Cari yıl sonu TÜFE artışı beklentisi ise yüzde 25,38’den yüzde 27,53’e yükseldi. Enflasyon beklentisi 12 ay sonrası için yüzde 22,17’den 23,39’a, 24 ay sonrası için ise yüzde 17,30’dan 18,02’ye çıktı.

ÜCRETLER SALDIRI ALTINDA

Şimşek programının en belirgin özelliği ücretlerin baskılanması ve iktidarın yarattığı ekonomik krizin yükünün halkın sırtına yüklenmesi oldu. Ücretler resmi enflasyonun dahi altında zamlanırken ücret ve aylıklar; beslenme masrafına dahi yetmedi. Asgari ücret, Türk-İş’in mart için açıkladığı 32 bin 793 liralık açlık sınırının ancak yüzde 86’sını karşılayabildi. Asgari ücret, 106 bin 817 liralık yoksulluk sınırının dörtte birini zor gördü. DİSK-AR çalışmalarına göre enflasyon ile vergilerin işçi ücretlerine üç aylık faturası en az 393 milyar 900 milyon TL.

KRİZ İFLAS GETİRDİ

cra ve iflas dairelerindeki dosya sayısı, son yıllarda derinleşen ekonomik krizin boyutunu ortaya koydu. 2016 yılında 26 milyon 946 bin 126 olan toplam dosya sayısı, 2025’te 35 milyon 284 bin 514’e yükseldi. Toplam dosyaların 33 milyon 34 bin 679’u icra dosyası olurken 4 bin 784’ü iflas dosyası olarak kaydedildi. Tüketici kredileri 3,172 trilyon lirayı gördü, kredi kartı borçları 3,32 trilyon lirayı aştı. 688 milyar 632 milyon lira borç takipte. Son 12 ayda 2 bin 225 şirket konkordato ilan etti. TOBB’a göre de Mart 2026’da ülkede kurulan şirket sayısı bir ayda yüzde 11,2 azalarak 8 bin 379’a gerilerken kapanan şirket sayısı yüzde 11,6 artışla 1809’a yükseldi.

BESLENMENİN MALİYETİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

OECD içinde gıda enflasyonunda lider konumunu Türkiye kimselere kaptırmıyor. TÜİK’in güvenilir olmayan enflasyon verilerine göre Mart ayında gıda enflasyonu yıllık yüzde 32,36 oldu. Gıda enflasyonu yükseldikçe dar gelirlinin sofrası küçüldü. Toplum Çalışmaları Enstitüsü raporuna göre, dar gelirli hanelerde sağlıklı ve dengeli beslenmenin maliyeti yılın ilk 3 ayında yüzde 20’den fazla arttı. Gıda enflasyonu gibi tarımsal girdi maliyetleri de durmuyor. Tarım maliyetlerle baskılanırken TÜİK’e göre tarımsal girdi enflasyonu Şubat’ta yıllık yüzde 31,55 artış kaydetti.

To read the full story from the source: BirGün

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement