Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Fon manipülasyonuna içerden bakış

Fon manipülasyonuna içerden bakış

Kenan Gözlemci*
Türkiye sermaye piyasalarının en büyük dolandırıcılığı olan Fon balonu nihayet patladı ve iki haftadır ülke gündeminde değişik boyutlarıyla konuşuluyor. Adeta Kırmızı Pazartesi romanının Türkiye sermaye piyasasındaki tezahürü olan bu sürecin bir avuç korunan, kollanan, ismi kamuoyuna çıkmış portföy yönetim şirketleri ve onların grubunda olan aracı kurumlarının yanı sıra henüz bir tedbire maruz kalmamış bir portföy yönetim şirketi dışındaki ana unsurları SPK ve Borsa İstanbul olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ponzi diye de adlandırılan fon balonu tamamen fonun içine dahil edilen Borsa’da işlem gören şirketlere ait hisse senetleri fiyatlarının manipülasyon yapılarak fiyatının suni olarak yükseltilmesine bağlıdır. Yani Borsada bu hisse senetlerinde manipülasyon yapılıp fon payının değeri fiktif olarak yükseltilmeden bu fonların aylık yüzde 20-50 getiri yapmış görünmeleri mümkün değildir. 

Yazıda Türkiye Varlık Fonun'un mülkiyetindeki Borsa İstanbul’un adını yazmamızdaki sebep budur. Borsada pay piyasasındaki bütün işlemler Borsa Denetim ve Gözetim Dairesinin kontrolünde olup, aynı kontrol ekranı SPK Piyasa Gözetim Dairesi uzmanlarınca da takip edilmektedir. Yaklaşık bir buçuk sene önce 48 TL’den halka arz olmuş Destek Faktöring hisse senedinin bir sene içinde 3 bin TL'ye ulaşması, günlük seansın son 5-10 dakika içinde birden tavan fiyata ulaşıp gün sonu kapanış seansı sonucunda her gün yüzde 7-8 primli kapatması, yine fiyatı 68 TL olan Özata Denizcilik hisse senedinin aynı ivmeyle 4 bin 900 TL fiyata getirilmesi gibi yaklaşık hepsi 60-70 pay senedinde (biz bunlara dolandırıcılar endeksi ismini takmıştık) her gün gerçekleşmesi ve bütün bu işlemleri Borsa İstanbul ve SPK’nin sadece gözlerini kırpmadan ve derin derin bakarak izlemesi akla, mantığa uygun bir tavır değildir.
Sermaye piyasası sektör temsilcileri çabaları yönünden ilerleyecek olursak 2025 Eylül ayında malum Tera fonu henüz 11 milyar TL büyüklüğündeyken dönemin SPK başkanına, Piyasa Gözetim Daire başkanına bu problemin yüz yüze söylendiğini biliyoruz. 
Yine 2025 Ekim ayında Sapanca’da TSPB tarafından düzenlenen SPK, Borsa, Birlik, Takasbank, MKK, Aracı Kurum Genel Müdürleri ve Portföy Yönetim Şirketleri Genel Müdürlerinin katıldığı çalıştayda gerek bu konu gerekse Borsa’da manipüle edilerek fiyatı yükseltilerek endeks 30’a dahil edilen Destek Faktöring’in endekse dahil edilmesinin sakıncaları tüm katılımcılar önünde de SPK Başkanı ve Borsa İstanbul Genel Müdürüne söylenmesine rağmen hiçbir önlemin alınmaması izahı mümkün olmayan bir şeydir.
Fon dolandırıcılığı vakasının derhal müdahale edilmezse 1 trilyonluk, kimsenin altından kalkamayacağı bir enkaz yaratacağını iddia eden sektör temsilcileri yine SPK başkanının kapısına giderek niye müdahale edilmediğini sormuşlar, aldıkları tatmin edici olmayan cevaplar neticesinde şaşkınlık içerisinde Kuruldan ayrılmışlardır. Bir sonraki dönemde tekrar SPK Başkanı olma hayali sona eren Ömer Gönül yerine yine Kurulda Başkan Vekili olan şimdiki Başkan Mahmut Sütçü atandı. MSCI’ın "Kasım 2026 kadar endeksinizdeki sağlıksız yapıyı düzeltmezseniz Türkiye endeksini MSCI endeksinden çıkartırız" uyarısı etkisiyle aspirin tedavisi şeklindeki fiili dolaşım hesabı gibi düzenlemeler ile yetinirken yine sektör temsilcileri Başkan'ın kapısını çalmış, gelinen noktanın vahametini anlatıp acil müdahale çağrısında bulunmuşlardır.
Bu görüşmeden yaklaşık 2 ay sonra aslında 30 Ekim 2026 tarihinde patlaması gereken Ponzi fonlar, birkaç balina katılımcının çıkmasını anında gören ve hem o tatlı getiriyi almak isteyen, diğer taraftan ilk kargaşada kaçmak için aportta bekleyen kurnaz yatırımcıların çıkma talepleriyle patlamıştır.
BORSA AYAĞI
Fon manipülasyonunda Borsa İstanbul için de birkaç cümle söyleyecek olursak, aslında çok eskiden beri İMKB çalışanı olan, Borsa İstanbul olduktan sonra hızla yükselip Borsa Genel Müdürü olan Korkmaz Ergun’un ve Borsa yönetim kadrosunun tabiri caizse mekânında bu işlere hiç izin vermemesi, daha ilk manipülasyon fiilinde bu bir avuç piyasa dolandırıcısını kapı dışarı etmesi gerekirdi. Vişne Maden pay senetlerinde, Destek Faktoring'de herkesin manipülasyon yapıldığını bildiği işlere müdahale etmemeleri, sektör ikazlarına rağmen üstüne üstlük Destek Faktoring’in BIST30 endeksine alınarak fon manipülasyonuna eşik atlatılması fon dolandırıcılarının yoluna asfalt döşemiştir. Bu arada hemen Ocak 2026 da yani yaklaşık 10 ay önce Borsa Gözetim, Denetim Müdürlerinin ani ayrılışları da sektörde bir açıklama bulamamıştır. Borsa yıllardır olduğu gibi bugün de suskundur, mekânında 800 milyar TL tutarında dolandırıcılığa dair işlemler yapılmış, balon patlamış ama mekân sahibi Borsa susmaktadır, ne diyelim sükût ikrardır derler.
Bir avuç dolandırıcı tarafından fonlardan kaçırılan paralar var, manipülasyonun hammaddesi niteliğindeki halka açık şirketlerin patronlarının elde ettiği menfaatler ve suça iştirak sorumluluğu var, yöneticilerin sorumluluğu var, var da var. Bu nedenle bu tasfiyelerin saklamacı kuruluş ve Ziraat Bankası kanalıyla gerçekleşmesi mümkün değil, tasfiye halindeki fonların varlıklarının satılması sonrası yukarıda saydığım ilavelerin tasfiyeye eklenebilmesi için konunun TMSF’ye intikal ettirilmesi zorunluluktur, yoksa yatırımcının kaybı acı olur.
*Sermaye Piyasası Uzmanı

To read the full story from the source: BirGün

Advertisement
Advertisement

Related News

All news →
Advertisement