Hande Atılgan –Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’daki bilim insanları, geliştirdikleri ileri biyofabrikasyon teknolojisi sayesinde, laboratuvarda üretilen kan damarını, bir tavşanın uyluk atardamarına başarıyla nakletti. Ameliyatın ardından bir yıl boyunca yapılan gözlemler, damar yapısının işlevini koruduğunu ve canlı dokuyla bütünleştiğini ortaya koydu. Çalışmayla kişiye özel doku üretimi ve bağışıklık reddi riskinin azaltılması umudu doğdu. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, “Rosatom bilimsel düşüncenin teknolojik ilerlemenin temeli haline gelebileceğinin örneğidir” dedi.
Araştırmacılar, biyofabrikasyon teknolojisiyle ultrasonik akustik alanlar kullanarak canlı insan hücrelerini işlevsel yapılara dönüştürüyor. Dokular hastanın kendi hücrelerinden oluştuğu için bağışıklık reddi riski azalıyor. Bu gelişmenin, dünya genelinde yılda ortalama 150 binden fazla organ naklinin gerçekleştiği bir ortamda, nakil sırasını azaltabileceği değerlendiriliyor. Şirketin 2030’a kadar biyobaskı teknolojileriyle böbrek ve karaciğer dokusu dahil organ üretmeye yöneldiği belirtiliyor.Bu kişiselleştirilmiş ürün üretimi yaklaşımının, yumuşak doku cerrahisiyle sınırlı kalmayacağı ve implant üretiminde de kullanılmasının hedeflendiği kaydediliyor.
İsrail’de Filistinli mahkumlara yönelik idam cezasını öngören tartışmalı yasa tasarısı, tepkilere rağmen yeni bir aşamaya taşındı. İsrail Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesi, düzenleme üzerinde bazı değişiklikler yaparak tasarıyı genel kurulun gündemine sevk etti.
KİMLİKLERİ GİZLİ TUTULACAK
İsrail devlet televizyonu KAN’ın aktardığına göre, ilk oylamadan geçen metin üzerinde yapılan değişikliklere rağmen tasarının kapsamının genişletildiği ve uygulamaya ilişkin sert hükümler içerdiği dikkat çekti. Meclise sunulan düzenlemeye göre idam cezaları, İsrail Cezaevi Servisi tarafından görevlendirilecek gardiyanlar tarafından asılma yöntemiyle infaz edilecek. İnfazı gerçekleştiren görevlilerin kimlikleri gizli tutulacak ve kendilerine cezai dokunulmazlık sağlanacak.
'EN GEÇ 90 GÜN İÇİNDE'
Tasarı, idama mahkum edilen Filistinlilerin ayrı gözaltı merkezlerinde tutulmasını, dış dünyayla temaslarının büyük ölçüde kesilmesini öngörüyor. Bu kapsamda mahkumların ziyaretçi kabul etmesi yasaklanırken, avukat görüşmelerinin yalnızca görüntülü şekilde yapılmasına izin verilecek. İnfazların ise mahkeme kararının ardından en geç 90 gün içinde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Uygulama sırasında cezaevi müdürü, yargı temsilcisi, resmi müfettiş ve mahkumun ailesinden bir kişinin hazır bulunması şart koşuluyor.
'AF VE TEMYİZ YOLU KAPALI'
Düzenlemede, savcılığın talebine gerek duyulmadan idam cezası verilebilmesinin önünün açılması ve kararların oy birliği aranmaksızın basit çoğunlukla alınabilecek olması da dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’da faaliyet gösteren askeri mahkemelere de idam cezası verme yetkisi tanınırken, Savunma Bakanı’na yargı sürecine doğrudan görüş bildirme hakkı verilmesi öngörülüyor. Ayrıca Filistinli mahkumlar hakkında verilecek idam kararlarında af ve temyiz yolunun kapatılması da tasarıya eklenen hükümler arasında bulunuyor.
'FİİLİ İDAM İÇİN GEREKÇE'
Buna karşılık İsrail’de sivil mahkemelerde yargılanan mahkumlar için idam cezalarının ömür boyu hapse çevrilebilmesi ihtimalinin korunması, uygulamanın özellikle Filistinlileri hedef aldığı yönündeki eleştirileri artırdı. Tasarıda, “İsrail’in varlığını inkar etme amacıyla bir İsrailli ya da ülkede yaşayan bir kişiyi öldürmek” fiili idam cezası için gerekçe olarak tanımlanıyor.
BEN GVİR'DEN KÜSTAH AÇIKLAMA
Filistinlilere yönelik sert söylemleri ve soykırım destekçiliği ile bilinen İsrailli aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise düzenlemeyi açık bir destekle karşıladı. Komite toplantılarına ceketine taktığı altın renkli urgan rozetiyle katılan Ben-Gvir, “Bugün tarihi bir gün. Yahudileri sadece Yahudi oldukları için öldürenler için tek ceza ölümdür. Bu adım, düşmanlarımıza Yahudi kanının affedilmeyeceğini gösteriyor. Teröre karşı sert ve tavizsiz politikayı zafere kadar sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında yeni dalga operasyon yapıldı. Fikret Orman, Hakan ve Kerim Sabancı, Burak Elmas, Didem Soydan ve Hande Erçel'in de bulunduğu ünlü isimler hakkında gözaltı kararı verildi. 16 şüpheliden 14'ü gözaltına alındı.
Ünlü yapımcı Erol Köse’nin yaşadığı rezidansın 16’ncı katındaki dairesinden düşerek hayatını kaybetmesinin ardından ünlü isimlerden çarpıcı veda mesajları geldi. Köse, yıllar boyunca sayısız polemiğin odağında yer aldı. Sanat dünyası da adeta ikiye bölündü; bazıları helallik verirken, bazıları ise hakkını helal etmedi.
İsrail’de Filistinli mahkumlara yönelik idam cezasını öngören tartışmalı yasa tasarısı, tepkilere rağmen yeni bir aşamaya taşındı. İsrail Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesi, düzenleme üzerinde bazı değişiklikler yaparak tasarıyı genel kurulun gündemine sevk etti.
KİMLİKLERİ GİZLİ TUTULACAK
İsrail devlet televizyonu KAN’ın aktardığına göre, ilk oylamadan geçen metin üzerinde yapılan değişikliklere rağmen tasarının kapsamının genişletildiği ve uygulamaya ilişkin sert hükümler içerdiği dikkat çekti. Meclise sunulan düzenlemeye göre idam cezaları, İsrail Cezaevi Servisi tarafından görevlendirilecek gardiyanlar tarafından asılma yöntemiyle infaz edilecek. İnfazı gerçekleştiren görevlilerin kimlikleri gizli tutulacak ve kendilerine cezai dokunulmazlık sağlanacak.
'EN GEÇ 90 GÜN İÇİNDE'
Tasarı, idama mahkum edilen Filistinlilerin ayrı gözaltı merkezlerinde tutulmasını, dış dünyayla temaslarının büyük ölçüde kesilmesini öngörüyor. Bu kapsamda mahkumların ziyaretçi kabul etmesi yasaklanırken, avukat görüşmelerinin yalnızca görüntülü şekilde yapılmasına izin verilecek. İnfazların ise mahkeme kararının ardından en geç 90 gün içinde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Uygulama sırasında cezaevi müdürü, yargı temsilcisi, resmi müfettiş ve mahkumun ailesinden bir kişinin hazır bulunması şart koşuluyor.
'AF VE TEMYİZ YOLU KAPALI'
Düzenlemede, savcılığın talebine gerek duyulmadan idam cezası verilebilmesinin önünün açılması ve kararların oy birliği aranmaksızın basit çoğunlukla alınabilecek olması da dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’da faaliyet gösteren askeri mahkemelere de idam cezası verme yetkisi tanınırken, Savunma Bakanı’na yargı sürecine doğrudan görüş bildirme hakkı verilmesi öngörülüyor. Ayrıca Filistinli mahkumlar hakkında verilecek idam kararlarında af ve temyiz yolunun kapatılması da tasarıya eklenen hükümler arasında bulunuyor.
'FİİLİ İDAM İÇİN GEREKÇE'
Buna karşılık İsrail’de sivil mahkemelerde yargılanan mahkumlar için idam cezalarının ömür boyu hapse çevrilebilmesi ihtimalinin korunması, uygulamanın özellikle Filistinlileri hedef aldığı yönündeki eleştirileri artırdı. Tasarıda, “İsrail’in varlığını inkar etme amacıyla bir İsrailli ya da ülkede yaşayan bir kişiyi öldürmek” fiili idam cezası için gerekçe olarak tanımlanıyor.
BEN GVİR'DEN KÜSTAH AÇIKLAMA
Filistinlilere yönelik sert söylemleri ve soykırım destekçiliği ile bilinen İsrailli aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise düzenlemeyi açık bir destekle karşıladı. Komite toplantılarına ceketine taktığı altın renkli urgan rozetiyle katılan Ben-Gvir, “Bugün tarihi bir gün. Yahudileri sadece Yahudi oldukları için öldürenler için tek ceza ölümdür. Bu adım, düşmanlarımıza Yahudi kanının affedilmeyeceğini gösteriyor. Teröre karşı sert ve tavizsiz politikayı zafere kadar sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında yeni dalga operasyon yapıldı. Fikret Orman, Hakan ve Kerim Sabancı, Burak Elmas, Didem Soydan ve Hande Erçel'in de bulunduğu ünlü isimler hakkında gözaltı kararı verildi. 16 şüpheliden 14'ü gözaltına alındı.
Ünlü yapımcı Erol Köse’nin yaşadığı rezidansın 16’ncı katındaki dairesinden düşerek hayatını kaybetmesinin ardından ünlü isimlerden çarpıcı veda mesajları geldi. Köse, yıllar boyunca sayısız polemiğin odağında yer aldı. Sanat dünyası da adeta ikiye bölündü; bazıları helallik verirken, bazıları ise hakkını helal etmedi.