Apartmanlarda İktidar Mücadelesi
Apartman ve Ortak YaşamKat mülkiyeti, toplu yapılar ve ortak yaşamın gündelik hayattaki görünmez kuralları üzerine notlar.Bir site yönetiminin genel kurul toplantısına girdiğinizde, insanlığın eski bir problemi olan iktidar mücadelesi ile karşılaşırsınız. Soru ise çok basittir: Bu topluluğu kim yönetecek?Seçim sonucu yönetimi alan grup, kısa süre içinde iktidar erki olarak algılanmaya; yönetimi kaybedenler muhalefet görüntüsü sergilemeye başlar. Bir süre sonra meşhur deyişte olduğu üzere “Üzüm yemek değil bağcıyı dövmek” esas olur.İktidar yalnızca yönetmek değil, birbirleriyle mücadele eden gruplar arasında denge kurmaktır.Asabiyet: İktidarın Görünmeyen YakıtıBu durum bana İbn Haldun'un asabiyet kavramını düşündürüyor. İbn Haldun, toplulukların bir arada durmasını sağlayan dayanışma bağını asabiyet kavramıyla açıklar. İnsanların birbirlerine duydukları aidiyet, dayanışma ve ortaklık duygusu onları birlikte hareket etmeye zorlar.İnsanları bir araya getiren bağ, aynı zamanda onları başkalarına karşı da konumlandırır. Bir grup kendi içinde ne kadar güçlü bir dayanışma kurarsa, başka bir grupla karşı karşıya geldiğinde o kadar güçlü hareket edebilir. Böylece ortaklık duygusu, yalnızca dayanışmanın değil, iktidar mücadelesinin de kaynağı hâline gelebilir.Tarih boyunca farklı biçimlerde karşımıza çıkan yönetici hanedanların yerel halktan ayrışması tecrübesi bu açıdan düşündürücüdür. Bir topluluğun içindeki aşiretler veya gruplar kendi üstünlüklerini ileri sürdüğünde, iktidarın kime ait olacağı sorusu kolayca çözülemez. Yöneten ve yönetilen arasına mesafe konması bir iktidar tekniği olarak belirir.Osmanlı tecrübesi bu açıdan ayrıca öne çıkar. Fatih Sultan Mehmed ile kurumsallaşan kul sistemi, bugünün özgürlük anlayışı açısından negatif bir düzen olarak görülebilir. Ancak bu sistem yalnızca bir tahakküm mekanizması değildir. Hanedana doğrudan itaatle yükümlü olan bu yönetici sınıf, devletin icra mekanizmasını profesyonel hale getirmiştir. Devşirme kökenli isimler, toplumun en alt tabakalarından gelmelerine rağmen sadrazamlığa kadar yükselebilmektedir.Burada ilginç bir denge ortaya çıkar. Yönetici sınıf hanedandan ayrıldıkça, hanedan kendi iktidarını sürdürebilecek güçlü bir icra mekanizmasına kavuşuyordu. Burada hem aidiyet bakımından ayrılma hem de bir işbölümü mevcuttu. Sadrazam devlet işlerinin yürütülmesinde padişahın sahip olmadığı bir uzmanlığa sahip olabiliyordu. Hatta zaman zaman bu ilişkinin tersine döndüğü, icra makamının hükümdarın kararlarını etkilediği dönemler yaşandı. Böylece iktidar tek bir kişinin veya tek bir grubun elinde toplanmak yerine, hanedan ile onu yöneten bürokratik sınıf arasında karşılıklı bir bağımlılık ilişkisi içinde işledi. Bu da bir tür denge ve frenleme mekanizmasını fiilen mümkün hale getirdi.Apartman İktidarı: Komşuluk Ne Zaman Siyasete Dönüşür? Osmanlı kul sisteminin tarihi ve ahlaki sorunlarını bir kenara bırakıp yalnızca bu yönüne baktığımızda, apartman yönetimleri açısından ilginç bir benzerlik görürüz: Yönetimin topluluk içindeki kişisel bağlardan belirli ölçüde ayrılması, iktidarı zayıflatmak yerine bazen daha istikrarlı hâle getirebilir. Çünkü yöneten kişinin gücü yalnızca topluluk içindeki aidiyetinden değil, üstlendiği makamın ve yaptığı işin niteliğinden kaynaklanmaya başlar.Apartmanda iktidar değiştiğinde yalnızca yönetici değil, dengeler de değişir.Bahsettiğim teknik bize önemli bir şeyi gösterir: İktidarı istikrarlı hâle getirmenin yollarından biri, iktidarın topluluk içindeki rekabetlerin doğrudan parçası olmamasıdır. Modern sitelerde yaşanan bazı yönetim sorunlarını düşündüğümde bu mesele bana hiç de uzak görünmüyor.Bir site yönetimi düşünelim. Kat malikleri arasından bir grup yönetime talip olur. Seçimi kazanır. Yönetim kurulunu oluşturur. Bir süre sonra başka bir grup, alınan kararların yanlış olduğunu düşünmeye başlar. Toplantılarda itirazlar yükselir. Gruplar içi ve gruplar arası yoğun temas vardır. Yönetimin yaptığı her işlem daha önce hiç olmadığı kadar dikkatle takip edilmeye başlanır.İnsanlar bir yerde kararı değil, kararı alan grubu değerlendirir. İnsanların birbirleriyle kurduğu ilişkiler, geçmişten gelen kırgınlıklar, grup aidiyetleri ve “biz” duygusu kararların nasıl algılandığını belirler. Zaman içinde yönetimin kararları, birileri tarafından keyfi tercihler gibi algılanır. Buna karşılık muhalif grup kendisini yalnızca itiraz eden kişiler olarak değil, yönetimi değiştirecek alternatif güç olarak görür.Böylece site içinde küçük bir siyasi düzen oluşur. Seçimler vardır. Muhalefet vardır. Kulis vardır. İttifaklar vardır. Karşılıklı suçlamalar vardır. Seçimli genel kurulların tansiyonu yüksektir. Hakaret veya fiziki saldırılar gündeme gelebilir. Tüm bunların ortasında aidat, bakım, güvenlik veya otopark gibi aslında son derece sıradan meseleler siyasal bir anlam kazanır. Burada profesyonel site yönetimi bize tarihi bir perspektifi yeniden hatırlatır. Gelecek yazıda tarihi perspektifle örtüşen modern bir fikri; profesyonel site yönetimi konseptini ele alacağım.Bu yazı, Apartman ve Ortak Yaşam başlıklı dizinin bir parçasıdır.Bu dizide apartmanları yalnızca kat mülkiyeti hukuku açısından değil; iktidar, temsil, meşruiyet, aidiyet ve ortak yaşam kültürü üzerinden anlamaya çalışıyorum.Çünkü bazen bir apartman tecrübesi, siyaset bilimine dair hacimli bir kitaptan daha fazla şey anlatır.Apartmanlarda İktidar Mücadelesi was originally published in Türkçe Yayın on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.
To read the full story from the source: Medium Türkçe Yayın






