Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Gazeteci Ebru Çelik

Gündem

2005 yılından beri Birgün Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmaktayım. Başlamamla geldiğim nokta arasındaki zaman dilimini dolu dolu ve sevgiye dayalı bir süreç olarak takip etti. Çünkü toplumsal karşılığı olan Birgün Gazetesi aynı zamanda toplumsal bir mutabakat üzerine kurulmuştur. Bu sorumluluğun yüklediği anlam motivasyonu farklı kılmaktadır.

Ben kendimi hiçbir zaman gazeteci olarak görmedim. Burası başka bir nokta. İşleyişi, çalışması ve emeği farklı içeriğe sahip.

Ben futbolu ve sporu 42 yıllık birikimime, sosyal ve siyasal içeriğe de bağlı olarak, güncel değişime ve dayanaklara bağlı kalarak değerlendirmeye çalışıyorum.

Futbol ülkenin bir kesitidir. Bütünün tüm özelliklerini içinde barındıran bir kesittir. Ülkenin bir prototipidir. Siyasetten ve politikalardan bağımsız değerlendirmek anlamsız kalır.

Ama Serbay Mansuroğlu, İsmail Arı ve Ebru Çelik’in gazetecilik mesleği üzerinden verdikleri emek gibi olmadığı gibi, onların ortaya koyduğu değerlerin saygınlığını da aynı zamanda hissederek nasıl bir ailenin üyesi olduğumu da bilmekteyim.

Bu benim için çok değerlidir.

Bu yazıyı neden yazıyorum? Ebru Çelik’in yaptığı gazetecilik karşısında kendimi sorumlu hissettim. Serbay Mansuroğlu ve İsmail Arı için daha önce hissettiklerim gibi…

Birgün Gazetesi Demokrat Gazete’nin devamıdır. Tam bağımsız demokratik bir Türkiye için ortaya koyduğu tüm değerleri aynı şekilde taşımaktadır. Ve her zaman halktan yanadır – halkın yanındadır. Bunun için geçmişte nasıl bedel ödediyse, gözünü kırpmadan aynı bedeli ödemeye hazır bir toplumsal sorumluluk hissetmektedir.

Bu konuda Yaşar Aydın, Berkant Gültekin, İbrahim Aydın, Uğur Koç ve tüm çalışanların ortaya koydukları direnç zaten bunun göstergesidir.

İşte Ebru Çelik böyle bir gazetede mesleğini icra etmektedir. Daha 2 senelik gazetecidir. Tüm gençliğinin vermiş olduğu enerjiyle, toplumsal sorumluluk üzerinden, halkın yanında gerçekleri ve doğruları ortaya koyma yükümlülüğü üzerinden mesleğini yapmaktadır.

Ortaya çıkardığı gerçekler, ülkenin geleceğine önemli ölçüde etki edeceği için çıkar gruplarının ve siyasi aparatların hedefi haline geldi.

Tüm ülkede takdirle karşılanan meslek uygulamasının karşısında duranlar, her şeyin belgeleriyle ortada olmasına rağmen, başarısızlık ve beceriksizlik histeri altında paniğe kapılarak suçlamalarına devam etmektedirler.

Cumhuriyet kazanımlarının kaybedilmesine çanak tutacak kadar politik hırsın kurbanı olanlar, sarıdan mora, oradan natekine ve boş arkadaşa dönüşenler, galakside bir yerde izafi kavrama bağlı olarak, tek başlarına bir anlam ifade etmedikleri için, başka bir duruma, kişiye olan bağımlılığına göre anlam kazanan göreceli kişilere büründüler.

Ebru’nun suçu, Einstein’ın izafiyet teorisine bağlı olarak, uzay ve zamanın mutlak olmamasıyla birlikte, konumlarına ve hareketlerine göre göreceli, yani izafi olduklarını açığa çıkarmasıdır.

Gerçekten zor iş. Ben bunları yazarken zorlandım; yardım aldım, alanım olmadığı için… Ebru Çelik’i tebrik etmek gerek; bunların konumunu galakside açıklarken bayağı başarılı oldu.

Bir de engizisyon zamanı olduğunu düşünün…

Kesin yakarlardı…

Hani Bruno’yu yaktılar ki hele hele bir kadını haliyle yakarlardı.

Neyse…

Ebru Çelik çok önemli bir haber yaptı. Ülkenin içinde bulunduğu koşullarda, halkın yaşamı için ortaya koyduğu mücadelenin arka planındaki oluşumların neler olduğunu anlatması bakımından çok değerliydi.

Bu kadar olumlu tepki görmesinin sebebi buydu.

Bir de maço abilerin bir kadın gazeteciye mağlup olmaları da olacak iş değil…

Eline sağlık, Ebru Çelik…

Mesleğinin başında, bu kadar tutarlı ve topluma fayda sağlayacak bir gazetecilik sorumluluğu alman çok değerliydi.

Teşekkürler…

To read the full story from the source: BirGün

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement