Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Fedakarlık Mı? Sanmam

Fedakarlık Mı? Sanmam

Bu görseli sabah bir platformda gördüm. Eski düşüncelerim canlandı zihnimde. Hoşuma gitmedi. Hayatımdan uzun bir zaman çalan ve beni sıkıştıran bir düşünceymiş meğer.

Artık beklememeyi öğreniyorum. Yaptıklarımı fedakarlık gibi görmekte hoşuma gitmiyor.

Belki onlar bizden fazlasını beklemiyordu bile. Biz, kendi mizacımız, vicdanımız ya da sevilme biçimimiz yüzünden fazlasını yapıyorduk. Sonra da bunu görünmez bir sözleşmeye dönüştürüyoduk:

“Ben bunu yaptıysam, o da yapmalı.”

Oysa o sözleşmeyi kimse imzalamadı.

Biz, kendi içimizde bir hukuk kurduk. Karşı tarafın haberi bile olmayan maddeler yazdık. Sessizce yükümlülükler dağıttık. Sonra da uymadığı kurallar yüzünden insanları yargıladık.

Kırgınlığın en ilginç tarafı budur. Çoğu zaman bize yapılanlardan değil, yapılacağını sandıklarımızdan doğar.

İnsan en çok, kimsenin vermeyi vaat etmediği şeyleri beklerken incinir.

Kimse bizden o kadar fedakârlık istemedi belki. Kimse “Benim için kendinden vazgeç.” demedi. Biz verdik. Üstelik çoğu zaman sorulmadan, istenmeden, hatta bazen ihtiyaç bile duyulmadan verdik.

Sonra da kendi isteğimizle çıktığımız fedakârlık sahnesinde, alkış bekledik. Alkış gelmeyince de oyunun kötü yazıldığını sandık.

Oysa seyircinin haberi yoktu ki ortada bir oyun olduğundan.

İnsanlar bize borçlu değildi; sadece biz onları sessizce borçlandırmıştık.

Oysa sorun, insanların eksik vermesi değildi, bizim verdiğimiz her şeyi fark ettirmeden bir muhasebe defterine yazmamızdı.

Çünkü ego bazen en cömert görünen elin içinde de saklanır. Verirken bile hesap tutabilir insan. “Ben bunu yaptım.” cümlesi, bazen teşekkür istemez; ama denk bir davranış bekler. İşte beklenti tam da orada başlar.

Sürekli hatırladığın şey ise fedakârlık değil, ertelenmiş bir tahsilattır.

Olgunluk daha fazla vermek değildir. Verdiğini borca çevirmemeyi öğrenmektir. Çünkü karşılıksız yaptığını sandığın şey, içinde gizli bir beklenti taşıyorsa; o artık iyilik değil, vadesi gelince tahsil edilmeyi bekleyen duygusal bir alacaktır.

Üstelik bu beklenti, insanların bize olan borcu değil; bizim zihnimizde onlar adına tuttuğumuz hayali hesap defteridir ve büyük bir yüktür bize.


Fedakarlık Mı? Sanmam was originally published in Türkiye Yayını on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.

To read the full story from the source: Medium Türkiye Yayını

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement