Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Fortes Fortuna Adiuvat: Şans Cesurlardan Yanadır

Fortes Fortuna Adiuvat: Şans Cesurlardan Yanadır

Bazen insan hayatının bir noktasında durup geriye bakıyor. Büyük olaylara değil, küçük anlara dönüyor zihni. Söyleyemediği bir cümleye, cesaret edemediği bir başlangıca, önünden geçip gittiği bir fırsata… Garip olan şu ki insan çoğu zaman kaybettiklerini değil, yaşayabileceği halde yaşamadıklarını taşıyor içinde. Çünkü bazı yaralar yaşadıklarımızdan değil, yaşayamadıklarımızdan kalıyor.

Fortes Fortuna Adiuvat. Şans cesurlardan yanadır.

Yüzyıllar önce söylenmiş bu söz, aslında sadece cesaret hakkında değildir. İnsan ile kendi korkuları arasındaki savaşı anlatır. İçimizde sürekli devam eden o sessiz mücadeleyi… Bir yanımız bütün gücüyle koşmak isterken, diğer yanımız bizi olduğumuz yerde tutmaya çalışır. Çünkü insan çoğu zaman başarısız olmaktan değil, değişmekten korkar. Alıştığı hayatı bırakmaktan, bilinmeyene adım atmaktan, elindeki küçük güveni kaybetmekten korkar.

Ama hayat dediğimiz şey zaten biraz da bilinmeyene yürümektir. Hiçbir zaman tamamen hazır olmayacağız. Hiçbir zaman bütün korkularımızdan arınmayacağız. Çünkü cesaret, korkunun yokluğu değildir. Cesaret, korkunun içinde hareket edebilmektir. Kalbin hızlı atarken yine de adım atabilmektir.

Bazen birine söylemek istediğin şeyi söylemektir cesaret. Bazen yıllardır içinde büyüttüğün bir hayalin peşinden gitmektir. Bazen herkes sana inanmazken kendi içinde küçük bir sesin hâlâ “devam et” demesine kulak vermektir. Çünkü hayatın en büyük kayıpları bazen elimizden alınan şeyler değildir. Hiç sahip olamadığımız ihtimallerdir.

Bir kapının önünde durup içeri girmemektir bazen kaybetmek. Bir yolun başında korkup geri dönmektir. Bir hayali sadece başarısız olma ihtimali yüzünden gömmektir.

Ve yıllar sonra insan dönüp baktığında bazen yaptığı hatalara değil, kendine hiç fırsat vermediği anlara üzülür. Çünkü başarısızlık geçer. Yaralar kapanır. İnsan kaybettikleriyle yaşamayı öğrenir. Ama “acaba ne olurdu?” sorusu, insanın içinde sessiz bir şekilde yaşamaya devam eder.

Hayatın bize oynadığı en büyük oyunlardan biri de sonsuz zamanımız olduğunu düşündürmesidir. Sürekli erteleriz. Daha sonra yaparım deriz. Daha sonra konuşurum, daha sonra başlarım, daha sonra cesaret ederim… Sanki hayat hep aynı kapıları önümüze koyacakmış gibi davranırız. Sanki insanlar hep yanımızda kalacakmış gibi, sanki fırsatlar bizi bekleyecekmiş gibi.

Ama beklemez.

Bazı insanlar hayatımıza sadece bir kez girer. Bazı anlar sadece bir kez yaşanır. Bazı kapılar sadece belli bir zamanda açılır. Ve bazen biz karar vermeye çalışırken hayat çoktan yoluna devam etmiştir.

İşte insanın en büyük yanılgısı burada başlar. Korkularını dinlerken zamanın geçtiğini fark etmez. Kendini koruduğunu sanırken aslında hayatın dışında kalır. Kaybetmemek için hiçbir şey yapmaz ve sonunda en büyük kaybı yaşar: Yaşanmamış bir hayat.

Roma döneminde bu sözün değerli olmasının sebebi belki de buydu. İnsanlar hayatın kontrol edilemeyecek kadar büyük olduğunu biliyordu. Bir savaşta, bir yolculukta, bir kararda hiçbir şey garanti değildi. Bazen sadece seçim yapmak gerekiyordu. Beklemek de bir seçimdi, harekete geçmek de.

Bugün bizim savaş alanlarımız farklı olabilir ama mücadele aynı. Artık karşımızda ordular yok belki ama içimizde büyüttüğümüz korkular var. Başkalarının düşünceleri var. Kendimize söylediğimiz “yapamazsın” cümleleri var.

Bazen insanın önündeki en büyük engel dünya değildir. Kendisidir.

Bu yüzden bazı kapılar zorlanmalıdır. Çünkü her kapı ilk dokunuşta açılmaz. Bazıları gerçekten seni sınar. Ne kadar istediğini görmek ister. Ne kadar dayanabileceğini ölçer. İlk engelde vazgeçersen, belki de hayatının en güzel ihtimalini daha başlamadan kaybedersin.

Elbette cesaret eden herkes kazanmaz. Her deneme başarıyla sonuçlanmaz. Her sevgi karşılık bulmaz. Her yol istediğin yere çıkmaz. Ama hiç denemeyen insanın elinde hiçbir ihtimal kalmaz.

Çünkü şans, harekete geçen insanların karşısına çıkar.

Kapıyı çalanların.

Yola çıkanların.

Korkmasına rağmen yürüyenlerin.

Bir gün geriye dönüp hayatımıza baktığımızda belki kazandıklarımızdan çok, hangi anlarda cesaret ettiğimizi hatırlayacağız. Kaç kez kendimizi seçtiğimizi, kaç kez korkularımızın üzerine yürüdüğümüzü, kaç kez düşsek bile tekrar ayağa kalktığımızı…

Çünkü hayat gerçekten kısa. Bunu anlamak için büyük felaketler yaşamaya gerek yok. Sadece zamanın nasıl geçtiğine bakmak yeterli. Dün çocuk olduğumuz günler nasıl uzaklaştıysa, bugün elimizde olan şeyler de yarın bir anıya dönüşecek.

Bu yüzden bazı kapılara koşmak gerekir. Bazı fırsatları tutmak gerekir. Bazı hayaller için savaşmak gerekir.

Çünkü sonunda insanın kendine soracağı soru “Kaç kez başarısız oldum?” olmayacak.

Belki sadece şunu soracak:

“Kaç kez gerçekten denedim ?”

Fortes Fortuna Adiuvat.

Şans cesurlardan yanadır.

Ama önce insanın kendi korkularının karşısına geçip, bütün belirsizliğe rağmen “ben yine de yürüyorum” diyebilmesi gerekir.


Fortes Fortuna Adiuvat: Şans Cesurlardan Yanadır was originally published in Türkiye Yayını on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.

To read the full story from the source: Medium Türkiye Yayını

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement