HomeTürkçe HaberlerPiyasalar sallandı altına talep patladı

Piyasalar sallandı altına talep patladı

Published on

spot_img

İsmail Şahin – Duygu Erdoğan / İSTANBUL – Altın fiyatında geçen hafta başlayan düşüş dalgası yeni işlem gününde sert bir rüzgârla karşı karşıya kaldı. Yeni işlem gününe bankaların satış kanallarında 6 bin liranın altını görerek açan gram altın, yatırımcıları farklı beklentilere yönlendirdi. Haftaya hızlı bir başlangıç yapan kuyumcular, ‘gram ve çeyrek altın var mı’ sorusuyla kapılarını açtı. Ancak ardındanABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırılara 5 gün erteleme talimatı vermesiyle gün içinde seyir 4 bin 260dolar seviyesinden 4 bin 390 dolara kadar çıktı.

Yeni yıla 4 bin 321 dolar seviyesinden başlayan altının onsu, 29 Ocak’ta 5 bin 600 doların üzerine çıkarak tüm zamanların rekorunu kırmıştı. Ancak ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının dördüncü haftasına girmesi ve petrol fiyatlarının 100 dolar üzerinde seyretmesi, piyasalardaki faiz indirimi rüzgarınıgeçen haftatersine çevirdi.Enflasyon endişelerinin tetiklenmesi ve küresel faiz artışı beklentilerinin güçlenmesiyle nedeniyle ise altın ons fiyatı haftaya yüzde 6’dan fazla değer kaybederek 4 bin 200 doların altını gördü. Gün içindeki toparlanma ile yeniden 4 bin 350 dolar seviyesinde hareket etti.

Gümüş onsta ise fiyat güne 61 dolardan başlarken 67 dolara kadar çıktı. Brent petrol 110 doların üzerindeki seyrini 90 dolara kadar düşürürken; açıklamanın ateşi söndükten sonra yeniden 100 dolar civarında yer buldu.

Dövizi bozduran altın için koştu

Yurt içi piyasalarda yatırımcı altın piyasasını anlık takibe geçerken, buna göre hızlı hareket etti. Dün sabah saatlerinde piyasada yılbaşından bugüne kadarki en hızlı düşüşünü yaşayan altın piyasasından yararlanmak isteyenler Kapalıçarşı’ya koşarak önce elindeki dövizleri bozdurdu ardından altın alma sırasına girdi.Büyük altın üreticilerinin önünde 30 metreyi bulan uzun kuyruklar oluştu. Altın kuyruğunda olan ismini açıklamayan bir vatandaş, alım fırsatı gördüğü için gram altın almaya geldiğini ifade etti. Bir başka vatandaş ise dolar çok değerlendi, elimdeki dövizleri satıp altına yatırmaya karar verdim” dedi.

Hoşgör Pırlanta’nın sahibi Ceyhan Hoşgör, altının bu savaş ortamında normalde yükselmesi gerektiğini belirterek, “Ama yaşadığımız bu savaş petrol savaşı ve petrolü satın almak için başta ABD merkez bankası elindeki altını satıyor. Şu anda bir alım fırsatı var ve bireysel yatırımcı bunu değerlendiriyor. Sene başında 5 bin dolar seviyelerinde olan ons altın savaşla birlikte tepetaklak oldu. Ancak ben yıl sonunda 5.700-6.200 dolar bandından olacağına inanıyorum. Çünkü bu savaşın sürdürülebilir bir yanı yok bir kaç aya kadar sona ermesini bekliyorum” diye konuştu.

Gümüş Takı Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (GÜMSİAD) Başkan Yardımcısı Mustafa Özcan ise zirveden yarı yarıya düşen gümüşte satış baskısının altından daha fazla hissedildiğini dile getirdi. Özcan, “Aralık ayında gümüş aşırı yükselişe başladı. Altınla fark kapandı ama şimdi merkez bankaları petrol almak için elindeki değerli madenlerin hepsini satıyor, o yüzden altının yanı sıra gümüş, platin gibi diğer değerli madenler de yükseliyor” diye konuştu.

Asya’dan başlayarakABD ve Avrupa’ya

Ortadoğu’daki savaşın dördüncü haftasına girmesi ve ABD ile İran’ın enerji tesislerine yönelik yeni saldırı tehditleriyle piyasalar haftaya sert düşüşlerle başadı. Japon Nikkei 225 endeksi yüzde 4.8 düşerken, Güney Kore’nin Kospi endeksi yüzde 5.5’ten fazla geriledi. Değerli metaller de yükselen petrole yönelik ilgi sayesinde satış baskısıyla sert bir düşüş yaşadı ve son 4 ayın dibini gördü.

ABD’de enflasyonun hızlanabileceği öngörülerinin artmasıyla para piyasalarındaki fiyatlamalarda bu yıl için ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik faiz indirimi beklentileri ortadan kalktı. Çatışmaların uzayabileceğine yönelik senaryoların güç kazanmasıyla piyasa fiyatlamaları sıkılaşma olasılıklarına kaymaya başladı. Enerji fiyatlarından kaynaklı Avrupa’da artan enflasyon endişesi merkez bankalarının politika adımlarına yönelik “şahin” öngörüleri güçlendirdi. Avrupa Merkez Bankasının (ECB) gelecek ayki toplantısında faiz artırımına gidebileceği beklentileri yüzde 78 ihtimalle fiyatlanmaya başladı. Artan enflasyon endişeleri bölge tahvil piyasalarında yukarı yönlü baskı yaratmaya devam ediyor.

‘Güvenli liman’dan likit kaynağına

Analistler, hisse senedi piyasalarındaki sert düşüşlerin, yatırımcıları diğer varlıklardaki teminat açıklarını kapatmak için yüksek likiditeye sahip altın pozisyonlarını nakde dönüştürmeye zorladığını belirtiyor. Bu süreçte altının, geleneksel bir ‘güvenli liman’olmaktan ziyade acil bir ‘likidite kaynağı’olarak kullanıldığı vurgulanıyor.

Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması nedeniyle Brent petrolün varil fiyatının uluslararası vadeli piyasalarda bir süre 110 doların üzerinde seyretmesi, nakliye ve üretim maliyetlerini artırarak enflasyonist baskıyı besliyor. Merkez bankalarının faiz oranlarını öngörülenden daha yüksek seviyelerde tutabileceği endişesi doları güçlendirirken, altın ve gümüş gibi faiz getirisi olmayan varlıkların cazibesini azaltıyor.

‘Tüm ülkeler tehdit altında’

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Ortadoğu’daki savaşın yol açtığı enerji krizinin küresel ekonomiyi “büyük bir tehdit” altına aldığını belirterek, “hiçbir ülke bu etkilerden muaf olmayacak” uyarısında bulundu. Avustralya’nın başkentindeki Ulusal Basın Kulübü’nde konuşan Birol, mevcut enerji krizini 1970’lerdeki krizlerle ve Rusya’nın 2022’deki Ukrayna işgalinin etkileriyle karşılaştırdı:“Mevcut durumdaki bu kriz, iki petrol krizi ve bir doğal gaz krizinin birleşimi gibi.”Birol, bölgedeki en az 40 enerji tesisinin dokuz ülkede ciddi veya çok ciddi şekilde hasar gördüğünü söyledi.

Piyasa ne bekliyor?

Analistler, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki enerji santrallerine yönelik tehditlerini hayata geçirip geçirmemesine bağlı olarak, altının kısa vadede teknik nedenlerle bir sıçrama yapmaya hazır olduğunu söyledi. Kapalıçarşı bölgesi kuyumcularından Nazar Özsahakyan, 3 aylık süreçte altında fiyatın düşüş seyrinde yatay bir yön izleyeceğini tahmin ettiklerini söylüyor. Özsahakyan, “Ancak altında küresel bir gerçek vardır, ‘altın kaybetmez, yine eski rekorunu bulur ve geçer’, bu nedenle altın yatırımının beklemesi olmaz. Daha az ve daha çok kârı olur. Dün alan da kârda, bugün alan da” dedi.

Brent petrol bir yukarı bir aşağı

Cuma günü 107.37 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 106.41 dolardan tamamlamıştı. Haftaya 113 dolardan başlayan Brent petrol, gün içinde 90dolar seviyesine kadar indi. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 87.75 dolardan alıcı buldu.Petroldeki düşüşte, Trump’ın Savaş Bakanlığı’na, İran enerji santrallerine ve enerji altyapısına yönelik her türlü askeri saldırıyı beş günlüğüne erteleme talimatı verdiğine yönelik açıklaması etkili oldu. Ancak ardından piyasada yeniden 100 doların civarında fiyatlanma devam etti.

Kaynak: Milliyet

Latest articles

600 bin tarihi esere dijital kimlik koruması

Kültür ve Turizm Bakanlığı, tarihi eserlerin korunması ve sahteciliğin önlenmesi için 600 binden fazla eseri dijital kimliğe kavuşturdu.

Yüz binlerce eser dijital kimliğe kavuştu

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, tarihi eserlerin korunması ve sahteciliğin önlenmesi amacıyla Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğiyle 2023 yılında başlattığı “Tarihî Eserlerin Güvenliği İçin Kimliklendirme Projesi” sürdürülüyor.

Bakanlık envanterinde bulunan 600.000’den fazla eser; özel üretilen, kopyalanamayan, laboratuvar ortamında yeniden üretilemeyen ve eserlere zarar vermeyen kimyasal işaretleme yöntemiyle güvence altına alındı. Müze teşhir ve depo alanlarındaki eserlerin tamamına yakınının kimliklendirilmesiyle birlikte sahtecilikle mücadelede önemli bir eşik aşıldı.

Yapay zekâ algoritmalarıyla oluşturulmuş DNA benzeri izler içeren ve gözle görülemeyen bu teknoloji, eser güvenliğini en üst seviyeye taşırken; sistemin sunduğu yüksek doğrulama kabiliyeti sayesinde eserlerin takibi daha etkin hale getirildi.
Öte yandan, yapay zekâ destekli TraceArt sistemi ile Türkiye kökenli kültür varlıkları küresel ölçekte izleniyor. Satış platformları, açık artırmalar ve sosyal medya üzerinden yapılan taramalarla şüpheli eserler tespit edilerek incelemeye alınıyor.

DİJİTAL ENVANTERDE YENİ DÖNEM: MUES

Müzecilik Ulusal Envanter Sistemi (MUES) ile müzecilik alanında kapsamlı bir dijital dönüşüm sağlanıyor. Türkiye genelindeki müzelerde bulunan kültür varlıklarının envanter bilgilerinin merkezi bir veri tabanında tutulmasını sağlayan sistem sayesinde, eserlerin tüm bilgileri tek çatı altında toplanarak dijital ortamda kayıt altına alınıyor. Böylece süreçler daha hızlı, şeffaf ve izlenebilir hale geliyor.MUES bünyesinde yer alan Komisyon Modülü ile kültür varlıklarının müzelere kazandırılması ve değer tespit süreçleri uçtan uca dijital ortamda yürütülürken, Özel Müzeler ve Koleksiyonerler Modülü ile özel koleksiyonlar da ulusal envantere entegre ediliyor.

KÜLTÜREL MİRAS TEKNOLOJİ İLE KORUNUYOR

Bakan Ersoy, dijital kimliklendirme uygulaması ve MUES sisteminin Türkiye’nin kültürel mirasının korunmasında teknolojik kapasiteyi güçlendirdiğini vurgulayarak, “Bu uygulamalarla birlikte müzelerimizdeki eserlerin güvenliği en üst seviyeye çıkarılırken, sahtecilikle mücadelede de önemli bir mesafe kat edilmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

İlginizi Çekebilir

ABD'den dikkat çeken iddia! 'Kalibaf, İran'ın 'potansiyel lideri' olarak görülüyor'

Politico'nun, ismi verilmeyen Beyaz Saray yetkililerine dayandırdığı haberine göre, Başkan Donald Trump yönetimi, İran'da olası yönetim değişikliği veya diplomatik müzakere sürecinde Kalibaf'ın kilit rol oynayabileceği üzerinde duruyor.

'KALİBAF, POTANSİYEL LİDER ADAYI'

Washington'ın Kalibaf'ı "uzlaşılabilir bir figür" ve "potansiyel lider adayı" olarak değerlendirdiğini iddia eden yetkililer, bu ismin "sıcak bir seçenek" olduğunu ancak acele karar verilmemesi gerektiğini söyledi.

Yetkililer, Trump'ın Hark Adası'na saldırmak istemediğini, "yeni liderin Venezuela örneğine benzer bir petrol anlaşması yapmasını umduğunu" öne sürdü.

HEDEF VENEZUELA'DAKİ GİBİ BİR SENARYO

Hedefin, ABD'nin 3 Ocak'ta Venezuela'da askeri müdahaleyle alıkoyduğu Devlet Başkanı Nicolas Maduro sonrası görev yapan Delcy Rodriguez gibi bir figürü konumlandırmak olduğunu ileri süren yetkililer, böylece ABD'nin anlaşmayı güvence altına alabileceğini ifade etti.

ABD Başkanı Trump, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, 48 saat içinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurmuş, dün ise bu süreyi 5 gün uzattığını belirtmişti.

'İÇERİDEN BİRİLERİ VAR' DEMİŞTİ

Trump, 23 Mart'ta da İran'da görüştükleri kişilerin "içeriden birileri" olduğunu ve "çok saygı gördüklerini" söylemiş, "Belki de içlerinden biri tam olarak aradığımız kişi olabilir. Venezuela'da bunun ne kadar iyi işlediğine bakın." diye konuşmuştu

Trump 'içeriden birileri var' demişti! ABD basını yazdı: İran'da savaşın kaderini belirleyebilecek 4 kilit isim
ABD-İsrail-İran savaşının 25. gününde Orta Doğu yangın yeri! Tahran'dan füze yağmuru, Tel Aviv'de büyük yıkım: 'En az 3 bina yerle bir oldu, 100 kg patlayıcı iddiası'

Tek mağdur o değil! 6 ay dediler 6 yıl oldu: Yıllarca bedavaya çalışmış oldum

Ortahisar ilçesi Karşıyaka Mahallesi’nde annesi Nebiye (71) ve babası Cafer Yılmaz (71) ile birlikte yaşayan Mesut Yılmaz, ailesine daha iyi bir yaşam sunabilmek için biriktirdiği parayla ev satın almak istedi. 6 yıl önce sanal medyada karşılaştığı satılık ev ilanı üzerinden iletişime geçtiği kişiyle anlaşan Yılmaz, 106 bin TL ödeme yaptı. Çeşitli nedenlerle oyalanan Yılmaz, kendine söylenen süre içerisinde evin teslim edilmemesi üzerine dolandırıldığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Yılmaz, yaşadıklarını videoya alıp, sanal medya hesabından da paylaştı. Yaşlı ve çeşitli hastalıkları olan anne ve babasının bakımını üstlenen Yılmaz, yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için çağrıda bulundu.

‘6 AY DEDİLER AMA O 6 AY HİÇ DOLMADI’

Başından geçenleri anlatan Mesut Yılmaz, “2019 yılında topladığımız fındığın parasıyla faizsiz bir ev sistemine yazıldım. 2020’nin ortalarına tekabül eden bir zamanda kurada çıktım. ‘Paranı bizden çekebilirsin, bir ev bul paranı sana verelim’ dediler. Bende ev araştırmaya başladım. Sanal medyada ilan gördüm. Diğer evlerden daha uygun ve cazip geldi. Şahısla görüştüm. Elinde ev olduğunu söyledi ve inşaat halinde olan evi bana gösterdi. Biriktirdiğim param ile 2020 yılında da topladığımız fındıkla birlikte toplamda 106 bin TL vermiş olduk. Evin üçte biri parasına denk gelmiş oldu. Tamamını da evi teslim alırken verecektik. 6 ay dediler ama o 6 ay hiç dolmadı, 6 yıl oldu” dedi.


‘HAYALLERİMİZİ VE EMEKLERİMİZİ ÇALDILAR’

Hukuki süreç başlattığını belirten Yılmaz, “Bu olay bizi yıprattı. Elimizde ne var ne yok vermiş olduk. Yıllarca bedavaya çalışmış oldum. Anne ve babam yaşlandı, çeşitli sağlık sorunları var. Babam şeker, annem tansiyon hastası; her şey benim sorumluluğumda. Kendi hayatımı kuramadım. Belki evlenip barklanacaktım ama bu olay bizi dibe çekti. Hayatımı düzene sokamıyorum. Dolandırıldım. Hayallerimizi ve emeklerimizi çaldılar. Gece kalkıp annem ve babam nefes alıyor mu diye bakıyorum. Travmalarım kaldı” ifadelerini kullandı.

‘DOLANDIRDIĞI BAŞKA KİŞİLER BANA ULAŞTI’

Sanal medyadan paylaştığı video sonrası mağdur olan diğer kişilerin kendisine ulaştığını ifade eden Yılmaz, “Video paylaştım, durumu anlattım. Herkes neden beklediğimi sordu ama o zamanki sorumluluklarım başkaydı. Adama ulaştım, aradığımda benimle bağırarak konuşuyor, hiç mahcup olmuyor. Videoyu görünce dolandırdığı 6-7 kişi bana ulaştı. ‘Biz de bu adama paramızı kaptırdık, çalıştık hakkımızı alamadık’ diyenler de oldu” ifadelerini kullandı.

‘BİZİ PERİŞAN ETTİLER’

Cafer Yılmaz ise “Oğlum bize ev alacaktı alamadı. Kötü biri çıktı. Ne yapalım. Allah Mesut’tan razı olsun bize bakıp bizimler ilgileniyor. İlaçlarla yaşıyoruz” dedi.

Nebiye Yılmaz da “Başımıza böyle bir iş geldi bizi perişan ettiler. Oğlumuz olmasa halimiz harap. Bir yere gidecek olsa bizi bırakıp gidemiyor. Allah görüyor” diye konuştu.

More like this

600 bin tarihi esere dijital kimlik koruması

Kültür ve Turizm Bakanlığı, tarihi eserlerin korunması ve sahteciliğin önlenmesi için 600 binden fazla eseri dijital kimliğe kavuşturdu.

Yüz binlerce eser dijital kimliğe kavuştu

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, tarihi eserlerin korunması ve sahteciliğin önlenmesi amacıyla Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğiyle 2023 yılında başlattığı “Tarihî Eserlerin Güvenliği İçin Kimliklendirme Projesi” sürdürülüyor.

Bakanlık envanterinde bulunan 600.000’den fazla eser; özel üretilen, kopyalanamayan, laboratuvar ortamında yeniden üretilemeyen ve eserlere zarar vermeyen kimyasal işaretleme yöntemiyle güvence altına alındı. Müze teşhir ve depo alanlarındaki eserlerin tamamına yakınının kimliklendirilmesiyle birlikte sahtecilikle mücadelede önemli bir eşik aşıldı.

Yapay zekâ algoritmalarıyla oluşturulmuş DNA benzeri izler içeren ve gözle görülemeyen bu teknoloji, eser güvenliğini en üst seviyeye taşırken; sistemin sunduğu yüksek doğrulama kabiliyeti sayesinde eserlerin takibi daha etkin hale getirildi.
Öte yandan, yapay zekâ destekli TraceArt sistemi ile Türkiye kökenli kültür varlıkları küresel ölçekte izleniyor. Satış platformları, açık artırmalar ve sosyal medya üzerinden yapılan taramalarla şüpheli eserler tespit edilerek incelemeye alınıyor.

DİJİTAL ENVANTERDE YENİ DÖNEM: MUES

Müzecilik Ulusal Envanter Sistemi (MUES) ile müzecilik alanında kapsamlı bir dijital dönüşüm sağlanıyor. Türkiye genelindeki müzelerde bulunan kültür varlıklarının envanter bilgilerinin merkezi bir veri tabanında tutulmasını sağlayan sistem sayesinde, eserlerin tüm bilgileri tek çatı altında toplanarak dijital ortamda kayıt altına alınıyor. Böylece süreçler daha hızlı, şeffaf ve izlenebilir hale geliyor.MUES bünyesinde yer alan Komisyon Modülü ile kültür varlıklarının müzelere kazandırılması ve değer tespit süreçleri uçtan uca dijital ortamda yürütülürken, Özel Müzeler ve Koleksiyonerler Modülü ile özel koleksiyonlar da ulusal envantere entegre ediliyor.

KÜLTÜREL MİRAS TEKNOLOJİ İLE KORUNUYOR

Bakan Ersoy, dijital kimliklendirme uygulaması ve MUES sisteminin Türkiye’nin kültürel mirasının korunmasında teknolojik kapasiteyi güçlendirdiğini vurgulayarak, “Bu uygulamalarla birlikte müzelerimizdeki eserlerin güvenliği en üst seviyeye çıkarılırken, sahtecilikle mücadelede de önemli bir mesafe kat edilmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

İlginizi Çekebilir

ABD'den dikkat çeken iddia! 'Kalibaf, İran'ın 'potansiyel lideri' olarak görülüyor'

Politico'nun, ismi verilmeyen Beyaz Saray yetkililerine dayandırdığı haberine göre, Başkan Donald Trump yönetimi, İran'da olası yönetim değişikliği veya diplomatik müzakere sürecinde Kalibaf'ın kilit rol oynayabileceği üzerinde duruyor.

'KALİBAF, POTANSİYEL LİDER ADAYI'

Washington'ın Kalibaf'ı "uzlaşılabilir bir figür" ve "potansiyel lider adayı" olarak değerlendirdiğini iddia eden yetkililer, bu ismin "sıcak bir seçenek" olduğunu ancak acele karar verilmemesi gerektiğini söyledi.

Yetkililer, Trump'ın Hark Adası'na saldırmak istemediğini, "yeni liderin Venezuela örneğine benzer bir petrol anlaşması yapmasını umduğunu" öne sürdü.

HEDEF VENEZUELA'DAKİ GİBİ BİR SENARYO

Hedefin, ABD'nin 3 Ocak'ta Venezuela'da askeri müdahaleyle alıkoyduğu Devlet Başkanı Nicolas Maduro sonrası görev yapan Delcy Rodriguez gibi bir figürü konumlandırmak olduğunu ileri süren yetkililer, böylece ABD'nin anlaşmayı güvence altına alabileceğini ifade etti.

ABD Başkanı Trump, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, 48 saat içinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurmuş, dün ise bu süreyi 5 gün uzattığını belirtmişti.

'İÇERİDEN BİRİLERİ VAR' DEMİŞTİ

Trump, 23 Mart'ta da İran'da görüştükleri kişilerin "içeriden birileri" olduğunu ve "çok saygı gördüklerini" söylemiş, "Belki de içlerinden biri tam olarak aradığımız kişi olabilir. Venezuela'da bunun ne kadar iyi işlediğine bakın." diye konuşmuştu

Trump 'içeriden birileri var' demişti! ABD basını yazdı: İran'da savaşın kaderini belirleyebilecek 4 kilit isim
ABD-İsrail-İran savaşının 25. gününde Orta Doğu yangın yeri! Tahran'dan füze yağmuru, Tel Aviv'de büyük yıkım: 'En az 3 bina yerle bir oldu, 100 kg patlayıcı iddiası'