İSO İkinci 500 açıklandı
İSO İkinci 500 şirketlerinin üretimden satışları 2025 yılında yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 393 milyar liradan 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi. Ancak bu artış, 2020 yılından bu yana kaydedilen en düşük nominal büyüme oranı olarak dikkat çekti.
Yıllık ortalama üretici enflasyonundan arındırıldığında ise üretimden satışlardaki reel artış yalnızca binde 2 seviyesinde gerçekleşti. Böylece son üç yıldır görülen reel daralma sona ererken, büyüme oldukça sınırlı kaldı.
İlk üç şirket arasındaki fark çok az
Üretimden satışlara göre hazırlanan sıralamada:
- Teksan Jeneratör: 5 milyar 317 milyon lira
- Norm Salihli Vida ve Cıvata: 5 milyar 308 milyon lira
- Biska Tekstil: 5 milyar 306 milyon lira
2025 listesine üretimden satışları 2 milyar 220 milyon lira ile 5 milyar 317 milyon lira arasında bulunan şirketler girebildi.
Bu yıl araştırmaya 69 yeni şirket dahil olurken, geçen yıl İSO 500 listesinde yer alan 26 şirket İSO İkinci 500’e geriledi. Toplam 405 şirket ise üst üste ikinci kez listede yer aldı.
Karlılıkta toparlanma sınırlı kaldı
Şirketlerin faaliyet kârı yüzde 35,4 artarak 160 milyar liraya yükseldi. Faaliyet kârlılığı oranı yüzde 7,3’ten yüzde 7,7’ye çıksa da son 10 yıl ortalaması olan yüzde 10,9’un altında kaldı.
Vergi öncesi kâr yüzde 34 artışla 46 milyar liraya yükselirken, kârlılık oranı yüzde 2,2 seviyesinde gerçekleşti. FAVÖK ise yüzde 28,8 artışla 264 milyar liraya ulaştı. Buna rağmen tüm temel kârlılık göstergeleri uzun yıllar ortalamasının gerisinde kaldı.
Zarar eden şirket sayısı yüksek seviyesini korudu
2025 yılında zarar eden şirket sayısı 159’dan 155’e gerilese de bu rakam, 2008 küresel krizinden sonraki en yüksek ikinci seviye olarak kayıtlara geçti.
Operasyonel zarar açıklayan şirket sayısı da 30’dan 27’ye düşmesine rağmen son yılların en yüksek seviyelerinden biri olmaya devam etti.
Finansman giderleri sanayicinin kârını eritti
Araştırmaya göre sanayi kuruluşlarının en büyük yükü yine finansman maliyetleri oldu.
Finansman giderleri 2025 yılında yüzde 45,2 artarak 138 milyar liraya yükseldi. Bu tutar, faaliyet kârının yüzde 86,7’sine ulaştı. Böylece şirketler, elde ettikleri faaliyet kârının büyük bölümünü finansman giderlerine ayırmak zorunda kaldı.
Borçluluk arttı, özkaynakların payı geriledi
Şirketlerin bilanço yapısında da borçlanmanın güçlendiği görüldü.
2025 yılında toplam borçlar yüzde 50,2 artarken, özkaynaklardaki artış yüzde 13,3 ile sınırlı kaldı. Böylece aktifler içinde borçların payı yüzde 51,8’e yükselirken, özkaynakların payı yüzde 48,2’ye geriledi.
İSO, düşük kârlılık nedeniyle özkaynakların yeterince güçlenemediğini, şirketlerin ise finansman ihtiyacını borçlanarak karşılamaya devam ettiğini belirtti.
İhracattaki pay geriledi
Türkiye’nin sanayi ihracatı 2025 yılında artış gösterirken, İSO İkinci 500 şirketlerinin ihracatı aynı performansı sergileyemedi.
Şirketlerin ihracatı yüzde 0,3 gerileyerek 15,9 milyar dolar seviyesinde kaldı. Bunun sonucunda İSO İkinci 500’ün Türkiye sanayi ihracatındaki payı yüzde 6’ya düştü.
İSO değerlendirmesinde, küresel rekabetin yoğunlaşması ve dış talepteki zayıflığın şirketlerin ihracat performansını olumsuz etkilediği vurgulandı.
İSO: Zorlu koşullar sanayiyi baskıladı
İSO’ya göre 2025 yılı; yüksek faiz, artan finansman maliyetleri, zayıf iç talep, kur-maliyet dengesi ve küresel ekonomideki belirsizliklerin sanayi üzerinde baskı oluşturduğu bir yıl oldu.
Raporda, şirketlerin maliyet yönetimindeki başarısı sayesinde kârlılıkta nominal artış sağlansa da bunun önemli ölçüde düşük baz etkisinden kaynaklandığına dikkat çekildi. Ayrıca tüm temel kârlılık göstergelerinin son 10 yıl ortalamasının altında kalması, sanayide kırılganlığın sürdüğünü ortaya koydu.
To read the full story from the source: Forbes Türkiye






