Turptan Tayta: Aynı Lacivert
Nisan 2025’te Yozgat’taki CHP mitinginde mikrofonu eline alan çiftçi Abdullah Ceylan, memleketin derdini tek cümlede toparlamıştı: “Turpla, şalgamla memleket idare edilmez; hak ile hukuk ile idare edilir.” Sıradan bir çiftçi sözü değildi; kendisine kesilen fahiş cezadan bahsederken söylemişti. “Turpun büyüğü heybede” tehdidine de pabuç bırakmayacağını da gösteriyordu. Yani halk, devletin, hasadını değil hesabını sorduğunu; toprağı değil haracı büyüttüğünü anlatıyordu. Söz anında yayılıverdi, çünkü herkes neyi kastettiğini anladı.
Aradan bir yılı aşkın zaman geçti, sahne değişti ama repertuar aynı kaldı. Bu kez viral olan, bir valinin bacakları ve apış arası oldu. İmam hatip lisesi mezunu, “devletin vakarını” temsil etmekle görevli Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli, bisiklet festivaline sporun gereği olan taytla katıldı diye CHP’nin butlancı kanadından Kars Milletvekili İnan Akgün Alp tarafından Meclis kürsüsünden ihbar edildi: “Böyle vali olmaz, bunlara asma yaprağı gönderin.” Birkaç gün sonra da Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla vali koltuğundan oldu. Ceylan’ın o tarihî çıkışından ilhamla sormak lazım: Turpla şalgamla devlet idare edilemediği belliydi de, taytla bisikletle siyaset idare edilir mi?
İkisi de aynı komedinin farklı perdeleri. Ceylan toprağı, üretimi, kesilen cezayı konuşurken devlet ciddiyet ve hesap verebilirlik istiyordu. Ama Ankara’da ciddiyetin adresi çoktan değişti: Meclis kürsüsünü işgal eden mesele bir valinin bacaklarındaki taytın apış arasını örtmek yerine öne çıkarması! Çiçekli, her bisikletlinin yaptığını yaparak aerodinamik ve ergonomik olanı giydi. Meclis ise bunu anında bir ahlak davasına, sonra bir kadro operasyonuna çevirdi. “Devlet aklı”, turpun da hesabını soruyor, taytın da!
Bu noktada asıl komik olan, her konuda zıtlaşan muhalefetle iktidarın yakaladıkları tam mutabakat. Güya seküler bir partide siyaset yapan bir vekil, imam hatip mezunu bir bürokratı “müstehcenlikle” suçladı! Bu tek başına yeterince ironik. İktidar ise “biz de bu ahlakçı dalgaya kapılmayız” deyip valisinin arkasında durmak yerine, önüne gelen ilk fırsatta kendi adamını fedâ etti. Yani muhalefet muhafazakârlaşıyor, iktidar da söz konusu “edepse” gerisi teferruat diyor. Açlığın, yoksulluğun, şiddetin krizi “taytın kabarıklığıyla” örtülüyor.
Olayın kesin doğrulanmamış olsa da üzerinde durulmaya değer bir başka boyutu daha olabilir. Sosyal medyada dolaşan bir iddiaya göre, mesele hiç tayt falan değildi. Ardahan Valisinin son altı ayda Yalnızçam kayak tesislerini tanıtıp, Çıldır Gölü’nde kürek-kano eğitimleri başlatarak komşu Kars’ın turizm pastasına göz dikmesiydi. 11 Temmuz’daki bisiklet festivaline 71 ilden gelen binlerce kişiyi ağırlayan bir vali, savaş dönemleri hariç Ardahan’ın hiç görmediği bir hareketlilik yaratmıştı; iddiaya göre “taytınan bisiklet” lafı da bu yükselişi durdurmak için atılmış kurnaz bir laftı. Doğru mu, değil mi, bilmiyoruz, ama doğruysa, hikâye sandığımızdan da acıklı: ahlak davası zannettiğimiz şey, aslında “bayağı” bir turizm rekabeti olabilir.
İddia doğru da olsa yanlış da olsa, sonuç değişmiyor: gerçek gerekçe her zaman bir kılıfa ihtiyaç duyuyor, ve bu ülkede o kılıf hep aynı raftan çıkıyor — ahlak, edep, vakar. Bundan sonra her kaymakam, her vali, sabah işe gitmeden önce aynanın karşısında “bu kıyafet ideolojik kodlara uygun mu” diye kendine soracak, bürokrasi zaten kopuk olduğu gündelik hayattan bir adım daha kopacak. Muhalefet, seküler özgürlükçülük iddiasını gardırop müfettişliğine feda ederek kendi zeminini kendi eliyle daha da daraltacak. Bu arada halkın asıl derdi, tarımdaki çöküş, geçim sıkıntısı, yargı savaşı yani turpun, şalgamın ve emeğin gerçekliği, bir kumaş parçasının arkasına gizlenecek, konuşulmayacak.
Ceylan haklı çıktı, ama kazandığı bu değildi: turpla şalgamla devlet idare edilemeyeceğini kavrayamayanlar, taytla bisikletle de siyaset yürütülemeyeceğini kanıtladı. Üstelik bunu butlan muhalefetiyle iktidarıyla el ele vererek yaptılar. Mesele turptan tayta taşındı, kostüm değişti, ama sahnedeki figüranlar aynı figüranlar. Devlet ciddiyeti mi? Heybede mi, taytın içinde mi belli değil.
To read the full story from the source: BirGün






