Van Barosu’ndan Rojin Kabaiş için Diatom Testi başvurusu
Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, Rojin Kabaiş dosyasına ilişkin bugüne kadar yaptıkları çalışmaları kamuoyuyla paylaştı. Van Barosu’nda yapılan açıklamanın basın metnini Van Baro Başkan Yardımcısı Jiyan Özkaplan tarafından okundu. Açıklamaya Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Van Şubesi ve Star Kadın Derneği de katıldı.
‘Maddi gerçeğe henüz ulaşılamamıştır’
Van Gölü kıyısında cansız bedenine ulaşılan Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin adli ve idari süreç, ilk günden itibaren Van Barosu ile Van Barosu Kadın Hakları Merkezi öncülüğünde kurulan Dava Takip Komisyonu, ÖHD Van Şubesi, Star Kadın Derneği ve İHAMED tarafından titizlikle takip edildiğini hatırlatan Jiyan Özkaplan, “Soruşturma dosyasında uygulanan kısıtlılık kararına ve kurumsal müdahilliğimizi engellemeye yönelik tüm usulü engellere karşı; aile ile tesis ettiğimiz vekalet ilişkisi ve sunduğumuz yetki belgeleriyle hukuki engelleri aşmış bulunmaktayız. Bu sayede soruşturmanın, tüm şüpheleri kapsayacak şekilde çok yönlü bir incelemeye dönüştürülmesini sağladığımızı belirtmek isteriz. Aradan geçen süreye rağmen maddi gerçeğe henüz ulaşılamamıştır” dedi.
‘DNA örneği alımı ve karşılaştırma işlemleri halen devam etmektedir’
Soruşturmanın “intihar” kıskacından çıkarılması ve Bağımsız Hekim Gözetimi ile ilgili yapılan çalışmaları da aktaran Jiyan Özkaplan, “Arama ve soruşturma işlemlerinin ilk günlerinde, sürecin yalnızca ‘intihar’ algısı üzerinden yürütüldüğünü ve incelemelerin sadece göl hattıyla sınırlandırıldığını tespit ettik. Baromuzun, Cumhuriyet Başsavcılığı ve emniyet yetkilileri ile gerçekleştirdiği ısrarlı görüşmeler ve yazılı başvurular neticesinde dosyaya ikinci bir Cumhuriyet Savcısının görevlendirilmesi sağlanmış; soruşturmanın intihar dışındaki tüm şüpheli ihtimalleri kapsayacak şekilde genişletilmesi talep edilmiştir. Otopsi sürecine bağımsız bir gözlemci hekimin dahil edilmesi baromuzca sağlanmıştır. İstanbul ATK raporunda, Rojin Kabaiş’in sternum bölgesinde iki farklı erkeğe ait DNA profili tespit edilmiştir. Bu bulgular üzerine, söz konusu DNA’ların ‘bulaş riski’ ihtimalinin bilimsel yöntemlerle araştırılmasını; cansız bedeni taşıyan personelden otopsi görevlilerine, üniversitedeki özel güvenlik birimlerinden olay tarihinde görev yapan tüm KYK erkek personeline kadar şüpheli olabilecek herkesten DNA örnekleri alınarak karşılaştırma yapılmasını talep ettik. DNA örneği alımı ve karşılaştırma işlemleri halen devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
Diatom Testi için başvuru
Jiyan Özkaplan, “Erkek DNA profillerinin tespit edildiği spesifik bölgelere dair raporların uzun süre dosyaya sunulmaması ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açıklanan DNA bölgelerinin dosya içeriğiyle uyuşmaması nedeniyle; ilgili ATK görevlileri hakkında ‘delilleri karartma’ ve ‘soruşturmayı sürüncemede bırakma’ gerekçeleriyle suç duyurusunda bulunulmuştur. Rojin Kabaiş’in akciğerlerinde su bulunmamasına rağmen ölüm nedeninin kayıtlara ‘suda boğulma’ olarak geçmesi üzerine, mezarın açılması dahil tüm yöntemler kullanılarak ‘Diatom Testi’ yapılmasını; maktulün soluduğu suyun Van Gölü suyu mu yoksa dışarıdan bir su mu olduğunun kesin olarak tespit edilmesini talep ettik. Olay yeri yakınındaki çardakta görülen 4 şahsın ve bisikletli kişinin kimliklerinin henüz tespit edilmediğini ortaya çıkararak, bu eksikliğin giderilmesi yönünde adli makamlara başvuruda bulunduk. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri Fakültesi uzmanlarından; göl akıntıları, rüzgar durumu ve bir bedenin belirtilen mesafede sürüklenip sürüklenemeyeceğine ilişkin bilimsel bilirkişi raporu alınmasını talep ettik” diye konuştu.
Telefon şifresi hala çözülemedi
Dijital metaryellerin incelenmesi ve telefon şifrelerinin çözülmesi talepleriyle ilgili yaptıkları çalışmayı da aktaran Jiyan Özkaplan, “Soruşturmanın ilerlemesindeki en büyük engellerden biri, Rojin Kabaiş’e ait cep telefonunun şifresinin aradan geçen süreye rağmen halen çözülememiş olmasıdır. Silinmiş verilerin geri getirilmesi ve cihazın eksiksiz analizinin yapılması amacıyla üretici firmayla yazışma yapılması dahil, uluslararası tüm siber imkan ve teknolojilerden yararlanılması talebimizi yinelemekteyiz. Kampüs içi güvenlik zafiyetleri ve yurt idaresinin aileye geç haber vermesi nedeniyle, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektörü ve ilgili yurt müdürü hakkında Van Barosu adına suç duyurusunda bulunulmuştur. Yurt yetkilileri hakkında Van Valiliği tarafından soruşturma izni verilmemesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesi nezdinde dava açarak bu karara itiraz ettik. İtirazımız neticesinde soruşturma izni verilmemesi kararı kaldırılmış ve ilgililer hakkında idari ihmal nedeniyle soruşturma başlatılmıştır.”
Rojin Kabaiş dosyası aydınlatılana kadar gereken mücadeleyi vereceklerinin altını çizen Jiyan Özkaplan sözlerini şöyle tamamladı:
“Soruşturmanın başlangıcından itibaren tespit ettiğimiz tüm ihmal ve eksikliklerin üzerine kararlılıkla giderek, maddi gerçeğin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak netlikte açığa çıkarılması ve adaletin eksiksiz tecelli etmesi temel gayemizdir. Bilinmelidir ki, Van Barosu, Rojin Kabaiş davası ile ilgili başından beri yönetim ve tüm komisyonları ile birlikte hiçbir boşluk bırakmadan, cesaret ve kararlılıkla maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için mücadele etmiştir. Baromuz, Rojin özelinde tüm kadınlar için adalet mücadelesini kararlılıklar yürütmüştür. Van Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak; toplumsal cinsiyet adaleti, yaşam hakkının korunması ve cezasızlıkla mücadele kararlılığımız doğrultusunda, bu hukuki sürecin her aşamasını sonuna kadar büyük bir titizlikle takip edeceğimizi kamuoyuna bildiriyoruz.”
Diatom Testi nedir?
Diatom testi, şüpheli ölümlerin suda boğulma sonucu mu gerçekleştiğini, yoksa kişinin öldürüldükten sonra mı suya atıldığını belirlemek için yapılan bir test.
Testin sonucu ölümün boğulma mı yoksa cinayet mi olduğuna ilişkin ipuçları veriyor.
Test için cesetten Adli Tıp Kurumu’nda alınan örnekler kullanılıyor.
To read the full story from the source: İlke TV






