Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Şef Çiğdem Seferoğlu ile Sofradan Hayata Uzanan Değerler Üzerine

Şef Çiğdem Seferoğlu ile Sofradan Hayata Uzanan Değerler Üzerine

Bir mutfağın karakteri, kullanılan malzemeler kadar onu yöneten kişinin hayata bakışını da yansıtır. Hodan İstanbul’un kurucusu Şef Çiğdem Seferoğlu için samimiyet, tutarlılık ve sadelik, mutfakta olduğu kadar yaşamın içinde de yol gösterici değerler. Hazırladığı her tabak da kurduğu her ilişki de aynı özeni ve üretim anlayışını yansıtıyor. Longines’in yıllardır benimsediği “Zarafet bir tavırdır” anlayışından ilhamla gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide, Şef Çiğdem Seferoğlu ile bugün ona yön veren değerleri, çocukluğundan bugüne taşıdığı ilham kaynaklarını, yoğun temposunda kendine açtığı sakin alanları ve zarafeti nasıl tanımladığını konuştuk. Sohbetimiz, iz bırakan bir duruşun çoğu zaman istikrarlı seçimlerden, emeğe duyulan saygıdan ve her koşulda kendin olabilmekten beslendiğini gösteriyor.


Bugün sizi en çok hangi değer yönlendiriyor?

Samimiyet ve tutarlılık. Yaptığım her işin, kurduğum her ilişkinin ve hazırladığım her tabağın gerçek bir hikayesi olmasını önemsiyorum. Zaman içinde anladım ki kalıcı olan, en çok kendiniz gibi kalabildiğiniz anlar.


Hayatınızda duruşuyla size ilham veren ya da zarafet anlayışınızı şekillendiren bir kadın oldu mu? Ondan aklınızda kalan en önemli şey neydi?

Annem ve anneannem. İkisi de zarafeti hiçbir zaman gösterişle ilişkilendirmedi. Bana emeğe saygıyı, ölçülü olmayı ve sadeliğin aslında en güçlü ifade biçimi olduğunu öğrettiler. Bugün hem yaşam tarzımda hem de mutfağımda bu anlayışın izlerini taşıyorum.

Mesleğinizde en çok zorlandığınız anlarda bile tavrınızı korumanızı sağlayan bir ilkeniz ya da kendinize sık sık hatırlattığınız bir cümle var mı?

Kendime sık sık “Her şey geçer, ama geride bıraktığın iz kalır.” derim. Başarı kadar, o başarıya hangi tavırla ulaştığınızın da önemli olduğuna inanıyorum. Sakin kalabilmek ve özünüzü koruyabilmek, zamanla en büyük güce dönüşüyor.


Hangi davranış size göre zamansızdır ve hiçbir zaman modası geçmez?

Nezaket ve incelik. Tıpkı iyi tasarlanmış zamansız bir parça gibi… Modalar değişebilir ama saygı, verilen sözü tutmak ve karşınızdakine değer hissettirmek hiçbir zaman değerini kaybetmez.

Bugün en çok neye zaman ayırmaya özen gösteriyorsunuz?

Gerçekten değer taşıyan şeylere. Üretmeye, öğrenmeye ve sevdiklerimle kaliteli zaman geçirmeye… Alışverişte de hayatın diğer alanlarında da “az ama iyi” anlayışını benimsiyorum. Zamana direnen seçimlerin, anlık heyecanlardan çok daha kıymetli olduğuna inanıyorum.


Yoğun bir hayatın içinde sizi yeniden kendinize döndüren küçük ritüelleriniz neler?

Sabah erken saatlerde bostanda dolaşmak, toprağa dokunmak, iyi bir kahve eşliğinde müzik dinlemek ya da İstanbul Boğazı’nda kürek çekmek… Bunlar bana sadeleşmeyi ve yavaşlamayı hatırlatıyor. En iyi fikirlerimin çoğu da tam bu sessiz anlarda geliyor.

Bu cümleyi tamamlar mısınız: “Benim için zarafet…”

Benim için zarafet; abartıya ihtiyaç duymadan iz bırakabilmektir. Sadeliği seçmek, kaliteyi zamana yaymak ve her koşulda doğal kalabilmek… Çünkü gerçek zarafet, kendini kanıtlamaya ihtiyaç duymaz.

The post Şef Çiğdem Seferoğlu ile Sofradan Hayata Uzanan Değerler Üzerine appeared first on Live to Bloom.

To read the full story from the source: Live To Bloom

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement