Uluslararası Öz Şefkat Günü: Kendimize Davrandığımız Gibi Yaşarız
Uluslararası Öz Şefkat Günü (International Self-Compassion Day), bir an bile olsa kendimize dönmek, kendimize nazik davranmak, içsel eleştirilerimizi fark etmek ve her koşulda kendimizi kucaklayabilmek için yapılan küresel bir davettir. İlk kez 2024 yılında, öz şefkat araştırmalarının öncülerinden psikolog Dr. Kristin Neff’in katkılarıyla ve Mindful Self-Compassion Center tarafından başlatılan bu özel gün, her yıl temmuz ayının üçüncü cumartesi günü kutlanıyor. Uluslararası Öz Şefkat Günü’nün amacı sade ama çok değerli: Başkalarına gösterdiğimiz anlayışı, sabrı ve nezaketi kendimize de gösterebilmeyi hatırlamak. Çünkü modern yaşamda var olmaya çalışırken sürekli daha fazlasını yapmamız gerektiğini hissediyoruz. Peki gerçekten bizden daha fazlası mı bekleniyor, yoksa biz mi sürekli daha fazlasına ulaşmaya çalışıyoruz?
Daha üretken, başarılı ve güçlü olma baskısı
Tüm bunlara ulaşmaya çalışırken, çoğu zaman kendimiz için bir şeyler yaptığımızı düşünürken aslında kendimizden uzaklaşabiliyoruz. İşte öz şefkat tam da burada devreye girmeli. Çünkü öz şefkat; hayatın zorlayıcı anlarında kendimize destek olabilme, kendi yanımızda kalabilme becerisidir. Bazı insanlar öz şefkati pes etmek ya da konfor alanımıza çekilmek olarak algılayabilir. Oysa öz şefkat bunun tam tersidir. Kendimize dürüstçe bakabilmek, ihtiyaçlarımızı fark edebilmek ve bu ihtiyaçlara anlayışla karşılık verebilmektir.
Türk Dil Kurumu’na göre “şefkat”, acıma ve koruma duygusundan kaynaklanan sevgi olarak tanımlanır. Daha geniş bir anlamıyla şefkat; birinin yaşadığı acıyı, zorlanmayı veya ihtiyacı fark ederek ona anlayış, ilgi ve destekle yaklaşma halidir. Şefkat yalnızca üzülmek ya da acımak değil, karşımızdakinin iyiliğine yönelik, koruyucu ve destekleyici bir tutumdur. Öz şefkat ise bu şefkatli yaklaşımı kendimize yöneltebilmektir. Yaşadığımız acılara, kayıplara, hatalara ve zorlayıcı deneyimlere karşı kendimize anlayışlı, destekleyici ve nazik bir tutum geliştirebilmektir. Hata yaptığımızda kendimizi acımasızca eleştirmek yerine kendimize anlayış gösterebilmek; zorlandığımızda bunun yalnızca bize özel olmadığını, insan olmanın doğal bir parçası olduğunu hatırlamak ve yaşadığımız duyguları yargılamadan kabul edebilmektir. Öz şefkat, bir şeyler ters gittiğinde görmezden gelip “Her şey yolunda.” demek değil, bazen sadece “Şu an zorlanıyorum. Ve tam da bu yüzden kendime biraz daha nazik davranmayı seçiyorum.” diyebilmektir.
Kristin Neff’e göre öz şefkatin üç temel bileşeni
Kendine nezaket (self kindness): Kendimize karşı sert ve yargılayıcı olmak yerine, zorlandığımız anlarda içimizdeki eleştirmenin sesini yumuşatabilmek ve kendimize bir arkadaşımıza göstereceğimiz anlayış, şefkat ve destekle yaklaşabilmek.
Ortak insanlık deneyimi (common humanity): Yaşadığımız acının, başarısızlıkların, hataların ve zorlayıcı duyguların yalnızca bize özel olmadığını; tüm insanların hayat yolculuğunun doğal bir parçası olduğunu hatırlamak.
Bilinçli farkındalık (mindfulness): O an ne hissediyorsak onu değiştirmeye çalışmadan ya da bastırmadan fark edebilmek. Yaşadığımız duyguları bastırmadan, onlardan kaçmadan ya da onların içinde kaybolmadan kendimize farkındalıkla ve şefkatle yaklaşmak.
Söylemesi kolay, uygulaması zor… Başkalarına gösterdiğimiz anlayışı kendimize göstermekte çoğu zaman zorlanıyoruz. Yakın bir arkadaşımız hata yaptığında onu teselli ederken, aynı durumda kendimize çok daha sert davranabiliyoruz. Belki de durup kendimize “En yakın arkadaşım şu anda benim yaşadıklarımı yaşıyor olsaydı ona ne söylerdim?” diye sormalı ve cevabı kendimize uygulamalıyız. Çünkü iç sesimiz, kendimizle kurduğumuz ilişkinin temelidir. Kendimize nazik davranmak bizi savunmasız yapmaz. Tam tersine, hayatın karşısında daha sağlam, dengeli ve esnek durabilmemizi sağlar.
Araştırmalar, öz şefkat pratiğinin stresle baş etmeyi kolaylaştırdığını, duygusal dayanıklılığı desteklediğini ve hayatın getirdiği zorluklar karşısında daha esnek kalmamıza yardımcı olduğunu gösteriyor. Öz şefkat, hayatı bir anda değiştiren büyük kararlarla başlamaz. Asıl dönüşüm; kendimize her gün göstereceğimiz küçük, bilinçli ve sürdürülebilir şefkatli anlardadır.
Bugün kendinize sadece 5 dakika ayırın
Rahat bir şekilde oturun. Ayaklarınızın yerle temasını hissedin. Omuzlarınızı gevşetin. Oturduğunuz zeminin sizi desteklediğini fark edin. İsterseniz gözlerinizi kapatın ve dikkatinizi nazikçe burnunuzdan alıp verdiğiniz nefese getirin. Her nefeste bedeninizin biraz daha gevşesin. Hiçbir şeyi değiştirmeye çalışmadan, sadece o an sizinle olan duygulara alan açın. Kendinize şu soruyu sorun: “Şu anda gerçekten nasılım?”
Cevabı yargılamayın. Belki yorgunsunuz, belki kaygılı ya da üzgün… Her ne hissediyorsanız, onun orada olmasına izin verin.
Şimdi içinizden şu cümleleri söyleyin: “Şu anda zorlanıyor olabilirim. Zorlanmak insan olmanın doğal bir parçası. Bu deneyimde yalnız değilim.”
Sonra kendinize şu soruyu sorun: “En yakın arkadaşım şu an benim yaşadıklarımı yaşıyor olsaydı, ona ne söylerdim?” ve o sözleri bu kez kendiniz için söyleyin.
İsterseniz kendinize şu anda iyi geleceğini hissettiğiniz başka olumlama cümleleri de ekleyebilirsiniz. Bu birkaç dakikayı dilediğiniz kadar uzatabilir, kendinizle kurduğunuz bu bağı biraz daha derinleştirebilirsiniz.
Hazır olduğunuzda, kendinize bu zamanı ayırdığınız için teşekkür edin ve gözlerinizi nazikçe açarak bulunduğunuz ana geri dönün.
The post Uluslararası Öz Şefkat Günü: Kendimize Davrandığımız Gibi Yaşarız appeared first on Live to Bloom.
To read the full story from the source: Live To Bloom






