DEM Partili Çelenk, vakıf üniversitelerindeki işten çıkarmaları Meclis gündemine taşıdı
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında vakıf üniversitelerindeki son işten çıkarmaları değerlendirdi.
İstanbul’daki Arel, Beykent, Aydın, Maltepe, Gelişim, Bilgi ve Atlas üniversitelerinde 100’den fazla akademisyenin görevine son verildiğini hatırlatan Çelenk, bu durumun münferit olmadığını ve eğitim alanında siyasal-kültürel bir hegemonya kurmayı amaçlayan geniş kapsamlı bir politikanın parçası olduğunu iddia etti. Makro siyasi gelişmelerin ve Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi gibi gündemlerin eğitim alanındaki baskıları görünmez kıldığını belirten Çelenk, akademisyenlerin görevlerine iade edilene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
“Tasfiyeler yalnızca mali sorunlarla açıklanamaz”
Çelenk, üniversite yönetimlerinin işten çıkarmalara gerekçe olarak sunduğu mali gerekçelerin ve öğrenci sayılarındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığını savundu. Yükseköğretim sisteminin kamusal eğitim fikrinden uzaklaştırılarak piyasa mantığıyla yönetildiğini ifade eden Çelenk, azalan öğrenci sayılarının faturasının ilk olarak sosyal bilimler, iletişim ve sanat fakültelerine kesildiğini belirtti.
Çelenk, bu süreçte sadece akademisyenlerin işlerini kaybetmediğini, öğrencilerin de eleştirel düşünce ortamından ve deneyimli hocalardan mahrum bırakıldığını vurguladı.
Belirli isimlerin hedef alınması ve sendikal faaliyetler
Basın açıklamasında işten çıkarılan spesifik akademisyenlere de değinen Çelenk, İstanbul Arel Üniversitesi’nden ihraç edilen Prof. Dr. Feryal Saygılıgil’in “Barış İçin Akademisyenler” bildirisini imzalayan isimlerden biri olduğunu hatırlattı. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde görevine son verilen Prof. Dr. Bülent Bilmez’in durumuna da değinen Çelenk, azınlıklar ve dil hakları üzerine çalışan Bilmez’in “Mavi Kart” statüsünün gerekçe gösterilmesini hukuki değil, siyasi bir karar olarak nitelendirdi.
İşten çıkarmaların aynı zamanda sendikal mücadeleyi hedef aldığını öne süren Çelenk, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Yürütme Kurulu Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Nur Tuğçe Biga ve diğer sendika üyelerinin tasfiye edilmesinin, akademisyenlerin hak arama iradesini ve örgütlü dayanışmasını zayıflatma amacı taşıdığını dile getirdi.
“2016’daki ihraç anlayışı farklı araçlarla sürüyor”
Mevcut süreci 2016 yılındaki Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ihraçlarıyla bağdaştıran Çelenk, geçmişte barış talebinin cezalandırıldığını, bugün ise aynı siyasal aklın farklı yöntemler kullandığını iddia etti. KHK’lerin yerini güvencesizlik, maliyet hesapları, performans ölçütleri ve kayyım yönetimlerinin aldığını söyleyen Çelenk, araçlar değişse de eleştirel düşünceyi tasfiye etmeye yönelik anlayışın aynı kaldığını savundu.
Çelenk, sözlerini sonlandırırken işten çıkarılan tüm akademisyenlerle dayanışma içinde olacaklarını ve görevlerine iade edilene kadar akademik özgürlükleri savunmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
To read the full story from the source: Elips Haber






