Turkuazı kırmızı görmek!
Biz protokolde ve resmi törenlerde kırmızıyı kaldırıp Türk mavisi olarak bilinen turkuaz kullanımına 2013’te geçtik. Bir başbakanlık talimatıyla.
Trump ne bilsin, NATO Zirvesi için geldiği Ankara’da, bir başka zamanda ve olağan koşullarda her biri ciddi krizlere neden olabilecek cümleleri birbiri ardına sıralar ve kendi seviyor-sevmiyor falını açarken kırmızı halı da deyiverdi.
“Erdoğan’ı seviyorum, Bibi’yi seviyorum. Erdoğan Bibi’yi sevmiyor ama benim için onunla savaşa girmedi, Sanchez’den nefret ediyorum, Grönland’ı istiyorum” dedi ve kendi yanında İran’la savaşa girmeyen Avrupalılara saydırdı.
Grönland, İspanya lafları onurlu bir Avrupalı için öyle rahatsız ediciydi ki, Danimarkalı gazeteci dayanamadı ve NATO Genel Sekreteri Rutte’ye, Trump’ın yanında oturup bunları sessizce dinlemenin özsaygısını etkileyip etkilemediğini sordu. Füze atsa daha iyiydi!
Avrupalılar Trump’tır ne dese yeridir diyerek mi, yoksa Trump’ın iddia ettiği gibi kapılar kapalıyken onu sevgiyle kucaklayarak mı gelip geçtiler Ankara’dan bilemiyorum. Ama pek sorun çözemeseler de Ankara’dan gürültüsüz patırtısız ayrıldıkları için oh demişlerdir.
İspanya da Trump’ın sözlerine kurumsallaşmış bir diplomasi ve devlet geleneğinin gerektirdiği cevabı verip geçti. Madrid’deki İspanyol bürokrat bir dostuma göre Trump ne kadar aleyhine konuşursa iç politikada zor günler yaşayan Sanchez için o kadar iyi olurmuş. Seçime daha vakit olsa da Trump’ın bu sözleri Sanchez’e yararmış.
Bunlar Avrupalılarla Trump arasındaki mesele, ama Trump’ın desteğinin kamuoyu karşılığının ne olacağı konusu bizim için de önemli! Muhalefet bir seçim kampanyasında Trump’ın sevgi sözcüklerini, Rahip, Bibi, Gazze sözlerini yorumsuz alt alta yazsa Kılıçdaroğlu için hazırlanan sahte PKK videoları kadar etkili olabilir!
Ben yine şu turkuaz halı konusuna döneceğim.
Trump önüne mi bakmıyor, baktığını mı görmüyor, renk körü mü de üstünde yürüdüğü turkuaz halıyı Erdoğan bana kırmızı halı serdi diye kendine özel bir iltifat saydı? O halı sadece ona değil herkese serildi. Ama bir tek kırmızı diye altını çizdi.
Kırmızı halının tarihini düşündükçe bizim turkuaz bana çok daha sempatik geliyor. Malum, kırmızı halı (aslında mor-kırmızı) ilk kez MÖ 458 yılında yazılan Aiskhylos’un tragedyası Agamemnon’da görülür.
Truva Savaşı’ndan zaferle dönen Kral Agamemnon’u karşılayan eşi Klytaimnestra, onun yürüyebilmesi için yere mor-kırmızı renkte değerli kumaşlar serdirir. Böyle gösterişli bir halı üzerinde yürümenin yalnızca tanrılara yakışacağını düşünerek önce karşı çıksa da Agamemnon kırmızı halıda yürümekten kendini alamaz.
Kim bilir, oraya buraya bombalar atan, dünyanın en mükemmel savaş makinesine sahip olmakla övünen Trump da NATO Zirvesine gelirken kendisini Truva’dan dönen Agamemnon gibi hissetti ve turkuazı kırmızı gördü.
Trump’ın, Antik Yunan tiyatrosunun en önemli eserlerinden biri ve Oresteia adlı üçlemenin ilk oyunu olan Agamemnon’dan haberdar olduğunu sanmam. Haberdar olsa, o kırmızı halı yürüyüşünün aynı zamanda yaklaşan trajedinin simgesi olduğunu da bilir, turkuazı tercih ederdi.
Onun bastırmasıyla NATO, Avrupa ekonomisinin bir savaş ekonomisine dönüşmesinin kurumsal motoruna dönüşüyor. Sivil sanayi, altyapı, sağlık, eğitim, kültür ve benzeri alanlara yatırım yaparak büyümek yerine, tersine buralardan kısarak askeri yatırımlarla büyüme planları yapılıyor.
Savaş ekonomisinin toplumsal bir felaket olduğu hiç akla getirilmeden, hep beraber Agamemnon’un yüksek onur yanılsamasıyla kırmızı halıda yürünüyor.
Ne yazık ki, şimdi banyoda üzerine ağ atılıp parçalanan Agamemnon değil hepimiz olacağız!
To read the full story from the source: BirGün





