HomeTürkçe HaberlerGündemİmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasında İnan Güney dahil 3 sanık için...

İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasında İnan Güney dahil 3 sanık için tahliye talebi

Published on

spot_img

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede ‘Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

NATO Zirvesi’nin gala yemeği! Zengin menünün arkasında iki Michelin yıldızlı şefin imzası ortaya çıktı

İLK DURUŞMADAN BU YANA 51 SANIK TAHLİYE OLDU

Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB’de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB’de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB’de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş’in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney’in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak, Medya A.Ş eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, reklamcı Yunus Göçer, iş insanı Ahmet Güllü, İBB Muhtarlıklar Daire Başkan Yavuz Saltık, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu, İBB Kültür A.Ş. Eski İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan’ın tahliyelerine karar verdi.

ÖZEL, DESTEK İÇİN DURUŞMAYA GELDİ

Duruşmayı takip etmek için Silivri’ye gelen CHP Grup Başkanı Özgür Özel, “Fatih Keleş’in avukatlarının savunmasının engellenmesini büyük bir üzüntüyle takip etti. Fatih Keleş’i neredeyse, gökyüzünün altında gerçekleşmiş her eylemden sorumlu tutuyorlar. 3 buçuk ay boyunca dinlediler, şimdi savunma yapma zamanı gelince kısıtlama yapıyorlar. Ekrem başkan için de aynı şey söz konusu olacak. İşin kabul edilebilecek bir tarafı yok. Tarihteki birçok siyasi davada en kötü mahkemeler bile mahkeme taklidi yapmaya çalışıyorlar. Burada onların öyle bir kaygısı da yok. Mahkeme taklidi bile yapmaya çalışmayan düzmece bir kurguyla karşı karşıyayız. Öfkelenmemek, öfkeli sözler söylememek, tansiyonu boşu boşuna germemek için bir şey söylemiyoruz ama bu kadar da olacak iş değil. Savunma kadar kutsal bir hakkı böylesine kısıtlamak; hem Fatih Bey için hem diğer arkadaşlar için avukatlar için. Bir avukatın savunmayı ne zaman bitireceğine hakimin karar verdiği nerede görülmüş. Şimdi Ekrem beyi çağıracak, savunma yap diyecek ama yarın akşam üstü savunmanın bitmesini bekliyor. 2 bin 400 yıl ceza istiyor, dünya kadar eylem var. Hepsiyle ilgili savunma hakkının yanında hepsi iftira olan 1 buçuk yıldır televizyonlarda yayınlar izliyoruz. Şimdi Ekrem beyin herkesin ağzının payını vereceği, masumiyetini hem vicdanlarda hem tutanak önünde ispatlayacağı yer de 1 buçuk yıldır ben konuştun sen dinledin, şimdi azcık konuş biz dinlemeyeceğiz diyorlar” ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU: BU ÇOK AĞIR BİR HAK İHLALİ

Ekrem İmamoğlu, saat 14.23 itibari ile savunmasını yapmak üzere duruşma salonuna getirildi. İmamoğlu, “Kendime göre tespitlerimi, talep ve itirazlarımı dile geçirmek için kürsüye geldim. 9 Temmuz’da bitireceğinize dair açıklamalarınız var. Benden önce iki kısıtlanmış arkadaşım var; hem Murat Bey’in avukatı hem Fatih Bey’in avukatı” dedi.

Mahkeme Başkanı ise, “Planlamamızı baştan da belirttik. Yeni bir planlama yapmadık. Zaten planlamamız baştan da belliydi. Dinlenecek sanıkların sırasındaki en son dinlenmek istediğinizi belirttiniz. Yine bu noktada en son sıra size geldi” dedi.

Bunun üzerine İmamoğlu, “Mahkemeyi ayın 9’unda bitirmekle ilgili bir kararınız vardı. Şu anda bunu ısrarla da dile getirdiğinizi duydum. Malum dün burada yoktum. Sanık arkadaşlarımı dinlemekten de mahrum edildim. Bu da aslında hukuken hakkımın ihlal edilmiş olmasıdır. Ağır bir hak ihlali içerisindeyim. 203 kararı ile ilgili perşembe günü ben sözünüze yönelik hiçbir söz söylemedim. Kalktım gayet nezaketli bir şekilde anlattım, nasıl olması gerektiği noktasında önerimi sundum. Makul bir zamana ihtiyacımız olduğunu ifade ettim. Sürecin en adil bir şekilde yönetilmesi hususunda taleplerimi anlattım. Siz bana bunlara ret cevabı verdiniz. Ben yerime geçtim, oturdum. Ne mahkemeye bir hakaretim var ne sürece dair olumsuz bir sözüm. Dün hapishaneden buraya getirilişim engellendi. En çok önem verilen, en çok hakarete, suçlamaya, tacize maruz bırakılan Fatih Keleş arkadaşımın ne sorgusunu dinleyebildim ne sorularınızı dinleyebildim ne de sorularımı sorabildim. Bu çok ağır bir hak ihlali. Suç örgütü lideri diye tariflendim. Bana göre asrın hukuksuzluğu iftirasının yüklü olduğu bu iddianamede, benim bu kürsüde, sizin daha önce ‘9 Temmuz’da bitireceğim, bu konuda kararlıyım’ dediğiniz noktada yaklaşık 10 saatlik zaman diliminin kaldığı bir atmosferde beni kürsüye çağırıp sorgunuza başlayın dediğinizde şunu bilmem lazım: Avukatlar sözünü tamamladığı bir noktada benim kendi savunmam bitecek, üç avukatımın savunması bitecek. Ondan önce sizlerin soruları var ve sanık arkadaşlarımın doğal olarak bana soracağı sorular vardır. Sayın Başkan, sayın heyet, 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum” dedi.

Mahkeme Başkanı ise, “Gereksiz olarak çok uzadı bu dava. 4 aydır yargılama yapıyoruz. Biz programda değişiklik yapmayacağız. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkı diye kayda geçiririm” dedi.

MAHKEME BAŞKANI: BİZ SENİN YARGILAYACAĞIN MAKAMDA OTURMUYORUZ

Mahkeme Başkanı, “Buraya benimle pazarlık yapmak için geldiyseniz salondan çıkartacağım. Ya savunmanıza geçelim ya da yapmayacaksanız salondan çıkartayım” dedi.

İmamoğlu, “Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim” dedi. Mahkeme Başkanı ise, “Burası senin yargılayacağın ortam değil, sen yargılanmaya geldin. Biz senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. CMK 203’ü uyguluyorum, çıkarın salondan” dedi. Tartışmaların ardından İmamoğlu salondan çıkarıldı.

SUSMA HAKKI KULLANILDIĞI TESPİT EDİLDİ’

Duruşma 16.00’da tekrar başladı. Duruşma zaptına geçirilenleri tekrar eden mahkeme başkanı, “Sanık Ekrem İmamoğlu’nun kimlik bilgilerinin tespitine geçildiği sırada, sanığın şu an savunma yapmayacağını, sadece yargılamanın işleyişine ilişkin birtakım taleplerinin bulunduğunu beyan ettiği, kendisine kimlik tespitine geçilerek savunma yapıp yapmayacağı hususu soruldu. Sanık söz alarak savunma yapmayacağını belirtmesi üzerine hakimce sanığa ‘susma hakkını’ kullanabileceği ve yargılamadaki sıfatının ‘sanık sıfatı’ olduğu hatırlatılmıştır. Sanığın buna rağmen ısrarla konuşmaya devam ettiği anlaşılmakla, kimlik tespiti yapılarak savunma yapması konusunda tekraren uyarıldığı, savunma yapmadığı takdirde ‘susma hakkını’ kullanmış sayılacağı hususu kendisine tekraren ihtar edildiği, bu esnada sanığın, ‘Ben buraya yargılanmaya değil, yargılamaya geldim’ dediği görülmekle, sanığın, daha önceden mahkememizce belirlenen sorgu sırası gelmekle birlikte, ısrarla kimliğinin tespit edilmesinden kaçındığı anlaşılmakla, sanığın güncel kimlik bilgileri, UYAP sistemi üzerinden alındığı, sanığa, savunma yapmadığı takdirde susma hakkını kullanmış sayılacağı ihtar edilmesine rağmen, savunma yapmayacağını belirttiği anlaşılmakla; susma hakkını kullandığı tespit edildi. Sanığın, Mahkeme Başkanı ile sözlü tartışmalara girmeye devam etmesi nedeniyle duruşma düzenini bozan davranışlarını devam ettiği anlaşılmakla, duruşma salonundan çıkartılmasına karar verildi” dedi.

İNAN GÜNEY’E TAHLİYE TALEBİ

Savcılık ara mütalaasında görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Ceyda Kıryak, Serap Karay’ın tahliyelerini talep etti. Ara kararın açıklanması için duruşmaya 1 saat ara verildi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron neden güneş gözlüğü takıyor? Sırrı ortaya çıktı

Kaynak: Milliyet

Latest articles

İzmir'de 300 otobüs kontak kapatabilir! İZULAŞ işçisi greve hazırlanıyor

İZULAŞ’ta toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamayınca işçiler sandığa gitti. Yaklaşık 800 çalışanın katıldığı oylamada yüzde 97 oranında grev kararı çıktı. Sendika, 7 Ağustos’a kadar uzlaşma sağlanamaması halinde greve başlayacaklarını açıkladı

Timur Cihantimur'un yargılandığı davada ilk duruşma! Tanıklar konuştu: Yavaş git dedik dinlemedi

Eyüpsultan'da, 2024 yılında Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği kazaya neden olan 18 yaşından küçük Timur Cihantimur'un "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 12 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü.

Gaziosmanpaşa 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, müştekiler Oğuz Murat Aci'nin babası Özer Aci, annesi Pervin Aci ve kardeşi Ezgi Hilal Büyük ile tarafların avukatları hazır bulundu.

İlginizi Çekebilir

Duruşmaya, ABD'de bulunan ve iade işlemleri devam eden Timur Cihantimur katılmazken, Aci ailesinin yakınları salonda izleyici olarak yer aldı.

Söz verilen baba Özer Aci, şikayetçi olduğunu belirtti.Anne Pervin Aci ise "Ben evlat acısıyla yanıp tutuşuyorum. Anne olmak çok zor. Evladımın kanını yerde bırakmak istemiyorum. Herkesten şikayetçiyim." dedi.

Duruşmada tanık olarak dinlenen M.E.Y, Cihantimur ve arkadaşlarıyla Göktürk'teki sitede karşılaştıklarını ve onlardan kendilerini eve bırakmalarını istediklerini söyledi.

Buna karşılık onların arabayla turlamayı teklif ettiğini anlatan M.E.Y, şunları kaydetti:

"Kaza anını hatırlamaya çalıştım ama ben görmedim. Kıvrımlı bir yoldu. Timur'un kullandığı araba önde olduğu için bir süre gözden kaçırdım. Ayrıca Timur, biraz hızlı gidiyordu o yola göre. O anı hiç hatırlamıyorum. Timur viraj alırken bir fren sesi duydum. Sonra arabanın kaydığını ve yana düştüğünü hatırlıyorum. Daha sonrasında Timur'un bir araca çarptığını fark ettim. İlk başta kendi kendine kaza yaptığını sanmıştım. Kazadan sonra yol kenarına bakmaya inmiştim ancak Timur'un nerede olduğunu şu an hatırlamıyorum."

Aci ailesinin avukatının, "112'yi neden aramadınız?" sorusu üzerine M.E.Y, "İtfaiyeyi gördüğüm için arandığını düşündüm. Bildiğim kadarıyla itfaiye ve emniyet güçleri kazadan yarım saat, 35 dakika sonra gelmişti." cevabını verdi.

M.E.Y, "Eylem Tok'u gördünüz mü?" sorusunu ise "Hayır, görmedim." diye cevapladı.

Bu sırada Aci'nin annesinin duruşmada göz yaşlarını tutamadığı görüldü.

"KENDİSİNİ 'YAVAŞ GİT' DİYE UYARDIĞIMI HATIRLIYORUM"

Tanıklardan B.A, kazanın yapıldığı aracın içinde olduğunu belirtti.Cihantimur'un kullandığı araçta dört kişi olduklarını ve turlamaya karar verdiklerini ifade eden B.A, "Kazanın olduğu yola girdik. Aracın hızı yüzden fazladır, hız sınırını geçmişti. Olay yerine geldiğimizde Timur virajı alamadı, direksiyonu sola kırdı. Su kanalına uçtuk. Arabanın kontağını kapattım. Araçtan indiğimde arabanın altında yaralı olduğunu gördüm. Yoldan yardım için birilerini durdurduk, devamında 112'yi aradılar. İtfaiye geldikten 15-20 dakika sonra biz gittik. Kendisini 'Yavaş git.' diye uyardığımı hatırlıyorum." diye konuştu.

Olay yerinden korsan taksiyle ayrıldıklarını söyleyen B.A, yaralıların telefonlarının alınıp alınmadığını görmediğini ifade etti.

Tanık A.A. ise benzinliğe uğradıktan sonra Bahçeköy yoluna bağlandıklarını, yoldayken telefonla ilgilendiğini, kafasını kaldırdığında ise Timur'un virajı alırken kamyona çarptığını zannettiğini belirterek, "Virajı alırken ATV araçlara çarptık. Yolun kenarında bulunan su birikintisinin akması için olan kısma uçtuk. Araçtan indik, arkamı döndüğümde yerde yüz üstü yatan bir şahsın olduğunu gördüm. Çevirmek için hareket ettirmeye ve onunla konuşmaya çalıştım. Sonrasında başka bir yaralının bizim arabanın altında olduğunu fark ettim." ifadelerini kullandı.

A.A, kaza sonrasında Oğuz Murat Aci'nin nerede olduğunu hatırlamadığını kaydederek, şunları söyledi:

"Kaçla gittiğini hatırlamıyorum ancak ibrede 100 kilometreyi gördüğümü hatırlıyorum. Kazanın olduğu viraj biraz keskindi. Biz virajı aldığımız sırada ATV araçları kör noktada kalmıştı. Timur virajı alırken direksiyonu kırmaya çalıştı, o esnada kaza yaşandı. Aracın sağ tarafı ATV araçlarına çarptı. 100 kilometreden daha fazla gitmiş olabilir. ATV'leri gördükten sonra hakimiyet kaybı oldu. ATV'lerin ışığını gördüğümü hatırlamıyorum. Kazadan sonra Timur, Adem diye birini aradı, telefondaki bu kişiye 'Hayatım bitti.' gibi bir şeyler söylüyordu. Timur'un yaralılara yardım edip etmediğini hatırlamıyorum."

Tanık K.A. da Cihantimur'un kazanın ardından annesi Eylem Tok'u aradığını, annenin yanında başka bir kadınla olay yerine geldiğini söyledi.

Kendisi, Cihantimur ve bir arkadaşının anne Tok'un aracıyla oradan ayrıldıklarını ifade eden K.A, "Timur, kazadan sonra yaralılara yardım etmeye çalıştı. ATV'ler bizim gittiğimiz şeridin sağ kenarındaydı. Sadece onların ışıkları vardı, başka uyarıcı bir şey yoktu. Sağda duran ATV'ler nedeniyle direksiyonu kırınca direksiyon hakimiyetini kaybetti Timur. Yani, ATV'lere çarpmamak için sola kırdı. Timur yaralılarla iletişim kurmaya çalışıyordu. Hepimiz şok halindeydik, ekipleri aramadık. Zaten çevreden yardıma gelen diğer kişilerden 112'nin arandığını duyduk." beyanında bulundu.

Duruşmada tanıkların dinlenmesinin ardından tarafların avukatlarının beyanları alındı.

Bu sırada fenalaşan anne Aci, duruşma salonundan çıkarıldı.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, müştekiler ve vekillerinin davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verdi.

Cihantimur hakkında düzenlenen tutuklamaya yönelik yakalama emrinin devamına hükmeden heyet, kazada yaralanan Süleyman Keçici ve Hasan Topal'ın tanık olarak dinlenmesini kararlaştırdı.

Heyet, Cihantimur'un iade sürecinin tamamlanmasının beklenmesine ve durumun Adalet Bakanlığı aracılığıyla sorulmasına karar vererek, duruşmayı 11 Eylül'e erteledi.

AİLE ADLİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA

Duruşmanın ardından Aci ailesi ve avukatları Hacı Orhan, adliye önünde açıklama yaptı.Orhan, kamuoyunun beklediği davanın ilk duruşmasının görüldüğünü belirterek, Cihantimur'un henüz iade edilmediğini, sürecin devam ettiğini söyledi.

Cihantimur ve annesinin Türkiye'ye geldiğinde tutuklanacaklarını aktaran Orhan, eylül ayına kadar iade işlemlerinin bitmesi halinde sürecin daha da hızlanacağını dile getirdi.

Baba Özer Aci de duruşmada acılarının tazelendiğini ifade ederek, savunma avukatlarının empati kurmadığını, bu durumu kınadığını, davalarının arkasında olduklarını söyledi.

Anne Pervin Aci ise "Benim oğlum bugün gitmiş gibi oldu. Oğlumun kanı yerde kalmasın." dedi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 18 yaşından küçük Timur Cihantimur'un kullandığı aracın karıştığı, Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ile Tahsin Arslan'ın yaralandığı ve Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği kazanın detayları anlatılıyor.

Suça sürüklenen çocuk Timur Cihantimur'un üzerine atılı "bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçunu işlediğinin anlaşıldığı belirtilen iddianamede, mağdur sayısının çokluğu, aldıkları yaranın niteliği, Cihantimur'un yasal sınırdan çok yüksek bir süratle araç kullanarak kaza ile ölüm ve yaralanmanın meydana gelmesine sebebiyet vermesi hususları dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi isteniyor.

İddianamede, Cihantimur'un 18 yaşından küçük olmasından dolayı 12 yıldan fazla ceza verilemeyeceği belirtilerek, hakkında "bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 1 yıl 9 aydan 12 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Cihantimur hakkında Süleyman Keçici ve Hasan Topal'a yönelik "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan ise müştekilerin yaralanmalarının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek derecede oluşu ve şikayetçi olunmaması sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği de iddianamede belirtiliyor.

TÜRKİYE'YE İADELERİNE KARAR VERİLMİŞTİ

Bu arada, soruşturma sürecinde Cihantimur'un, annesi Eylem Tok'la birlikte önce Mısır'a, ardından ABD'ye gittikleri tespit edilmiş, bunun üzerine haklarında kırmızı bülten çıkarılmıştı.

Tok ve Cihantimur'un iadesi için geçici tutuklama talebi evrakı, Adalet Bakanlığınca ABD yetkili makamlarına iletilmiş, Cihantimur ile annesi Boston'da çıkarıldıkları mahkemece 14 Haziran 2024'te tutuklanmışlardı.

ABD'de çıkarıldıkları mahkeme, Eylem Tok ve Timur Cihantimur'un Türkiye'ye iadelerine karar vermişti. Bu kapsamda iade işlemleri sürüyor.

ABD Başkanı Donald Trump'tan açıklama! Zirve çok başarılıydı

Ankara’da düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın toplantısı düzenledi.

ABD Başkanı Donald Trump'tan açıklama! Zirve çok başarılıydı

Ankara’da düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın toplantısı düzenledi.

More like this

İzmir'de 300 otobüs kontak kapatabilir! İZULAŞ işçisi greve hazırlanıyor

İZULAŞ’ta toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamayınca işçiler sandığa gitti. Yaklaşık 800 çalışanın katıldığı oylamada yüzde 97 oranında grev kararı çıktı. Sendika, 7 Ağustos’a kadar uzlaşma sağlanamaması halinde greve başlayacaklarını açıkladı

Timur Cihantimur'un yargılandığı davada ilk duruşma! Tanıklar konuştu: Yavaş git dedik dinlemedi

Eyüpsultan'da, 2024 yılında Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği kazaya neden olan 18 yaşından küçük Timur Cihantimur'un "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 12 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü.

Gaziosmanpaşa 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, müştekiler Oğuz Murat Aci'nin babası Özer Aci, annesi Pervin Aci ve kardeşi Ezgi Hilal Büyük ile tarafların avukatları hazır bulundu.

İlginizi Çekebilir

Duruşmaya, ABD'de bulunan ve iade işlemleri devam eden Timur Cihantimur katılmazken, Aci ailesinin yakınları salonda izleyici olarak yer aldı.

Söz verilen baba Özer Aci, şikayetçi olduğunu belirtti.Anne Pervin Aci ise "Ben evlat acısıyla yanıp tutuşuyorum. Anne olmak çok zor. Evladımın kanını yerde bırakmak istemiyorum. Herkesten şikayetçiyim." dedi.

Duruşmada tanık olarak dinlenen M.E.Y, Cihantimur ve arkadaşlarıyla Göktürk'teki sitede karşılaştıklarını ve onlardan kendilerini eve bırakmalarını istediklerini söyledi.

Buna karşılık onların arabayla turlamayı teklif ettiğini anlatan M.E.Y, şunları kaydetti:

"Kaza anını hatırlamaya çalıştım ama ben görmedim. Kıvrımlı bir yoldu. Timur'un kullandığı araba önde olduğu için bir süre gözden kaçırdım. Ayrıca Timur, biraz hızlı gidiyordu o yola göre. O anı hiç hatırlamıyorum. Timur viraj alırken bir fren sesi duydum. Sonra arabanın kaydığını ve yana düştüğünü hatırlıyorum. Daha sonrasında Timur'un bir araca çarptığını fark ettim. İlk başta kendi kendine kaza yaptığını sanmıştım. Kazadan sonra yol kenarına bakmaya inmiştim ancak Timur'un nerede olduğunu şu an hatırlamıyorum."

Aci ailesinin avukatının, "112'yi neden aramadınız?" sorusu üzerine M.E.Y, "İtfaiyeyi gördüğüm için arandığını düşündüm. Bildiğim kadarıyla itfaiye ve emniyet güçleri kazadan yarım saat, 35 dakika sonra gelmişti." cevabını verdi.

M.E.Y, "Eylem Tok'u gördünüz mü?" sorusunu ise "Hayır, görmedim." diye cevapladı.

Bu sırada Aci'nin annesinin duruşmada göz yaşlarını tutamadığı görüldü.

"KENDİSİNİ 'YAVAŞ GİT' DİYE UYARDIĞIMI HATIRLIYORUM"

Tanıklardan B.A, kazanın yapıldığı aracın içinde olduğunu belirtti.Cihantimur'un kullandığı araçta dört kişi olduklarını ve turlamaya karar verdiklerini ifade eden B.A, "Kazanın olduğu yola girdik. Aracın hızı yüzden fazladır, hız sınırını geçmişti. Olay yerine geldiğimizde Timur virajı alamadı, direksiyonu sola kırdı. Su kanalına uçtuk. Arabanın kontağını kapattım. Araçtan indiğimde arabanın altında yaralı olduğunu gördüm. Yoldan yardım için birilerini durdurduk, devamında 112'yi aradılar. İtfaiye geldikten 15-20 dakika sonra biz gittik. Kendisini 'Yavaş git.' diye uyardığımı hatırlıyorum." diye konuştu.

Olay yerinden korsan taksiyle ayrıldıklarını söyleyen B.A, yaralıların telefonlarının alınıp alınmadığını görmediğini ifade etti.

Tanık A.A. ise benzinliğe uğradıktan sonra Bahçeköy yoluna bağlandıklarını, yoldayken telefonla ilgilendiğini, kafasını kaldırdığında ise Timur'un virajı alırken kamyona çarptığını zannettiğini belirterek, "Virajı alırken ATV araçlara çarptık. Yolun kenarında bulunan su birikintisinin akması için olan kısma uçtuk. Araçtan indik, arkamı döndüğümde yerde yüz üstü yatan bir şahsın olduğunu gördüm. Çevirmek için hareket ettirmeye ve onunla konuşmaya çalıştım. Sonrasında başka bir yaralının bizim arabanın altında olduğunu fark ettim." ifadelerini kullandı.

A.A, kaza sonrasında Oğuz Murat Aci'nin nerede olduğunu hatırlamadığını kaydederek, şunları söyledi:

"Kaçla gittiğini hatırlamıyorum ancak ibrede 100 kilometreyi gördüğümü hatırlıyorum. Kazanın olduğu viraj biraz keskindi. Biz virajı aldığımız sırada ATV araçları kör noktada kalmıştı. Timur virajı alırken direksiyonu kırmaya çalıştı, o esnada kaza yaşandı. Aracın sağ tarafı ATV araçlarına çarptı. 100 kilometreden daha fazla gitmiş olabilir. ATV'leri gördükten sonra hakimiyet kaybı oldu. ATV'lerin ışığını gördüğümü hatırlamıyorum. Kazadan sonra Timur, Adem diye birini aradı, telefondaki bu kişiye 'Hayatım bitti.' gibi bir şeyler söylüyordu. Timur'un yaralılara yardım edip etmediğini hatırlamıyorum."

Tanık K.A. da Cihantimur'un kazanın ardından annesi Eylem Tok'u aradığını, annenin yanında başka bir kadınla olay yerine geldiğini söyledi.

Kendisi, Cihantimur ve bir arkadaşının anne Tok'un aracıyla oradan ayrıldıklarını ifade eden K.A, "Timur, kazadan sonra yaralılara yardım etmeye çalıştı. ATV'ler bizim gittiğimiz şeridin sağ kenarındaydı. Sadece onların ışıkları vardı, başka uyarıcı bir şey yoktu. Sağda duran ATV'ler nedeniyle direksiyonu kırınca direksiyon hakimiyetini kaybetti Timur. Yani, ATV'lere çarpmamak için sola kırdı. Timur yaralılarla iletişim kurmaya çalışıyordu. Hepimiz şok halindeydik, ekipleri aramadık. Zaten çevreden yardıma gelen diğer kişilerden 112'nin arandığını duyduk." beyanında bulundu.

Duruşmada tanıkların dinlenmesinin ardından tarafların avukatlarının beyanları alındı.

Bu sırada fenalaşan anne Aci, duruşma salonundan çıkarıldı.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, müştekiler ve vekillerinin davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verdi.

Cihantimur hakkında düzenlenen tutuklamaya yönelik yakalama emrinin devamına hükmeden heyet, kazada yaralanan Süleyman Keçici ve Hasan Topal'ın tanık olarak dinlenmesini kararlaştırdı.

Heyet, Cihantimur'un iade sürecinin tamamlanmasının beklenmesine ve durumun Adalet Bakanlığı aracılığıyla sorulmasına karar vererek, duruşmayı 11 Eylül'e erteledi.

AİLE ADLİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA

Duruşmanın ardından Aci ailesi ve avukatları Hacı Orhan, adliye önünde açıklama yaptı.Orhan, kamuoyunun beklediği davanın ilk duruşmasının görüldüğünü belirterek, Cihantimur'un henüz iade edilmediğini, sürecin devam ettiğini söyledi.

Cihantimur ve annesinin Türkiye'ye geldiğinde tutuklanacaklarını aktaran Orhan, eylül ayına kadar iade işlemlerinin bitmesi halinde sürecin daha da hızlanacağını dile getirdi.

Baba Özer Aci de duruşmada acılarının tazelendiğini ifade ederek, savunma avukatlarının empati kurmadığını, bu durumu kınadığını, davalarının arkasında olduklarını söyledi.

Anne Pervin Aci ise "Benim oğlum bugün gitmiş gibi oldu. Oğlumun kanı yerde kalmasın." dedi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 18 yaşından küçük Timur Cihantimur'un kullandığı aracın karıştığı, Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ile Tahsin Arslan'ın yaralandığı ve Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği kazanın detayları anlatılıyor.

Suça sürüklenen çocuk Timur Cihantimur'un üzerine atılı "bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçunu işlediğinin anlaşıldığı belirtilen iddianamede, mağdur sayısının çokluğu, aldıkları yaranın niteliği, Cihantimur'un yasal sınırdan çok yüksek bir süratle araç kullanarak kaza ile ölüm ve yaralanmanın meydana gelmesine sebebiyet vermesi hususları dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi isteniyor.

İddianamede, Cihantimur'un 18 yaşından küçük olmasından dolayı 12 yıldan fazla ceza verilemeyeceği belirtilerek, hakkında "bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 1 yıl 9 aydan 12 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Cihantimur hakkında Süleyman Keçici ve Hasan Topal'a yönelik "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan ise müştekilerin yaralanmalarının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek derecede oluşu ve şikayetçi olunmaması sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği de iddianamede belirtiliyor.

TÜRKİYE'YE İADELERİNE KARAR VERİLMİŞTİ

Bu arada, soruşturma sürecinde Cihantimur'un, annesi Eylem Tok'la birlikte önce Mısır'a, ardından ABD'ye gittikleri tespit edilmiş, bunun üzerine haklarında kırmızı bülten çıkarılmıştı.

Tok ve Cihantimur'un iadesi için geçici tutuklama talebi evrakı, Adalet Bakanlığınca ABD yetkili makamlarına iletilmiş, Cihantimur ile annesi Boston'da çıkarıldıkları mahkemece 14 Haziran 2024'te tutuklanmışlardı.

ABD'de çıkarıldıkları mahkeme, Eylem Tok ve Timur Cihantimur'un Türkiye'ye iadelerine karar vermişti. Bu kapsamda iade işlemleri sürüyor.

ABD Başkanı Donald Trump'tan açıklama! Zirve çok başarılıydı

Ankara’da düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın toplantısı düzenledi.