Emek Servisi
Açıklanan enflasyon oranlarıyla birlikte emeğiyle çalışanların cebinden yılın ilk altı ayın toplamında 1 trilyon 167 milyar TL vergi ve enflasyona giderken AKP iktidarı kamuya ayıracağı bütçeyi emperyalist savaş örgütü NATO’nun dün Ankara’da yapılacak zirvesine akıttı.
İşçiler, ülkenin dört bir yanında hak arama mücadelesi verdikleri için işten atıldı, toplu iş sözleşmelerinde yoksulluk sınırına dahi erişemeyecek yüzdelik zam talepleri masada kaldı, iktidar ve işveren geçim krizi karşısında sessiz, sendikasız işyerlerinden memnun.
Ülkedeki yurttaşların en büyük sorunu ise geçim krizi. Geçtiğimiz günlerde Hatay Dörtyol’da, seyyar satıcılık yapan ve zihinsel engeli olan T.S., sokakta seyyar olarak yaptığı birçok işin zabıtalarca engellenmesine sonunda kendini yakarak protesto etti. T.S., içli köfte satmış engellenmiş, nohut satmış engellenmiş en sonunda araba camı silmesi zabıtalarca engellenince Hatay’ın Dörtyol ilçesinde aldığı benzin veya tiner ile kendini yakarak yaşamına son verdi. T.S.’nin, annesinin de hasta olduğu ve seyyar işler yaparak geçimini sağlamaya çalıştığı öğrenildi.
Diğer yandan, açlık ve yoksulluk sınırının altında çalışan ve daha rahat bir iş hayatı için örgütlenmek isteyen onlarca işçi, işyerlerinin önünde hak mücadelesi veriyor.
AĞAÇ A.Ş. İŞÇİLERİ OTURMA EYLEMİNE BAŞLADI
Güvenlik soruşturması kapsamında işten atılan İBB iştiraki Ağaç A.Ş. işçiler, işe geri iade talepleriyle İBB Bakırköy Ek Binası’nda oturma eylemi başlattı.
2022’den bu yana İBB bünyesinde gerçekleştirilen ‘güvenlik soruşturması’ kapsamında, İBB iştiraki Ağaç A.Ş.’de işten atılan 100 işçi, işten çıkarmaların siyasi bir tutum olduğunu belirterek “İşten çıkarmalar kanunsuzdur” dedi. İşçiler Ağaç A.Ş. yönetiminin oyalama taktiği uyguladığını belirterek oturma eylemi başlattı. İşten atılanlar arasında emekliliğine 10 ay kalan, iş kazası geçirdikten 2 ay sonra işten çıkarılanlar bulunuyor.
İşten atılan 100 işçinin yüzde 95’inin DİSK’e bağlı Birleşik Tarım Orman İşleri Sendikası (BTO-Sen) üyesi olduğunu söyleyen BTO Genel Başkanı Mehmet Çak, atılan işçilerin neredeyse tamamının İBB’ye yönelik darbe girişiminde İstanbul Saraçhane eylemlerine katılan işçilerden oluştuğunu söyledi.
İşçiler, İBB Ek Binası’nda başlattıkları oturma eylemine destek çağrısı yaparak şunları söyledi: “Bir aydır bizlere sürekli sözler verildi, ancak sonrasında en ufak bir gelişme olmadı, tekrar bir açıklama yapılmadı. Bize, kararı İBB Başkan Danışmanı Sayın Yiğit Oğuz Duman’ın vereceği söylendi. Bu nedenle, verilen sözlerin ne olduğunu sormak için bugün Merter’de bulunan İBB Ek Bina’ya geldik. Burada, önce güvenliklerin saldırısına uğradık, şimdi bina içinde oturma eylemi yapıyoruz, görüşme gerçekleşip verilen sözler yerine getirilinceye kadar buradan ayrılmayacağız.”
SENDİKA HAKKI YOK SAYILDI
İzmir, Kemalpaşa’da Petrol-İş’e bağlı çalışan Temel Conta işçileri ücret ve sendikal hakları için başlattıkları grevin 575’inci gününü tamamladı. Çoğunluğu kadın olan işçiler Havalandırması olmayan fabrikalarda yıllarca zehirli gaz soluyarak çalıştı. İşçilerden Sinem Kaya, tüm anayasal süreçleri kazandıklarını fakat işverenin işçilerle toplu iş sözleşmesi için masaya oturmadığını ifade etti. Temel Conta grevi için mahkemeden grev kırıcılığı kararı çıkmasına rağmen işveren uygulamalarına devam etti.
İşçileri adına konuşan Kaya, “Hukuksuzlukla mücadele edeceğiz. Sadaka istemiyoruz. Bu ülkede sendika hakkı yok. Yine de vazgeçmeyeceğiz, mücadeleye devam edeceğiz. Biz vazgeçersek çocuklarımız gelecekte köleliğe hapsolacak. Yasalar bizi korumuyor” diyerek işçilerin direnmekten vazgeçmediklerini belirtti. Kaya, grevdeki düdük çalan işçiler gözaltına alındığını fakat grevi kıran ve işçileri kadın kimliği üzerinden aşağılayan patronlarına herhangi bir yaptırım olmadığını ifade etti.
Kaya, işçilerin Çalışma Bakanlığı tarafından haklı bulunduğunu fakat hala etkin bir yaptırım uygulanmadığını belirtti. “Patronun neden bizi küçümsediğini neden köle gibi görüldüğümüzü bu 575 günde anladık.” Sözleriyle İşçilerin grevlerine bir karşılık bulamadıklarını ifade etti. Hala grev çadırında kalan Temel Conta işçileri direnişlerini ilk günkü kararlılıkla sürdürüyor.
MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ
Bursa Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’nde Kurulu Zorlu Holding’e ait Korteks Fabrikası’na grev pankartı asıldı.
TEKSİF’te örgütlü tekstil işçileri, tıkanan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde patronun yeniden masaya dönmesini talep ediyor.
Geçen aylarda Korteks Mensucat Fabrikası’nda toplu iş sözleşmesi görüşmeleri tıkandı. Teksif Sendikası’na üye tekstil emekçileri son haftaları vardiya değişimlerinde, fabrikanın önünde uyarı eylemleri yaparak geçirdi. Grev kararı alınan fabrikada, bu sabah pankart asıldı.
Teksif’in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada “Emeğinin karşılığını almak, insanca yaşayacak ücret ve adil çalışma koşulları için mücadele eden Korteks emekçileri, birlik ve dayanışma içinde grev alanındaki yerini aldı. Haklı taleplerimiz karşılık bulana ve adil bir toplu iş sözleşmesi imzalanana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Birlikte güçlüyüz, direne direne kazanacağız” ifadeleri yer aldı.
TALEPLERİMİZE KULAK VERİN
AFP’de şubat ayında toplu iş sözleşmelerinin tıkanması üzerine direnişe geçen işçiler, başlattıkları grevi 3’üncü gününde sürdürüyor.
Gazeteciler Sendikası’na bağlı Agence France-Presse (AFP) basın emekçileri iş yerine “Bu işyerinde grev vardır” pankartını astı. AFP’nin İstanbul Şişli’deki ofisinin önünde basın emekçileri adına yapılan açıklamada, işverene seslenilerek sürecin daha fazla uzatılmaması için çağrıda bulunuldu.
Açıklamada “Bize deniliyor ki en temel ihtiyaçlarınızdan en zorunlu ihtiyaçlarınıza kadar yüzde 54 artacak ama siz zam isterseniz yüzde 30’a göre isteyin. Türkiye’de yaşanan bu büyük adaletsizlik işte burada başlıyor. Devlet gerçekleri gizleyerek dezenformasyon yapıyor ama gerçekleri halka ulaştırmaya çalışan biz gazetecileri dezenformasyon yapmakla suçlayarak cezaevine gönderiyor. İşverene sesleniyoruz; gelin haklı taleplerimize kulak verin ve bu süreç daha fazla uzamadan sonlandıralım” ifadelerine yer verildi.
Kaynak: BirGün

