Metin YETİM
İklim krizinin etkileri insan sağlığını doğrudan etkilemeye devam ediyor. Batı Avrupa’da 300’den fazla insanın ölümüne neden olan “ısı kubbesi” kaynaklı kavurucu sıcakların hafta boyunca ülkeyi etkisi altına alacağı öngörülüyor. Oluşan aşırı sıcaklardan en çok açık havada çalışan emekçilerin etkilenecek.
İSG Uzmanı Bedri Tekin yetkililerin, işverenlere kavurucu sıcaklara karşı inşaat, tarım, kurye, postacılık gibi sektörlerde alması gereken önlemlere ilişkin somut uyarılar ve yaptırımlarda bulunmadığını hatırlatarak denetim ve cezaların arttırılması gerektiğini vurguladı.
ÖLÜME YOL AÇABİLİR
TMMOB İş Güvenliği Komisyonu Üyesi Bedri Tekin, “Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) istatistikleri, Temmuz, Ağustos ve Ekim aylarında iş kazası sayısının ve iş kazası sonucu ölümlerin arttığını gösteriyor. Aşırı sıcak ortamda vücudun ısısını sabit tutmak için gösterdiği çaba ‘sıcaklık stresi’ olarak adlandırılıyor. Vücut ısısının olması gereken seviyenin üstünde seyretmesi durumunda kalp damar sisteminin yorularak kişilerde sıcak çarpması, sıcak bitkinliği, sıcak döküntüleri ve ısı kramplarına neden olur, bazı hayati organların durmasına yol açabilir. Sıcaklığın neden olduğu ısı stresinin bayılma, mide bulantısı ve kramp gibi belirtileri olur. Görmezden gelinmesi vücuttaki bazı organların durmasına yol açabilir” diye konuştu.
Tekin sıcak hava koşullarının yoğun olduğu ülkelerdeki çalışma koşullarından bahsederek “Birçok ülkede öğle saatlerinde çalışmak yasak. KKTC’de yaz aylarında 08:00-14:30 saatleri arasında çalışılıyor. Bazı ülkelerde 15 Haziran-15 Eylül arası öğle saatlerinde açık alanda çalışmanın yasak olduğunu, aksi türlü çalıştırılan kişi başına büyük cezalar uygulandığını görüyoruz” dedi.
Tekin aşırı sıcaklarda emekçiyi korumak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Denetimler, cezalar artırılmalı. Bakanlıklar meslek örgütleriyle bir arada “Isı indeksi” çalışması yaparak önlemleri belirlemeli. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na ısı indeksi de hayati tehlike belirlemek için eklenmeli. Açık havada çalışmalarda mutlaka yalıtımlı su matarası verilmeli, soğuk suyun kolayca sağlanacağı koşullar yaratılmalı.”
HAMİLELER DE ÇALIŞIYOR
Sıcak hava koşullarında dışarıda çalışan emekçilerin arasında posta emekçileri de var. Haber-Sen Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Yaşar Polat PTT bünyesinde çalışan postacıların sıcak hava koşullarında yaşadığı zorluklardan vurgu yaparak “Özellikle çok sıcak günlerde dışarıda mesai yapan dağıtıcıları çalışma koşulları daha ağır oluyor. Valiliğin hava koşulları nedeniyle hamileler, engelliler sokağa çıkmamalı dediği günlerde bazı iş kollarına idari izin uygulansa da PTT dağıtıcı emekçileri çalıştırılmaya devam ediyor. Sıcak hava koşullarında tansiyon hastası ya da hamile olup dağıtım yapan emekçiler etkilendiği birçok durum oluyor. PTT’den talebimiz sıcak hava koşullarında personelin idari izinli sayılması, özellikle deniz kenarının olduğu yerlerde mevsimsel kıyafetlerin verilmesi. Akdeniz, Ege bölgesinde hava şartları daha ağır ama diğer bölgelerde uygulanan postacı kıyafetleri kullanılıyor” diye ifade etti.
TÜM-BEL-SEN Ankara 2 No’lu Şube Kadın Sekreteri İlkay Ersus dışarıda çalışan emekçi grubundan zabıtalar adına konuşarak “Aşırı sıcaklarda çalışma koşulları daha yorucu oluyor. Talebimiz sıcak hava koşullarının olduğu günlerde izinli sayılmak. Kıyafet yönetmeliğine uygun vücudun su kaybına neden olmayan kaliteli kıyafetler alınmalı” dedi.
∗∗∗
KAVURUCU SICAKLAR ‘SESSİZ KATİL’
Sıcak hava dalgasına ilişkin açıklama yapan CHP Bursa Milletvekili, Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, aşırı sıcakların yalnızca meteorolojik bir olay değil, iklim krizinin en ölümcül sonuçlarından biri olduğunu belirterek ilgili bakanlıkları acil önlem almaya çağırdı. Pala, sıcak hava dalgalarının özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar, çocuklar ve açık alanda çalışan emekçiler açısından ciddi risk oluşturduğunu vurgulayarak aşırı sıcakların “sessiz katil” olarak tanımlandığını ve iklim krizinin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin artık göz ardı edilemeyeceğini kaydetti.
Kaynak: BirGün
