HomeTürkçe HaberlerGündemHer 10 elektriklinin 8'i SUV oldu

Her 10 elektriklinin 8'i SUV oldu

Published on

spot_img

Yılın ilk 5 ayında satılan 66 bin 353 elektrikli otomobilin 52 bini SUV oldu. Böylece pazarın yüzde 80’ini alan SUV’lar tüm zamanların rekorunu kırdı. Önümüzdeki dönemde satışa sunulacak elektrikli modellerle bu pay daha da yükselecek.

Kaynak: Akşam

Latest articles

Mısır'dan Dikkat Çeken Savunma Hamlesi! Gözler Türkiye'nin KAAN'ında

Türkiye ile Mısır arasında yeniden ivme kazanan diplomatik ilişkiler, savunma sanayisinde de yeni bir dönemin kapısını araladı. Mısır, F-35 seçeneği yerine Türkiye'nin 5'inci nesil milli savaş uçağı KAAN'a yönelerek savunma stratejisinde önemli bir değişikliğe hazırlanıyor.

İsrail'e 1915 Tepkisi! İletişim Bakanı Duran'dan Tepki

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail’in 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanımasına tepki gösterdi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan dünya barışı için birlik çağrısı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul'da NATO Parlamenter Zirvesi Açılış programında konuştu. 'Geçtiğimiz günlerde Rusya-Ukrayna arasındaki müzakereler neticesinde defaatle esir takaslarının gerçekleştirilmesi mümkün oldu.' diyerek sözlerine başlayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Değerli dostlar, şimdi aynı perspektifin günümüzdeki meselelerde de bölgemizdeki ve küresel meselelerde de hâkim olmasını arzu ederiz. Bunun güzel bir örneği de son zamanda bölgemizi, sadece bölgemizi değil bütün dünyayı etkileyen Amerika Birleşik Devletleri - İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi için olumlu bir adımın atılmış olmasıdır. İsviçre'de başlayan müzakerelerin sonuna kadar başarıyla sürdürülmesi ve Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında kalıcı, adil bir barışın, sadece ateşkesin değil, barışın sağlanmasını temenni ediyoruz. Bu, bizim için de bulunduğumuz bölge için hayati önemde olduğu gibi dünya barışının temin edilmesi için de fevkalade önemlidir. Ümit ederiz ki bu barış çabaları, belli bir merhaleye ulaşmış olan bu olumlu adımlar bazı provokasyonlarla akamete uğratılmaz. Bunun için uluslararası camianın, NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere, bu barış perspektifine destek vermesi ve provokasyonların önüne geçilmesi için gayret sarf etmesini temenni ediyoruz" diye konuştu.

'İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMDEN BAŞKA BİR YOL YOK'

Kurtulmuş, "Yine hiç şüphesiz dünyayı küresel barış bakımından tehdit eden en önemli meselelerden birisi de Orta Doğu'da, Filistin'deki yaşanan gelişmelerdir. İsrail'in bütün uluslararası hukuku hiçe sayarak, hatta bütün uluslararası hukuk normlarına göre artık soykırım boyutlarına ulaşmış olan saldırganlıklarına son verilmek mecburiyetindedir. Mesele sadece Filistinlilerin yaşadığı insanlık dramları değil, mesele sadece 100 bine yaklaşan sivil kayıplar değil, şehirlerin yakılmış olması, Gazze'nin haritadan silinmiş olması değil; mesele aynı zamanda insanlığın gelecek umutlarına bomba atılması, insanların, insanlığın gelecek umutlarının ortadan kaldırılmasıdır. Ümit ve temenni ediyoruz ki Filistin meselesinin çözümünde de nihai olarak bir sonuca ulaşılsın. Başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, gerçekten bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kuruluşu mümkün olsun. İki devletli çözümden başka bir yolun bulunmadığı bütün dünya tarafından anlaşılsın, bu uygulansın. İsrail hükümetinin bu saldırganlıklarının sona ermesi, sadece Filistinlilerin huzura kavuşması değil, dünya barışının garanti altına alınması demektir. Çünkü insanlık tarihinin en eski bölgelerinden birisi olan Orta Doğu tarihi bize öğretiyor ki Orta Doğu'da barış olmadan dünya da barış olmaz. Filistinliler özgür olmadan da Orta Doğu'da barış asla sağlanamaz. Bu barışın sağlanması için de NATO üyesi ülkeler olarak gerekli desteğin verilmesini arzu ediyoruz" dedi.

'SAVUNMA SANAYİİNDEKİ GELİŞMELER, TÜRKİYE'NİN ÜYE ÜLKELERLE İŞ BİRLİĞİ İÇERİSİNDE DAHA GÜÇLÜ NOKTALARA GELECEKTİR'

Numan Kurtulmuş, "Değerli dostlar, aynı zamanda ulusal savunma kapasitelerimizin artırılmasının ve NATO üyesi ülkeler arasında savunma alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin de üye ülkelerimizin ve ittifakımızın geleceği için çok önemli olduğunun altını çizmek isterim. Türkiye, savunma sanayiinde son yıllarda özellikle çok büyük bir merhale kat etmiş, büyük yenilikler içerisinde olmuş, yüksek teknolojileri kullanabilme becerisinde ön plana çıkmış ve savunma alanında çok önemli savunma sanayii ürünlerini üretmiş bir ülke olarak bu kapasitesini üye ülkelerle paylaşmak ve bu çerçevede Türkiye'nin özellikle Lahey'de anlaşmasına varılan yüzde 5 savunma harcamaları konusundaki kararlılığının da bütün üye ülkeler tarafından benimsenmesini burada bir kez daha ifade ediyoruz. İnşallah savunma sanayiindeki bu gelişmeler, Türkiye'nin gelişmeleri, üye ülkelerle de iş birliği içerisinde daha güçlü noktalara gelecektir. Ancak şunu bir kere daha açıklıkla ifade etmek isteriz ki, bu üyenin, bu ittifak üyeliği çerçevesinde bazı üyelerin özellikle savunma sanayii ürünleri konusundaki uygulamaya devam ettikleri ambargoların son derece tek taraflı, anlamsız ve ittifakın ruhuna uygun olmadığı aşikardır. Biz Türkiye olarak bütün üye ülkelerle savunma sanayiinde iş birliğine hazırken, aynı davranışın bütün ülkeler tarafından da Türkiye'ye karşı, bu davranışların, bu yaklaşımın sergilenmesini ümit ederiz. Bu çerçevede özellikle son zamanlarda Orta Doğu'da artan tehditlere karşı bazı üye ülkelerimizin, başta İspanya olmak üzere, Türkiye'nin hava savunma sistemine verdikleri destek dolayısıyla da teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

'NATO TARİHİ BİR DÖNEMEÇTEDİR, DÜNYA TARİHİ BİR DÖNEMEÇTEDİR'

Kurtulmuş, "NATO tarihi bir dönemeçtedir, dünya tarihi bir dönemeçtedir. Artık birlikte çalışmak, birlikte hem risklerimizi elimine etmek hem de üye ülkelerimizin güvenliğini sağlamanın yanında dünya barışına da katkıda bulunmak gibi bir sorumluluğumuzun olduğunun altını çizmek isterim. Özellikle parlamentolar sadece güvenlik doktrinleri ve savunmayla ilgili alanlarda kararların alındığı platformlar değildir. Gelin yeni bir dünyanın kuruluşunun kapılarını sonuna kadar açalım. Yapıcı fikirlere ev sahipliği yapmasını temenni ediyorum" dedi.

Venezuela'daki felaket sonrası Türkiye için kritik uyarı: 'İkiz deprem' için en riskli faylar hangileri?

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Bilim Kurulu Üyesi de olan Sözbilir, yazılı açıklamasında Karayip ve Güney Amerika tektonik plakalarının sınırında son 100 yılın en büyük depremlerinden birinin yaşandığını ifade etti.

Birbirini tetikleyecek şekilde iki ana şok yaşandığını belirten Sözbilir, şunları kaydetti:

"Bu depremler sismolojik anlamda ikiz deprem olarak tanımlanmaktadır. Sismolojik veriler, depremlerin Karayip ile Güney Amerika plakalarının sınırındaki doğu-batı doğrultulu sağ yanal atımlı faylanma mekanizmasıyla geliştiğini ve deprem sırasında plakalar arasında en az 3 metrelik bir yer değiştirme gerçekleştiğini göstermektedir. Bu durumda ilk sarsıntıda taşıyıcı sistemleri zayıflayan yapılar, henüz 40 saniye dolmadan meydana gelen ikinci depremde tamamen göçmüş olmalıdır. Bu durumun can kaybını ve fiziksel hasarı dramatik bir şekilde artıracağı öngörülmektedir. İkinci ana şokun 7,5 büyüklüğüne kadar çıkması nedeniyle, yakın gelecekte yıkıcı deprem niteliğindeki 6,5 büyüklüğüne varan artçı şokların olması beklenebilir."

Sözbilir, birbirini tetikleyecek şekilde komşu faylar üzerinde gelişen benzer büyüklükteki depremlerin "ikiz deprem" olarak adlandırıldığını, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler ve 10 Ağustos ve 27 Ekim 2025'te Sındırgı'da yaşanan 6,1 büyüklüğündeki depremlerin de ikiz deprem olduğunu belirterek, Türkiye genelinde fay segmentlerinden hangilerinin ikiz depremlere neden olacağının belirlenmesinin önemli olduğunu sözlerine ekledi.

More like this

Mısır'dan Dikkat Çeken Savunma Hamlesi! Gözler Türkiye'nin KAAN'ında

Türkiye ile Mısır arasında yeniden ivme kazanan diplomatik ilişkiler, savunma sanayisinde de yeni bir dönemin kapısını araladı. Mısır, F-35 seçeneği yerine Türkiye'nin 5'inci nesil milli savaş uçağı KAAN'a yönelerek savunma stratejisinde önemli bir değişikliğe hazırlanıyor.

İsrail'e 1915 Tepkisi! İletişim Bakanı Duran'dan Tepki

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail’in 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanımasına tepki gösterdi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan dünya barışı için birlik çağrısı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul'da NATO Parlamenter Zirvesi Açılış programında konuştu. 'Geçtiğimiz günlerde Rusya-Ukrayna arasındaki müzakereler neticesinde defaatle esir takaslarının gerçekleştirilmesi mümkün oldu.' diyerek sözlerine başlayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Değerli dostlar, şimdi aynı perspektifin günümüzdeki meselelerde de bölgemizdeki ve küresel meselelerde de hâkim olmasını arzu ederiz. Bunun güzel bir örneği de son zamanda bölgemizi, sadece bölgemizi değil bütün dünyayı etkileyen Amerika Birleşik Devletleri - İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi için olumlu bir adımın atılmış olmasıdır. İsviçre'de başlayan müzakerelerin sonuna kadar başarıyla sürdürülmesi ve Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında kalıcı, adil bir barışın, sadece ateşkesin değil, barışın sağlanmasını temenni ediyoruz. Bu, bizim için de bulunduğumuz bölge için hayati önemde olduğu gibi dünya barışının temin edilmesi için de fevkalade önemlidir. Ümit ederiz ki bu barış çabaları, belli bir merhaleye ulaşmış olan bu olumlu adımlar bazı provokasyonlarla akamete uğratılmaz. Bunun için uluslararası camianın, NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere, bu barış perspektifine destek vermesi ve provokasyonların önüne geçilmesi için gayret sarf etmesini temenni ediyoruz" diye konuştu.

'İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMDEN BAŞKA BİR YOL YOK'

Kurtulmuş, "Yine hiç şüphesiz dünyayı küresel barış bakımından tehdit eden en önemli meselelerden birisi de Orta Doğu'da, Filistin'deki yaşanan gelişmelerdir. İsrail'in bütün uluslararası hukuku hiçe sayarak, hatta bütün uluslararası hukuk normlarına göre artık soykırım boyutlarına ulaşmış olan saldırganlıklarına son verilmek mecburiyetindedir. Mesele sadece Filistinlilerin yaşadığı insanlık dramları değil, mesele sadece 100 bine yaklaşan sivil kayıplar değil, şehirlerin yakılmış olması, Gazze'nin haritadan silinmiş olması değil; mesele aynı zamanda insanlığın gelecek umutlarına bomba atılması, insanların, insanlığın gelecek umutlarının ortadan kaldırılmasıdır. Ümit ve temenni ediyoruz ki Filistin meselesinin çözümünde de nihai olarak bir sonuca ulaşılsın. Başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, gerçekten bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kuruluşu mümkün olsun. İki devletli çözümden başka bir yolun bulunmadığı bütün dünya tarafından anlaşılsın, bu uygulansın. İsrail hükümetinin bu saldırganlıklarının sona ermesi, sadece Filistinlilerin huzura kavuşması değil, dünya barışının garanti altına alınması demektir. Çünkü insanlık tarihinin en eski bölgelerinden birisi olan Orta Doğu tarihi bize öğretiyor ki Orta Doğu'da barış olmadan dünya da barış olmaz. Filistinliler özgür olmadan da Orta Doğu'da barış asla sağlanamaz. Bu barışın sağlanması için de NATO üyesi ülkeler olarak gerekli desteğin verilmesini arzu ediyoruz" dedi.

'SAVUNMA SANAYİİNDEKİ GELİŞMELER, TÜRKİYE'NİN ÜYE ÜLKELERLE İŞ BİRLİĞİ İÇERİSİNDE DAHA GÜÇLÜ NOKTALARA GELECEKTİR'

Numan Kurtulmuş, "Değerli dostlar, aynı zamanda ulusal savunma kapasitelerimizin artırılmasının ve NATO üyesi ülkeler arasında savunma alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin de üye ülkelerimizin ve ittifakımızın geleceği için çok önemli olduğunun altını çizmek isterim. Türkiye, savunma sanayiinde son yıllarda özellikle çok büyük bir merhale kat etmiş, büyük yenilikler içerisinde olmuş, yüksek teknolojileri kullanabilme becerisinde ön plana çıkmış ve savunma alanında çok önemli savunma sanayii ürünlerini üretmiş bir ülke olarak bu kapasitesini üye ülkelerle paylaşmak ve bu çerçevede Türkiye'nin özellikle Lahey'de anlaşmasına varılan yüzde 5 savunma harcamaları konusundaki kararlılığının da bütün üye ülkeler tarafından benimsenmesini burada bir kez daha ifade ediyoruz. İnşallah savunma sanayiindeki bu gelişmeler, Türkiye'nin gelişmeleri, üye ülkelerle de iş birliği içerisinde daha güçlü noktalara gelecektir. Ancak şunu bir kere daha açıklıkla ifade etmek isteriz ki, bu üyenin, bu ittifak üyeliği çerçevesinde bazı üyelerin özellikle savunma sanayii ürünleri konusundaki uygulamaya devam ettikleri ambargoların son derece tek taraflı, anlamsız ve ittifakın ruhuna uygun olmadığı aşikardır. Biz Türkiye olarak bütün üye ülkelerle savunma sanayiinde iş birliğine hazırken, aynı davranışın bütün ülkeler tarafından da Türkiye'ye karşı, bu davranışların, bu yaklaşımın sergilenmesini ümit ederiz. Bu çerçevede özellikle son zamanlarda Orta Doğu'da artan tehditlere karşı bazı üye ülkelerimizin, başta İspanya olmak üzere, Türkiye'nin hava savunma sistemine verdikleri destek dolayısıyla da teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

'NATO TARİHİ BİR DÖNEMEÇTEDİR, DÜNYA TARİHİ BİR DÖNEMEÇTEDİR'

Kurtulmuş, "NATO tarihi bir dönemeçtedir, dünya tarihi bir dönemeçtedir. Artık birlikte çalışmak, birlikte hem risklerimizi elimine etmek hem de üye ülkelerimizin güvenliğini sağlamanın yanında dünya barışına da katkıda bulunmak gibi bir sorumluluğumuzun olduğunun altını çizmek isterim. Özellikle parlamentolar sadece güvenlik doktrinleri ve savunmayla ilgili alanlarda kararların alındığı platformlar değildir. Gelin yeni bir dünyanın kuruluşunun kapılarını sonuna kadar açalım. Yapıcı fikirlere ev sahipliği yapmasını temenni ediyorum" dedi.