HomeTürkçe HaberlerGündemNew York ziyareti öncesi kriz! İsrailli Bakan Ben-Gvir bakanlığa şikayet edildi

New York ziyareti öncesi kriz! İsrailli Bakan Ben-Gvir bakanlığa şikayet edildi

Published on

spot_img

Vakıftan yapılan açıklamada, 7-8 Temmuz’da New York’u ziyaret etmesi beklenen Ben-Gvir, aralarında ABD vatandaşlarının da bulunduğu Filistinlilere yönelik savaş suçu işlemekle suçlandı.

Açıklamada, ABD Adalet Bakanlığının İsrailli bakan hakkında soruşturma açması talebinin yer aldığı şikayetin ilgili makamlara iletildiği aktarılarak, Ben-Gvir’in İsrail polisi, İsrail Cezaevi Servisi (IPS) ve Ulusal Güvenlik Bakanlığına bağlı “İsrail Ateşli Silah Ruhsatlandırma Dairesinin” politikalarını belirlediği, göreve geldiği 2022’den beri yetkilerini kullanarak işgal altındaki Filistin topraklarının genelinde, özellikle IPS bünyesinde “sistematik işkence, cinayet, istismar ve zorla yerinden edilme” politikası uygulattığı kaydedildi.

Ben-Gvir’in göreve başladığı andan itibaren İsrail’de tutuklu Filistinlilerin cezaevlerindeki koşullarını kötüleştirmeyi kendisine “amaç” ettiği belirtilen açıklamada, bu niyetin somut politikaya dönüştüğü ve İsrail kamuoyundan övgüler aldığı hatırlatıldı.

Parlamento karıştı, milletvekilleri birbirine girdi! Olimpiyat şampiyonu halterci de kavgaya katıldı

‘İŞKENCE KAMPLARI AĞI’

Açıklamada, çok sayıda Filistinli ve uluslararası STK’nin, IPS’nin Ben-Gvir döneminde “işkence kampları ağına” dönüştüğünü bildirdiği vurgulanarak, cezaevlerindeki Filistinlilerin “aç bırakılma, uyku yoksunluğu, tıbbi bakımdan mahrum bırakılma, cinsel şiddet ve elektrik şoku” gibi işkencelere maruz kaldığı aktarıldı.

Cezaevlerindeki bu muameleler nedeniyle Ekim 2023-Ağustos 2025 arasında en az 46 Filistinlinin hayatını kaybettiği anımsatılan, açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Sorgulamalar sırasında da dahil zorla çıplak bırakma, tekrarlanan çıplak aramalar, mahkumların çıplak halde filme alınması, cinsel organlara vurma, çekme, tekmeleme veya sıkma, tecavüz tehdidi, aile üyelerine yönelik tecavüz tehdidi ve bazen diğer tutukluların önünde gerçekleşen tecavüz gibi cinsel şiddet eylemleri rutin hale gelmiştir.”

FİLİSTİNLİLERE KÖTÜ MUAMELE EDERKEN SIK SIK KENDİNİ VİDEOYA ÇEKTİ

Açıklamada, Ben-Gvir’in bazı işkence anlarında şahsen bulunduğu, Filistinlilere kötü muamele ederken sık sık kendini videoya çektiği belirtildi.

İsrailli bakanın suçlandığı savaş suçlarının aynı zamanda soykırım suçunu da teşkil ettiği ifade edilen açıklamada, “Ben Gvir’in amacı, hapishanelerde işkence, kötü muamele ve cinayet yoluyla Filistin halkını kırmaya çalışmak, onları bir halk olarak tamamen ya da kısmen yok etmek ve ABD Soykırım Yasası’nda sayılan altı soykırım eyleminin dördünü yerine getirmektir.” denildi.

Aşırı sağcı bakanın “Lübnan’ın yanması” ve “İsrailli bir annenin döktüğü her gözyaşı için 1000 Lübnanlı annenin ağlaması” gerektiği yönünde sözler sarf ettiği, Filistin’in yanı sıra Lübnan için de “soykırımcı açıklamalarda” bulunduğu anımsatıldı.

Vakıf, soruşturma başlatılması, soruşturma tamamlanana kadar Ben-Gvir’in ABD’den ayrılmamasının sağlanması, Washington’un, Cenevre Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi çağrısında bulundu.

Ben Gvir’in 7-8 Temmuz’da New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde düzenlenmesi planlanan “Polis Şefleri Zirvesi”ne resmi heyet başkanı olarak katılması bekleniyor.

Türk Yıldızları Belçika’da nefes kesti! En uzun gösteriye imza attı

Kaynak: Milliyet

Latest articles

Suriye’nin güneyinde yeni hareketlilik! İsrail askeri noktalar kurdu

İsrail'in Orta Doğu'da Lübnan ve Gazze başta olmak üzere işgal politikası devam ediyor. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail birlikleri Cemle ile Saysun'u birbirine bağlayan yolda ilerleyerek bölgede piyade unsurlarının bulunduğu bir çadır kurdu.

İsrail ordusunun ayrıca Dera'nın batısındaki Abidin köyü yakınlarında bulunan Tel el-Mağr bölgesinde de yeni bir askeri nokta oluşturmaya başladı.

Kaynaklar, söz konusu askeri noktanın halen bölgede varlığını sürdürdüğünü ve İsrail askerlerinin konuşlanmaya devam ettiğini aktardı.

İsrail ordusu, Beşar Esad rejiminin yıkılmasının ardından, 1974’te imzalanan 'Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nı ihlal ederek Suriye’nin güneyinde işgal ettiği Dera ve Kuneytra illerinde 10 üs ve askeri nokta inşa etmişti.

1974 KUVVETLERİN AYRIŞTIRILMASI ANLAŞMASI NEDİR?

Anlaşma, 6 Ekim 1973'te sona eren savaşın ardından Suriye ile İsrail arasında 31 Mayıs 1974'te İsviçre'nin Cenevre kentinde Birleşmiş Milletler, Sovyetler Birliği ve ABD temsilcilerinin huzurunda imzalandı.

Anlaşma kapsamında İsrail (mavi) ve Suriye (kırmızı) olmak üzere iki ayrım çizgisi konularak aralarında bir tampon bölge oluşturuldu.

Tampon bölgede, bölgenin Suriye egemenliği altında olması şartıyla, anlaşmanın uygulanmasının izlenmesinden Suriye Golan Tepeleri'nde görev yapan BM Ateşkes Gözlem Gücü (UNDOF) sorumlu kılındı.

Anlaşmada ayrıca "UNDOF'un ateşkesin sürdürülmesini ve sıkı şekilde uyulmasını temin için çalışacağı; ayırma ve sınırlandırma alanlarına ilişkin ek protokolü denetleyeceği" belirtildi.

Anlaşmada, "(BM gücü) misyonunu yerine getirirken genel olarak geçerli Suriye yasalarına ve düzenlemelerine uyacak ve yerel sivil idarenin çalışmalarını engellemeyecektir." ifadesi yer aldı.

Aynı zamanda misyonun "hareket özgürlüğünden, iletişimden ve görevi için gerekli diğer olanaklardan yararlanacağı, savunma niteliğinde bireysel silahlarla donatılacağı ve bu silahları yalnızca meşru müdafaa amacıyla kullanacağı" belirtildi.

UNDOF'un BMGK'nın yetkisi altında olduğu, anlaşma uyarınca denetimler yapacağı ve bu konuda taraflara her 15 günden az olmamak şartıyla düzenli şekilde rapor vereceği kaydedildi.

GOLAN'DA KİMLER YAŞIYOR?

Suriye'ye ait Golan Tepeleri'ni 5 Haziran 1967'den bu yana işgal altında tutan İsrail, daha sonraki adımında bölgeyi ilhakını duyursa da bu uluslararası toplum tarafından tanınmadı.

Suriye Dışişleri Bakanlığının sitesinde, Golan'ın işgal altındaki alanının yüz ölçümünün 1150 kilometrekare olduğu, Kuneytra ve Fik kentlerinin yanı sıra 137 köy ve 112 tarım arazini kapsadığı bilgisi bulunuyor.

Raporda, Golan'da Suriye Arap köylerinin enkazı üzerinde yayılmış 45 yasa dışı İsrail yerleşim birimi bulunduğu belirtiliyor.

İsrail Meclisinde 14 Aralık 1981'de Golan Tepeleri'nin ilhak edilmesini, İsrail yasalarının, yargısının ve yönetiminin dayatılmasını öngören "Golan Yasası" onaylandı.

Fakat BMGK, 17 Aralık 1981'de "yasanın geçersiz olduğunu ve uluslararası düzeyde hukuki bir etkisi olmadığını" belirten 497 sayılı kararla bu adıma hızlı şekilde yanıt verdi ve Tel Aviv'den bu kararı iptal etmesini istedi.

Tarihler 25 Mart 2019'u gösterdiğinde dönemin ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan kararla, "Golan Tepeleri üzerinde İsrail'in egemenliğini ABD'nin resmen tanıdığı" ilan edildi.

İşgal altındaki Golan Tepeleri'ndeki nüfusun yaklaşık 40 bin olduğu, yarısından fazlasının Dürzi kökenli Suriyeli, geri kalanının ise İsrailli yerleşimciler olduğu tahmin ediliyor.

Dürzi kökenli Suriyelilerin büyük kısmı İsrail ordusunda hizmet etmeyi reddediyor.

GOLAN TEPELERİ İSRAİL İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?

İsrail Dışişleri Bakanlığı internet sitesindeki açıklamasında "bölgenin stratejik öneminin İsrail'in Celile bölgesine bakan konumunun yanı sıra Taberiye Gölü'nün İsrail'in ana su kaynağı olmasından ve bu gölün üçte birinin Golan Tepeleri'nden gelen suyla beslenmesinden kaynaklandığı" belirtildi.

İsrailli sivil toplum kuruluşu Kudüs Strateji ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 2019'da yayımlanan bir raporda, "Stratejik Golan Tepeleri'nin paha biçilemez savunma avantajları sağladığı, Tel Aviv'in caydırıcı gücünü artırdığı" belirtildi.

Raporda Golan'ın İsrail'in kuzeydoğusunda, yüksekliği en fazla 1000 ila 1200 metre arasında değişen, toplam alanı 1800 kilometrekare olan kayalık bir plato olduğu, Ürdün Nehri ile Taberiye Gölü'nün batı sınırlarını çizdiği, Yermuk Nehri'nin ise güney sınırını belirlediği, doğuda ise havza hatlarıyla sınırlandığı kaydedildi.

Şeyh Dağı'nın (bir kısmının İsrail sınırları içinde yer aldığı belirtiliyor) Golan Tepeleri'nin kuzey sınırını çizdiği aktarılan raporda, "Şeyh Dağı, sadece 60 kilometre doğuda bulunan Şam'dan ve Akdeniz'deki Hayfa Körfezi'ne kadar olan bölgenin tamamını gözlemlemek için mükemmel bir nokta. Golan Tepeleri, Ürdün Nehri Vadisi, Celile ve Şam'ın girişlerini kontrol altında tutuyor." ifadelerine yer verildi.

İsrail'in Golan'ın kuzeyindeki Şeyh Dağı'nın zirvelerinden birinin üzerindeki kontrolünün, aynı zamanda kendisine istihbarat bilgileri toplama konusunda inanılmaz imkanlar sağladığına dikkat çekildi.

Bu durumun, Suriye topraklarının derinliklerinde elektronik şekilde gözetlemenin kullanılmasının yanı sıra olası bir saldırı karşısında erken uyarı olanak tanıdığı belirtildi.

Raporda, Suriye rejiminin sinir sisteminin başkent Şam'da bulunduğuna işaret edilerek, Golan'ın Şam'a yakınlığının ciddi şekilde caydırıcılık değerine sahip olduğu ifade edildi.

Zeynep Kartal, Royal Ascot ve Gazi Koşusu Arasında ‘’Zarafet Köprüsü’’ Kuruyor

İngiltere'nin tarihi Royal Ascot organizasyonunda Moda Kurulu Başkanı görevini üstlenen İngiltere'de yaşayan Türk moda tasarımcısı Zeynep Kartal, Gazi Koşusu'nun 100. yıl etkinliklerinde Zarafet Kurulu Değerlendiricisi olarak seçildi

Seferihisar Belediyesi soruşturmasında gelişme: Balçova Belediye Başkanı ve 2 kişi serbest bırakıldı

Seferihisar Belediyesi soruşturmasında gelişme: Balçova Belediye Başkanı ve 2 kişi serbest bırakıldı
İzmir Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında gözaltına alınan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile meclis üyesi D.B. hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verildi. Bir...Devamı için tıklayınız

2026 EKPSS tercih ne zaman yapılacak? EKPSS son tercih ne zaman?

2026 Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) sonuçlarının açıklanmasının ardından gözler tercih takvimine çevrildi. Kamu kurumlarında görev almak isteyen binlerce aday, ÖSYM tarafından yayımlanacak tercih kılavuzunu bekliyor. Peki, 2026 EKPSS tercih ne zaman yapılacak? EKPSS son tercih ne zaman? İşte detaylar...

More like this

Suriye’nin güneyinde yeni hareketlilik! İsrail askeri noktalar kurdu

İsrail'in Orta Doğu'da Lübnan ve Gazze başta olmak üzere işgal politikası devam ediyor. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail birlikleri Cemle ile Saysun'u birbirine bağlayan yolda ilerleyerek bölgede piyade unsurlarının bulunduğu bir çadır kurdu.

İsrail ordusunun ayrıca Dera'nın batısındaki Abidin köyü yakınlarında bulunan Tel el-Mağr bölgesinde de yeni bir askeri nokta oluşturmaya başladı.

Kaynaklar, söz konusu askeri noktanın halen bölgede varlığını sürdürdüğünü ve İsrail askerlerinin konuşlanmaya devam ettiğini aktardı.

İsrail ordusu, Beşar Esad rejiminin yıkılmasının ardından, 1974’te imzalanan 'Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nı ihlal ederek Suriye’nin güneyinde işgal ettiği Dera ve Kuneytra illerinde 10 üs ve askeri nokta inşa etmişti.

1974 KUVVETLERİN AYRIŞTIRILMASI ANLAŞMASI NEDİR?

Anlaşma, 6 Ekim 1973'te sona eren savaşın ardından Suriye ile İsrail arasında 31 Mayıs 1974'te İsviçre'nin Cenevre kentinde Birleşmiş Milletler, Sovyetler Birliği ve ABD temsilcilerinin huzurunda imzalandı.

Anlaşma kapsamında İsrail (mavi) ve Suriye (kırmızı) olmak üzere iki ayrım çizgisi konularak aralarında bir tampon bölge oluşturuldu.

Tampon bölgede, bölgenin Suriye egemenliği altında olması şartıyla, anlaşmanın uygulanmasının izlenmesinden Suriye Golan Tepeleri'nde görev yapan BM Ateşkes Gözlem Gücü (UNDOF) sorumlu kılındı.

Anlaşmada ayrıca "UNDOF'un ateşkesin sürdürülmesini ve sıkı şekilde uyulmasını temin için çalışacağı; ayırma ve sınırlandırma alanlarına ilişkin ek protokolü denetleyeceği" belirtildi.

Anlaşmada, "(BM gücü) misyonunu yerine getirirken genel olarak geçerli Suriye yasalarına ve düzenlemelerine uyacak ve yerel sivil idarenin çalışmalarını engellemeyecektir." ifadesi yer aldı.

Aynı zamanda misyonun "hareket özgürlüğünden, iletişimden ve görevi için gerekli diğer olanaklardan yararlanacağı, savunma niteliğinde bireysel silahlarla donatılacağı ve bu silahları yalnızca meşru müdafaa amacıyla kullanacağı" belirtildi.

UNDOF'un BMGK'nın yetkisi altında olduğu, anlaşma uyarınca denetimler yapacağı ve bu konuda taraflara her 15 günden az olmamak şartıyla düzenli şekilde rapor vereceği kaydedildi.

GOLAN'DA KİMLER YAŞIYOR?

Suriye'ye ait Golan Tepeleri'ni 5 Haziran 1967'den bu yana işgal altında tutan İsrail, daha sonraki adımında bölgeyi ilhakını duyursa da bu uluslararası toplum tarafından tanınmadı.

Suriye Dışişleri Bakanlığının sitesinde, Golan'ın işgal altındaki alanının yüz ölçümünün 1150 kilometrekare olduğu, Kuneytra ve Fik kentlerinin yanı sıra 137 köy ve 112 tarım arazini kapsadığı bilgisi bulunuyor.

Raporda, Golan'da Suriye Arap köylerinin enkazı üzerinde yayılmış 45 yasa dışı İsrail yerleşim birimi bulunduğu belirtiliyor.

İsrail Meclisinde 14 Aralık 1981'de Golan Tepeleri'nin ilhak edilmesini, İsrail yasalarının, yargısının ve yönetiminin dayatılmasını öngören "Golan Yasası" onaylandı.

Fakat BMGK, 17 Aralık 1981'de "yasanın geçersiz olduğunu ve uluslararası düzeyde hukuki bir etkisi olmadığını" belirten 497 sayılı kararla bu adıma hızlı şekilde yanıt verdi ve Tel Aviv'den bu kararı iptal etmesini istedi.

Tarihler 25 Mart 2019'u gösterdiğinde dönemin ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan kararla, "Golan Tepeleri üzerinde İsrail'in egemenliğini ABD'nin resmen tanıdığı" ilan edildi.

İşgal altındaki Golan Tepeleri'ndeki nüfusun yaklaşık 40 bin olduğu, yarısından fazlasının Dürzi kökenli Suriyeli, geri kalanının ise İsrailli yerleşimciler olduğu tahmin ediliyor.

Dürzi kökenli Suriyelilerin büyük kısmı İsrail ordusunda hizmet etmeyi reddediyor.

GOLAN TEPELERİ İSRAİL İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?

İsrail Dışişleri Bakanlığı internet sitesindeki açıklamasında "bölgenin stratejik öneminin İsrail'in Celile bölgesine bakan konumunun yanı sıra Taberiye Gölü'nün İsrail'in ana su kaynağı olmasından ve bu gölün üçte birinin Golan Tepeleri'nden gelen suyla beslenmesinden kaynaklandığı" belirtildi.

İsrailli sivil toplum kuruluşu Kudüs Strateji ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 2019'da yayımlanan bir raporda, "Stratejik Golan Tepeleri'nin paha biçilemez savunma avantajları sağladığı, Tel Aviv'in caydırıcı gücünü artırdığı" belirtildi.

Raporda Golan'ın İsrail'in kuzeydoğusunda, yüksekliği en fazla 1000 ila 1200 metre arasında değişen, toplam alanı 1800 kilometrekare olan kayalık bir plato olduğu, Ürdün Nehri ile Taberiye Gölü'nün batı sınırlarını çizdiği, Yermuk Nehri'nin ise güney sınırını belirlediği, doğuda ise havza hatlarıyla sınırlandığı kaydedildi.

Şeyh Dağı'nın (bir kısmının İsrail sınırları içinde yer aldığı belirtiliyor) Golan Tepeleri'nin kuzey sınırını çizdiği aktarılan raporda, "Şeyh Dağı, sadece 60 kilometre doğuda bulunan Şam'dan ve Akdeniz'deki Hayfa Körfezi'ne kadar olan bölgenin tamamını gözlemlemek için mükemmel bir nokta. Golan Tepeleri, Ürdün Nehri Vadisi, Celile ve Şam'ın girişlerini kontrol altında tutuyor." ifadelerine yer verildi.

İsrail'in Golan'ın kuzeyindeki Şeyh Dağı'nın zirvelerinden birinin üzerindeki kontrolünün, aynı zamanda kendisine istihbarat bilgileri toplama konusunda inanılmaz imkanlar sağladığına dikkat çekildi.

Bu durumun, Suriye topraklarının derinliklerinde elektronik şekilde gözetlemenin kullanılmasının yanı sıra olası bir saldırı karşısında erken uyarı olanak tanıdığı belirtildi.

Raporda, Suriye rejiminin sinir sisteminin başkent Şam'da bulunduğuna işaret edilerek, Golan'ın Şam'a yakınlığının ciddi şekilde caydırıcılık değerine sahip olduğu ifade edildi.

Zeynep Kartal, Royal Ascot ve Gazi Koşusu Arasında ‘’Zarafet Köprüsü’’ Kuruyor

İngiltere'nin tarihi Royal Ascot organizasyonunda Moda Kurulu Başkanı görevini üstlenen İngiltere'de yaşayan Türk moda tasarımcısı Zeynep Kartal, Gazi Koşusu'nun 100. yıl etkinliklerinde Zarafet Kurulu Değerlendiricisi olarak seçildi

Seferihisar Belediyesi soruşturmasında gelişme: Balçova Belediye Başkanı ve 2 kişi serbest bırakıldı

Seferihisar Belediyesi soruşturmasında gelişme: Balçova Belediye Başkanı ve 2 kişi serbest bırakıldı
İzmir Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında gözaltına alınan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile meclis üyesi D.B. hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verildi. Bir...Devamı için tıklayınız