HomeTürkçe HaberlerGündemDevlet eliyle orman yıkımı: Tahsisler

Devlet eliyle orman yıkımı: Tahsisler

Published on

spot_img

Ülkede bir süredir maden ruhsatlarının bazı illerin yüzölçümümün önemli bir kısmını kapsadığı tartışılıyor. Ormanların, meraların, tarım alanlarının, yerleşim yerlerinin vb. alanların madencilik faaliyetleriyle yok edileceğine dair endişe ve tepkiler gün geçtikçe artıyor. Madencilik faaliyetleri hakkında tepkiler artınca bu konuya Nisan ayında bu sayfalarda değinmiştim. Fakat ne yazık ki sorun sadece madencilik faaliyetleriyle sınırlı değil, devlet ve sermaye eliyle yürütülen 80’i aşan farklı faaliyet ormanlarımızı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Ormanlarımız; enerji ve madencilik tesisleri, otel ve moteller, havaalanları, otoyollar vb. üretim, ticaret, eğitim, sağlık ve altyapı vb. tesislerle işgal edilmiş durumda. Üstelik bu alanlar, kâğıt üzerinde hâlâ orman olarak gösteriliyor. Ormanların ormancılık amacı dışında kullanımı veya tahsisi olarak adlandırılan bu faaliyetler günümüzde 845 bin hektara ulaştı. Bu miktar tüm ormanlarımızın yüzde 3,6’sına denk geliyor. Kâğıt üzerinde hala orman olarak görülen bu alanlar, aslında başka faaliyetler için kullanılmasına ve çoğunun tekrar orman ekosistemine dönüşme olasılığı olmamasına rağmen fiili ormansızlaşma istatistiklere yansımamakta ve ormansızlaşmaya karşı alınması gereken önlemler ihmal edilmekte.

Ormanların bu şekilde tahsisi 1970’li yıllardan beri devam ediyor. Ancak bu işlemlerin sayısı ve tahsis amacı AKP döneminde hızla arttı ve artmaya devam etmekte. 2004’ten 2024’nin sonuna kadar yapılan toplam tahsisler 593 bin hektara ulaştı. Bu miktar, yapılan toplam tahsislerinin yüzde 70’ine karşılık geliyor. AKP döneminde ortalama yıllık tahsis 28 bin hektar fakat bu miktar son 12 yılda şiddetini arttırarak 35 bin hektara ulaştı.

Tahsisler konusunda Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) paylaştığı veriler çok sınırlı; ayrıntılı bilgiler uzmanlarla ve kamuoyuyla paylaşılmıyor. Biz de bu durumda farklı bir yöntem seçerek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan 2012-2022 yılları arasında çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı almış 1549 projeyi inceledik ve bunların 1311’ini orman tahsisleri açısından değerlendiren bir araştırma* yaptık. Bu çalışmaya göre, tahsislerde enerji ve madencilik projeleri ağırlık kazanıyor. Enerji projeleri Marmara ve Ege bölgelerinde, madencilik projeleri ise İç Anadolu Bölgesi’nde ağırlık kazanıyor. En çok enerji ve madencilik projesi bulunan ilk beş il sırasıyla; Ankara, Çanakkale, Konya, Antalya ve İzmir.

∗∗∗

Enerji projelerinin yüzde 72,7’si ve madencilik projelerinin yüzde 64,6’sı, turizm projelerinin de yüzde 6’sında orman alanı tahsisi var.  Yani enerji ve maden projelerinin 3’te 2’sinde mutlaka orman alanı tahsisi söz konusu. Enerji projelerinin toplam alanının yüzde 33,54’ünün ve madencilik projelerinin de yüzde 31,3’ünün ormanlık alanlara denk geldiği görülüyor. Yani bu enerji ve maden projeleri hayata geçirilirse, proje alanlarının üçte biri orman alanı içinde yer alacak ve her projede bu oranda orman ekosistemi tahrip edilecek.

Madencilik projeleri tepki çekse de enerji projelerinin de onlardan eksiği yok. En çok orman alanına zarar verecek on projenin sekizi enerji, ikisi madencilik projesi. Bunların en büyüğünün, yani tek bir projenin yok edeceği orman alanı miktarı 22 bin hektar. Son yıllarda yanan orman alanlarının dörtte birinin trafo ve enerji iletim hatlarından kaynaklanan yangınlar sonucu zarar gördüğünü hatırlatmakta yarar var.

İlgili makalemizde bu projeler hayata geçerse 31 milyon 104 bin ağacın kesileceğine kadar ayrıntılı bilgiler de var. Fakat burada hatırlatmak isterim ki bu çalışma sadece 2012 ile 2022 yılları arasında ÇED olumlu kararı almış 1311 projeden elde edilen bilgileri içeriyor. 2012’den önce veya 2022’den sonra ÇED olumlu kararı almış, ÇED’e tabii olmayan veya ÇED gerekli değildir kararı almış olan binlerce projeyi dahil ettiğimiz zaman, özellikle enerji, madencilik ve turizm projeleri yüzünden yok edilmiş veya yok edilecek olan yüzbinlerce hektarlık orman ekosistemini düşünebiliyor musunuz?

∗∗∗

Biz bunları düşünürken geçen hafta TBMM’den ormanları biraz daha yok edecek bir torba yasa daha geçti. Geçen maddelerden biri OGM’ye “karbon yutak ormanları kurma, kurdurma veya mevcut ormanları bedel karşılığı tahsis etme yetkisi veriyor. Yani ormanlarımıza zarar verecek yeni bir tahsis açılımı yapıldı. Oysa bu konunun uzmanı meslektaşım Prof. Dr. Doğanay Tolunay, mevcut ormanların tuttuğu karbonun gönüllü piyasalarda ticaretinin mümkün olmadığını, gönüllü karbon piyasalarında alınıp satılabilecek projelerin ülkenin emisyon azaltımına ya da karbon yutak alanlarındaki karbon birikimine ek katkı sağlamayacağını söylüyor. O zaman bu yeni tahsisler ne işe ve kime yarayacak? Şimdi onu da düşünmenin zamanı.

*Atmiş, E., Yıldız, D. & Erdönmez, C., 2024. A different dimension in deforestation and forest degradation: Non-forestry uses of forests in Turkey. Land Use Policy 139 (2024): 107086

Kaynak: BirGün

Latest articles

AFAD duyurdu! Van'da 3.1 büyüklüğünde deprem

AFAD, Van'ın Tuşba ilçesine bağlı Akçaören Mahallesi'nde saat 17.57'de 3.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini duyurdu.

İşte Türkiye'nin stratejik İHA’ları

İnsansız hava araçları, modern savaşların en önemli unsurlarından biri haline gelirken, Türkiye'nin geliştirdiği yerli sistemler sahip oldukları teknolojilerle öne çıkıyor. Yapay zekâ destekli DELİ ailesi sürü halinde operasyon yapabiliyor, düşük radar iziyle hedefleri hassas şekilde vurabiliyor. Türkiye'nin ilk elektrikli silahlı mini helikopteri Dumrul, METE füzesiyle lazer işaretli hedefleri imha edebiliyor. Alpin ise 200 kilogram taşıma kapasitesiyle zorlu arazilerde keşif ve lojistik destek görevlerinde kullanılıyor. Detaylar CNN TÜRK Muhabiri Paşa Alyurt'un ve Kameraman Mustafa Barış Tan'ın haberinde.

Bakan Memişoğlu: Türk imzasını sağlık teknolojilerinde daha güçlü göreceğiz

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Türk imzasının sağlık teknolojilerinde daha güçlü göreceğiz" açıklamasını yaptı.

ABD Körfez'den çekiliyor mu?

Wall Street Journal'ın haberine göre ABD, İran saldırılarında Körfez'deki askeri üslerinin ağır hasar görmesinin ardından Ortadoğu'daki askeri stratejisini yeniden gözden geçiriyor. Haberde, Bahreyn başta olmak üzere birçok ABD üssünün zarar gördüğü, Washington'ın Körfez'deki askeri varlığını azaltmayı ve bazı unsurları daha güvenli bölgelere, hatta İsrail'e kaydırmayı değerlendirdiği iddia ediliyor. Uzmanlara göre saldırıların ABD'ye maliyeti 2,2 milyar ila 51 milyar dolar arasında olabilir.

More like this

AFAD duyurdu! Van'da 3.1 büyüklüğünde deprem

AFAD, Van'ın Tuşba ilçesine bağlı Akçaören Mahallesi'nde saat 17.57'de 3.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini duyurdu.

İşte Türkiye'nin stratejik İHA’ları

İnsansız hava araçları, modern savaşların en önemli unsurlarından biri haline gelirken, Türkiye'nin geliştirdiği yerli sistemler sahip oldukları teknolojilerle öne çıkıyor. Yapay zekâ destekli DELİ ailesi sürü halinde operasyon yapabiliyor, düşük radar iziyle hedefleri hassas şekilde vurabiliyor. Türkiye'nin ilk elektrikli silahlı mini helikopteri Dumrul, METE füzesiyle lazer işaretli hedefleri imha edebiliyor. Alpin ise 200 kilogram taşıma kapasitesiyle zorlu arazilerde keşif ve lojistik destek görevlerinde kullanılıyor. Detaylar CNN TÜRK Muhabiri Paşa Alyurt'un ve Kameraman Mustafa Barış Tan'ın haberinde.

Bakan Memişoğlu: Türk imzasını sağlık teknolojilerinde daha güçlü göreceğiz

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Türk imzasının sağlık teknolojilerinde daha güçlü göreceğiz" açıklamasını yaptı.