HomeTürkçe HaberlerGündem"Noel Baba’nın İlginç Hediyeleri", olur mu?

"Noel Baba’nın İlginç Hediyeleri", olur mu?

Published on

spot_img

Tolga ÖZTORUN

Baştan söyleyeyim tuhaf bir röportaj olacak. Hem yazarı hem de çizeri hem de editörü yakın arkadaşlarım olan bir kitabı inceledim. Lider Hepgenç yazdı, Demet Özge Aykan resimledi ve Özge Doğar editörlünü yaptı. Hepsine de sorularım var. Çünkü bu üç arkadaşım da tabuları yıkan cinsten. “Noel Baba’nın İlginç Hediyeleri”, gerçekten ilginç bir hikâye olmuş. Henüz çok yeni basıldı. Meraklı Kaşifler etiketi ile raflarda. Okurken bazen çok eğlendim, bazen çok kızdım. Hepsini de özellikle Lider Hepgenç’e tüm açıklığı ile sordum. Sonuçta hayvan hakları kırmızı çizgimiz. Kimseye af yok.

Lider Hepgenç (Yazar)

– Özgeçmişini okuduğumuzda edebiyata çok uzak bambaşka bir meslekten geliyorsun. Bu geçiş nasıl gerçekleşti? 

Klasik bir hikâye. Bilinçsizce ve biraz da aile baskısıyla hiçbir fikrimin olmadığı askeri okul sınavlarına girdim ve şaşırtıcı ama kazandım. Askeri okul hayatımın ardından astsubay olarak Tük Silahları Kuvvetleri’nde çalışmaya başladım. 18 yaşında askeri personel oldum ve hayata dair hiçbir deneyimim yok. Dünya nasıl bir yer, insanlar neler yapıyor… Fakat bildiğim ve hissettiğim bir şey vardı ki ömrümün sonuna kadar o işi yapmayacaktım. Arayış içindeydim ve sonunda yolum yaratıcı drama ile kesişti. Bu kesişim hayatımın dönüm noktası oldu. Çağdaş Drama Derneği Yaratıcı Drama Liderlik Eğitimi Programı’nı ‘Müzede Yaratıcı Drama’ bitirme tezi projesiyle tamamladım. Sonra bekleyiş sürecine girdim çünkü 2005’te askeri personel oldum ve zorunlu hizmet süresi olan 10 yılı doldurmam gerekiyordu. Neyse ki zaman çabuk geçti ve 2015’te askeriyedeki görevimden ayrıldım ve yıllardır kalbimde olan öğretmenlik mesleğine geçiş yaptım.

İstanbul’da özel bir okulda çalışmaya başladım. Bunun dışında da kitabevlerinde çocuklarla birlikte ‘Kitap OkuMAMA Kulübü’ çalışmaları yapmaya başladım. Bu çalışmalar için kitap seçerken çocuk kitaplarına daha farklı gözle bakmaya başladım. Bir gün kıskançlığım tuttu ve kendi kendime “Ya arkadaş, sürekli başka yazarların kitapları üzerine çalışmalar yapıyorum. Neden benim bir kitabım yok. Benim de kitabım olsun. Kendi kitabımın etkinliğini yapayım” dedim. Bu iç motivasyon ve kıskançlık duygusuyla ilk kitabımı yazdım.

– Yanlış duymadıysam “Kitap OkuMAMA Kulübü” dedin. Kitap Okuma değil, Kitap OkuMAMA! Biraz açar mısın bu kulübü?

2 senedir çevrimiçi ortamda yaptığımız bir kulüp bu. Mariposa for Kids kitabevi ile beraber yaptığımız ortak bir çalışma. Normal şartlarda yapılan kitap okuma kulüplerini bilirsin. Kitap okunur. Üzerine çözümlemesi yapılır. Yorumlar da bulunulur. Bizim kulübümüzde ise çocuklar kitabın adını ya da konusunu bilmiyorlar. Çevrimiçi yaptığımız bu kulüpte çocuklar etkinliğe katılıp yaratıcı drama tekniklerini kullanarak yavaş yavaş hikâyenin konusunu öğreniyorlar ve hikâyenin en can alıcı noktasında çalışmayı sonlandırıyoruz. Haliyle çocuklar hikâyenin devamını bekliyorlar. Orada da aileler devreye giriyor. Biz, ailelerle daha önceden iletişimde olduğumuz için çalışma yapacağımız kitabı önceden temin etmiş oluyorlar. Çalışmanın sonunda çocuklar gidip ailelerinden kitabı alıyorlar. Bu süreçte çocuklara “Kitap Oku!” demek yerine kitap okumaya teşvik eden bir yol izlemiş oluyoruz.

– Yayımlanmış kaç kitabın var?

Yazarlık kariyerime 2018’de başladım. FOM Kitap’tan çıkan “Mişmiş Neredeymiş? Mutfakta” kitabımla yazarlık dünyasına “Merhaba!” dedim. 2018’den bugüne, bu ay içerisinde 34’üncü kitabım yayımlandı.

– Genel olarak hangi konularda yazmayı tercih ediyorsun?

Çocuklara doğru bir şekilde aktarabileceğimi düşündüğüm konuları seçmeyi tercih ediyorum. Tarih ve arkeolojiye merakım olduğu için bu konularda yazmayı seviyorum. Bunların dışında gelecek, çevre, hayvan hakları, doğa, ekoloji konularında kitaplar yazmayı tercih ediyorum.

– Mayıs ayında Noel Baba kitabı yapma fikri nasıl doğdu?

Öncelikle Noel Baba kitabı yazmadığımı dile getirmek isterim. Çevre ve ekoloji temalı bir kitap yazdım. Sadece kitabın içinde geçen karakterlerden biri Noel Baba.

– Bugüne kadar tüm kitaplarında doğayı, hayvanları korurken bu kitapta çocukların geyiklerin sırtına binmesine neden izin verdin? Bu bir hayvan hakları ihlali değil mi? 

Dürüst olmak gerekirse bu söylediğini gözden kaçırmışım. Şayet yazmadan önce bunu söyleseydin bu konuya dikkat ederdim. Ama kitap artık piyasaya çıktı. Bu yüzden savunma yapmam gerekirse uçan geyiklerin üzerine binme durumunun gerçek hayatta olmadığını hayali bir durum olduğunu söyleyerek savunma yapabilirim. Aksi takdirde faytonlara koşulan, deneylerde kullanılan, hayvanat bahçelerinde esir tutulan, gösterilerde kullanılan, kanun adı altında toplatılmaya çalışılan canlıların yaşam haklarını elimden geldiğince savunmaya çalışıyorum.

Demet Özge Aykan (Çizer)

– Bu kitabı hangi metodu kullanarak çizdin? En çok hangi çizim türü seni mutlu ediyor?

Bu kitabı hem geleneksel hem dijital yöntemle, karışık teknik ve kolaj kullanarak resimledim. (Tüm tuşlara basmışım.) Nesne ve karakterleri tek tek oluşturup kestikten sonra tarayıp dijitalde birleştirdim. Bu benim için zor bir yöntemdi ama kendimi zorlamayı sevdiğim için aynı zamanda eğlendim de. Suluboya, guaj ve renkli boya kalemleri kullandım. Geleneksel çalışmayı dijitalden daha çok seviyorum çünkü çizgilerin fazla kusursuz olmamasını, biraz elde yapılmış hissi vermesini seviyorum. Geleneksel çalışma çok büyük emek ve zaman isteyen bir iş olduğu için bazen dijital çalışmam gerekebiliyor, o zaman da çalışmalarımı geleneksel tarzıma benzetmeye özen gösteriyorum.

– Asık suratlı çocukları çizerken kapsayıcı bir yol gözetmişsin, çok sayıda birbirinden farklı özellikte çocuk var. Bu senin mi, yazarın mı talebiydi?

Hikâyede Noel Baba’nın hediyelerinden memnun olmayan 300 tane aksi çocuk var. Ben de “madem öyle işte böyle” diyerek 270’e yakın suratsız ve aksi çocuk resimledim. Lider’le çalışmak da işin en güzel taraflarından biriydi. Neredeyse hiç yönlendirme yapmadan çizere alan açması ve onu özgür bırakması onu özel kılan yanları. Sonunda triplerin havada uçuştuğu, aşırı komik ve tatlı çocuklardan oluşan keyifle üretilmiş bir kitap ortaya çıktı.

Özge Doğar (Editör)

– Senin editörlüğün pek alışılmamış kitapları bulmakta çok başarılı. Asık suratlı çocukların olduğu, mayıs ayında kahramanı Noel Baba olan bir kitabı seçerken kaygı yaşadın mı? 

Aslında tam tersine, beni heyecanlandıran da biraz bu oluyor. Çocuk edebiyatında bazı kalıplar ve beklentiler var; ancak çocukların dünyası çoğu zaman yetişkinlerin düşündüğünden daha geniş ve esnek. Asık suratlı çocukların olduğu ya da mayıs ayında Noel Baba ile karşılaştığımız bir hikâye ilk bakışta alışılmadık gelebilir ama eğer hikâye kendi içinde tutarlıysa ve çocuğa yeni bakış açısı sunuyorsa, bu risk değil zenginlik. Editör olarak öncelikle metnin sahiciliğine ve edebi gücüne bakıyorum. Okuru şaşırtan kitapların uzun süre akılda kaldığına inanıyorum.

– Hem yazar hem de editör olmak zor mu? Çünkü bazen masanın bir tarafında bazen de öbür tarafında oluyorsun. Editör olarak kendi kitaplarının editörleri ile fikir ayrılıklarına düştüğün oluyor mu? 

Hem yazar hem editör olmak zaman zaman zorlayıcı olabiliyor. Bir yandan metni korumak isteyen yazar tarafım, diğer yandan metne dışarıdan bakmaya çalışan editör tarafım var. Ancak bu iki kimliğin birbirini beslediğini düşünüyorum. Editörlük bana metne daha mesafeli bakmayı öğretirken, yazarlık da metnin kırılgan yanlarını anlamamı sağlıyor. Elbette kendi kitaplarımın editörleriyle zaman zaman fikir ayrılığı yaşadığımız oluyor. Bunun çok doğal ve hatta gerekli olduğunu düşünüyorum. Önemli olan kimin haklı olduğu değil, metnin neye ihtiyaç duyduğu. Genellikle ortak hedefimiz daha iyi bir kitap ortaya çıkarmak olduğu için bir noktada buluşabiliyoruz.

Kaynak: BirGün

Latest articles

Emine Erdoğan'dan Bakan Kurum'a tebrik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "İzmit Körfezi’nde yürütülen dip çamuru temizliği çalışmalarıyla Marmara Denizi’nin yeniden hayat bulmasına katkı sağlayan başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum olmak üzere emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum" dedi.

Ultra ince tabletlerde yeni bir standart: HUAWEI MatePad Pro Max

Teknoloji dünyasında amiral gemisi tanımı, son yıllarda genellikle işlemci hızı, RAM kapasitesi veya kamera megapikseli gibi teknik kıstaslarla sınırlı kalmıştı. Ancak HUAWEI, yeni tanıttığı HUAWEI MatePad Pro Max ile bu tanımı sadece bir donanım listesi olmaktan çıkarıp, eşsiz bir mühendislik vizyonu seviyesine taşıyor. Dünyanın en ince 13 inç ve üzeri tableti olarak lanse edilen cihaz, bir tabletten öte, profesyonel iş akışlarını yeniden tanımlayan, hem zihinsel hem de fiziksel bir çözüm ortağı olarak karşımıza çıkıyor.

Mehmet Uçum işaret etmişti! SEÇİM TARİHİ 16 NİSAN 2028 Mİ?

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, mevcut anayasal sistemde "erken seçim" kavramının bulunmadığını belirterek, seçimlerin ancak Cumhurbaşkanı veya Meclis'in seçimleri yenileme kararıyla yapılabileceğini söyledi. Türkiye'nin seçimlerin yenilenmesini gerektirecek olağanüstü bir durum içinde olmadığını vurgulayan Uçum, 2028'e kadar erken seçim tartışmalarının somut bir zemine oturmasının beklenmediğini ifade etti. Uçum ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığı için anayasa değişikliğine gerek olmadığını, Meclis'in alacağı seçim yenileme kararının yeterli olacağını savundu.

Fenerbahçe Yönetim Kurulu toplantısı sona erdi! Kimin hangi göreve getirildiği belli oldu

Fenerbahçe’de yeni yönetim ilk kez toplandı, görev dağılımı ve önemli konularda kararlar alındı.

More like this

Emine Erdoğan'dan Bakan Kurum'a tebrik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "İzmit Körfezi’nde yürütülen dip çamuru temizliği çalışmalarıyla Marmara Denizi’nin yeniden hayat bulmasına katkı sağlayan başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum olmak üzere emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum" dedi.

Ultra ince tabletlerde yeni bir standart: HUAWEI MatePad Pro Max

Teknoloji dünyasında amiral gemisi tanımı, son yıllarda genellikle işlemci hızı, RAM kapasitesi veya kamera megapikseli gibi teknik kıstaslarla sınırlı kalmıştı. Ancak HUAWEI, yeni tanıttığı HUAWEI MatePad Pro Max ile bu tanımı sadece bir donanım listesi olmaktan çıkarıp, eşsiz bir mühendislik vizyonu seviyesine taşıyor. Dünyanın en ince 13 inç ve üzeri tableti olarak lanse edilen cihaz, bir tabletten öte, profesyonel iş akışlarını yeniden tanımlayan, hem zihinsel hem de fiziksel bir çözüm ortağı olarak karşımıza çıkıyor.

Mehmet Uçum işaret etmişti! SEÇİM TARİHİ 16 NİSAN 2028 Mİ?

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, mevcut anayasal sistemde "erken seçim" kavramının bulunmadığını belirterek, seçimlerin ancak Cumhurbaşkanı veya Meclis'in seçimleri yenileme kararıyla yapılabileceğini söyledi. Türkiye'nin seçimlerin yenilenmesini gerektirecek olağanüstü bir durum içinde olmadığını vurgulayan Uçum, 2028'e kadar erken seçim tartışmalarının somut bir zemine oturmasının beklenmediğini ifade etti. Uçum ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığı için anayasa değişikliğine gerek olmadığını, Meclis'in alacağı seçim yenileme kararının yeterli olacağını savundu.