HomeTürkçe HaberlerGündemTony Popovic'ten A Milli Takım'a övgü: 'Türkiye ne kadar kuvvetli olduğunu gösterdi'

Tony Popovic'ten A Milli Takım'a övgü: 'Türkiye ne kadar kuvvetli olduğunu gösterdi'

Published on

spot_img

Avustralya Teknik Direktörü Tony Popovic, Türkiye’nin güçlü bir takım olduğunu bildiklerini söyleyerek, maçı kazanmak istediklerini vurguladı.

Kaynak: Cumhuriyet

Latest articles

Silivri Belediyesi’ne operasyon: 17 gözaltı

Neslihan KESKİN / Haber Merkezi - İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda, aralarında Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun da bulunduğu 17 şüpheli yakalandı. Polis ekipleri belediye binasında da arama yaptı. Gözaltına alınan isimlerle ilgili yeni detaylar ulaşıldı. Soruşturma kapsamında 1 şüphelinin firari konumda olduğu öğrenilirken, polis ekiplerince Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun yanı sıra, Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Yavuz, Silivri Belediye Başkanı Balcıoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar, şoförü Serdar Tuna, CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi Aykut Batur, eski CHP Silivri İlçe Başkanı İbrahim Kömür, Silivri Belediyesi Zabıta Memuru Mustafa Demirayak da gözaltına alındı.

‘CHP’nin iç meselesi değil devlet sorunu’

AYRIŞMA ADIMLARI: (CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı) Bu meselenin akla, mantığa ve hukuka uygun biçimde çözüme ulaştırılmaktan ziyade parti içindeki bölünmeyi her geçen gün daha da derinleştirdiği görülmektedir. Ne Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ne de Sayın Özgür Özel söylem ve eylemleriyle CHP’nin tarihsel sorumluluğuna uygun bir görüntü ortaya koyamamaktadır. Zaman bölünme değil birleşme vakti olsa da sürecin seyri ayrışmanın somut adımlarıyla şekillenmektedir.

DOĞRU YOL DEĞİL: Sayın Özel’in Yargıtay’ın kesin kararını beklemeden CHP’nin içinde bulunduğu krizi sürekli olarak derinleştirmesi hukuki süreci baltaladığı gibi kurucu değerleri de aşındırmaktadır. Hukuki bir meseleyi, siyasi bir mesele şeklinde tartışıp yaşanılanları araçsallaştırarak kendi lehine menfaat sağlama amacı gütse de bu yol doğru yol değildir. İlgili mahkemeler yeni veya farklı bir karar verinceye kadar Genel Başkanın Kılıçdaroğlu olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda sağduyu ile hareket edip ortak bir anlayış ile parti içerisindeki arınma ve durulmanın bir an önce gerçekleştirilmesi gerekirken, görünen o ki kendi içlerindeki hizipleşme günbegün artmaktadır.

KUMAR MASASI REPLİKLERİ: CHP’de filmlerde veya kumar masalarında şahit olunabilecek, ‘restine rest’ replikleri sorun çözme kabiliyetinden uzak, sanal ve gerçeği birbirine karıştıran, kitleleri manipüle etmeye yarayan, mahkemenin verdiği kararları hafife alan algı yönetimi ve propaganda faaliyetinden başka bir şey değildir. Unutulmamalıdır ki CHP’nin iç sorunu gibi görünen meseleler aynı zamanda devlet ve milletin de sorunudur.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Adıyaman il ve Merkez ilçe teşkilatının feshedildiğini bildirdi. Yalçın “MHP Adıyaman İl Başkanlığı görevine Ali Önat, Merkez İlçe Başkanlığı’na Selçuk Aslancan atanmıştır” bilgisini verdi.

‘Adım adım bölünme gerçekleşiyor’

UZLAŞI ÇABASI YOK: Özel ve Kılıçdaroğlu’na düşen şapkalarını önlerine koyarak samimi bir özeleştiri yapmak ve hakikati perdelemeden soruna çözüm bulmaya çalışmaktır. Şu ana kadar yaşanılanlar göstermektedir ki bir uzlaşı arayışı, bir konsensüs zemini oluşturma çabasından daha ziyade adım adım bölünme gerçekleşmekte, sürekli yeni parti isimleri zikredilmekte ve yeni adresler aranmaktadır.

CHP’de gerilim tırmanıyor!

Mehtap Gökdemir ANKARA - MYK’dan iki yeni ihraç kararı daha

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK’da, olağan kurultaya yönelik kongreler takviminin hazırlanması ve sürecin yürütülmesine ilişkin komisyon oluşturulmasına karar verildi. Komisyonun yapacağı çalışmanın ardından mahalle, ilçe ve il kongreleri takvimi açıklanacak. Ancak Genel Merkez kurmayları, kongreler tamamlanmış olsa ile mahkeme karar vermeden kurultay için tarih verilemeyeceğini vurguladılar. MYK dün ayrıca iki yeni ihraç için düğmeye bastı. Mersin Mezitli Belediye Başkanı Serkan Tuncer ile görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı, tedbirli olarak kesin çıkarma cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk etti. MYK, görevden uzaklaştırılan Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkındaki Özgür Özel döneminde verilen “ihraç” kararını da geçerli saydı.

Kararları Sarı açıkladı

Parti Sözcüsü Müslim Sarı, MYK’da alınan kararları sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Sarı açıklamasında, “Parti Meclisi toplantısında alınan olağan kurultay kararı doğrultusunda, kongreler takviminin hazırlanması ve sürecin yürütülmesine ilişkin görevlendirmelerin yapılmasına karar verilmiştir” bilgisini verdi.

Önceki gün gerçekleştirilen Parti Meclisi (PM) toplantısında, olağan kurultay takvimine ilişkin çalışma yapılması kararlaştırılmış, bu konuda da MYK’ya yetki verilmişti. Dünkü MYK’da bu çerçevede kurultay çalışmaları için bir komiyon oluşturulması benimsendi. Henüz görevlendirmeleri yapılmayan komisyon mahalle, ilçe ve il kongrelerinin takvimlendirmelerini yapacak. Bu çalışmanın ardından kongreler takvimi açıklanacak.

‘Mahkeme karar verirse olur’

Genel Merkez kurmayları, “Ancak olağan kurultay için mahkeme kararını da esas almak zorundayız. Mesela ilçe il kongrelerini yaptık, üç ayda bitti ama mahkeme kararını vermedi. Kongreler tamamlanmış olsa da kurultay tarihi veremeyiz. Bunun için mahkemenin karar vermesi lazım” ifadelerini kullandılar. Kurmaylar, mahkeme kararının bu süreçte kesinleşmesi halinde olağanüstü kurultayın gündeme gelip gelmeyeceği sorusuna ise, “Mahkeme kararı kesinleştikten sonra her şey gündemde. Olağan da olağanüstü kurultay da da yapılabilir” yanıtını verdiler.

Kılıçdaroğlu PM’de konuştu: ‘Olağanüstü kurultayı ben de isterim’

Kılıçdaroğlu’nun da önceki günkü PM toplantısında, “Bir an önce takvim hazırlansın. Olağan kurultay takvimini başlatalım. Ben hep genel başkan olacağım diye bir şey yok. Burada oturmaya çok hevesli değilim. Olağanüstü kurultayı ben de isterim. Olağanüstü kurultay yapmamızda engel yoksa tarihi de ilan edelim. Hukukçular karar versin ben yaparım. Tarih uygunsa, mahkeme ‘tamam yapılabilir’ derse hemen yapalım” dediği öğrenildi.

Seçime girememe riski YSK’ya sorulacak

CHP’de Özgür Özel cephesi temmuz ayına kadar kurultayın yapılmaması durumunda partinin kurultay yapmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmama riskiyle karşı karşıya kalacağını savunuyor. Genel Merkez kanadı ise bu iddianın doğru olmadığını, “seçime girememe” gibi sorunun olmadığını söylüyor. Edinilen bilgiye göre genel merkez kanadı, bu konudaki tartışmaya nokta koymak için YSK’ya bir yazıyla başvurmayı ve bu soruyu sormayı planlıyor.

Özel mesafeli, ekibi ‘yeni parti’ diyor

CHP’de mutlak butlan sürecinde tarafların karşılıklı hamle ve açıklamaları her geçen gün şiddetlenirken, parti içinde bölünme ve yeni parti olasılığı daha yüksek sesle dillendiriliyor. Grup Başkanı Özgür Özel’i destekleyen ekipte ağırlıklı olarak “Artık CHP’de mücadelede yolu kalmadı” ve “yeni parti” görüşünün ağır bastığı belirtiliyor. Buna karşın Özel’in olağanüstü kurultayı mümkün kılmak için son ana kadar mücadelenin parti içinde yürütülmesinde ısrarlı olduğu kaydediliyor. Bu çerçevede önce olağanüstü kurultaya ilişkin bütün yollar tüketilecek. Yeni parti konusunda ise sokağın ne dediğine bakılacak. Kamuoyu araştırmalarıyla kamuoyunun nabzı tutulacak. Belirlenen yol haritasına göre, olağanüstü kurultay için delegeden toplanan 850’i aşkın imza haftaya salı ya da çarşamba günü Genel Merkez’e sunulacak. Genel Merkez’in olağanüstü kurultay talebini işlememe almaması durumunda ise mahkemeye başvurulacak. Haziran ayı olağanüstü kurultay talebini gündemde tutmakla geçecek.

İki seçenek var

Yeni parti konusunda iki seçenek bulunuyor. Biri; sıfırdan parti kurmak ve tüm illerde örgütlenmesini tamamlamak. Ancak bunun baskın ya da erken seçim kararı alındığında partinin 6 ay önceden örgütlenmesini ve kurultayını da yapmış olma şartı nedeniyle riskli olabileceği ifade ediliyor. Diğer seçenek ise mevcut bir partiye konuşlanmak. Buna ilişkin kaynaklar, “Bu mevcut partilerden biriyle işbirliği yapılarak ya da bir partinin çatısı altına geçerek denenebilir. Mevcut bir partiyle görüşüp, ihtiyaç duyulursa ismini, programını, tüzüğünü değiştirip seçime hazır hale getirilmesi. Seçime girmeye hazır ama oyu, toplumsal tabanı olmayan partilerden birini CHP’den kopanların oluşturduğu bir yapıya dönüştürmek şeklinde olabilir” dedi.

Ünvanları silindi!

Genel Merkez yönetiminin, MYK kararıyla tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk ettiği isimler arasında Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın da yer almıştı. Genel Merkez bu kararın ardından TBMM Başkanlığı’na yazı göndererek, grup başkanvekilliklerinin düştüğünü bildirmişti. TBMM Başkanlığı, Genel Merkez’in sözkonusu bildirimi doğrultusunda dün Mersin Milletvekili Başarır ve İstanbul Milletvekili Günaydın’ın “CHP Grup Başkanvekili” ünvanlarını Meclis’in resmi internet sitesinden kaldırdı.

Zamana yayılmayacak

Özel’e yakın kaynaklar Milliyet’e, “Şu an birinci hedefimiz olağanüstü kurultay talebimizi kabul ettirmek. Hepimizin düşüncesi CHP’de kalmak. CHP’de keşke sürecin sağlıklı olacağını, hukukun işleyeceğini, kurultayın olacağını öngörebilsek. Bizler için CHP dışında bir partiyi telaffuz etmek duygusal manada da çok kolay değil. Bu nedenle olağanüstü kurultay için tüm yolları tüketmek istiyoruz. Ondan sonra yeni parti konuşulacak. Kemal Bey’in oradan gitmeyeceğini biliyoruz” değerlendirmesini yaptılar.

Sır gibi saklanıyor

Kaynaklar, mevcut partilerden görüşülenlerin, o partilere baskı kurulması ihtimali nedeniyle “sır” gibi saklandığını söyledi. Sıfırdan yeni bir parti kurulması konusunda ise kamuoyunda gündeme getirilen isimlerin doğru olmadığınıbelirten kaynaklar, “Özel yeni parti konusunun açılmasını istemiyor” ifadesini kullandılar. CHP’den ayrılanların oluşturacağı partiye kaç vekilin geçeceğine ilişkin kaynaklar, “Bir parti kurulması durumunda ana muhalefet partisi yeni kuracağımız parti olur. 100’e yakın milletvekili olur” görüşünü dile getirdiler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Edirne’de Terörsüz Türkiye mesajı: Tempomuzu artıracağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Edirne’de cuma namazını restorasyonu tamamlanan Selimiye Camii’nde kıldı. Camide vatandaşlara seslenen Erdoğan, “Kocasinan’ın eserinin bugünkü şekliyle inşa ve ihya sürecini tamamlayarak bu hale geldiğini görmeyi bizlere lütfeden Allah’a sonsuz hamdüsenalar olsun. Sizler bu şekilde bu işe sahip çıktığınız sürece inşallah minareler süngü olacak, kubbeler miğfer olacak, camiler kışlamız olacak, müminler asker olacak ve bu yola da böyle devam edeceğiz” dedi.

Erdoğan,Selimiye Camii Şerifi’nin Restorasyon Sonrası Yeniden İbadete Açılışı, Yapımı Tamamlanan Diğer Tesis ile Projelerin Toplu Açılışı ve Anahtar Teslim Töreni’ndekikonuşmasında da özetle şunları söyledi:

TAPU SENEDİMİZ: Selimiye, Mimar Sinan’ın yüksek sanat dehasının taşa, mermere, zamana ve mekana işlendiği muhteşem bir eserdir. Gökyüzüne uzanan o dört zarif minaresiyle bu toprakların ebediyen Türk-İslam yurdu olduğunu gösteren tapu senedimizdir. Dört yıl süren restorasyon sürecimiz Selimiye’nin 450 yıllık mazisindeki en kapsamlı onarım çalışması oldu.

GÜLLE İZİNİ MUHAFAZA ETTİK: Balkan Savaşları sırasında Bulgar kuvvetlerinin ateşi sonucu gülle isabet eden ve cami cephesinde iz bırakan bölüme özellikle dokunmadık. Bu topraklarda verdiğimiz zorlu mücadelelerin canlı şahidi olarak o izi aynen muhafaza ettik. Yaklaşık 450 milyon liraya mal olan restorasyon çalışmasıyla Selimiye’ye Allah’ın izniyle bir 100 sene daha kazandırdığımıza inanıyorum.

‘Ecdat bilmez şuursuzlar’

EDİRNE SARAYI MÜJDESİ: Burada şu müjdeyi de vermek istiyorum: Şehrimizin bir diğer sembolü 93 Harbi’nde infilak ettirilmek suretiyle yıkılan tarihi Edirne Sarayı’ydı. Yıllarca ihmal edilen ve hayvanların otlak alanı olarak kullanılan Edirne Sarayı’nı ve bahçelerini inşallah yeniden ayağa kaldırıyoruz. Avrupa’nın en büyük ihya projesiyle inşallah 2027 yılının sonuna doğru Edirne Sarayı’nın açılışını yapacağız. Mehter marşımızdan rahatsız olan tarih bilmez, ecdat bilmez şuursuzlara rağmen tarihi ve mimari yadigârlarımıza sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz.

BOŞA HARCAYACAK GÜN YOK: Bu aziz milletin ana muhalefetin koltuk kavgalarıyla heba edecek tek bir anı, boşa harcayacak tek bir günü yok. Etrafımızda olan bitenler muhalefetin gündeminde olmasa da inanıyorum ki sizler hadiseleri takip ediyorsunuz. Henüz bir kriz çözülmeden bakıyorsunuz ertesi gün yenisi başlıyor. Yarın ne olacağını, nerede silahların patlayacağını kimse kestiremiyor.

ATEŞ ÇUKURU: Bölgemiz ve dünyamız belki de İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki en kritik gelişmelere şahit oluyor. İktidar ve Cumhur İttifakı olarak hem Türkiye’yi bu ateş çukurundan uzak tutmaya hem de hizmet ve eser siyasetimizi sürdürmeye çalışıyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizle ise ülkemizin yarım asırlık bir sorununu kalıcı biçimde çözmenin gayretindeyiz. Terörün karanlık gölgesini önce ülkemizin, sonra bölgemizin üzerinden tamamen kaldırmak istiyoruz. Bu hedefe giden yolda şimdiye kadar çok önemli mesafe katettik. İnşallah tempomuzu biraz daha artıracağız.

‘Millet aksiyon filmi izler gibi CHP’yi izliyor’

SANKİ DÖVÜŞ KULÜBÜ: Biz başkalarıyla değil kendimizle yarışıyoruz. Biz başkalarının iç meseleleriyle değil milletin sıkıntılarıyla ilgileniyoruz. Buna rağmen haberlere baktıkça Türk siyaseti adına, bu ülkenin ana muhalefeti adına inanın biz üzülüyoruz. Millet işi gücü bıraktı, aksiyon filmi izler gibi her gün CHP’yi izliyor. Siyasi parti değil, sanki dövüş kulübü. Herkes bir başkasına yumruk atmanın, bir başkasına çelme takmanın, tuzak kurmanın peşinde. Herkes bir ucundan tutmuş, Gazi Mustafa Kemal’in partisini oradan buraya çekiştiriyor. Hatta bazıları çıkmış sırf kaybettikleri koltuklarını korumak için topyekün ayaklanmaktan bahsediyor.

‘Militan mısınız?’

MÜSAADE ETMEYİZ: Hırsları boylarını aşan bu şahsiyetlere sormak lazım: Hayırdır, siz milletvekili misiniz yoksa militan mısınız? Ne zamandan beri anarşi muhalefetin politika aracı haline geldi? Ne zamandan beri sokakları karıştırmak siyaset oldu, hak arama oldu? Hangi bahane ile olursa olsun bu aziz milletin huzuruna kastedilmesine AK Parti olarak biz müsaade etmeyiz.

More like this

Silivri Belediyesi’ne operasyon: 17 gözaltı

Neslihan KESKİN / Haber Merkezi - İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda, aralarında Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun da bulunduğu 17 şüpheli yakalandı. Polis ekipleri belediye binasında da arama yaptı. Gözaltına alınan isimlerle ilgili yeni detaylar ulaşıldı. Soruşturma kapsamında 1 şüphelinin firari konumda olduğu öğrenilirken, polis ekiplerince Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun yanı sıra, Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Yavuz, Silivri Belediye Başkanı Balcıoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar, şoförü Serdar Tuna, CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi Aykut Batur, eski CHP Silivri İlçe Başkanı İbrahim Kömür, Silivri Belediyesi Zabıta Memuru Mustafa Demirayak da gözaltına alındı.

‘CHP’nin iç meselesi değil devlet sorunu’

AYRIŞMA ADIMLARI: (CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı) Bu meselenin akla, mantığa ve hukuka uygun biçimde çözüme ulaştırılmaktan ziyade parti içindeki bölünmeyi her geçen gün daha da derinleştirdiği görülmektedir. Ne Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ne de Sayın Özgür Özel söylem ve eylemleriyle CHP’nin tarihsel sorumluluğuna uygun bir görüntü ortaya koyamamaktadır. Zaman bölünme değil birleşme vakti olsa da sürecin seyri ayrışmanın somut adımlarıyla şekillenmektedir.

DOĞRU YOL DEĞİL: Sayın Özel’in Yargıtay’ın kesin kararını beklemeden CHP’nin içinde bulunduğu krizi sürekli olarak derinleştirmesi hukuki süreci baltaladığı gibi kurucu değerleri de aşındırmaktadır. Hukuki bir meseleyi, siyasi bir mesele şeklinde tartışıp yaşanılanları araçsallaştırarak kendi lehine menfaat sağlama amacı gütse de bu yol doğru yol değildir. İlgili mahkemeler yeni veya farklı bir karar verinceye kadar Genel Başkanın Kılıçdaroğlu olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda sağduyu ile hareket edip ortak bir anlayış ile parti içerisindeki arınma ve durulmanın bir an önce gerçekleştirilmesi gerekirken, görünen o ki kendi içlerindeki hizipleşme günbegün artmaktadır.

KUMAR MASASI REPLİKLERİ: CHP’de filmlerde veya kumar masalarında şahit olunabilecek, ‘restine rest’ replikleri sorun çözme kabiliyetinden uzak, sanal ve gerçeği birbirine karıştıran, kitleleri manipüle etmeye yarayan, mahkemenin verdiği kararları hafife alan algı yönetimi ve propaganda faaliyetinden başka bir şey değildir. Unutulmamalıdır ki CHP’nin iç sorunu gibi görünen meseleler aynı zamanda devlet ve milletin de sorunudur.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Adıyaman il ve Merkez ilçe teşkilatının feshedildiğini bildirdi. Yalçın “MHP Adıyaman İl Başkanlığı görevine Ali Önat, Merkez İlçe Başkanlığı’na Selçuk Aslancan atanmıştır” bilgisini verdi.

‘Adım adım bölünme gerçekleşiyor’

UZLAŞI ÇABASI YOK: Özel ve Kılıçdaroğlu’na düşen şapkalarını önlerine koyarak samimi bir özeleştiri yapmak ve hakikati perdelemeden soruna çözüm bulmaya çalışmaktır. Şu ana kadar yaşanılanlar göstermektedir ki bir uzlaşı arayışı, bir konsensüs zemini oluşturma çabasından daha ziyade adım adım bölünme gerçekleşmekte, sürekli yeni parti isimleri zikredilmekte ve yeni adresler aranmaktadır.

CHP’de gerilim tırmanıyor!

Mehtap Gökdemir ANKARA - MYK’dan iki yeni ihraç kararı daha

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK’da, olağan kurultaya yönelik kongreler takviminin hazırlanması ve sürecin yürütülmesine ilişkin komisyon oluşturulmasına karar verildi. Komisyonun yapacağı çalışmanın ardından mahalle, ilçe ve il kongreleri takvimi açıklanacak. Ancak Genel Merkez kurmayları, kongreler tamamlanmış olsa ile mahkeme karar vermeden kurultay için tarih verilemeyeceğini vurguladılar. MYK dün ayrıca iki yeni ihraç için düğmeye bastı. Mersin Mezitli Belediye Başkanı Serkan Tuncer ile görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı, tedbirli olarak kesin çıkarma cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk etti. MYK, görevden uzaklaştırılan Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkındaki Özgür Özel döneminde verilen “ihraç” kararını da geçerli saydı.

Kararları Sarı açıkladı

Parti Sözcüsü Müslim Sarı, MYK’da alınan kararları sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Sarı açıklamasında, “Parti Meclisi toplantısında alınan olağan kurultay kararı doğrultusunda, kongreler takviminin hazırlanması ve sürecin yürütülmesine ilişkin görevlendirmelerin yapılmasına karar verilmiştir” bilgisini verdi.

Önceki gün gerçekleştirilen Parti Meclisi (PM) toplantısında, olağan kurultay takvimine ilişkin çalışma yapılması kararlaştırılmış, bu konuda da MYK’ya yetki verilmişti. Dünkü MYK’da bu çerçevede kurultay çalışmaları için bir komiyon oluşturulması benimsendi. Henüz görevlendirmeleri yapılmayan komisyon mahalle, ilçe ve il kongrelerinin takvimlendirmelerini yapacak. Bu çalışmanın ardından kongreler takvimi açıklanacak.

‘Mahkeme karar verirse olur’

Genel Merkez kurmayları, “Ancak olağan kurultay için mahkeme kararını da esas almak zorundayız. Mesela ilçe il kongrelerini yaptık, üç ayda bitti ama mahkeme kararını vermedi. Kongreler tamamlanmış olsa da kurultay tarihi veremeyiz. Bunun için mahkemenin karar vermesi lazım” ifadelerini kullandılar. Kurmaylar, mahkeme kararının bu süreçte kesinleşmesi halinde olağanüstü kurultayın gündeme gelip gelmeyeceği sorusuna ise, “Mahkeme kararı kesinleştikten sonra her şey gündemde. Olağan da olağanüstü kurultay da da yapılabilir” yanıtını verdiler.

Kılıçdaroğlu PM’de konuştu: ‘Olağanüstü kurultayı ben de isterim’

Kılıçdaroğlu’nun da önceki günkü PM toplantısında, “Bir an önce takvim hazırlansın. Olağan kurultay takvimini başlatalım. Ben hep genel başkan olacağım diye bir şey yok. Burada oturmaya çok hevesli değilim. Olağanüstü kurultayı ben de isterim. Olağanüstü kurultay yapmamızda engel yoksa tarihi de ilan edelim. Hukukçular karar versin ben yaparım. Tarih uygunsa, mahkeme ‘tamam yapılabilir’ derse hemen yapalım” dediği öğrenildi.

Seçime girememe riski YSK’ya sorulacak

CHP’de Özgür Özel cephesi temmuz ayına kadar kurultayın yapılmaması durumunda partinin kurultay yapmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmama riskiyle karşı karşıya kalacağını savunuyor. Genel Merkez kanadı ise bu iddianın doğru olmadığını, “seçime girememe” gibi sorunun olmadığını söylüyor. Edinilen bilgiye göre genel merkez kanadı, bu konudaki tartışmaya nokta koymak için YSK’ya bir yazıyla başvurmayı ve bu soruyu sormayı planlıyor.

Özel mesafeli, ekibi ‘yeni parti’ diyor

CHP’de mutlak butlan sürecinde tarafların karşılıklı hamle ve açıklamaları her geçen gün şiddetlenirken, parti içinde bölünme ve yeni parti olasılığı daha yüksek sesle dillendiriliyor. Grup Başkanı Özgür Özel’i destekleyen ekipte ağırlıklı olarak “Artık CHP’de mücadelede yolu kalmadı” ve “yeni parti” görüşünün ağır bastığı belirtiliyor. Buna karşın Özel’in olağanüstü kurultayı mümkün kılmak için son ana kadar mücadelenin parti içinde yürütülmesinde ısrarlı olduğu kaydediliyor. Bu çerçevede önce olağanüstü kurultaya ilişkin bütün yollar tüketilecek. Yeni parti konusunda ise sokağın ne dediğine bakılacak. Kamuoyu araştırmalarıyla kamuoyunun nabzı tutulacak. Belirlenen yol haritasına göre, olağanüstü kurultay için delegeden toplanan 850’i aşkın imza haftaya salı ya da çarşamba günü Genel Merkez’e sunulacak. Genel Merkez’in olağanüstü kurultay talebini işlememe almaması durumunda ise mahkemeye başvurulacak. Haziran ayı olağanüstü kurultay talebini gündemde tutmakla geçecek.

İki seçenek var

Yeni parti konusunda iki seçenek bulunuyor. Biri; sıfırdan parti kurmak ve tüm illerde örgütlenmesini tamamlamak. Ancak bunun baskın ya da erken seçim kararı alındığında partinin 6 ay önceden örgütlenmesini ve kurultayını da yapmış olma şartı nedeniyle riskli olabileceği ifade ediliyor. Diğer seçenek ise mevcut bir partiye konuşlanmak. Buna ilişkin kaynaklar, “Bu mevcut partilerden biriyle işbirliği yapılarak ya da bir partinin çatısı altına geçerek denenebilir. Mevcut bir partiyle görüşüp, ihtiyaç duyulursa ismini, programını, tüzüğünü değiştirip seçime hazır hale getirilmesi. Seçime girmeye hazır ama oyu, toplumsal tabanı olmayan partilerden birini CHP’den kopanların oluşturduğu bir yapıya dönüştürmek şeklinde olabilir” dedi.

Ünvanları silindi!

Genel Merkez yönetiminin, MYK kararıyla tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk ettiği isimler arasında Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın da yer almıştı. Genel Merkez bu kararın ardından TBMM Başkanlığı’na yazı göndererek, grup başkanvekilliklerinin düştüğünü bildirmişti. TBMM Başkanlığı, Genel Merkez’in sözkonusu bildirimi doğrultusunda dün Mersin Milletvekili Başarır ve İstanbul Milletvekili Günaydın’ın “CHP Grup Başkanvekili” ünvanlarını Meclis’in resmi internet sitesinden kaldırdı.

Zamana yayılmayacak

Özel’e yakın kaynaklar Milliyet’e, “Şu an birinci hedefimiz olağanüstü kurultay talebimizi kabul ettirmek. Hepimizin düşüncesi CHP’de kalmak. CHP’de keşke sürecin sağlıklı olacağını, hukukun işleyeceğini, kurultayın olacağını öngörebilsek. Bizler için CHP dışında bir partiyi telaffuz etmek duygusal manada da çok kolay değil. Bu nedenle olağanüstü kurultay için tüm yolları tüketmek istiyoruz. Ondan sonra yeni parti konuşulacak. Kemal Bey’in oradan gitmeyeceğini biliyoruz” değerlendirmesini yaptılar.

Sır gibi saklanıyor

Kaynaklar, mevcut partilerden görüşülenlerin, o partilere baskı kurulması ihtimali nedeniyle “sır” gibi saklandığını söyledi. Sıfırdan yeni bir parti kurulması konusunda ise kamuoyunda gündeme getirilen isimlerin doğru olmadığınıbelirten kaynaklar, “Özel yeni parti konusunun açılmasını istemiyor” ifadesini kullandılar. CHP’den ayrılanların oluşturacağı partiye kaç vekilin geçeceğine ilişkin kaynaklar, “Bir parti kurulması durumunda ana muhalefet partisi yeni kuracağımız parti olur. 100’e yakın milletvekili olur” görüşünü dile getirdiler.