Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler 5 Haziran 2026 Cuma günü İstanbul Kartal’daki “Dünyanın En Büyük” Anadolu Adliye Sarayı’nda dördüncü kez mahkeme önüne çıktı. Adalet sarayları büyüdükçe adil yargılanma hakkı da gelişmiyor, tam tersi irtifa kaybediyor.
Türkiye’de öyle şeyler yaşanıyor ki, bir ilçe belediye başkanının tutuklanıp yargılanmasının ne önemi olabilir? Böyle düşünenler kesinlikle yanılıyorlar.
Fetullah Gülen Cemaati’nin “icat” ettiği yargılama sistemi, yargılananlarda yabancı güç tarafından işgal edilmiş ülke hissiyatı oluşturuyor.
Bu bakış açısıyla yargılananlar da sanık değil, “esir” gibi olduklarını düşünüyorlar. Bu sistem AKP’nin iktidar yılları içinde yerleşti. Aynı şekilde AKP’nin iktidar yılları içinde kaldırılırsa ülke adına büyük bir artı olabilir. Herkesin geleceği güvence alınabilir. Tabii ki ülkemizin de…
Şimdi geliyorum Beykoz Belediyesi’nin kadersizliğine… Alaattin Köseler daha önce 1999-2004 arasında da Beykoz Belediye Başkanı olarak görev yaptı. Ondan önce de Beykoz Basketbol takımının yıldız oyuncularından biriydi. Babası da Beykozludur, dedesi de…
Tutuklu olarak yargılanan Alaattin Köseler’in savunması tarihi bir belge niteliğindeydi. Önce uğradığı haksızlığın fiziki boyutunu ortaya koydu:
-Bugün itibarıyla 15 aydır tutukluyum. 463 gün ediyor. Bir başka anlatımla 11 bin 112 saattir Silivri’de tek kişilik hücremdeyim!
Tek kişilik hapisliğin hiç düşünemediğimiz boyutunu eşi Firdevs Köseler’e izah etmiş:
-Sesimi unuttum!
Köseler “esas suçu” konusunda mahkeme heyetini şöyle aydınlattı:
-Benim suçum yirmi yıl sonra Beykoz Belediye başkanlığını kazanmamdır!
Mimar olmasına karşın çok yetkin bir hukukçu niteliğine sahip olduğunu ince ayrıntılarla örnekledi:
-Beykoz savcısı beni yargılamak için İçişleri bakanlığından izin talep ediyor. O izin hâlâ gelmedi… 2020-2024 yıllarını incelemek üzere belediyemize gelen müfettiş sadece son altı aya ait dosyaları istiyor. Belli ki denetlemeye değil “kafa kopartmaya” geliyor! Ayrıca şunu da ekleyeyim Beykoz belediyesi 2012-2020 arasında AKP döneminde tek denetim görmedi!
Alaattin Köseler hakkındaki iddialardan biri de “evrakta sahtecilik” konusunda. Ama orada da “minik” bir eksiklik olduğunu yine Köseler işaret etti:
-Yargıtay içtihatları gereğince düzenlenen belgenin aldatma niteliğine sahip olması gerekir. Dava dosyamızda bu niteliğe sahip tek evrak yok! Benim imzaladığım bir belge de bulunmuyor. Ama (olmayan) evraktan sahtecilikten yargılanıyorum!
Bir başka iddia ise “nitelikli dolandırıcılık” suçlaması… Böylesi bir suç için “mükerrer ödeme” yapılmış olması gerektiğini yine Alaattin Başkan söyledi:
-Geçmiş dönemde yapılmış işlerin parasını istediler, dosyası yok ödeyemem dedim. Ödemedim. Bu iddianın da bir belgesi yok koca dosyada… Ama ben içerde tutuluyorum.
Peki bu “olmayan suçlar” üzerinden nasıl bir iddianame düzenlenebiliyor?
Soruşturma aşamasında kimseye örgüt sorusu yöneltilmiyor. Sonra kısa süre başkan yardımcı olarak görev yapan Fidan Gül gözaltına alınıyor. Sonrasını Köseler özetliyor:
-Fidan hanım kendisiyle arasında husumet olanları örgüt diyerek ifade veriyor. Önce özel kalem müdürüne lider diyor, sonra da beni itham ediyor! İlk defa Silivri’de volta atarken gördüğüm insanlarla örgüt kurmaktan yargılanıyorum.
Fidan Gül de AKP’ye geçen başkan vekili Özlem Vural gibi “güçlü” referanslarla geliyorlar Beykoz’a… Ama CHP’ye ve seçim kazandıran Alaattin Başkan’a en büyük zararı verdikleri partide ve kamuoyunda kabul ediliyor.
Bir de AKP döneminden görevde kalan üst düzey isim var. Yıldız Güneş’in 38 adet ihale belgesinde imzası bulunuyor. 17. Ağır Ceza Mahkemesindeki savcı bu hanım için “tutuklama” talep ediyor. Bir üst mahkeme 18. Ağır Ceza Mahkemesi bu talebi reddediyor.
AKP’li belediye bürokratının tutuklanmasını isteyen savcı başka bir görev yerine atanıyor, sorumlu hanım serbest, Başkan ise tutuklu!
Beykoz davasında “kamu zararı” oluştuğu varsayılıyor.
Bu zararın hacmi ne kadar?
Üç milyon lira!
Kamu zararı yaratmak konusunda kim AKP’nin eline su dökebilir ki? Havaalanları, şehir hastaneleri, otoyollar, köprüler vb. gibi devlete ağır ödeme koşulları getiren hatalı yatırımlar… Milyarlarla ifade edilen kamu zararları bir yanda suç kanıtı ortaya konulamadan rehin alınmış belediyeler diğer yanda…
Orada yaşayan herkes kabul ediyor ki, sadece seçilmiş Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler yargılanmıyor:
-Beykoz halkı cezalandırılıyor!
Kaynak: BirGün
