HomeTürkçe HaberlerGündemMHP Beykoz ve Maltepe ilçe kongreleri gerçekleştirildi

MHP Beykoz ve Maltepe ilçe kongreleri gerçekleştirildi

Published on

spot_img

Yücel Çelikbilek Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen MHP Beykoz İlçe Kongresi’nde divan başkanlığını MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız yaptı.Kongrenin hayırlara vesile olmasını dileyen Yıldız, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin mesajını okudu. Yıldız, partililere hitaben yaptığı konuşmada, MHP’nin Türk milletinden aldığı yetkiyi, milletin gösterdiği istikamette kullandığını, milletin yapacakları her işin hakemi olduğunu söyledi.

MHP’nin yalnızca bugünün değil, Türk tarihinin derinliklerinden gelen köklü mirasa sahip olduğunu kaydeden Yıldız, partilerinin binlerce yıllık tarihi ve kültürel mirasa, 200 yıllık pratiğe, 57 yıllık yiğit bir siyasal mücadele geleneğine sahip olduğunu dile getirdi.

Yıldız, Milliyetçi Hareket Partisinin devletin milletiyle bölünmez bütünlüğünü korurken, Türk milletinin gelişmesinin önündeki maddi ve manevi engelleri ortadan kaldırmak için çalıştığını belirterek, şunları kaydetti:

“Hürriyet, adalet, hakkaniyet ve fırsat eşitliğini esas alan toplumsal barışı tesis etmek, temel hak ve özgürlükleri güçlendirmek, kardeşlik hukukunu ve dayanışma kültürünü yaşatmak, terörü tarihin çöplüğüne göndermektir. Ülkemizin birliğine ve bütünlüğüne kastetmiş her odağın karşısında Milliyetçi Hareket Partisi yıkılmaz bir kaledir. Bu kale, hakkın terazisi, vicdanın sesi, hukukun ruhunu bilen, kararlı, sabırlı, hak ve hukuka saygılı, yüksek ahlak sahibi, yetkisini asla kötüye kullanmayan, nefsini öne çıkarmayan, kibirden uzak duran, hoşgörülü ve hayatı hakikat gözüyle gören derviş gönüllülerin buluşma adresidir.”

MHP lideri Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı tarihi konuşmanın, son yılların en cesur ve milat niteliğinde konuşması olduğunu, burada yapılan çağrıdan sonra Türk siyasetinin değişmeye başladığını ifade eden Yıldız, “Terörsüz Türkiye” sürecinin başladığını söyledi.

ABD Başkanı Trump’tan İran açıklaması! ‘Nükleer silaha sahip olmayacağını kabul etti’

Yıldız, şöyle devam etti:

“Yıllar boyunca terörle mücadeleye harcanan kaynaklar artık çocuklarımız için eğitime, yaşlılarımız için sağlığa, çiftçimiz için sulamaya, gençlerimiz için teknoloji ve üniversiteye yatırılıyor. 22 Ekim 2024’ten bugüne kadar çok şükür evlerimize yeni ateşler düşmedi. Bunun değeri kelimelerle tam olarak anlatılamaz. Bu süreçte Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunu kurduk. Mecliste temsil gücü en yüksek komisyon oldu. Burada her şey dinlendi. Bu konuda söz söylemek istiyorum diyen herkesi dinledik. Binlerce sayfalık dokümanlar oluştu. Sonunda bir rapor hazırladık. Bu rapor yapılacak idari ve kanuni düzenlemelerin çerçevesini ve sınırlarını çizdi. Bu raporda, Türkiye’nin üniter yapısından, milli birliğinden, bayrağından, başkentinden, dilinden, Anayasa’nın ilk dört maddesinden, 22. maddesinden, 46. maddelerinden, vatandaşlık tarifinden herhangi bir taviz verilmedi.”

Bazı kesimlerin raporu okumadan bir iftira kampanyası başlatmaya çalıştığını belirten Yıldız, “Ancak başarılı olamadılar. Komisyon raporu milletimizin tamamını kucaklayan, terörün sebep ve sonuçlarını ortaya koyan, mücadeleden taviz vermeyen, hukukun üstünlüğünden sapmadan, milli güvenlik kaygılarını gözeten, barış ve huzur için oluşturulan bir çerçeve metindir. Bundan sonraki süreçte atılacak her adımda bu rapor Meclis’te yol gösterici olacaktır. Her adımımızı ölçülü atmak zorundayız.” diye konuştu.

Yıldız, Milliyetçi Hareket Partisi olarak her adımlarını ölçülü ve dikkatli atmak için çalıştıklarını, haktan ve adaletten ayrılmadan görevlerini yerine getirmek için hareket ettiklerini söyledi.

Kongrede konuşan MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz ise teşkilat olarak tüm İstanbullularla buluşarak, kucaklaşmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Yılmaz, bir yandan kongrelerini yaparak teşkilatlanma çalışmalarını sürdürdüklerini diğer yandan da saha çalışmalarına başladıklarını kaydederek, “Milliyetçi Hareket Partisini umut olarak görenlere, bizi daha yakından tanımak isteyenlere, programımızı merak edenlere, göreve geldiğimizde belirttiğimiz gibi kollarımızı açabildiğimiz kadar geniş açacağız.” dedi.

MHP Beykoz İlçe Başkanlığına seçime tek aday olarak giren Mehmet Gündoğdu seçildi.

Kongreye, Beykoz Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel, siyasi partilerin temsilcileri ve partililer katıldı.

Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sıfır Atık projesiyle 613 bin ağacın kesilmesini engelledik

MALTEPE İLÇE KONGRESİ

Bir otelde gerçekleştirilen MHP Maltepe İlçe Kongresi’nde ise divan başkanlığını MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu yaptı.

Kongreye katılanlara teşekkür eden Aksu, kongrenin hayırlara vesile olmasını dileyerek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin selamlarını iletti.

Aksu, MHP olarak “Kardeşlik kalbimizde, gelecek aklımızda” temasıyla 2053’ün güçlü Türkiye’sini hazırlayacak ve Cumhuriyet’in yeni yüzyılını Türk asrı yapacak kadroların teşekkül edeceği 15. Olağan Kurultay sürecini gerçekleştirdiklerini söyledi.

İlçe kongrelerini 19 Mayıs’ta Samsun’un İlkadım ilçesinden başlattıklarını anımsatan Aksu, ilçe ve il kongreleriyle devam edecek bu sürecin 7 Mart 2027 tarihinde gerçekleştirilecek Büyük Kurultay ile tamamlanacağını ifade etti.

Aksu, İstanbul’da yapacak kongrelerle 39 ilçenin teşkilatlarını yenileyeceklerini belirterek, MHP lideri Bahçeli’nin Meclis Grup Toplantısı’nda vurguladığı 29 Mayıs sürecini, Anadolu’da siyasi bir fetih haline dönüştürmek için hazır ve kararlı olduklarını vurguladı.

“Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşmanın önemine işaret eden Aksu, şöyle konuştu:

“Terörsüz Türkiye hedefine odaklanıyoruz. Terörü ve bölücülüğü sadece eylem olarak değil, zihinlerden de silmek istiyoruz. Daha demokratik ve daha müreffeh bir Türkiye’nin altyapısını inşa ediyoruz. İç cephemizi kuvvetlendirerek, Türkiye’nin istiklaline ve istikbaline hep birlikte sahip çıkmayı amaçlıyoruz. Alınan önemli mesafelerin, atılan kararlı adımların, geniş toplum kesimlerinde de karşılık bulduğu Terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleşmesiyle, Türkiye’nin küresel bir güce dönüşeceğine inanıyoruz. Artık zaman geleceğin Türkiye’sini inşa etme zamanıdır. Bugünün sorunlarına cesaretle eğilenlerin ve elini taşın altına koyanların, hatta o taşın altına gerekirse gövdesiyle girmeyi vazife bilenlerin anlayışıdır.”

Aksu, Cumhur İttifakı ile Türkiye’nin güçlenmeye devam edeceğini dile getirerek, “Türkiye jeopolitik risklerin yoğunlaştığı bir dönemde, Cumhur İttifakı’nın birlikteliğiyle milli gelirini 1 trilyon 600 milyar dolara, kişi başına milli geliri 18 bin doların üzerine çıkarmayı başarmış büyük bir ülkedir. Etrafımızdaki ateş çemberine rağmen Türkiye, bir huzur ve güven adası olmaya devam etmektedir. Milli birliğimiz güçlü, dayanışmamız emsalsizdir.” ifadelerini kullandı.

Pandeminin ardından yaşanan Ukrayna-Rusya savaşının ekonomik ve sosyal etkileri tüm dünyada devam ederken, 28 Şubat’ta ABD ile İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıların, hem küresel ekonomide hem de Türkiye ekonomisinde önemli etkilere yol açtığını vurgulayan Aksu, “Başta petrol ve petrokimya ürünleri olmak üzere emtia fiyatlarında ciddi artışlara yol açmıştır. Bu durum tarım ve sanayi üretimimizi olumsuz etkilemiştir. Yaşanan fiyat artışlarının vatandaşlarımıza yansımaması için hükümetimiz azami gayret göstermektedir. Alınan tedbirlerle savaşın ortaya çıkardığı sorunların kısa sürede aşılacağına inanıyoruz. Bu konuda devletimize ve kurumlarımıza sonuna kadar güveniyoruz.” diye konuştu.

MHP İstanbul İl Başkanı Yılmaz da kongredeki konuşmasında, güçlü teşkilat hedeflerine ulaşmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

MHP Maltepe İlçe Başkanlığına seçime tek aday olarak giren Aykut Doğan seçildi.

Türkiye, Fransa’nın kalesini elinden alıyor! Paris’ten itiraf

Kaynak: Milliyet

Latest articles

NATO prangası ve Cumhuriyetçilerin sınavı

Berkay Kemal Önoğlu

İçeride, patron egemenliği sürsün diye nice gençlerimiz, işçilerimiz, aydınlarımız vuruldu. NATO kontrgerillanın beşiği oldu. Türkiye içinde ABD oldu. Artık bu prangadan kurtulmanın, Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkmasının en hayati olduğu süreçten geçiyoruz. Bu memleket tam bağımsız, emekçi bir Cumhuriyet olarak yeniden ayağa kalkacak!

Ankara, 2026’nın Temmuz sıcağına alışılmışın ötesinde bir gerilimle hazırlanıyor. 

Başkent sokaklarında şimdiden polis barikatlarının, kimlik kontrol noktalarının ve "kırmızı alan" ilan edilen protokol yollarının yerleri belirlenmiş durumda. Yüksek önlem paketi çoktan açıklandı. 7-8 Temmuz tarihlerinde Külliye’de toplanacak 36. NATO Zirvesi öncesinde, şehrin 9 merkez ilçesinde adeta ilan edilmemiş bir olağanüstü hal yaşatmaya kararlılar.

Kültür sanat etkinlikleri, paneller ve açık hava buluşmaları yasaklanırken sınavlar bile apar topar ertelendi. Lojman sakinleri evlerinden tahliye edildi; tarihi alanlar ve fabrikalar NATO altyapısı için şantiyeye dönüştürüldü. Elbette, halkın günlük yaşamını felç edecek bu devasa kuşatma, okyanusun diğer kıyısından getirilen emperyalist planların ülkemize dayatılması için.

AKP iktidarı; derinleşen ekonomik krizin, içeride yaşadığı açmazların ve diplomatik sıkışmışlığın faturasını emperyalizme tam teslimiyetle ödemeye çalışıyor. Tüm dünyada savaş rüzgarları hiç olmadığı kadar sert esiyor. NATO; haksız ve hukuksuz şekilde doğuya, güneye, Asya-Pasifik’e doğru genişleyerek bağımsız ülkeleri açıkça hedef alıyor. Rusya kuşatılıyor, Ortadoğu’da İsrail-ABD ekseni kan dökmeye devam ediyor, İran doğrudan namlunun ucuna yerleştiriliyor. İşte böyle karanlık tabloda ABD yönetiminin ve bizzat Ankara'ya geleceği açıklanan Donald Trump’ın dünyayı ateşe veren saldırgan politikalarına için Türkiye, adeta gönüllü bir ileri karakol olmak için öne atılıyor. Türkiye’yi yönetenler, Ankara'daki zirvede son derece tehlikeli, operasyonel yeni görevlere talip olacak gibi görünüyor.

Karadeniz'i bir NATO gölüne çevirme operasyonlarının parçası olmak, Avrupa güvenlik mimarisi dedikleri projeye mal bulmuş mağribi gibi koşup taraf olmak, ABD ve İsrail vekil güçlerinin lojistik ve askeri sorumluluğuna yeltenmek oldukça kısa vadede çok ağır sonuçlar doğurabilir. Her şeyden önce, emekçi halkımızın bütün bu tavizleri ve işbirlikçi pozisyonun bedelini sofrasında hissetmesi kaçınılmazdır. Ama bu gelişmeler aynı zamanda, Türkiye'yi geniş çaplı bir çatışmanın doğrudan hedefi hâline getirebilecek ölçüde büyük bir sorumsuzluktur da.

Bu ülkenin bağımsızlığı, egemenliği, evlatlarının canı, halkının refahı; Washington’daki lobilerin, silah tekellerinin, patronların bitmeyen kâr hırsının, emperyalist büyüme iştahının ya da iktidarın koltuk ömrünü uzatma hamlelerinin pazarlık konusu olamaz.

Bunun için Ankara sokaklarındaki gerilim sadece polis bariyerinden, kapanan yollardan ya da yasaklardan ibaret değil. Etimesgut Askeri Havalimanı’nın genişletilmesi, VIP karşılama salonları ve lüks konukevleri için sadece ilk kalemde harcanan milyarlarca lira, açlık sınırında yaşayan halkın cebinden çıkıyor. Bizim kaynaklarımız, emperyalist patronların önlerine serilen kırmızı halılarla ağırlanması için çarçur edilirken, bu tavizkar politikaların asıl faturası yarın savaş gerçekten kapıya dayandığında ödenecek. Eğer bu işbirlikçi siyaset engellenmezse Türkiye komşularıyla kalıcı düşmanlıklara itilecek, çok ciddi tehditlerin ortasında kalacak ve haksız savaşların lojistik üssü olarak tescillenecek.

Cumhuriyetçilerin, yurtseverlerin, komünistlerin, bu ülkenin namuslu bütün yurttaşlarının sesini kısmak istemelerinin sebebi tam olarak budur.

Memleketi sevmek lafla değil, eylemle olur diyorsak; bugün NATO’dan medet ummanın, Batı başkentlerinden demokrasi dilenmenin ne büyük bir saflık olduğunu da çoktan görmüş olmamız gerekiyor. Bunu bize Minab okul saldırısında 165 kız çocuğunu bomba atıp katlederek gösterdiler. Gazze'de yıkıntılar altına on binlercesini canlı canlı gömdüklerinde gösterdiler. Avrupa bu katliamlara sesini çıkaranı sokaklarda copladı, hapse attı. Biz gerçeği görelim diye…

Artık o boyalı liberal demokrasinin makyajı tamamen dökülmüş, ideolojik sermayesi sıfırlanmıştır.

Bugün Cumhuriyetçiler Kurultayı'nın 3 ana oturumundan birinde işte bunları konuşuyor olacağız.

“Ya NATO, ya tam bağımsızlık” diyeceğiz. Bu sözde ittifak 1952’den beri bize çok pahalıya mal oldu. Ne cinayetler, ne katliamlardan geçtik. İçeride, patron egemenliği sürsün diye nice gençlerimiz, işçilerimiz, aydınlarımız vuruldu. NATO kontrgerillanın beşiği oldu. Türkiye içinde ABD oldu. Artık bu prangadan kurtulmanın, Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkmasının en hayati olduğu süreçten geçiyoruz. Arkamızda koca bir Milli Mücadele mirası var; emperyalizmin yenilmez olmadığını bu topraklara biz kanıtladık. Cumhuriyetçiler yan yana geldikçe o barikatlar birer birer yıkılacak. Bu memleket tam bağımsız, emekçi bir Cumhuriyet olarak yeniden ayağa kalkacak!

Ukrayna'dan Rusya'ya İHA saldırısı

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, Rusya lideri Putin’e yönelik 'yüz yüze görüşerek barış tesis etme' çağrısında bulunmuştu. Moskova'dan olumsuz yanıtın gelmesiyle birlikte cephedeki operasyonlar şiddetlendi.

Son dakika haberi: Esenyurt'ta okulda yangın

Son dakika haberine göre; Esenyurt İbrahim Özaydın İlkokulu'nda henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin alevlere müdahalesi sürüyor.

İsrail ateşkese rağmen Beyrut'u vurdu

İsrail'in ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un banliyölerine yönelik saldırılarında en az 2 kişi hayatını kaybetti. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızayi, saldırının ardından, "Siyonist rejimin banliyölere yönelik saldırısına kararlı ve acı verici bir karşılık vereceğiz" dedi.

More like this

NATO prangası ve Cumhuriyetçilerin sınavı

Berkay Kemal Önoğlu

İçeride, patron egemenliği sürsün diye nice gençlerimiz, işçilerimiz, aydınlarımız vuruldu. NATO kontrgerillanın beşiği oldu. Türkiye içinde ABD oldu. Artık bu prangadan kurtulmanın, Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkmasının en hayati olduğu süreçten geçiyoruz. Bu memleket tam bağımsız, emekçi bir Cumhuriyet olarak yeniden ayağa kalkacak!

Ankara, 2026’nın Temmuz sıcağına alışılmışın ötesinde bir gerilimle hazırlanıyor. 

Başkent sokaklarında şimdiden polis barikatlarının, kimlik kontrol noktalarının ve "kırmızı alan" ilan edilen protokol yollarının yerleri belirlenmiş durumda. Yüksek önlem paketi çoktan açıklandı. 7-8 Temmuz tarihlerinde Külliye’de toplanacak 36. NATO Zirvesi öncesinde, şehrin 9 merkez ilçesinde adeta ilan edilmemiş bir olağanüstü hal yaşatmaya kararlılar.

Kültür sanat etkinlikleri, paneller ve açık hava buluşmaları yasaklanırken sınavlar bile apar topar ertelendi. Lojman sakinleri evlerinden tahliye edildi; tarihi alanlar ve fabrikalar NATO altyapısı için şantiyeye dönüştürüldü. Elbette, halkın günlük yaşamını felç edecek bu devasa kuşatma, okyanusun diğer kıyısından getirilen emperyalist planların ülkemize dayatılması için.

AKP iktidarı; derinleşen ekonomik krizin, içeride yaşadığı açmazların ve diplomatik sıkışmışlığın faturasını emperyalizme tam teslimiyetle ödemeye çalışıyor. Tüm dünyada savaş rüzgarları hiç olmadığı kadar sert esiyor. NATO; haksız ve hukuksuz şekilde doğuya, güneye, Asya-Pasifik’e doğru genişleyerek bağımsız ülkeleri açıkça hedef alıyor. Rusya kuşatılıyor, Ortadoğu’da İsrail-ABD ekseni kan dökmeye devam ediyor, İran doğrudan namlunun ucuna yerleştiriliyor. İşte böyle karanlık tabloda ABD yönetiminin ve bizzat Ankara'ya geleceği açıklanan Donald Trump’ın dünyayı ateşe veren saldırgan politikalarına için Türkiye, adeta gönüllü bir ileri karakol olmak için öne atılıyor. Türkiye’yi yönetenler, Ankara'daki zirvede son derece tehlikeli, operasyonel yeni görevlere talip olacak gibi görünüyor.

Karadeniz'i bir NATO gölüne çevirme operasyonlarının parçası olmak, Avrupa güvenlik mimarisi dedikleri projeye mal bulmuş mağribi gibi koşup taraf olmak, ABD ve İsrail vekil güçlerinin lojistik ve askeri sorumluluğuna yeltenmek oldukça kısa vadede çok ağır sonuçlar doğurabilir. Her şeyden önce, emekçi halkımızın bütün bu tavizleri ve işbirlikçi pozisyonun bedelini sofrasında hissetmesi kaçınılmazdır. Ama bu gelişmeler aynı zamanda, Türkiye'yi geniş çaplı bir çatışmanın doğrudan hedefi hâline getirebilecek ölçüde büyük bir sorumsuzluktur da.

Bu ülkenin bağımsızlığı, egemenliği, evlatlarının canı, halkının refahı; Washington’daki lobilerin, silah tekellerinin, patronların bitmeyen kâr hırsının, emperyalist büyüme iştahının ya da iktidarın koltuk ömrünü uzatma hamlelerinin pazarlık konusu olamaz.

Bunun için Ankara sokaklarındaki gerilim sadece polis bariyerinden, kapanan yollardan ya da yasaklardan ibaret değil. Etimesgut Askeri Havalimanı’nın genişletilmesi, VIP karşılama salonları ve lüks konukevleri için sadece ilk kalemde harcanan milyarlarca lira, açlık sınırında yaşayan halkın cebinden çıkıyor. Bizim kaynaklarımız, emperyalist patronların önlerine serilen kırmızı halılarla ağırlanması için çarçur edilirken, bu tavizkar politikaların asıl faturası yarın savaş gerçekten kapıya dayandığında ödenecek. Eğer bu işbirlikçi siyaset engellenmezse Türkiye komşularıyla kalıcı düşmanlıklara itilecek, çok ciddi tehditlerin ortasında kalacak ve haksız savaşların lojistik üssü olarak tescillenecek.

Cumhuriyetçilerin, yurtseverlerin, komünistlerin, bu ülkenin namuslu bütün yurttaşlarının sesini kısmak istemelerinin sebebi tam olarak budur.

Memleketi sevmek lafla değil, eylemle olur diyorsak; bugün NATO’dan medet ummanın, Batı başkentlerinden demokrasi dilenmenin ne büyük bir saflık olduğunu da çoktan görmüş olmamız gerekiyor. Bunu bize Minab okul saldırısında 165 kız çocuğunu bomba atıp katlederek gösterdiler. Gazze'de yıkıntılar altına on binlercesini canlı canlı gömdüklerinde gösterdiler. Avrupa bu katliamlara sesini çıkaranı sokaklarda copladı, hapse attı. Biz gerçeği görelim diye…

Artık o boyalı liberal demokrasinin makyajı tamamen dökülmüş, ideolojik sermayesi sıfırlanmıştır.

Bugün Cumhuriyetçiler Kurultayı'nın 3 ana oturumundan birinde işte bunları konuşuyor olacağız.

“Ya NATO, ya tam bağımsızlık” diyeceğiz. Bu sözde ittifak 1952’den beri bize çok pahalıya mal oldu. Ne cinayetler, ne katliamlardan geçtik. İçeride, patron egemenliği sürsün diye nice gençlerimiz, işçilerimiz, aydınlarımız vuruldu. NATO kontrgerillanın beşiği oldu. Türkiye içinde ABD oldu. Artık bu prangadan kurtulmanın, Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkmasının en hayati olduğu süreçten geçiyoruz. Arkamızda koca bir Milli Mücadele mirası var; emperyalizmin yenilmez olmadığını bu topraklara biz kanıtladık. Cumhuriyetçiler yan yana geldikçe o barikatlar birer birer yıkılacak. Bu memleket tam bağımsız, emekçi bir Cumhuriyet olarak yeniden ayağa kalkacak!

Ukrayna'dan Rusya'ya İHA saldırısı

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, Rusya lideri Putin’e yönelik 'yüz yüze görüşerek barış tesis etme' çağrısında bulunmuştu. Moskova'dan olumsuz yanıtın gelmesiyle birlikte cephedeki operasyonlar şiddetlendi.

Son dakika haberi: Esenyurt'ta okulda yangın

Son dakika haberine göre; Esenyurt İbrahim Özaydın İlkokulu'nda henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin alevlere müdahalesi sürüyor.