HomeTürkçe HaberlerGündemİletişim Başkanlığı'nın İngilizce web sitesinden dünyada bir ilk

İletişim Başkanlığı'nın İngilizce web sitesinden dünyada bir ilk

Published on

spot_img

İletişim Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Başkanlığın resmi İngilizce web sitesi herhangi bir merkezi sunucuya ya da üçüncü taraf bir aracıya bağlı olmadan doğrudan blok zincir altyapısı üzerinden erişime açıldı. Bir kamu kurumu tarafından dünyada ilk kez hayata geçirilen bu yayına vatandaşlar ve uluslararası kullanıcılar ‘cbiletisim.eth.link’ adresi üzerinden ulaşabilecek. Bu yayın, Başkanlığın geçen bir yıl boyunca adım adım yürüttüğü dijital dönüşüm sürecinin son halkası oldu. Yapay zeka ve blok zincir teknolojilerini kamu yönetimine entegre etme hedefiyle başlayan süreç, her aşamada somut çıktılar üreterek ilerledi.

İlginizi Çekebilir

YERLİ VE GÜVENLİ YAPAY ZEKA ALTYAPISI

Bu noktaya gelinen yol, ‘Yapay Zeka Dönüşümü’ girişimi kapsamında hazırlanan Yapay Zeka Strateji Belgesi ile başladı. Strateji doğrultusunda, başlangıçta bulut ortamında geliştirilen yetenekler kısa sürede yüksek güvenlikli, yerli ve kurum içi (on-premise) bir altyapıya taşındı. Kurum bünyesinde kurulan yüksek performanslı GPU sunucuları ve özel ağlar sayesinde hassas veriler tamamen yerel ortamda, dış bağımlılık olmaksızın işlenmeye başlandı. Bu altyapı üzerinde çeşitli yapay zeka uygulamaları geliştirildi. Güvenlik duvarlarının arkasında çalışan, kuruma özel ince ayarlı yerli dil ve görsel-dil modelleri (LLM ve VLM) devreye alındı. Çok dilli uluslararası medya izleme sistemiyle; duygu analizi, risk ve anomali tespiti ile gerçek zamanlı özetleme yetenekleri sayesinde dezenformasyona karşı çevik bir yapı kuruldu, kriz anlarında karar alma süreçleri hızlandırıldı ve vatandaşların doğru bilgiye erişimi güçlendirildi. Kurumun iç belgeleriyle entegre, kapalı devre kurumsal yapay zeka asistanı CibGPT ile personelin kurumsal bilgiye güvenli ve yetkili erişimi sağlandı. Otomatik metin hazırlama, görsel üretim, seslendirme ve çok dilli video oluşturmayı mümkün kılan VLM tabanlı çok modlu çerçeveyle içerik üretimi hızlandırıldı ve operasyonel maliyetler düşürüldü. İlGen kodlama asistanı; kod önerileri, hata analizi ve test senaryosu üretimiyle yazılım geliştirme süreçlerine katkı sundu. Doğal dili SQL’e çeviren ULAK entegrasyon aracıyla da teknik olmayan personelin karmaşık kurumsal veri tabanlarını kolayca sorgulaması mümkün hale geldi.

AÇIK KAYNAK EKOSİSTEMİNDE PAYLAŞIM

Sürecin bir sonraki adımında Başkanlığı, teknolojik birikimini kamu yönetimi ve akademi dünyasıyla paylaşmaya yöneldi. Bu kapsamda, hazırlanan Kamu Kurumları için Yapay Zeka Entegrasyon Rehberi, teknolojinin kamuda güvenli ve etkin biçimde benimsenmesini desteklemek üzere paylaşıldı. Başkanlık ayrıca, dünyanın en büyük yapay zeka ve makine öğrenmesi topluluk platformlarından Hugging Face’te resmi kurumsal profil oluşturan Türkiye’deki ilk kamu kurumu oldu. İlk katkı olarak, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından derlenen; doğal afetler, seçimler, göç ve ekonomi gibi alanlardaki 2.810 doğrulama (fact-check) kaydından oluşan Türkçe-İngilizce iki dilli açık veri seti paylaşıldı. CC-BY-4.0 lisansıyla erişime açılan bu veri seti, araştırmacıların ve geliştiricilerin dezenformasyon tespitine yönelik modeller geliştirmesini desteklemeyi amaçlıyor.

Bakan Bayraktar, Bangladeşli bakanlarla görüştü: Yatırımlarını değerlendirdik

BLOK ZİNCİRDE KALICI ARŞİV VE DAĞITIK KİMLİK

Sürecin sonraki aşamalarından birinde Başkanlık, dijital arşivlerinin kalıcılığını ve değiştirilemezliğini güvence altına almak için blok zincir teknolojisini kamu süreçlerine dahil etti. Strateji, diplomasi, tarih ve kültür alanlarındaki 130 resmi yayın, IPFS protokolüyle dağıtık ağlarda kalıcı olarak arşivlendi; bu yayınların kriptografik kanıtları akıllı sözleşmeler aracılığıyla doğrudan Ethereum blok zincirine işlendi. Başkanlık, bu çalışmayı bir adım ileri taşıyarak Ethereum ağı üzerinde kendi kurumsal akıllı sözleşmesini devreye aldı ve kurumsal dijital kimliği olarak ‘cbiletisim.eth’ ENS (EthereumName Service) alan adını tescil etti. Başkanlığın İngilizce web sitesinin doğrudan blok zincir üzerinden yayımlanması da bu altyapının üzerine inşa edildi. Bu model, kamu iletişiminde somut avantajlar sunuyor. Başkanlık tarafından yayımlanan herhangi bir dijital duyuru ya da belgenin gerçekliği, merkezi bir sunucuya gerek kalmadan blok zincir üzerinden şeffaf ve kriptografik olarak doğrulanabiliyor. Kurumsal kimlik, merkezi bir noktaya bağlı olmadan korunarak sahteciliğe ve alan adı ele geçirme (domain hijacking) girişimlerine karşı güvence altına alınıyor.

TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİNDEN İLGİ

Başkanlığın blok zincir alanındaki çalışmaları uluslararası ölçekte de ilgi gördü. Web3 ve dağıtık teknolojiler alanında faaliyet gösteren geliştirici toplulukları ile teknoloji ekosistemi, bir kamu kurumunun şeffaf ve dağıtık bir yayın modelini hayata geçirmesini yakından takip etti; çalışma, dünyanın farklı yerlerindeki teknoloji topluluklarından ilgi ve destek gördü. Başkanlık, yapay zeka ve blok zincir teknolojilerinin entegrasyonunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin dijital dönüşüm hedefleri açısından önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Başkanlık, veri güvenliği ve kamu güvenini önceleyen yaklaşımıyla, atılan her adımın bir öncekinin üzerine inşa edildiği bu süreci sürdürmeyi planlıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sıfır Atık projesiyle 613 bin ağacın kesilmesini engelledik

Kaynak: Milliyet

Latest articles

NATO prangası ve Cumhuriyetçilerin sınavı

Berkay Kemal Önoğlu

İçeride, patron egemenliği sürsün diye nice gençlerimiz, işçilerimiz, aydınlarımız vuruldu. NATO kontrgerillanın beşiği oldu. Türkiye içinde ABD oldu. Artık bu prangadan kurtulmanın, Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkmasının en hayati olduğu süreçten geçiyoruz. Bu memleket tam bağımsız, emekçi bir Cumhuriyet olarak yeniden ayağa kalkacak!

Ankara, 2026’nın Temmuz sıcağına alışılmışın ötesinde bir gerilimle hazırlanıyor. 

Başkent sokaklarında şimdiden polis barikatlarının, kimlik kontrol noktalarının ve "kırmızı alan" ilan edilen protokol yollarının yerleri belirlenmiş durumda. Yüksek önlem paketi çoktan açıklandı. 7-8 Temmuz tarihlerinde Külliye’de toplanacak 36. NATO Zirvesi öncesinde, şehrin 9 merkez ilçesinde adeta ilan edilmemiş bir olağanüstü hal yaşatmaya kararlılar.

Kültür sanat etkinlikleri, paneller ve açık hava buluşmaları yasaklanırken sınavlar bile apar topar ertelendi. Lojman sakinleri evlerinden tahliye edildi; tarihi alanlar ve fabrikalar NATO altyapısı için şantiyeye dönüştürüldü. Elbette, halkın günlük yaşamını felç edecek bu devasa kuşatma, okyanusun diğer kıyısından getirilen emperyalist planların ülkemize dayatılması için.

AKP iktidarı; derinleşen ekonomik krizin, içeride yaşadığı açmazların ve diplomatik sıkışmışlığın faturasını emperyalizme tam teslimiyetle ödemeye çalışıyor. Tüm dünyada savaş rüzgarları hiç olmadığı kadar sert esiyor. NATO; haksız ve hukuksuz şekilde doğuya, güneye, Asya-Pasifik’e doğru genişleyerek bağımsız ülkeleri açıkça hedef alıyor. Rusya kuşatılıyor, Ortadoğu’da İsrail-ABD ekseni kan dökmeye devam ediyor, İran doğrudan namlunun ucuna yerleştiriliyor. İşte böyle karanlık tabloda ABD yönetiminin ve bizzat Ankara'ya geleceği açıklanan Donald Trump’ın dünyayı ateşe veren saldırgan politikalarına için Türkiye, adeta gönüllü bir ileri karakol olmak için öne atılıyor. Türkiye’yi yönetenler, Ankara'daki zirvede son derece tehlikeli, operasyonel yeni görevlere talip olacak gibi görünüyor.

Karadeniz'i bir NATO gölüne çevirme operasyonlarının parçası olmak, Avrupa güvenlik mimarisi dedikleri projeye mal bulmuş mağribi gibi koşup taraf olmak, ABD ve İsrail vekil güçlerinin lojistik ve askeri sorumluluğuna yeltenmek oldukça kısa vadede çok ağır sonuçlar doğurabilir. Her şeyden önce, emekçi halkımızın bütün bu tavizleri ve işbirlikçi pozisyonun bedelini sofrasında hissetmesi kaçınılmazdır. Ama bu gelişmeler aynı zamanda, Türkiye'yi geniş çaplı bir çatışmanın doğrudan hedefi hâline getirebilecek ölçüde büyük bir sorumsuzluktur da.

Bu ülkenin bağımsızlığı, egemenliği, evlatlarının canı, halkının refahı; Washington’daki lobilerin, silah tekellerinin, patronların bitmeyen kâr hırsının, emperyalist büyüme iştahının ya da iktidarın koltuk ömrünü uzatma hamlelerinin pazarlık konusu olamaz.

Bunun için Ankara sokaklarındaki gerilim sadece polis bariyerinden, kapanan yollardan ya da yasaklardan ibaret değil. Etimesgut Askeri Havalimanı’nın genişletilmesi, VIP karşılama salonları ve lüks konukevleri için sadece ilk kalemde harcanan milyarlarca lira, açlık sınırında yaşayan halkın cebinden çıkıyor. Bizim kaynaklarımız, emperyalist patronların önlerine serilen kırmızı halılarla ağırlanması için çarçur edilirken, bu tavizkar politikaların asıl faturası yarın savaş gerçekten kapıya dayandığında ödenecek. Eğer bu işbirlikçi siyaset engellenmezse Türkiye komşularıyla kalıcı düşmanlıklara itilecek, çok ciddi tehditlerin ortasında kalacak ve haksız savaşların lojistik üssü olarak tescillenecek.

Cumhuriyetçilerin, yurtseverlerin, komünistlerin, bu ülkenin namuslu bütün yurttaşlarının sesini kısmak istemelerinin sebebi tam olarak budur.

Memleketi sevmek lafla değil, eylemle olur diyorsak; bugün NATO’dan medet ummanın, Batı başkentlerinden demokrasi dilenmenin ne büyük bir saflık olduğunu da çoktan görmüş olmamız gerekiyor. Bunu bize Minab okul saldırısında 165 kız çocuğunu bomba atıp katlederek gösterdiler. Gazze'de yıkıntılar altına on binlercesini canlı canlı gömdüklerinde gösterdiler. Avrupa bu katliamlara sesini çıkaranı sokaklarda copladı, hapse attı. Biz gerçeği görelim diye…

Artık o boyalı liberal demokrasinin makyajı tamamen dökülmüş, ideolojik sermayesi sıfırlanmıştır.

Bugün Cumhuriyetçiler Kurultayı'nın 3 ana oturumundan birinde işte bunları konuşuyor olacağız.

“Ya NATO, ya tam bağımsızlık” diyeceğiz. Bu sözde ittifak 1952’den beri bize çok pahalıya mal oldu. Ne cinayetler, ne katliamlardan geçtik. İçeride, patron egemenliği sürsün diye nice gençlerimiz, işçilerimiz, aydınlarımız vuruldu. NATO kontrgerillanın beşiği oldu. Türkiye içinde ABD oldu. Artık bu prangadan kurtulmanın, Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkmasının en hayati olduğu süreçten geçiyoruz. Arkamızda koca bir Milli Mücadele mirası var; emperyalizmin yenilmez olmadığını bu topraklara biz kanıtladık. Cumhuriyetçiler yan yana geldikçe o barikatlar birer birer yıkılacak. Bu memleket tam bağımsız, emekçi bir Cumhuriyet olarak yeniden ayağa kalkacak!

Ukrayna'dan Rusya'ya İHA saldırısı

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, Rusya lideri Putin’e yönelik 'yüz yüze görüşerek barış tesis etme' çağrısında bulunmuştu. Moskova'dan olumsuz yanıtın gelmesiyle birlikte cephedeki operasyonlar şiddetlendi.

Son dakika haberi: Esenyurt'ta okulda yangın

Son dakika haberine göre; Esenyurt İbrahim Özaydın İlkokulu'nda henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin alevlere müdahalesi sürüyor.

İsrail ateşkese rağmen Beyrut'u vurdu

İsrail'in ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un banliyölerine yönelik saldırılarında en az 2 kişi hayatını kaybetti. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızayi, saldırının ardından, "Siyonist rejimin banliyölere yönelik saldırısına kararlı ve acı verici bir karşılık vereceğiz" dedi.

More like this

NATO prangası ve Cumhuriyetçilerin sınavı

Berkay Kemal Önoğlu

İçeride, patron egemenliği sürsün diye nice gençlerimiz, işçilerimiz, aydınlarımız vuruldu. NATO kontrgerillanın beşiği oldu. Türkiye içinde ABD oldu. Artık bu prangadan kurtulmanın, Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkmasının en hayati olduğu süreçten geçiyoruz. Bu memleket tam bağımsız, emekçi bir Cumhuriyet olarak yeniden ayağa kalkacak!

Ankara, 2026’nın Temmuz sıcağına alışılmışın ötesinde bir gerilimle hazırlanıyor. 

Başkent sokaklarında şimdiden polis barikatlarının, kimlik kontrol noktalarının ve "kırmızı alan" ilan edilen protokol yollarının yerleri belirlenmiş durumda. Yüksek önlem paketi çoktan açıklandı. 7-8 Temmuz tarihlerinde Külliye’de toplanacak 36. NATO Zirvesi öncesinde, şehrin 9 merkez ilçesinde adeta ilan edilmemiş bir olağanüstü hal yaşatmaya kararlılar.

Kültür sanat etkinlikleri, paneller ve açık hava buluşmaları yasaklanırken sınavlar bile apar topar ertelendi. Lojman sakinleri evlerinden tahliye edildi; tarihi alanlar ve fabrikalar NATO altyapısı için şantiyeye dönüştürüldü. Elbette, halkın günlük yaşamını felç edecek bu devasa kuşatma, okyanusun diğer kıyısından getirilen emperyalist planların ülkemize dayatılması için.

AKP iktidarı; derinleşen ekonomik krizin, içeride yaşadığı açmazların ve diplomatik sıkışmışlığın faturasını emperyalizme tam teslimiyetle ödemeye çalışıyor. Tüm dünyada savaş rüzgarları hiç olmadığı kadar sert esiyor. NATO; haksız ve hukuksuz şekilde doğuya, güneye, Asya-Pasifik’e doğru genişleyerek bağımsız ülkeleri açıkça hedef alıyor. Rusya kuşatılıyor, Ortadoğu’da İsrail-ABD ekseni kan dökmeye devam ediyor, İran doğrudan namlunun ucuna yerleştiriliyor. İşte böyle karanlık tabloda ABD yönetiminin ve bizzat Ankara'ya geleceği açıklanan Donald Trump’ın dünyayı ateşe veren saldırgan politikalarına için Türkiye, adeta gönüllü bir ileri karakol olmak için öne atılıyor. Türkiye’yi yönetenler, Ankara'daki zirvede son derece tehlikeli, operasyonel yeni görevlere talip olacak gibi görünüyor.

Karadeniz'i bir NATO gölüne çevirme operasyonlarının parçası olmak, Avrupa güvenlik mimarisi dedikleri projeye mal bulmuş mağribi gibi koşup taraf olmak, ABD ve İsrail vekil güçlerinin lojistik ve askeri sorumluluğuna yeltenmek oldukça kısa vadede çok ağır sonuçlar doğurabilir. Her şeyden önce, emekçi halkımızın bütün bu tavizleri ve işbirlikçi pozisyonun bedelini sofrasında hissetmesi kaçınılmazdır. Ama bu gelişmeler aynı zamanda, Türkiye'yi geniş çaplı bir çatışmanın doğrudan hedefi hâline getirebilecek ölçüde büyük bir sorumsuzluktur da.

Bu ülkenin bağımsızlığı, egemenliği, evlatlarının canı, halkının refahı; Washington’daki lobilerin, silah tekellerinin, patronların bitmeyen kâr hırsının, emperyalist büyüme iştahının ya da iktidarın koltuk ömrünü uzatma hamlelerinin pazarlık konusu olamaz.

Bunun için Ankara sokaklarındaki gerilim sadece polis bariyerinden, kapanan yollardan ya da yasaklardan ibaret değil. Etimesgut Askeri Havalimanı’nın genişletilmesi, VIP karşılama salonları ve lüks konukevleri için sadece ilk kalemde harcanan milyarlarca lira, açlık sınırında yaşayan halkın cebinden çıkıyor. Bizim kaynaklarımız, emperyalist patronların önlerine serilen kırmızı halılarla ağırlanması için çarçur edilirken, bu tavizkar politikaların asıl faturası yarın savaş gerçekten kapıya dayandığında ödenecek. Eğer bu işbirlikçi siyaset engellenmezse Türkiye komşularıyla kalıcı düşmanlıklara itilecek, çok ciddi tehditlerin ortasında kalacak ve haksız savaşların lojistik üssü olarak tescillenecek.

Cumhuriyetçilerin, yurtseverlerin, komünistlerin, bu ülkenin namuslu bütün yurttaşlarının sesini kısmak istemelerinin sebebi tam olarak budur.

Memleketi sevmek lafla değil, eylemle olur diyorsak; bugün NATO’dan medet ummanın, Batı başkentlerinden demokrasi dilenmenin ne büyük bir saflık olduğunu da çoktan görmüş olmamız gerekiyor. Bunu bize Minab okul saldırısında 165 kız çocuğunu bomba atıp katlederek gösterdiler. Gazze'de yıkıntılar altına on binlercesini canlı canlı gömdüklerinde gösterdiler. Avrupa bu katliamlara sesini çıkaranı sokaklarda copladı, hapse attı. Biz gerçeği görelim diye…

Artık o boyalı liberal demokrasinin makyajı tamamen dökülmüş, ideolojik sermayesi sıfırlanmıştır.

Bugün Cumhuriyetçiler Kurultayı'nın 3 ana oturumundan birinde işte bunları konuşuyor olacağız.

“Ya NATO, ya tam bağımsızlık” diyeceğiz. Bu sözde ittifak 1952’den beri bize çok pahalıya mal oldu. Ne cinayetler, ne katliamlardan geçtik. İçeride, patron egemenliği sürsün diye nice gençlerimiz, işçilerimiz, aydınlarımız vuruldu. NATO kontrgerillanın beşiği oldu. Türkiye içinde ABD oldu. Artık bu prangadan kurtulmanın, Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkmasının en hayati olduğu süreçten geçiyoruz. Arkamızda koca bir Milli Mücadele mirası var; emperyalizmin yenilmez olmadığını bu topraklara biz kanıtladık. Cumhuriyetçiler yan yana geldikçe o barikatlar birer birer yıkılacak. Bu memleket tam bağımsız, emekçi bir Cumhuriyet olarak yeniden ayağa kalkacak!

Ukrayna'dan Rusya'ya İHA saldırısı

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, Rusya lideri Putin’e yönelik 'yüz yüze görüşerek barış tesis etme' çağrısında bulunmuştu. Moskova'dan olumsuz yanıtın gelmesiyle birlikte cephedeki operasyonlar şiddetlendi.

Son dakika haberi: Esenyurt'ta okulda yangın

Son dakika haberine göre; Esenyurt İbrahim Özaydın İlkokulu'nda henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin alevlere müdahalesi sürüyor.