HomeTürkçe HaberlerGündemTıpta uzmanlık eğitimi ve tercihler

Tıpta uzmanlık eğitimi ve tercihler

Published on

spot_img

Bu yıl 15 Mart’ta yapılan Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’nın  (TUS) yerleştirme sonuçları önceki hafta açıklandı. Türkiye’de sağlığın ve hekimlik mesleğinin geleceği açısından çok önemli olan bu sınavın, uzmanlık eğitimi yapılan yerlerin, eğitim kalitesinin ve tercihlerin dikkatle incelenmesi gerekiyor.

KONTENJANLAR VE KLİNİKLERİN DURUMU

Açılan kontenjanlardaki değişimlere bakınca bilimsel bir açıklama göremiyoruz. TUS yılda iki kez yapılıyor. Son sınavda toplam kontenjan 10 bin 134 oldu. Eylül 2021 TUS’unda 5 bin 655 olan asistan hekim kontenjanı Mart 2022’de bir anda 12 bin 233’e çıkmıştı. Bir süre 12 bin dolayında giden alımlar 2024’te bir azalma eğilimine girip Ağustos 2024’te 8 bin 114’e kadar düştü, sonrasındaki artışlarla 10 binin üzerine çıktı. Hangi branşta kaç hekime ihtiyaç var, ya da mevcut eğitim kliniklerinin nitelikli asistan eğitimi için kapasiteleri ne durumdadır? Bunların çalışılarak planlama yapıldığını söylememiz mümkün değil. Genç hekimlerin kariyer planlamalarının da bu artış ve azalışlardan doğrudan etkilendiğini belirtmek gerekir. Kalabalıklar nedeniyle eğitim aksıyor, hocaların ve asistanların birbirini tanımadığı klinikler var.

Türkiye’de tıpta uzmanlık eğitiminde 42 ana dal 46 yan dal olmak üzere toplam 88 uzmanlık alanı mevcut. TUS ana dal programlarına yerleştirme işlemlerini yapıyor. Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun sitesine göre çeşitli eğitim kurumlarında 5 bin 576 tıpta uzmanlık programı var. Bu programların bazılarının uzmanlık eğitimi verme yetkisi öğretim üyesi ya da fiziksel eksiklikler nedeniyle askıya alınmış veya kaldırılmış durumda. Özellikle yeni kurulan tıp fakültelerinde ve köklü geçmişi olmayan Sağlık Bakanlığı (SB) Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde (EAH) uzmanlık eğitiminde ciddi sorunlar dikkat çekiyor. Öncelikle iç hastalıkları, genel cerrahi, kadın hastalıkları ve doğum ile çocuk sağlığı ve hastalıkları eğitim klinikleri kurulması gerekirken bunlar olmadan diğer branşlarda eğitim kliniği kurulduğu hatta ana dal olmadan yan dal eğitim klinikleri kurulduğu görülüyor. Örneğin Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi EAH, yoğun bakım yan dal uzmanlık eğitimi veriyor. Hastanede yoğun bakım ile ilgili ana dallardan göğüs hastalıkları dışında hiçbiri eğitim kliniği değil. Asistanların rotasyon yapması gereken anesteziyoloji ve reanimasyon, iç hastalıkları, kardiyoloji, nefroloji, enfeksiyon hastalıkları, genel cerrahi, nöroloji kliniklerinin eğitim vasfı yok. Bu koşullarda yoğun bakım yan dal uzmanlık eğitimi veriliyor oluşu sıkıntılı. Uzmanlık dallarının birbirleri ile ilişkisi de çok önemli. Örnek olsun, İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde göğüs hastalıkları eğitim kliniği olmadan göğüs cerrahisinin eğitim kliniği olması gerek uzmanlık eğitimi gerekse hasta takibi açısından tartışmalı bir durum yaratıyor. Ya da bakıyorsunuz Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde olduğu pek çok ana cerrahi branşın eğitim kliniği olmadığı hastanede anestezi ve reanimasyon uzmanlık eğitimi veriliyor. Daha çok örnek var.

Üniversiteler ile SB hastanelerinin ortak kullanımı ile ilgili çözülememiş sorunlar var. Hep hatırlatıyorum, Türkiye’ye özgü, SB’nin kontrolünde, dördü yurt dışında 12 tıp fakültesi olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi var. Uzmanlık programlarının ve kontenjanların çoğu oraya ait. SB’ye bağlı 108 EAH’nin 66 tanesi Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile ortak kullanımda. Bunun dışında 35 farklı tıp fakültesi ile ortak kullanımda 38 EAH daha var.

Çok karışık, değil mi? Merak etmeyin, zaten hekimler, hocalar, yöneticiler de tüm bunları anlamakta zorluk çekiyor.

TERCİH EDİLEN VE EDİLMEYEN BÖLÜMLER

Son yerleştirmelerde puanı en yüksek olan ilk beş branş sırasıyla cildiye, plastik cerrahi, göz hastalıkları, çocuk psikiyatrisi ve tıbbi genetik. Puanı en düşük olan beş branş ise çocuk sağlığı ve hastalıkları, çocuk cerrahisi, genel cerrahi, acil tıp ve kadın hastalıkları ve doğum. Puanı düşük olanların devamında beyin cerrahisi, kalp ve damar cerrahisi, göğüs cerrahisini görüyoruz. En yaşamsal branşların tercih edilmemesi Türkiye’de sağlığımızın, hekimlik mesleğinin nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduğunun açık göstergesi.  Örnek olsun, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlık tercihlerine bakalım. Haseki EAH’de açılan 25 kontenjanın tamamı, Bakırköy Dr. Sadi Konuk EAH’de 25 kontenjanın 24’ü, İstanbul Kanuni Sultan Süleyman EAH’de 25 kontenjandan 23’ü, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ise 25 kontenjandan 17’si boş kalmış. Çocuk sağlığında en köklü kurumlardan olan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bile 20 kontenjandan üçünün boş kaldığı görülüyor. Bir alarm durumu ile karşı karşıyayız.

Başka branşlardan da birkaç örnek verelim. Haseki EAH’de genel cerrahide altı kontenjanın tamamı, Bakırköy Dr. Sadi Konuk EAH’de acil tıpta sekiz kontenjanın tamamı, Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi EAH’de göğüs cerrahisi branşında 10 kontenjanın tamamı, Haseki EAH’de 35 aile hekimliği kontenjanının 34’ü boş kalmış. Öte yandan, yine İstanbul’da Haydarpaşa Numune EAH’de aile hekimliğinde 25 kontenjanın tamamı dolmuş. Bu da meselenin sadece branş ile ilgili olmadığını, başka faktörlerin de söz konusu olduğunu gösteriyor.

Genç hekimlerin bu tercihlerinde öne çıkan sebepler gelecek kaygısı, iş yükü, nöbet sıklığı, ekonomik sorunlar, şiddet, malpraktis davalarından çekinceler olarak açıklanıyor. Hekimler hastayla olabildiğince az temas eden, estetik girişimleri önceleyen, riski az bölümleri istiyor. Sağlık sisteminin çarpıklığının en açık göstergelerinden biri de bu. Üstelik yıllardır çözüm üretecek adımlar atılmıyor, aynı durum tekrarlıyor.

Çözüm belli. Tıpta uzmanlık eğitiminin tüm bu yönlerden SB, meslek örgütleri ve üniversitelerin katıldığı bütünlüklü bir çalışmayla ele alınması gerekiyor. Aksi durumda niteliksiz uzmanlık eğitiminin yarattığı sorunlarla da uğraşacağız.

Kaynak: BirGün

Latest articles

HAZİRAN AYI KİRA ARTIŞ ORANI 2026 | Haziran ayı kira zammı ne kadar oldu? TÜİK haziran ayı kira zam oranı (TEFE – TÜFE) hesaplama

Haziran ayı kira artış oranı 2026 için beklenen gün geldi. Ev sahipleri, kiracılar, iş yeri sahipleri ve dükkan kiralayan vatandaşlar, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak enflasyon verilerine odaklandı. Haziran ayında kira sözleşmesini yenileyecek olan milyonlarca kişi, “Haziran kira zammı ne kadar oldu?”, “2026 Haziran kira artış oranı ne?” ve “TEFE-TÜFE kira zammı kaç oldu?” sorularına yanıt arıyor. Kira artış oranı, TÜİK tarafından açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi’nin 12 aylık ortalamasına göre hesaplanıyor. Borçlar Kanunu kapsamında belirlenen bu oran, konut ve iş yeri kiralarında uygulanabilecek yasal üst sınırı oluşturuyor. İşte 5 Haziran enflasyon rakamlarına göre kira artış oranı hesaplama detayları…

ABD'den uyarı: Bu ülkelere seyahat etmeyin

Amerika ve İran arasında anlaşma umudunu arttığı bu dönemde Washington yönetiminden Orta Doğu'ya yönelik yeni bir seyahat uyarısı geldi.

SON DAKİKA… Gözler kritik veride: Mayıs ayı enflasyonu açıklanacak

Son dakika haberine göre; Mayıs ayına ilişkin enflasyon rakamları bugün açıklanacak. Tüketici Fiyat Endeksi, nisan ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 4,18 artarken, yıllık bazda yüzde 32,37 olarak gerçekleşmişti.

Hava Durumu (05-06-2026)

Marmara Bölgesinde parçalı bulutlu bir hava hakim. Edirne ve Bursa dolaylarında sağanak yağışlar bekleniyor. Gündüz sıcaklıkları İstanbul'da 29, Edirne'de 31, Bursa ve Kocaeli'de 32 derece ölçülüyor.

More like this

HAZİRAN AYI KİRA ARTIŞ ORANI 2026 | Haziran ayı kira zammı ne kadar oldu? TÜİK haziran ayı kira zam oranı (TEFE – TÜFE) hesaplama

Haziran ayı kira artış oranı 2026 için beklenen gün geldi. Ev sahipleri, kiracılar, iş yeri sahipleri ve dükkan kiralayan vatandaşlar, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak enflasyon verilerine odaklandı. Haziran ayında kira sözleşmesini yenileyecek olan milyonlarca kişi, “Haziran kira zammı ne kadar oldu?”, “2026 Haziran kira artış oranı ne?” ve “TEFE-TÜFE kira zammı kaç oldu?” sorularına yanıt arıyor. Kira artış oranı, TÜİK tarafından açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi’nin 12 aylık ortalamasına göre hesaplanıyor. Borçlar Kanunu kapsamında belirlenen bu oran, konut ve iş yeri kiralarında uygulanabilecek yasal üst sınırı oluşturuyor. İşte 5 Haziran enflasyon rakamlarına göre kira artış oranı hesaplama detayları…

ABD'den uyarı: Bu ülkelere seyahat etmeyin

Amerika ve İran arasında anlaşma umudunu arttığı bu dönemde Washington yönetiminden Orta Doğu'ya yönelik yeni bir seyahat uyarısı geldi.

SON DAKİKA… Gözler kritik veride: Mayıs ayı enflasyonu açıklanacak

Son dakika haberine göre; Mayıs ayına ilişkin enflasyon rakamları bugün açıklanacak. Tüketici Fiyat Endeksi, nisan ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 4,18 artarken, yıllık bazda yüzde 32,37 olarak gerçekleşmişti.