Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Dipsizgöl Köyü Dikilitaş mevkisinde Barit Maden Türk A.Ş. tarafından kurulmak istenen selestit tuzu ocağına ilişkin köylülerin ve uzmanların yıllardır yaptığı “heyelan riski” uyarıları, bölgede yaşanan toprak kaymasıyla yeniden gündeme geldi. Son günlerde etkili olan yağışlar ve yüksek kesimlerdeki karların erimesinin ardından yaşanan heyelan endişeleri artırdı. Yetkililere seslenen köylüler “Bu alanın tekrardan incelenmesini istiyoruz. ‘ÇED gerekli değildir’ kararı iptal edilmeli, proje tamamen durdurulmalı. Burada maden açılması faciaya davetiye çıkarır” dedi.
29 Mayıs’ta yaşandığı belirtilen heyelanda toprak ve kaya kütleleri yerinden koparken, bölgede geniş yarıklar oluştu. Heyelanın, maden ocağı için ruhsat verilen alan içerisinde gerçekleştiği belirtildi. Maden projesine karşı mücadele eden köylüler, yaşananların yıllardır dile getirdikleri riskleri doğruladığını söyledi. “Bu bölgenin heyelan riski taşıdığını hem biz hem de jeoloji mühendisleri defalarca anlattık. Ancak yetkililer dikkate almadı” diyen halk “Şimdi ruhsat sahasında büyük bir kayma meydana geldi. Buraya maden açılması doğaya ve insan yaşamına yönelik büyük bir tehdit oluşturur” uyarısında bulundu.
TEK SU KAYNAĞIMIZ TEHLİKEDE
Dipsizgöl Köyü Muhtarı Neşe Gül Doğan, bölgede heyelanın devam ettiğini belirterek AFAD ve ilgili kurumlara başvuracaklarını söyledi. Doğan, “Bir haftadır bölgede inceleme yapıyoruz. Çok büyük kaya kütleleri kopmuş durumda. Kaymanın sürdüğünü görüyoruz. Daha önce mahkeme keşfinde de bu alanın heyelan bölgesi olduğunu anlatmıştık. Burada yapılacak her türlü kazı hem heyelan riskini artıracak hem de köyün tek su kaynağını tehdit edecek” dedi. Bölgenin yalnızca mera ve yayla alanı olmadığını vurgulayan Doğan, “Burada hayvancılık ve arıcılık yapılıyor. Yüz binlerce ağacın bulunduğu bir orman alanı var. Aynı zamanda Aleviler açısından önemli ziyaret yeri olan Seyid Kasım Baba Ziyaret alanı da burada. Tüm bu değerler göz ardı edilerek maden projesi ilerletilmeye çalışılıyor” diyerek yapılanlara tepki gösterdi.

HEYELAN RİSKİ YOK DENİLDİ
Köylülerden Çınar Doğan ise heyelanın tam da yıllardır itiraz ettikleri noktada meydana geldiğine dikkat çekti. Doğan, “Maden şirketinin proje dosyalarında ve AFAD yazışmalarında bile bölgede heyelan riski bulunduğu belirtiliyordu. Geçmiş yıllarda da benzer kaymalar yaşanmıştı. Jeoloji mühendisleri de bu alanın risk taşıdığını ifade etmişti. Ancak keşif sürecinde bu uyarılar dikkate alınmadı ve ‘heyelan riski yok’ denildi” dedi. Yaşanan gelişmenin ardından “ÇED gerekli değildir” kararının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, şunları söyledi:
“Ruhsat sahasında meydana gelen bu heyelan, köylülerin ve uzmanların ne kadar haklı olduğunu ortaya koydu. Yaylacılık yapıyoruz, hayvanlarımız bu alanları kullanıyor. Her yağış sonrası risk büyüyor. Maden faaliyeti başlamadan bile durum buysa, çalışma başladığında sonuçları çok daha ağır olabilir. Verilen karar geri çekilmeli ve yürütmenin durdurulması sağlanmalıdır.”
Kaynak: BirGün
