Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

33 bin umut için sanat buluşması

33 bin umut için sanat buluşması

Deniz Burak BAYRAK

Yaklaşık iki buçuk yıl önce akciğer nakli olan Ali Gün Yıldırım, organ bekleme listesindeki binlerce insanın yaşadığı belirsizliği gözlemlemekle kalmamış; bunu bizzat deneyimleyen biri. Yıldırım şimdi bu kişisel hikâyeyi toplumsal bir çağrıya dönüştürüyor. Haliç Tersanesi’ndeki İstanbul Sanat Müzesi’nde açılan Yıldırım’ın küratörlüğünü üstlendiği ‘Bağışla Beni N’olur’ sergisi, 64 sanatçıyı organ bağışı konusunda farkındalık yaratmak amacıyla aynı çatı altında buluşturuyor. Türkiye’de yaklaşık 33 bin kişi yaşamını sürdürebilmek için organ nakli beklerken, her yıl yüzlerce hasta, uygun donör bulunamadığı için hayatını kaybediyor. 23 Ağustos’a kadar ücretsiz gezilebilecek sergi, sanatın dönüştürücü gücünü bu sessiz bekleyişlere ses olmak için kullanıyor. Yıldırım, “Bu sergi tematik bir sergi olmaktan çıkıp ‘gönülmatik’ bir sergiye dönüştü” diyerek, sanatçıların projeye hiçbir karşılık beklemeden verdiği desteğin, kendisini en etkileyen taraf olduğunu söylüyor. Estetik bir deneyimden ziyade doğrudan hayata dokunan sergi, İBB Miras ve İBB Kültür’ün desteğiyle hayata geçirildi. Ayrıntıları Ali Gün Yıldırım ile konuştuk.

Sanat dünyasını böylesine net, sarsıcı ve tıbbi bir toplumsal sorumluluk projesi etrafında bir araya getirmek nasıl bir süreçti? Sanatçıların bu temaya refleksleri nasıl oldu?

Zaten kendim yaklaşık iki buçuk sene önce akciğer nakli olduğum için, sürecin zorluklarını, hassasiyetlerini, yaşanan büyük dramları, adayken bekleme sürecindeki o sarsıcı stresi iyi biliyorum. Her yıl yüzlerce kişiyi, aday listesindeyken donör bulunamadığı için kaybediyoruz. Organ bağışçısı sayısı nüfus artmasına rağmen gittikçe düşüyor. Buradaki hassasiyeti görünür kılabilmek adına sanatın çarpıcı ve birleştirici gücünden beslenen bu sergiyi açtık. Tüm sanatçılar o kadar gönüllü ve içtenlikle katılımcıydı ki… Eserlerin hiçbir şekilde satışı söz konusu olmamasına rağmen kendiliğinden bağışlamayı teklif eden sanatçılar oldu, bu beni çok etkiledi. Böylece sergi tematik bir sergi olmaktan çıkıp ‘gönülmatik’ bir sergiye dönüştü.

Sergi, dünyanın hâlâ işlevini sürdüren en eski tersanesi olan Haliç Tersanesi yerleşkesindeki İstanbul Sanat Müzesi’nde gerçekleşiyor. Asırlardır gemilerin onarıldığı, yeniden ‘hayat bulduğu’ aktif bir tersane mekânı ile ‘insan hayatını onarmayı’ hedefleyen organ bağışı teması arasında küratöryel olarak nasıl bir bağ kurdunuz?

Onarma lafı doğru bir yaklaşım. Projeyi içtenlikle sahiplenerek destekleyen İBB Miras ve İBB Kültür ekibidir. Bu yeri, sergiye uygun gören de kendileri. Bunun için herkes adına minnettarım. Sonuçta sergiye kıyafet gibi oturan bir mekân oldu; bir yandan sizin dediğiniz gibi onarmakla alakalı dokunuşu var, öte yandan hâlâ hayatta kalan, kalması için çaba gösterilen asırlık bir yapı.

23 Ağustos’a kadar ücretsiz olarak İstanbullularla buluşacak olan bu serginin, dönemsel bir farkındalık yaratmanın ötesinde kurumsal veya kalıcı bir bağış kampanyasına dönüşme hedefi var mı?

Sergi, ‘görmezden gelinenin’ biraz olsun sesini duyulur hâle getirebilse ne mutlu bize. Konuyla alakalı başka bazı projeler hâlihazırda var zaten, belki bu sergi ile eklentili de devam edebilir, onu yaşayarak göreceğiz. Özellikle organ bağışı duyarlılığının görünür hâle gelebilmesi adına kafamda bazı başka projeler/fikirler var, bununla ilgili fikrî altyapı çalışması ve bazı görüşmeler de hâlen daha sürüyor. Destek bulursa ve ilerletebilirsek hayata geçecek diye umuyorum.

To read the full story from the source: BirGün

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement