Kas ağrısının sebebi kanser ya da diyabet olabilir

haberlernews
3 Min Read

Kas ağrıları ciddi bir hastalığın habercisi olabilir…
Açıklama Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emine Bukan Arıca’dan geldi.
Arıca, kas ağrısı hisseden bir kişide şikayetinin öncelikle bölgesel mi yoksa yaygın bir ağrı mı olduğunun belirlenmesi gerektiğini, kas ağrılarının ihmal edilmeyerek altta yatan nedenin araştırılması ve tedavi edilmesi gerektiğini söyledi.
“Kanser ya da Tip 1 diyabet”
İHA’ya konuşan Dr. Arıca, bazen tek bir alanda görülen kas ağrılarının dışında bütün vücudu etkisi altına alan kas ağrılarından da yakınıldığını söyleyerek, “Buna neden olan ağrının yeri genellikle tam olarak tespit edilemezken, sızı şeklinde veya yanıcı tarzda ortaya çıkıyor. Bazen vücudun diğer bölgelerine de yayılabilen bu ağrılar, kanser ya da Tip 1 diyabet gibi ciddi hastalıkların habercisi dahi olabiliyor.” dedi.
Kas ağrısının en sık karşılaşılan nedenleri
Küçük yaralanmalar, stres veya egzersizden kaynaklanan kas ağrılarının çoğunlukla evde uygulanabilecek basit tedaviler ile giderilebildiğini belirten Arıca, “Ancak ağır yaralanmalar, kalıtsal nedenler veya bazı sistemik hastalıklar sebebiyle oluşan kas ağrıları, genellikle ciddi anlamda tıbbi bakım gerekir. Kas ağrısının en sık karşılaşılan nedenlerini ise gerginlik, stres, aşırı yüklenme ve küçük yaralanmalar.” dedi.

Kasları güçlendirmek gerekiyor
Modern hayat şartlarının insanları hareketsiz bir yaşama alıştırdığını söyleyen Arıca, “Hareketsiz hayat tarzından en fazla etkilenen vücut sistemlerinden biri de kaslarımızdır. Çünkü kaslar ancak kullanıldıkları zaman güçlerini koruyabilir ve bize sorunsuz bir şekilde hizmet edebilirler. Bu nedenle günlük hayatımızda kaslarımızı kullanacak, onları güçlendirecek alışkanlıklar edinmemiz gerekir. Aksi takdirde ise kas ağrısı oluşur. Kasların bu tür zayıflıkları, ‘iltihapsız romatizmal hastalıklar’ olarak tanımlanır. İkinci grupta ise ‘iltihaplı romatizma hastalıkları’ yer alır ve bunlar kaslar üzerinde kalıcı hasar bırakabilirler. Bu gibi durumlarda ağrı, kas yorgunluğu, kramp, yanma ve sızlama gibi şikayetler yaşanıyor.” diye konuştu.
Başka hastalıklar da yol açıyor
Bahsedilen iki grup romatizmal hastalıklar dışında kalan bazı hastalıkların da kaslar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini belirten Dr. Arıca, bunlara örnek olarak Tip 1 diyabet, tiroit hastalıkları, enfeksiyonlar, bazı kanser türleri, karaciğer yağlanması ve KOAH’ı vererek, bu hastalıkların vücudun enerjisini tüketip kasların daha kolay yorulmasına ve güçsüzleşmesine neden olduğunu ifade etti.

Önce ayırıcı tanı konuyor
“Ayırıcı tanı yapıldıktan sonra hastaya özel bir tedavi planlanır” diyen Arıca, şöyle devam etti:
“Romatizmal hastalıklarda ilk adım olarak ilaçlar yardımıyla olay önlenir. Bu hastalıklar kaslara kalıcı hasar verdiği için kalan yapıları fizik tedavi ve rehabilitasyon ile eski kuvvetine getirmeye çalışmak gerekir. Bölgesel kas ağrılarında ise ağrının başlangıç zamanı ve herhangi bir travma ile ilişkisi olup olmadığına bakılır.
“Yapılabilecek tek şey egzersiz”
Travmalar, kasa darbe almak veya düşme gibi büyük bir travma olabileceği gibi mikro travma olarak tanımlanan, tekrarlayan küçük hareketlerin birikimi ile oluşan birim travmaları da olabilir. Böyle bir durumda öncelikle istirahat ve soğuk uygulama önerilir ve hasta takip edilebilir. 3-4 gün içinde ağrıda azalma olmadığı taktirde ileri tedaviler için uygun fizik tedavi ve rehabilitasyon programı hazırlanır. Yaşam biçiminden kaynaklanan romatizmalarda ise yapılabilecek tek şey egzersizdir.”

Share this Article